Değerli okuyucular, dünya 2020 Ocak ayından itibaren ciddi bir pandemi ve bunun getirdiği krizlerle boğuşuyor. Bu krizler hem küresel, hem de yerel boyutlarıyla insanları, toplumları ve işyerlerini etkiliyor. Hemen hemen bütün uzmanlar, bu virüsün etkisini yitirdikten sonra bile, toplum hayatının eskisi gibi olamayacağını ve artık yeni bir “normal” yaşamın bizi beklediğini söylüyorlar. Hatta bazıları belki biraz abartarak bundan sonraki döneme “COVID ÇAĞI” bile diyorlar.

ŞİMDİKİ DURUM

Virüsün yayılmasını engellemek için çeşitli uygulamalar yapılıyor. Ancak bu arada ulusal ve uluslararası alanda ekonomik hareketlilikler azalmış durumda. Böylelikle işletmelerin satışları da düşmüş bulunuyor. Birçok işletme zarar etmenin dışında, ondan çok daha önemli olarak nakit akışlarındaki olası bozukluklarla karşı karşıyalar. Bu şirketlerin borçlarını ödeme güçlüğüne düşme ihtimalleri var.

Virüsün çok etkili olduğu dönemde her ne kadar beyaz yakalı çalışanlar “home office” çalışarak işlerine devam ettilerse de mavi yakalıların çalışması pek mümkün olamadı. Üretimde ve tedarik süreçlerinde aksamalar oldu. Üretim yapılamayınca çalışanlar da zorunlu olarak işe gidemez oldular.

Buna rağmen, ülkemizde işe ara veren birçok işletme Haziran ayı başından itibaren yeniden üretime başlamış durumda. Ancak önlerini pek görememekteler. Çünkü bu virüs bütün dünyada tedarik zincirlerine olumsuz etkiler yaptı. Şirketler, kapanmış olmamak, çalışanlarını zor duruma düşürmemek, ellerinde kalan müşterilerini de kaybetmemek için kar-zarar düşünmeden işlerine başlamış durumdalar.

Global boyutta başlayan bir sağlık krizinin, yine global boyutta bir mali krize dönüşme riski çok yüksek. Öte yandan önümüzdeki kış mevsiminde neler olacağı da çok belli değil. Virüse karşı aşı ya da tedavi edici ilaçların bulunması çok önemli bir umut kaynağı olarak beklenmektedir.

NELER OLACAK?

Bu virüsün önü kesilse bile, kalıcı birçok etkisi olacak. Öncelikle bu kısa zaman aralığında insanların tüketim tercihlerinde ve alışkanlıklarında, satın alma usullerinde önemli değişiklikler meydana geldi. Daha öncesinde online alışveriş yapmamış insanlar bile pandemi sırasında internetten çok sık satın alma yaptılar. Birçok perakendeci, mağazalarını kapatmalarına rağmen e-ticaret şeklinde satışlarını sürdürdü. Bu durumda e-ticaret ve dijital pazarlama gibi kavramlar önümüzdeki dönemde çok daha önem kazanacak.

İnsanların tatil planları, temizlik alışkanlıkları, arkadaşlık ilişkileri, sanat ve kültür faaliyetlerini izleme yöntemleri, iş yapma şekilleri, seyahat etme süreçleri hep değişti. Bütün bu süreçlerin çoğu önümüzdeki zamanlarda online işlemler ile yönetilmeye çalışılacak. Bütün bu değişimler bazı iş alanlarını zayıflatırken bazı iş alanlarının da gelişmesine neden olacak. Hatta yeni yeni iş alanları ortaya çıkacak. İşletmeler de müşterilerinin bu yeni beklenti ve ihtiyaçlarını doğru tespit edip ona göre kendilerini yeniden yapılandırmak zorunda kalacaklar.

Yaşanan bu birkaç aylık süreçte, uzaktan çalışmanın da pekâlâ uygulanabilir olduğu görüldü. Her gün işyerine gelerek zamanın önemli bir kısmını çalışma dışı bazı uğraşlarla harcayan kimse için evde çalışmak belki de daha verimli çalışmak anlamına gelecek. Yapılan bazı araştırmalar, beyaz yakalıların yarısından fazlasının uzaktan çalışma arzusunda olduklarını gösteriyor. Hatta evden çalışarak, birden fazla işyerine hizmet vermeyi düşünenler bile var. Ancak evden çalışmanın, çalışanlar tarafından çok arzu edilmesine rağmen birçok sakıncaları da bulunmaktadır. Yüz yüze görüşmelerden uzak olmak, iş arkadaşları ve amirleriyle daha az ilişki içinde olmak, bilgi paylaşımının yeterli düzeyde yapılamaması gibi faktörler motivasyon düşüklüğüne yol açabilecek.
Bu bakımdan şirketler, bunun teknik ve kültürel alt yapısını doğru yapılandırmak zorundalar. Örneğin, kişisel performans yönetiminden fazla süreç performans yönetimlerine odaklanmak gibi.

Bu kriz, şirketlere, dijital yeteneğin çok önemli olduğunu tekrar hatırlattı. Otomasyon sistemleri, verilerin analiz edilerek, süreç performanslarının ölçülmesi ve raporlar üretilmesi ( ERP sistemleri), bazı iş süreçlerinin uzaktan çalışmaya uygun hale getirilmesi gibi dijital uygulamalar artık bütün kuruluşlar için kaçınılmaz hale geldi.


Öte yandan işletmeler Zoom, Skype, Teams gibi sistemleri kullanarak, online toplantıların, online eğitimlerin yararlarını ve kolaylığını da yeniden keşfettiler. Bütün bu gelişmeler, işletmelerin bu virüsten önceki döneme göre çok daha hızlı bir şekilde “Dijital Dönüşüm” arayışı içinde olmalarını gerektiriyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner87

banner86

banner85

banner84

banner83

banner82