Amerikan dolarının başta Euro ve diğer para birimleri karşısındaki değer artışı sürüyor. Ancak Ekonomi Bakanlığı resmi sayfasında “haberler” kısmına girerseniz 06.03.2015 tarihli bildirimde ABD’de faiz artışından en çok etkilenen iki ülke para biriminin yüzde 12 değer kaybı ile Brezilya Real’i ve yüzde 11 ile Türkiye olduğunu göreceksiniz. Diğer ülkeler sırasıyla Çek Cumhuriyeti yüzde -8, Romanya yüzde -8, Polonya yüzde -5, Macaristan yüzde -5, Endonezya yüzde -4, Malezya yüzde -4, Arjantin yüzde -2 vs.. Elbette bu para birimleri haricinde USD-EURO kur değişimini ve Euro’nun 1,30 seviyelerinden 1,08’e kadar gerilediğini ve buradan hesapla düşüşün başladığı günden bu yana Euro’nun USD karşısında yüzde 20 değer kaybettiğini de unutmayalım.

Hammadde satın alımları USD’a bağlı olan Türkiye Cumhuriyeti girdilerdeki görece maliyet artışını müşterilerine yansıtmak bir yana, bu süreçle birlikte alım gücü düşmüş ülkeler ve müşterilerle karşı karşıya bulunmaktadır.

En çok ihracat yaptığımız ülkeler 14,85 Milyar USD ile Almanya, 10,66 Milyar USD ile Irak, 9,65 Milyar USD ile Birleşik Krallık, 7,02 Milyar USD ile İtalya, 6,44 Milyar USD ile Fransa, 6,26 Milyar USD ile Birleşik Devletler ve 6,05 Milyar USD ile Rusya olarak sıralanıyor.

Tek tek analiz edersek; Almanya’da Euro’nun değer kaybından dolayı ve ham madde görece maliyeti artmış bir satıcı olarak Türkiye’nin bırakın ihracat artışını sadece rekabet gücü ile ihracat seviyesini koruması bile büyük başarı olacaktır.

Irak ile ihracatın artar mı azalır mı tartışmasına hiç girmeyeceğim.

Üçüncü sıradaki Birleşik Krallık ihracatında ise GBP-USD paritesi yine dolar lehine 1,67 seviyelerinden 1,48 seviyelerine gelmiştir. Yani İngiltere için kura bağlı satın alma gücü yüzde 13 kadar gerilemiştir.

İtalya ve Fransa ile ilgili olarak Almanya için yaptığımız Euro yorumları geçerlidir, hatta bu iki ülkenin açmazları güçlü Alman ekonomisinden çok çok daha riski beraberinde taşımaktadır.

ABD için ise tamamen farklı bir tablo söz konusudur. USD kuru tüm dünya para birimleri karşısında değer kazanırken TL karşısında Brezilya’dan sonra en çok değer kazanan para birimi USD olmuştur.

Rusya için şu dönemde kur rekabeti üzerinden söyleyebileceğimiz bir şey yok, uluslararası politikalar nedeniyle Rusya şu an acı çekmektedir.

Buradan geriye üç hareket ihtimali kalıyor;

1.       Yıllardır başaramadığımız bir konuya yoğunlaşmalıyız. Amerikan toplumunun tüketim anlayışlarını bir türlü anlamak istemediğimiz için ABD’ye ihracatımız bir türlü istenilen seviyeye gelmemektedir. Globalleşen dünyada artık eskisi gibi tekstil kotalarına takılıp Türkiye üzerinden ihracat yapmak zorunda değiliz. Dünyanın her ülkesinde işyeri açabilir, o ülke üzerinden bütün duvarları delip geçebiliriz. Ama artık dünyanın kişi başı en çok tüketen ve dünyanın en çok tüketen ülkesine bir şeyler satma zamanı çoktan geldi geçti bile…

2.       Dünyanın romantik savaşları çoktan geride bıraktığı bu dönemde ikili anlaşmalarla ülke menfaatleri için ticari imzalar atacak ve ülke menfaatlerini koruyacak global düşünebilen belli ölçüde pragmatist ama milli bir iradeye ihtiyacımız var. Bence önümüzdeki seçimde seçmenin en önemli kriteri bu olmalıdır. İstikrarı sürdürecek ve Türkiye’yi geleceğe sıçratacak şey artık “tek başına iktidarda kalmak” değildir. Ancak Türkiye’nin girdiği bu dönemeçte yeni pazarlar keşfedecek mecali artık kimse girişimcilerden beklemesin. Girişimciler son elli yıllık bilgi birikimlerini 1994 ve 2001 krizlerinde kullanma kararı aldılar ve harekete geçtiler. Birikmiş bilgi sermayelerini bu dönemde kullandılar ve ihracatımız 100 Milyar USD seviyesini aştı. Ama daha fazla gidemiyoruz. İkili anlaşmalarla mevcut üreticilere yer açmalıyız. Bu bakışa sahip bir hükümete ihtiyacımız var.

3.       Irak, Rusya ve İran Türkiye’nin vaz geçilmez ticaret ortakları ama aynı zamanda siyasi rakiplerdirler. Ancak bu ülkelerle yapılacak petrol, doğal gaz karşılığı mal ve hizmet anlaşmaları devlet kurumlarının ticaret hacmini artıracak, özel sektörden ziyade devletin ticaret yapmasını sağlayacak adımlar atılmalı fakat Halk Bankası vakasında olduğu gibi açığa düşülmemelidir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner99

banner98

banner97

banner96

banner95

banner90