Bosch Grubu’ndan emekli olmasının hemen ardından Dalgakıran Grubu İcra Kurulu Başkanlığı görevine başlayan Steven Young, “Vizyon 2030” başlıklı sunumuna şöyle girdi:

- Dünya, hiç olmadığı kadar büyük bir değişim içerisinde…

Değişimi 3 başlığa ayırdı:

* Teknolojik değişim

* İş modelleri ve iş yapış şelillerinde değişim

* Sermayenin yön değişimi.

2050’ye giden yolculukta dünyaya yön verecek 4 alanda teknolojik farklı trend olduğunu vurguladı:

Bağlanabilirlik: Nesnelerin internetiyle ilgili. Dünya nüfusu 10 milyara doğru giderken 2050’de insanlar tercihlerini daha çok büyük şehirlerde yaşamaktan yana kullanacak.

Demografi: Gelişen imkanlarla birlikte artık daha uzun yaşıyoruz. 65 yaş üstü grubu, diğer yaş gruplarına göre iki kat daha hızlı büyüyor. Bu çok ciddi alanlar açacak.

Enerji ve iklim: Çok daha fazla enerjiye ve temiz suya ihtiyacımız olacak.

Nesnelerin internetinin hayatımıza zaten girdiğini ve çığ gibi büyüdüğünü kaydetti:

- 2020’de bu sektör 250 milyar dolarlık bir hacim oluşturdu. Daha işin başındayız.

  1. ilyar adet akıllı nesnenin birbiriyle iletişim içinde olduğunun altını çizip ekledi:
  • 2030 yılına kadar bu sektöre dünya çapında yapılacak yatırım 15 trilyon doları bulacak. Yani, ABD ekonomisinin yüzde 80-85’I büyüklüğünde bir yatırım söz konusu olacak.

Şu soruyu ortaya attı:

- Peki bunlar hayatımızda nasıl bir farklılık yaratacak?

Endüstri 4.0’ın sanayide zaten başladığına işaret etti:

- Enerji verimliliği daha da önem kazanacak. Çünkü, şehirlerde ve dünyada çok daha fazla enerjiye ihtiyacımız olacak.

“Bulut” ve “yapay zeka”ya doğru adımlar sıklaşırken çevreyi korumanın daha çok öne çıkacağına dikkat çekti:

- İşletmelerin “karbon nötr” olmaya özen göstermesi gerekecek. Nitekim ABD, AB 2050 yılına dönük “sıfır emisyon”, “yeşil mutabakat” hedefleri koydu. Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nı TBMM’de onayladı, 2053’ü hedef olarak belirledi.

Bunların sanayide, üretimde ne anlama geldiğini açtı:

- Bunların hepsi, üretim alanında olsun veya bizim geliştireceğimiz, üreteceğimiz alanlarda dikkate almamız gereken konular.

Bu noktada şu soruya sordu:

- Peki, yaşantımız nasıl değişecek?

Sorunun ardından hidrojen konusuna odaklandı:

- Yaşantımızda çok şey değişecek ama “yakıt hücreleri”, özellikle hidrojen hayatımıza girdiği zaman mobilite alanında ve enerji üretim alanında muazzam değişim olacak.

Bu değişimin iki unsurunu irdeledi:

- Bir tanesi karbondioksit salınımı olmayan bir teknoloji. Uçtan uça bakarsak ve mobilitede kullandığımız zaman ciddi konfor sunan bir teknoloji.

Bu teknolojide mevcut altyapılardan yararlanılabileceğine vurgu yaptı:

- Bir araç deposu bugün olduğu gibi 3 dakikada dolduktan sonra 1100 kilometre menzil olacak. Bu, elektrikli araçlar açısından, gerek ticari, gerekse binek, muazzam bir konfor. Bu yola giden hem araç üstü hem altyapı teknolojileri de ona göre uyum sağlayacak.

Bir taraftan dijitalleşme, tekonolojik değişim hızlanıyor, diğer taraftan “yeşil mutabakat” doğaya saygılı davranılması konusunda sıkıştırıyor.

Bugün dünyada 55 milyar nesne birbiriyle haberleşiyor… Bundan 10-15 yıl öncesine göre hayatımızda çok şeyin değiştiğini görüyor, hissediyoruz.

2030’a kadar yapılacak 15 trilyon dolarlık yatırım, bu alandaki değişimin bambaşka noktalara uzanacağını işaret ediyor.

İyi ürün yetmiyor nihai müşteriye ‘çözüm’ gerekiyor

Dalgakıran Grubu İcra Kurulu Başkanı Steven Young, iş yapış modelleri üzerinde durdu:

- Eskiden iyi bir ürün size pazarda iyi bir konum sağlayabiliyordu. Artık o geçmişte kaldı. Bundan sonar iyi bir ürüne sahip olmak yeterli değil. Nihai müşteriye komple, anahtar teslimi olarak çözüm üretmek zorundasınız.

“Hangi alanlarda?” diye sorup sürdürdü:

* Otomotiv teknolojisinde akıllı hareketlilik var. Artık sürücüsüz araçlar kiralanabiliyor.

* Endüstri teknolojisini sadece iyi bir fabrika değil, fabrikayı bir akıllı sistemin, ekosistemin içine alıp, bulut içerisinde komple tedarik zincirini almak gerekiyor.

* Eskiden beyaz eşya veya benzeri ürünü almak yeterliydi. Şimdi onlar akıllı evlerin bir parçası olacak.

Rekabet gücünün artık tek başına üründe olmadığını savundu:

- İş modellerinde çok ciddi değişiklikler var. Rekabet gücü, en iyi iş modelini kurabilende olacak.

Hindistan çok hızlı bir şekilde geliyor

Dalgakıran İcra Kurulu Başkanı Steven Young, 1870’li yıllara uzandı:

- 1870’te dünya ekonomisindeki paylar açısından ilk sırada İngiltere var. Ardından Almanya ve Fransa geliyor.

Daha sonra ABD’nin devreye girdiğini kaydetti:

- Sonraki dönemlerde Japonya da ilk sıralara doğru yükseliyor. Almanya, ilk sıralardaki yerini koruyor.

2025 tahminleri üzerinde durdu:

- Çin, dünyanın en büyük ekonomisi olacak. ABD ikinci sıraya düşecek. 3’üncü ise Hindistan olacak.

“Hindistan hızlı bir şekilde geliyor” deyip ekledi:

- Çünkü, ekonomisini nitelikli teknolojiler üzerine kurgulamaya başladı. Ağırlıklı olarak yazılım teknolojileri öne çıkıyor.

Hindistan’da ABD’deki Silikon Vadisi’yle yarışacak bir ortam yaratıldığını vurguladı:

- Dünyanın bütün şirketleri orada kendi kampüslerini kurmuşlar. Kısacası Hindistan çok hızlı büyüyecek.

İSO 1000’deki şirketlerin yüzde 41’i artık yok

Dalgakıran Grubu İcra Kurulu Başkanı Steven Young, teknolojilerin geçmişe göre çok daha hızlı gelişmeye başladığını vurguladı:

- 2000 yılında “Fortune 500” listesinde yer alan şirketlerin yüzde 52’si artık yok.

Aynı durumun Türkiye için de söz konusu olduğunu belirtti:

- 2000 yılında “İSO 1000” listesinde yer alan şirketlerin yüzde 41’I artık yok. Sadece liste dışı kalmış değiller, yoklar…

Ardından şu mesajı verdi:

- Hızlı ve yıkıcı bir değişim var. Bu oyunun arkasında kalma gibi bir lüksümüz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner98

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90