Öne Çıkanlar Proje bazlı teşvikler Av. Ferhan Arıkan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu Arçelik Üretim Koordinatörü Alp Karahasanoğlu Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım

‘Türkiye ve iş dünyası değişen global dengelere hazır olmalı’

GİRAY DUDA

Global ticaret, dünya çapındaki beklenmeyen gelişmelerin arka arkaya yaşandığı 2016 yılını zor geçirdi. Bu gelişmeler 2017 yılında da geleceği belirsiz tutmaya devam ediyor. Küresel ticaretin önümüzdeki dönemini, uluslararası danışmanlık şirketi KMPG’nin Gümrük ve Diş Ticaret, İnsan Kaynakları Sorumlu Ortağı Murat Palaoğlu’na sorduk.

 

- Sayın Palaoğlu, global ticaret açısından korku ve endişelerin birbirini izlediği 2016 yılını tamamladık. 2017 yılına da çok farklı bir başlangıç yapmadık. Hangi olaylar dünya ticaretini olumsuz etkiledi.

- Küresel ticaret gündeminin geçtiğimiz yıldan beri devam eden belirsizlik atmosferi ile 2017`ye giriş yaptığını söyleyebiliriz. Jeopolitik gelişmelerin yanında en önemli olaylar ise şüphesiz ABD`de gerçekleştirilen Başkanlık seçimi ve Brexit sürecinin başlaması sonucu değişeceği öngörülen politik yapılanma senaryolarının küresel ticarete etkisi oldu.

İNGİLTERE’NİN AYRILMASI 2 YIL SÜRER

Brexit sürecinin işleyişi ile ilgili belirsizlik atmosferi devam ediyor. Mart ayının sonunda, İngiltere, AB`den ayrılması ile ilgili olarak birlikten ayrılmayı düzenleyen 50. maddeyi devreye sokmuş durumda. Ancak ayrılma sürecinin tamamlanmasının en az iki yıl süre alacağı öngörülüyor. Türkiye’nin ilerleyen süreçte ticari entegrasyon yapısı yönüyle İngiltere`nin nasıl konumlanacağını dikkatle takip etmesi ve alternatif modellere hazırlıklı olması gerekiyor

 

Bunun yanında, Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi sonrasında öngördüğü korumacı politikaları da küresel ticareti etkileyen ve özellikle gelecek dönemlerde etkilerinin hissedileceği öngörülen bir gelişme oldu. Trump, Amerikan toplumunun üretici kesimini küresel rekabet ortamında desteklemeye dönük korumacı politikalar izleyeceğini adaylığından beri dile getiriyor. Bu noktada ciddi vergiler koymak istediği Çin ise ABD’nin yokluğunda Trans Pasifik Ortaklığı’na entegre olmayı tartışmaya başladı bile.

FED’İN FAİZ ARTIŞI BEKLENTİLERİ MAKUL KARŞILANIYOR

Bu gelişmelerin yanı sıra ekonomideki dalgalanmalar ve ticarete etkisi yönüyle baktığımızda, geçtiğimiz yıl FED’in faiz artışı yapacağı korkusu ile mali piyasalarda sert dalgalanmalar yaşandı. 2017 yılında FED’in faiz artışı beklentileri geçen yıla göre daha makul karşılanıyor.

Diğer jeopolitik gelişmelerin, pazarlarda daralmaların, hammadde fiyatları ve kurdaki dalgalanmaların yanında yukarıda belirttiğimiz konuların küresel ticarette belirsizliği artırdığını söylemek mümkün.

 

TRUMP’IN ADIMLARI ETKİLİ OLUYOR

 

- 2017 yılı ve sonrası için endişe kaynağı olacak ne gibi gelişmeler var. Brexit, Donald Trump’ın politikaları, Kuzey Kore’den gelen tehditler ve hangi olaylar ticarette yön değişikliği yaratabilir?

- Donald Trump'ın taahhüt ettiği korumacı ticaret politikaları, Çin ekonomisindeki yavaşlama, Avrupa Birliği’nin (AB) geleceğine ilişkin belirsizlikler, petrol ve emtia fiyatlarındaki oynaklık, 2017'de küresel ekonominin önündeki değişim faktörleri olarak öne çıkıyor.

Trump`ın seçim sürecinden sonra attığı adımlar, ticari entegrasyonlarda önemli değişiklikler yaratacak gibi görünüyor. Seçimi kazandığından beri şirketleri, özellikle de otomotiv şirketlerini Meksika'dan ithal edilen ürünlere yüksek vergi uygulama amaçlarını dile getiren Trump sonraki süreçte de önemli değişikler yapabileceği sinyalini vermişti aslında. Seçimi kazanmasının ardından aldığı ilk aksiyon dünya ekonomisinin yüzde 40'ını oluşturan 12 ülke arasında imzalanan Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) sürecinden çıkmak oldu.


