Öne Çıkanlar GİRAY DUDA İKV BAŞKANI AYHAN ZEYTİNOĞLU Kişisel verilerin korunması kanunu Türkonfed Av. Ferhan Arıkan

Kaliteli her ürün İtalya’ya satılabilir

GİRAY DUDA

İtalya, Türkiye’nin yüzyıllardan bu yana ticaretini sürdürdüğü ülkelerden birisi. Bu tarihsel ticari ilişkiyle paralel olarak, Tepebaşı’ndaki İtalyan Ticaret Odası da 19’uncu yüzyılda resmi olarak kurulup faaliyete başlamış. Türk ve İtalyan işadamlarına karşılıklı olarak yardımcı olmayı hedefleyen bir enformasyon ve temas merkezi niteliğiyle yoğun çalışmalar yapan Odanın faaliyetlerini Genel Sekreter Fatih Ayçin ile konuştuk:  

- Sayın Fatih Ayçin, İtalyan Ticaret Odası Derneği’ni bize tanıtır mısınız? Burası ülkemizde her kentte olan ticaret odalarından birisi midir? Özel bir statüsü mü vardır?

- Bizim gerçek konumumuz şöyledir: İtalya Odalar Birliği, bizdeki DEİK’e benzer ama çok daha farklı, daha güçlü yapıdadır. Bir de onun altında ve ona bağlı Yurt Dışı Odalar Birliği adlı bir organizasyon daha vardır. Bu organizasyon, 50 ülkede 80 ticaret odasından oluşur.

Biz, 1885 yılında kurulmuş, dünyanın en eski ikinci yurt dışında kurulmuş ticaret odasıyız. Birincisi Uruguay’da kurulmuş. Nedense, İtalyanlar gidip Uruguay’da bir topluluk kurmuşlar ve bizden iki yıl önce de orada ticaret odası açılmış.

Zamanında buradaki levanten İtalyan işadamları tarafından kurulmuş olan işadamları derneği şeklinde iken daha sonra, 1930’lu yıllarda Bakanlar Kurulu kararıyla İtalyan Ticaret Odası unvanıyla kabul görmüş. Zamanında Başbakanlar, bakanlar odamızı ziyaret etmiş, faaliyetlerimize katılmış.  Bizim Odamız, Türkiye’nin de en eski yabancı ticaret odasıdır. İngilizlerin, Almanların, Fransızların ve birçok ülkenin de vardı. Bugün bunlar Konsolosluklar içinde ticari ataşelikler haline dönüşmüşler. Ticaret Ataşeliği bizde de var.

TOBB YASASI İLE DERNEKLEŞTİK

Türkiye’nin nasıl ki konsolosluklarda ticaret ataşeleri ve Dış ticaret Müsteşarlığı’nın ofisleri varsa İtalyan Ekonomi Bakanlığı’nın da bazı ülkelerde ofisleri var. Bir de İtalyan Odalar Birliği’nin ofisleri var. Biz, İtalyan Odalar Birliği’nin temsilcisi durumundayız. 1973 yılında İtalyan Ekonomi Bakanlığı tarafından yapısı tanınan ve proje yapması öngörülen bir konumdayız. İtalya Ekonomi Bakanlığı bizi resmi bir kurum olarak tanıyor.



YÖNETİMDE 6 SANDALYE TÜRKLERİN

Türkiye’deki yasalar gereği Ticaret Odası olmamız için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin altına girmemiz gerekiyordu. Biz dedik ki, bağımsız bir kurumuz,  herkese eşit mesafedeyiz, bu durumu koruyalım. O zaman, siz de adınızın arkasına dernek kelimesini ekleyin, dediler. Dolayısıyla Türkiye’deki yasal konumumuz dernekler statüsünde. 12 yönetim kurulu üyemiz var ve 6’sı Türk ve 6’sı İtalyan. Şu andaki başkanımız sayın Giuseppe Moggi İtalyandır ama başkan Türk de olabilir.  

İTALYA’DA TÜRKİYE’Yİ TANITIYORUZ

- Derneğiniz İtalya’dan yardım alıyor mu?

- Hayır, yardım almıyor. Eğer İtalya adına proje yürütürse o projelerle ilgili finansman desteği veriliyor. 2006 yılında Ankara’da İtalyan Büyükelçiliği içinde de bir ofis açtık. Merkez burası ve orada şubemizi kurduk.

