MİLLİ Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal ile birlikte Giresun Ülper Şehit Ümit Kılıç Yatılı Bölge Okulu’ndayız.

Bakanlığın öğrencilere tablet bilgisayar dağıtımına TMSF’nin 20 milyon liralık katkısı vesilesiyle düzenlenen tören sonrası Bakan Ziya Selçuk’la sohbet ettik.

Selçuk, “Mesleki Eğitim Merkezleri” ve meslek okulları konusu üzerinde dururken, askerlik konusuna değindi:

- Meslek okullarında erkek çocukların askerlikle ilgili yaşadığı güçlükler vardı. Meslek lisesinde mezun olduktan sonra üniversiteye devam etmiyorsa, 2 yıl tecil hakkı vardı. 2 yılın sonunda askere gitmek zorundaydı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın desteğiyle 8 ay önce yapılan düzenlemeye işaret etti:

- Üniversiteye devam etmeyen meslek lisesi mezununun tecil hakkı 6 yıla çıkarıldı.

Attıkları bir adıma daha dikkat çekti:

- Meslek lisesi mezunları ön lisansa devam edip, bitirirse yedek astsubay olabilmesini önü kanunla açıldı.

Ardından bir başka mevzuat değişikliği üzerinde durdu:

- Yeni çıkan bir yasayla birlikte özel sektöre “Mesleki Eğitim Merkezi” açabilme izni vermeye başladık. “Mesleki Eğitim Merkezi” aslında “Çıraklık Eğitimi” demek.

Bu noktada şu verinin altını çizdi:

- Meslek lisesi mezunlarının yüzde 10’u eğitimini aldığı alanda istihdam edilebilirken “Mesleki Eğitim Merkezi” mezunlarında bu oran yüzde 88’e ulaşıyor.

“Mesleki Eğitim Merkezleri”ne yönelimi artırmak için gerçekleşen bir başka mevzuat düzenlemesine vurgu yaptı:

- “Mesleki Eğitim Merkezleri”ne giden çocukların ayrıca liseyi de bitirmesi gerekiyordu. Bu, onlar için sene kaybı anlamına geliyordu. “Mesleki Eğitim Merkezi” mezunlarının liseyi bitirmiş sayılmasını mevzuatla düzenledik. Çünkü, zaten orada lisedeki dersler veriliyor.

Bu düzenlemeyle birlikte “Mesleki Eğitim Merkezleri”ne başvurularda artış yaşandığını kaydetti:

- Birkaç ay içinde başvurularda ciddi artışlar oldu.

Sonra Almanya’dan bir örnek verdi:

- Almanya’da mesleki eğitimin yüzde 85’i özel sektörün elindedir.

Bu veri sonrası özel sektöre şu çağrıyı yaptı:

- Fabrikalarınızda 6-7 oda ayırın, içine “Mesleki Eğitim Merkezi” kurun. Öğretmen bizden. Öğretmenin maaşı da bizden. Sadece ustabaşınız da orada derse girsin, bize yardımcı olsun. Orası işyeri. Öğrenci orada üretime katılacak, her gün üretimi görüp, çalışacak.

Fabrikaların içine “Mesleki Eğitim Merkezi”nin kurulmasını istemelerinin nedenini şöyle açtı:

-Çünkü özel sektör zaten fabrikasına, makine parkına yatırım yapıyor, kendini güncelliyor. Aynı makine parkını ayrı bir yerde okula kurmak yerine fabrikada hazır olanı kullanalım. Ustabaşıları da derse girsin.

Bunun önünün açılmasını sağlayan bir adımı daha anlattı:

- “Fabrikanın içinde eğitim kurumu olmaz” şeklinde bir sınırlama vardı. Biz onu da kaldırdık.

Mevcut “Mesleki Eğitim Merkezi” sayısını merak ettik, yanıtladı:

- Şu anda 332’si bağımsız, 295’i meslek liseleri bünyesinde toplam 627 “Mesleki Eğitim Merkezi” var.

Milli Eğitim Bakanı Prof. Ziya Selçuk önderliğinde, Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in çabalarıyla mesleki eğitim konusunda çözüme dönük önemli adımlar atıldığı görülüyor.

Fabrikaların içine özel sektöre ait “Mesleki Eğitim Merkezleri”nin açılmasına, mezunlarını liseyi bitirmiş sayılmasına dönük yasa değişiklikleri bu yöndeki değişimi ortaya koyuyor.

Meslek lisesi mezunu erkeklerin askerlik tecil süresinin 2 yıldan 6 yıla çıkarılması da aynı yaklaşımı güçlendiriyor.

Mesleki eğitimle ilgili değişimin “ara eleman” sorununun ne kadarını çözebildiğini önümüzdeki dönemde göreceğiz…

Mesleki eğitim milli gelire göre yapılandırılmalı

MİLLİ Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, mesleki eğitimle ilgili şu saptamayı yaptı:

- Her ülkenin mesleki eğitim sistemi kendine göre düzenlenmeli. Çünkü, mesleki eğitim, ülkenin milli gelirine göre yapılandırılmalı.

Bu yaklaşımını şehir bazına taşıdı:

- Mesela bizim meslek liselerini bulundukları şehirlerdeki istihdam alanları ve üretim alanları ile örtüştürmemiz gerekiyor. Bu örtüşme yüzde 20 civarındaydı. Şimdi biz bu bağlantıyı kuruyoruz.

Konya’yı örnek gösterdi:

- Konya’da tarımla ilgili büyük bir üretim var. Orada üniversitenin içine dünyanın en gelişmiş tarım teknolojilerini içeren bir tarım lisesi açtık.

İstanbul’da İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Teknopark’a uzandı:

- Mesela İTÜ Teknopark’ın içinde okul var. 9’uncu sınıftaki öğrenci Teknopark’ın içinde oradaki şirketlerin ekosistemini görüyor. Bu, doğrudan hayatın içine girmektir.

Meslek liselerinin üretim kapasitesini pandemiyle gördük

MİLLİ Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, COVID-19 sürecinde meslek liselerinin üretim beceri ve kapasitesini ortaya koyduklarını belirtti:

- Örneğin dijital solunum cihazı. Meslek liselerinde böyle bir şey üretilemez diye bakılıyordu. “3 hafta süre verin, filanca Hoca da danışmanımız olsun, biz bunu yaparız” dediler ve yaptılar.

Maske üretimine değindi:

- Meslek liselerinde maske, siperlik üretimi de yoktu. Bazı cihazların üretimi de söz konusu değildi. Bunların hepsinin üretilebileceği örnekleriyle ortaya konuldu.

Meslek liselerinin hepsinin üretim alanına dönüşmesi gerektiğini kaydetti:

- Sadece kitaptan okuyarak mesleki eğitimi geliştiremeyiz.

Ahşap oyuncak konusuna dikkat çekti:

- Ahşap oyuncakta ciddi ithalat gördük. Baktık okulu yok. Hemen 4 yerde okul açtık. Kendimize özgü ahşap oyuncak üretebileceğimizi gösterdik. Şimdi ihracata da başlayacaklar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner88

banner87

banner86

banner85

banner83