BELİRSİZLİK VE GÜVENSİZLİK ZEMİNİ YARATACAK

Taahhüt ettiği korumacı politikaları uygulamaya geçirme konusunda yeni bir adım atması durumunda özellikle Çin, Japonya gibi Asya ülkelerinde ilk etkilerini göstermek suretiyle, sonraki süreçte tüm küresel ticaret dengesinde yeni bir belirsizlik ve güvensizlik ortamına zemin hazırlayabilir.

Bu yıl gerçekleşecek siyasi seçimlerden kaynaklanan belirsizliklerin bir sonucu olarak Avrupa kaynaklı dalgalanmalar ticarette yön değişikliği yaratabilir. Ayrıca 2017 de Brexit sürecinin  bir sonucu olarak AB ticaretinde düşüş yaşanabilir.

 

ÜLKE EKONOMİLERİ GERİLİYOR

 

Öte yandan, yükselen ekonomilerin de zayıflamaya başladığı söylenebilir. Çin ekonomisi yavaşlarken, Rusya ve Brezilya küçülüyor; çok sayıda enerji ve emtia ihracatçısı gelişen ülkede de ekonomiler zayıflıyor.

 

Bir tarafta dünyanın kaynaklarını hızla tüketen ülkeler var ve diğer yanda bu kaynakları üreten ülkelerin ekonomilerinin büyümesi söz konusu. Bundan sonrası için yapısal reformları gerçekleştirerek entegre olan ülkelerin sürdürülebilir büyümeyi yakalayabileceği ve büyük ekonomilerin iç pazarlarını daha da öncelikleme gereklilikleri konuşuluyor. 

 

Kuzey Kore, ABD ve Güney Kore üçgeninde gerçekleşebilecek olası daha derin bir diplomatik krizin de dolaylı yoldan küresel ticaret dengelerini etkilemesi olasılıklardan biri diyebiliriz. Tüm bu belirsizlik ve risklere karşı işletmelerin süreçlere hazırlıklı karar yapılarına ihtiyaç var. Bu ihtiyaç da işletmelerin yeni normali olacak gibi görünüyor.

 

OTOMASYON, ZAMAN VE KAYNAK SAĞLIYOR

 

- Sayın  Palaoğlu,  ticaret profesyonelleriyle yaptığınız araştırmanın,  bizlere ticaret ve tedarik zinciri departmanlarının gereksinimi olan otomasyon sistem ve süreçlerine sahip olmadıklarını gösterdiğini belirtiyorsunuz. Burada nasıl bir teknolojiden ve otomasyon sisteminden söz ediyorsunuz?

- Thomson Reuters ve KPMG tarafından yapılan Küresel Ticaret Araştırması’nda çıkan sonuçlarda, otomasyon sistem ve süreçlerine sahip olan firmalar, olmayanlara göre tedarik zinciri ve taşımacılık yönetiminde daha az zaman ve kaynak harcadıklarını açıkladılar. Bu teknolojiler şirket çalışanlarını manuel süreçlere zaman harcamaktan kurtarıyor, aynı zamanda stratejik kararları alan mercilerin zaman ve bilgi birikimlerini stratejik konulara ayırabilmelerini sağlıyor. Bu teknolojiler küresel ticaretle bağlantılı olan görevlerle, ücretle ve vergi ile ilgili giderleri düşürmek gibi maliyet odaklı faydalar yaratmanın yanı sıra riskleri de minimize ediyor Bu sistemlerde şirkete ve şirketin hedeflerine uygun modülleri, ülkeleri ve konfigürasyonları önceliklendirebilen esnek bir yol haritası geliştirmek öncelikli hedef.

OTOMASYON NASIL ETKİLİ OLUR?

Ayrıca otomasyonun etkili olabilmesi için büyüme, maliyet yönetimi, mevzuata uyum ve kurumsal yapı gibi konularda kuruluş çapında bir uyum sağlanması gerekiyor.

Süreçleri merkezileştirmeye ve otomatik hale getirmeye yönelik yatırım yapmak işletmelere önemli geri dönüşler sağlayabilir. Hele ki küresel ticaret dengelerinin bu kadar hızlı değişebileceği bir atmosferde, şirketlerin otomasyon mekanizmalarını kullanmaları kaçınılmaz bir ihtiyaç olacak gibi görünüyor. Otomasyon, farklı coğrafyalarla ve ekonomilerle iş yapan şirketlerin hem resmin tümüne hakim olmaları hem de hızlı aksiyon alabilmelerini sağlıyor.