Odamızın tüzüğünün birinci maddesi iki ülke arasındaki ticaret hacmini artıracak faaliyetlerde bulunmayı amaçlıyor.  Ticaret hacmini artıracak faaliyetler deyince bunlardan bir tanesi formasyon dediğimiz karşılıklı olarak işadamlarını, şirketleri, kurumları bilgilendirmek. Burada ne yapıyoruz? Yılda en az 10 kere İtalya’da Türkiye sunumu yapıyoruz. Buradaki amacımız, Türkiye’nin tanıtılması ve Türkiye’ye İtalyan sermayesinin çekilmesi.  Türkiye’nin çeşitli ülkelerinde yaptığımız sunumlara ek olarak, Türkiye’nin ekonomik faaliyetlerinin gelişmesine paralel biçimde Slovakya ve Avusturya’daki İtalyan Ticaret Odalarında da sunum yaptık. Oralara gidince Türk yetkililere de haber veriyoruz ve Ticaret Müsteşarlığından ilgili kişiler geliyor, tanıtıma katkıda bulunuyorlar.

HER KONUDA BİLGİ SAĞLIYORUZ

Bir de enformasyon dediğimiz bilgi verme çalışmamız var. İşadamlarına, mal satmak isteyenlere, mal almak isteyenlere bilgi veriyoruz. Türkiye’deki finansal sistem, vergi ve gümrük mevzuatından tutun ithalatın yapılması sırasında gereken belgelere kadar yılda kabaca 2.000 yazılı talep alıyoruz. Bunlara tek tek cevap veriyoruz. Örneğin Türkiye’den İtalya’ya fındık ihracatı için ne gerekir? İtalya’dan şarap ithal etmenin vergisi nedir gibi firmaların öğrenmek istediği her konuda bilgi sağlıyoruz. Bizim buradaki avantajımız, İtalya’daki bilinirliğimizin çok yüksek olması. Geçtiğimiz 11-12 yıl içerisinde, İtalya’nın büyük odalarıyla kurumsal anlaşmalar yaptık. Mesela Milano Ticaret Odası’nı Türkiye’de biz temsil ediyoruz. Yaklaşık 20 ticaret odası ile kurumsal anlaşmalar yaptık ve onların buradaki temsilcisiyiz.

SEMİNERLER, KONFERANSLAR DÜZENLİYORUZ

- Tüm bu odaların üyeleri, Türkiye ile ilgili ihtiyaçları için size başvuruyorlar öyle mi?

- Evet. Türkiye ile ilgili sorularınız için İstanbul’daki partnerimizle temasa geçin,  doğrudan onlara sorun, diyorlar. İtalya’da Türkiye ile iş yapmak isteyen girişimcilerin ilk gördüğü adres biz oluyoruz. Bu güzel işleyen bir sistem. Yazılı bilginin yanı sıra bize gelip giden çok sayıda kişi ve kurum oluyor. Topluca bilgilendirmek için seminerler, konferanslar düzenliyoruz.

Türk işadamları, yakın zamanda, Avrupa’ya İtalya üzerinden açılarak yatırım yapma yolunu sıkça kullanıyor. İtalya’da fabrikalar, üretim tesisleri satın alan girişimcilerimiz var. Ayrıca, büyük depolar kiralayıp veya satın alarak Avrupa dağıtımını buradan yapmak isteyenler de az değil. Dolayısıyla İtalya, Türkiye için Avrupa’ya açılan kapı konumuna gelmeye başladı. İtalya da bu anlamda stratejik bir merkez. İtalya’daki ekonomik krizi de dikkate alırsak ekonomik açıdan çok uygun bir ortam.



Bir süre önce Türk işadamlarına İtalyan Büyükelçiliği’nin İstiklal Caddesi’ndeki konutunda bir sunum yaptık.  İtalya’da yatırım yapmak isteyenlere, konjonktürel olarak hangi sektörlerin cazibesi artmakta, hangi sektörlerden şu anda uzak durulmalıdır gibi konuları anlattık.  

İŞADAMLARINI BULUŞTURUYORUZ

Bizim en önemli faaliyetimiz, misyonlar dediğimiz, İtalyan ve Türk işadamlarını karşılıklı olarak iki ülke arasında getirip götürmek, onlara ikili görüşme yaptırmak. Bu konuda zaman içerisinde çok uzman bir ekip oluşturduk. Bu sözünü ettiğim 20 civarındaki ticaret odası buraya işadamlarını gönderiyorlar ve biz onlara buradaki Türk işadamları ile ikili görüşme yaptırıyoruz. Bunun yanısıra kurumsal tanışma ve tanı anlamında da ziyaretler organize ediyoruz. Mesela Milano Ticaret Odası Başkanı Türkiye’de TOBB veya TÜSİAD ile görüşmek isterse biz bu organizasyonu sağlıyoruz.