 

KUZEY AMERİKA TEKNOLOJİDE BİRİNCİ SIRADA

 

- Sözünü ettiğiniz noktaya, hangi ülke ve bölgeler hangi zamanda gelebilir? Türkiye açısından durum nedir?

- Kuzey Amerika teknoloji farkındalığı konusunda çok yüksek seviyelerde ve otomasyon araçlarının kullanımında ise yüzde 42 ile en yüksek orana sahip. Kuzey Amerika’yı, Latin Amerika, Avrupa ve Asya sırasıyla takip ediyor. Bu da özellikle ABD dışındaki ülke ve bölgelerde bu konuda daha fazla eğitim ve bilinç kazanımına ihtiyaç olduğuna işaret ediyor.

Ticaret profesyonelleri ile yaptığımız araştırmada çıkan sonuçlar yeni teknolojilerin ticaret uyum programlarını geliştirmede kilit bir araç olarak görüldüğünü gösteriyor. ABD’de katılımcıların yarısından fazlası sistemden haberdar iken Asyalı katılımcıların yalnızca yaklaşık dörtte birinin bu teknolojiden haberdar olduğunu gösteriyor. Bu da yine aynı sıralamayla küresel ticaret yönetimi sistemlerinin yaygınlaşabileceğine işaret ediyor.

 

FARKINDALIK ARTTIKÇA VERİMLİLİK ARTACAK


Türkiye’de ise zaman, kaynak ve maliyet yönetimi açısından sağladığı faydalardan daha çok stratejik konularda katma değer yaratabilmek için bir araç olması yönüyle bu sistemlere önem veriliyor. Ancak farkındalığın artması ve gerekli eğitimlerin verilmesi yoluyla sistemlerin kullanımının ve dolasıyla şirketler açısından verimlilik oranlarında artış olacağı öngörülüyor.

Pazarda ihtiyacın ve ilginin diğer ülkeler kadar çok olduğunu gözlemliyoruz. Global ticarette gerek iş yapış şekilleri gerekse hukuki düzenleme ve süreçler açısından entegrasyon çok daha hızlı gelişiyor. Örneğin dış ticaret işlemlerinin daha süreç odaklı olduğu Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü yada global adı ile Authorizer Economic Operatorler (AEO) için de otomasyon bu gelişmelere paralel hızla Türk şirketlerin de gündemine giriyor.

 

KISA VADEDE KÜRESEL TİCARET SORUNLU

- Türkiye’de 2017 yılının ilk 3 ayında ihracatta yüzde 6.7’lik bir artış görülüyor. Bu artış trendi, mevsimler, ihracat bölgeleri ve belli başlı ihracat ürünleri açısından önümüzdeki aylarda aynı yönde ilerler mi?

- Son verilere göre Türkiye ihracat rakamlarında ciddi bir artış gözlemlense de; küresel ticaretin kısa vadeli görünümü pek de iç açıcı olmayabilir. Ancak bu olumsuzlukların yanı sıra, ticaret operasyonlarıyla ilgili dikkate alınması gereken önemli detaylar ve keşfedilmeyi bekleyen pek çok fırsat da var.

 

İhracattaki bu artış şu aşamada sevindirici. Ancak geçen yıl aynı aylarda yaşanan ciddi ölçüde düşüşün ardından söz konusu artış seviyesi gerçekleşti. Bu artışın sebebi Rusya ve Irak’a olan ihracatlarımızdaki geri kazanımlarımız ve petrol ve emtia fiyatlarının yükselmesi ile petrol ihracatçısı ülkelerin ekonomilerindeki düzelmenin etkisiyle bu noktalara olan ihracatlarımızın artması gösterilebilir. Kur dalgalanmalarının ihracat rakamlarında yarattığı olumlu etkiyi de yadsımamak gerekir. Dolar-Euro paritesindeki güncel durum dolar ile ihracat yapılan pazarlarda fırsatları da beraberinde getirdi aslında.

Ancak, petrol fiyatlarının geçen yıla göre yüksek olması ve ekonomide toparlanma sonucunda ithalatın da artabileceği olasılığından yola çıkarak yıl sonu daha yüksek bir cari açık oranı ile karşılaşılabilir. Artan kurların ithalatı baskılayıp ihracatı artırıcı etki yapması ise karşı denge argümanı olarak değerlendirilebilir.