İkili iş görüşmelerimizdeki başarı oranımızın çok yüksek olması, zaman içerisinde ikili görüşmelerin sayısını artırdı. Geçen yıl biz 35 işadamı heyetinin muhataplarıyla ticari görüşme yapmalarını sağladık. Boat Show fuarındaki arkadaşlarımız, İtalyan şirket yöneticilerinin Türk şirketleriyle ikili görüşmeler yapmalarını sağlıyorlar. Bu görüşmelerden enteresan sonuçlar da çıkıyor. Mesela, elektrik düğmesi üreten bir İtalyan firması Türkiye’ye gelip Türkiye’de elektrik düğmesi üreten firma ile görüşme yaptı. Sonunda bazı malları ondan almayı ve ona da bazı malları satmayı kararlaştırdılar.

13 ÇALIŞANIMIZDA TÜRK

- Odanızda çalışan elemanlar oldukça tecrübeli herhalde…

- Evet, bizde 13 kişi çalışıyor. 12 kişi İstanbul’da, bir kişi de Ankara’da. Bu konuda uzman oldukları için doğru kişilerle doğru kişileri buluşturuyorlar. Bizim ofisimizde çalışanların hepsi Türk’tür. Ama tüm arkadaşlarımız İtalyanca bilirler ve İtalyan kültürü, anlayışı, zihniyeti vardır kendilerinde.

Düzenli ve disiplinli çalışırlar. Bilgi bankalarımız vardır ve bunlar sürekli güncellenir. Her sektör ve alt sektörlerin listesi vardır. Piyasayı da iyi bilirler. Örneğin, kapı üreten bir İtalyan firmasına ‘senin ürettiğin kapılar burada yarı fiyatına üretiliyor, ama buradan kapı almak istersen gel ve seni ilgili şirketlerle buluşturalım’ deriz. Bizim kadar misyon yapan bir başka ticaret odası da yoktur. Ticaret Odalarının heyetlerinin yanı sıra bize tek olarak başvuru yapan şirket temsilcilerini de buradaki muhataplarıyla bir araya getiriyoruz.

5 BİN 625 İKİLİ İŞ GÖRÜŞMESİ GERÇEKLEŞTİRDİK

- Doğrudan gelip kapıyı çalan da oluyor mu?

- Elbette oluyor. Yoğun ve programlı bir çalışma içinde olduğumuz için kapıya gelenlerle çok fazla ilgilenemiyoruz. Çünkü bu durumda bizim çalışma programımız bozuluyor. Kapıya gelenlere kısa süre sonrası için randevu ayarlıyoruz. Genelde bizi önceden arayıp randevu alırlar.

Bütün bu sistemin bize getirmiş olduğu bir avantaj var.  Türkiye’den İtalya’ya gidecek veya İtalya’dan Türkiye’ye gelecek olan firmaların hangi firmalarla görüşeceğini önceden eline listeler halinde veririz. Beğenmezsen gelme ya da gitme, diyoruz. Bu, iş yapabilme olasılığını artırıyor.

Geçen yılki 35 heyet görüşmesinin 25’ini İtalya’dan Türkiye’ye gelenler ve 10’unu da Türkiye’den İtalya’ya giden heyetler için yaptık. Sonuçta 2013 yılında 5 bin 625 ikili iş görüşmesi gerçekleşti. Bu, iyi bir sayıdır. Önemli olan görüşmelerin kalitesinin yüksek olmasıdır. Kimin kiminle görüşmesi gerektiğini önceden saptayınca iş başarısı olasılığı da artıyor.

FUARLAR ÇOK ETKİLİ

Şöyle durumlarla da karşılaşıyoruz. Bir firma Türkiye’ye geliyor. Çok farklı sektörlerden Türk firmaları onunla görüşmeler yapıyor. Sonuçta bu görüşmeler geleni tatmin etmiyor. Ben telefon satmaya geldim ama bankacı, sigortacı, nakliyeci ve danışman firmalarla görüştüm. Ben bunu istemiyordum, diyor.

Bunların yanı sıra gerçekten ticarete olumlu etkisi olabilecek olan etkinlikler de tabii ki  fuarlar. Bu yıl 28 tane İtalyan fuarının ve 12 tane de Türk fuarının promosyonunu yapıyoruz. Bu ne demek? Bu sene 200-250 arasında Türk firmasını İtalya’daki fuarlara götüreceğiz. Bu firmalara yazışma, görüşme, teknik konularda yardımcı oluyoruz.

Buradaki fuarlara gelen İtalyan işadamlarına da aynı biçimde her türlü yardımda bulunuyoruz. Onların geleceğini önceden ilgili şirketlere bildiriyoruz ve görüşme taleplerini organize ediyoruz. Gerekirse bizim arkadaşlarımız tercümanlık da yapıyor.

Biz bir şirket değiliz, fuarlarda yer satmıyoruz, fatura kesmiyoruz. Bize yapılacak olan ödemeler bağış şeklinde oluyor.



ÜYELİK AİDATIMIZ 150 EURO

- Birkaç yüz tane üyeniz olduğunu gördüm web sitenizde.

- Evet. Üye sayımız şu anda 632’ye ulaştı. Hem İtalyan hem de Türk üyeler var. İtalyanlar, burada yerleşik değil iseler Türkiye’deki yasalar gereğince onursal üye oluyorlar. İlk kayıtta üyeden 300 euro ve yıllık da 150 euro alıyoruz.

- İkili ve heyet görüşmelerini doğru biçimde organize etmek için çok büyük ve güncel bir veri tabanı gerekiyor. Sizde böyle bir veritabanı var mı? İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Sanayi Odası veritabanları ile bağlantı kurma, bilgi alışverişi yapma olanağı var mı?

- İSO ve İTO gibi sanayi ve ticaret odaları da bizim partnerlerimiz. Onları da çok iyi tanıyoruz. Onların da İtalya ile olan ilişkilerinde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla birkaç kanalı bir arada kullanıyoruz. Bizim çalışmamızda önemli olan tarafların tatmin olması ve iyi işler yapıyor olması.  

İTALYA’NIN KAMU BORCU REKOR DÜZEYDE

- İtalyan ekonomisi ne durumda. Geçen yıllarda yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. 2013’ü nasıl  geçirdi ve 2014’den beklentiler neler?

- İtalya maalesef zor bir dönemden geçiyor. Kamu borcu çok yüksek. Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 130 dolayında. Bu da sürdürülemez bir durum. Maastricht kriteri yüzde 60 diyor ama Avrupa’da buna uyan da kalmadı. Almanya’da bile yüzde 80’e ulaştı. Yani bütün Avrupa zor durumda. İtalya giderlerini de kısamadığı için büyük bütçe açıkları veriyor.

Diğer yandan bakarsak, bu rakamlar dikkat çekici ama bir de ülkenin genel trendi önemli. Japonya’ya şu anda herkes güveniyor. Onlar çok disiplinli ve çalışkan oldukları için bu yüksek borçlarını ödeyip eski güçlü dönemlerine dönebilirler diye düşünülüyor. İtalya’nın ekonomiyi büyütemiyor olmasına rağmen temel bir sanayi altyapısı var.

İTALYA KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERE GEÇMEDE GEÇ KALDI

Şunu unutmamak lazım ki İtalya hem Birinci Dünya Savaşı’na hem de İkinci Dünya Savaşı’na kendi ürettiği tankı topuyla katıldı. Bugün uçak üretimi, Ferrari ve Alfa Romeo gibi ileri teknolojili otomobil üretimi, seçkin tekstil üretimi ve Akdeniz mutfağında yerleri çok önemli. Sağlam bir ağır sanayileri var. Ancak. Katma değerli ürünlere geçmede bir gecikmişliği söz konusu.

İtalyan ekonomisi bugün de 2 trilyon euroluk dev bir ekonomidir. Bizim ekonomimizin 4-5 katıdır. Kişi başına geliri de bizim 6 katımızdır. Çok önemli bir avantajı var o da parasal tasarrufu olması. Biz ekonomimizi borçlanarak yürütmeye çalışıyoruz. Orada, GSMH’ye yakın bir tasarruf var. İtalya’daki büyük borçların patlama yaratmamasının ana nedeni hane halkı ve şirketlerin büyük birikimleridir. İtalya’nın sorunları var ama o sorunları elimine edecek güçlü silahları var elinde.

DÜNYANIN ALTINCI BÜYÜK EKONOMİSİ

- İhracatı şu anda bile ithalatından daha yüksek.