 

SÜREYİ KISALTABİLEN AVANTAJLI OLUYOR

 

- Ticaret operasyonlarıyla ilgili dikkate alınması gereken önemli detaylar ve keşfedilmeyi bekleyen pek çok fırsat olduğunu söylüyorsunuz. Bu fırsat ve detayları bize açıklar mısınız?

- Şirketler, sektörü şekillendiren makroekonomik temelleri ve gelişmeleri izlemekte ve kontrol altına almakta stratejik desteğe ihtiyaç duyuyor. Otomasyon süreçlerinin gelişmesiyle birlikte, şirketler iş yapmakla ilgili operasyonel yaklaşımlarını kontrol altına alabiliyor ve ticaret fonksiyonlarını daha verimli hale getirebiliyorlar.

Bu kapsamda şirketler otomasyon ile gerek riski minimize ederek gerekse operasyonlarını daha efektif ve daha ucuza mal ederek rekabet avantajı sağlayabiliyorlar. Sürelerin kısalmasının dış ticarette doğrudan bir avantaj olduğu muhakkak, bu avantaj ayrıca rekabetteki konumlarını da güçlendiriyor.

 

YENİ OLUŞUMLARIN ETKİLERİNİ TAKİP ETMELİ

-  Çin, Avrupa Birliği ve ABD dünya ticaretinin yönünü belirleyen üç odak. Türkiye açısından buralardaki beklentilerimiz neler olmalıdır?

- Türkiye`nin yeni rekabet koşulları, ticari entegrasyonlar, siyasi gelişmeler ve uluslararası dengeler ile karşılaşması mümkün görünüyor. İş çevrelerinin de bu oluşumun gerek küresel ticaret gerekse karşılıklı yatırımlar boyutu ile etkilerini yakından takip etmeleri, analiz etmeleri ve stratejilerini olası senaryolar karşısında belirlemeleri önem taşıyor.

Hal böyle iken küresel ticarette dengelerin değişmesi Türkiye’nin alternatif modellere hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır.

 

Trump, ABD’nin dış ticaretinde korumacı bir politika izleyeceğini uzun süredir belirtmekte. Söz konusu korumacı duvarları örmeye de Çin’le yapılan ticarete set çekerek başlayacak gibi görünüyor. Çin’in en fazla ihracat yaptığı ülkenin ABD olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ABD’nin dış ticarette Çin’in mukayeseli üstünlüğünü kendi lehine olacak şekilde azaltabileceği öngörülebilir. Brexit süreci de AB ile Gümrük Birliği’nin bir parçası olan Türkiye için ayrı önem taşıyor. Bunun yanında İngiltere’nin en büyük ikinci ihracat pazarımız olduğunu da dikkate almamız gerekiyor.

 

VERİMLİLİK ZOR VE KARMAŞIKTIR

 

- Ticari şirketler açısından verimliliğin çok önemli olduğunu vurguluyorsunuz. Verimliliğin daha üst düzeye çıkarılması için neler yapılması gerektiğini bizimle paylaşır mısınız?

 - Verimliliğin ticaret ekipleri için farklı bir anlamı var. Verimlilik her şeyden önce manuel görevlerin otomatikleştirilmesi, serbest ticaret anlaşmalarından daha iyi faydalanılması, sınıflandırma süreci karmaşıklığının azaltılması ve transfer fiyatlandırması ile gümrük kıymetinin birbiriyle uyumlu hale getirilmesi anlamına geliyor.

Ayrıca, ticaret mevzuatına uyumun stratejik olduğu ve özel gümrük programları, serbest ticaret anlaşmaları, AEO (Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü) programları ve yeni tedarik zinciri yapıları aracılığıyla maliyet tasarrufu sağlayan bir ortam yaratılması anlamına geliyor.

TEKONOLOJİK OLANAKLAR İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Küresel ticarette değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu bilmek ise bu süreci hızlandırabilir. Süreçleri merkezileştirmeye ve otomatik hale getirmeye yönelik yatırım yapmak işletmelere önemli geri dönüşler sağlayabilir. Ticaret süreçlerinin merkezileştirilmesi yavaş adımlarla ilerliyor ve bu çabaların beklenen verimliliği getirebilmesi için ticaret ekiplerinin yüksek bir performans sergilemeleri lazım.

Dolayısıyla şirketlerin gerek küresel gerekse lokal düzenlemeleri yakından takip etmeleri ve rekabetin gerisinde kalmamak için teknolojinin kendilerine sunduğu imkanları iyi değerlendirmeleri gerekiyor. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner88

banner87

banner86

banner85

banner84

banner83