- Öyle. Dış ticaret açığı vermiyor. Turizm gelirleri de çok yüksek. Zaten dünya tarih ve sanat stokunun yüzde 65’i İtalya’da. Nereye gitseniz tarih ve sanatla karşılaşıyorsunuz. Parayla ölçülemeyecek değerlerde. Önümüzdeki dönemde İtalya neler yapar onu bilemiyoruz. Bunu genel bir Avrupa sorunu şeklinde ele almak herhalde en doğrusudur. Tek başına İtalya’yı çekip anlamaya çalışamazsınız. Avrupa’nın dördüncü, dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan İtalya’daki sorunlar çözülebilir ama zaman alacak.

TÜRKİYE’NİN DÖRDÜNCÜ TİCARİ PARTNERİ

- Türkiye ile İtalya arasındaki ticaret hacmi sanki çok büyük değil. Her zaman da İtalya lehine olan bir durum var. Bu ticaret hacmi normal midir?

- Bence çok normaldir. İtalya-Türkiye ticaret hacmi son birkaç yılda 21-22 milyar dolar civarında oldu. Hangi sektörler en önde diye bakınca otomotivin ilk sırada olduğunu görüyoruz. İtalya, Türkiye’nin dördüncü büyük ticaret partneri. Aslında ikinci idi ama enerji fiyatlarının yükselmesi ile Rusya ikinciliğe ve birinciliğe oynamaya başladı. Bu arada çok hızlı biçimde Çin girdi. Şu andaki sıralama Almanya, Çin, Rusya ve İtalya biçiminde. Rusya’yı, tamamen enerji ödemeleri olduğu için aradan çıkarırsak üçüncü sıraya gelir İtalya.

TÜRKİYE JAPONYA’DAN ÖNDE

İtalya’dan baktığımızda ise Türkiye İtalya’nın dokuzuncu ticari partneri. Japonya onuncu sırada. İtalya’nın tüm Akdeniz ülkeleri ile yaptığı ticarete baktığımızda yüzde 70’ini Türkiye ile yapıyor. Yani Türkiye İtalya için çok önemli.

Hangi kalemler öncü diye baktığımızda geleneksel bir İtalyan yatırımı var Türkiye’de. Pirelli var örneğin. Pirelli, başka ülkelerde üretime çok önem veriyor. Türkiye fabrikası, Pirelli’nin bir çatı altında en büyük üretim yaptığı fabrikadır. Formula 1 lastik üretimi İtalya’dan kaldırıldı ve Türkiye’ye getirildi.  Sıralamada önce otomotiv, sonra kimya ve kimyasal ürünler, metalürji, makine ve tekstil sektörleri geliyor. Bu beş kalem, toplam ticaretin yüzde 70’ini oluşturuyor. İlk bakışta da Fiat ve Pirelli görünüyor. Fiat ve Pirelli yarı mamul ithalatı yapıp burada mamul hale getiriyor. Demir çelik sektöründe, İtalya’da çevre sorunları ve sendikalar nedeniyle fabrikalarda kapanmalar başladı. Türkiye’den ciddi miktarda mal almaya başladı İtalyanlar.

İTALYA’YA HER ŞEY SATILABİLİRİZ

- Türkiye’deki şirketler, kuruluşlar için İtalya’da ne tür fırsatlar, hangi sektörel yatırımlar uygun olabilir?

- Bir defa biz neyi iyi yapabiliyoruz diye bakmalıyız. İhracatçılar Birliği’nin makine ihracatı ile ilgili çok ciddi çalışmaları var. Türkiye’nin makine üretiminde otomasyona geçmeye ihtiyacı var. Almanya ve İtalya’dan yapılan ithalatın en büyük kalemleri makine.

İtalya’ya Türkiye ne satabilir derken aslında Türkiye Avrupa’ya ne satabilir diye düşünmemiz lazım. Bizim güçlü olduğumuz alanı görmemiz lazım. Örneğin seramik gibi inşaat malzemeleri, yarı mamul tekstil ürünleri, mamul ev tekstili ürünleri, mutfak ve mutfak eşyaları gibi sektörlerde biz güçlüyüz.

Mesela İtalyanlar bizden ham zeytinyağı alıyorlar, sonra onu şişeleyip satıyorlar. İşte bu marketing denilen olaydır. Bence İtalya’ya her şey satılabilir. Türkiye’nin 6 katı zengin bir ülke. Biz neyi iyi yaparsak oraya satabiliriz.

 

  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90

banner89