Öne Çıkanlar GİRAY DUDA Arakelyan Türkonfed Orhan Turan Global Sanayici

Nükleer santralleri tanıdık ve isteğimiz arttı

Tekirdağlı sanayicilerin Rusya’ya yaptığı nükleer santral ve nükleer fuar ziyaretleri sırasındaki izlenimlerini, TEKSANDER Nükleer Enerji Komisyonu Başkanı Cem Özyıldırım’a sorduk. Özyıldırım, bu önemli ziyaretle ilgili notlarını Global Sanayici ve sanayici dostlarıyla paylaştı. 

- Önce gezi programından başlayalım. Gezi programınızda neler vardı? Nasıl bir planlama yaparak gitmiştiniz?  

Gezimizde önce Novovorenej  diye bir yere gittik. Burası, Nükleer Santrallerin olduğu bölge içerisinde. Novovorenej’teki santrallerin yöneticileriyle bir toplantı yaptık. Biz, bugüne kadar bir nükleer santrali yakından görüp incelemede bulunmamıştık. Amacımız, gerçekten de Tekirdağ olarak, TEKSANDER olarak bu konuyla ilgilenen firmalarımızın imal ettiğimiz ürünlerin buradaki çalışma şartlarına uygunluğuyla ilgili bilgi almaktı.  

Oradaki santral 1960’lı yıllarda kurulmuş ve ikinci ünitesi de 1967 yılında devreye girmiş.  

- Bu yaşlı mı demek oluyor? Aradan epey zaman geçmiş.


- Tabii. 1-2-3-4-5 diye üniteler var. Şu anda devrede olanlar ve önümüzdeki sene içinde devreye girecek olan yeni jenerasyon bir santral var. 1967’de üretime giren üniteler önümüzdeki yıllarda ömrünü tamamlayacak. Biz, en yeni üniteyi gördük, 5’inci üniteyi. O da 2010 yılında tamamlanmış.



RUSYA NÜKLEERE ÇOK ÖNEM VERİYOR


- Yani aktif bir santral.


Çalışan bir ünite. Yeni yapılmakta olan ünite tamamen değişik dizayn edilmiş. Onun bir benzeri Türkiye’de, Akkuyu’da kurulacak. Bu santrallerin şehre uzaklığı 4.5 kilometre. Hemen 4.5 km ilerisinde yerleşim bölgesi bulunuyor. Yanında ufak bir gölet var ve soğutma suyunu buradan alıyor.

Tabii güvenlik önlemleri son derecede yüksek, çok üst düzeyde. İçeriye girişlere, kimliklere çok dikkat ediliyor. Her şeyiniz röntgen cihazlarından geçiyor. İnanılmaz şekilde, reaktörün olduğu noktaya kadar 6-7 ayrı güvenlikten kapısından geçiyorsunuz.

Binanın etrafı elektrikli tellerle çevrilmiş durumda. Bir kimsenin ya da herhangi bir canlının buradan geçmesi imkansız. Güvenlik, tahmin ettiğimiz gibi olağanüstü sıkı.

Rus yetkililere çeşitli sorularımız oldu. Ben dedim ki, Rusya’da Petrol, doğalgaz gibi her türlü kaynak olduğunu biliyoruz. Neden nükleer santrali yapmak ve devam ettirmek istemediniz veya nükleer santral daha fazla kurmadınız? Çünkü Rusya’da 10 tane nükleer santral var. 10 santralın da 33 tane güç ünitesi var. Toplam 24 Gigawat güç biriminde ve nükleer enerji olarak Rusya’nın elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu karşılıyorlar. 35 bin kişi çalışıyormuş toplam nükleer santrallerde. Oradaki mevcutta 400-500 çalışan vardı. Bunlar bence gerçekten önemliydi. Cevaplarından anladık ki enerji üretiminde muhakkak bir çeşitlendirme yoluna gidiyorlar. Tamamen bir kaynağa bağlı kalmıyorlar. Bugün Rusya ihracat konumunda olan bir ülke. Doğalgazını, petrolünü ihraç eden bir ülke konumunda olmasına rağmen, nükleer santralde şu kadar paya sahip olmam gerekiyor diye bunu bir şekilde koruyor.

NÜKLEERİ  BİR ÇOK YÖNÜYLE ÖĞRENDİK


- Reaktörleri görebildiniz mi?


En son olarak reaktöre geçtik. Canlı reaktörün içine girmedik ama kameradan izledik. O kadar içeriye sokmuyorlar. Reaktörün içine girmeden, kontrol noktasından seyrettik.

- Yine de heyecan vericidir herhalde?


Tabii, güzel bir şey. Kontrol odasında iki-üç tane kamera vardı ve bu kameralar ile reaktör kısmını içeriden izliyorlar. Herhangi bir şey olduğunda oradan da müdahale edebiliyorlar. Bir şey daha gördük. Oradaki santralde eğitim amaçlı olarak bir kontrol odası daha yapmışlar. Aslının bire bir aynısı. Santralde çalışan kontrol odası gibi çalışabiliyor. Japonya’daki felaketten sonra bunu düşünmüşler. Burada eğitimler veriyorlar ve acil durumda ne yapılması gerektiğini tüm personele anlatıyorlar. Bunları gördük. Güzel ve hani böyle dolu dolu nükleer santral ziyareti yaptık.

Rus nükleer santrali neden ABD ve Japonya gibi ülkelerin santrallerinden, diğerlerinden farklıdır diye sorduk. Kendileri bu konuda kendilerine göre işletme avantajından bahsettiler. Kendi nükleer reaktörlerinin işletme avantajlarının olduğunu söylediler. Son yapılan çalışmalarla reaktörün ömrünü 100 yıla kadar uzatabildiklerini söylediler.

HER YERDEN TEDARİK SAĞLIYORUZ


- Yeni üniteleri ekleyerek mi yapıyorlar bunu?


Yeni ünite ekleyerek değil de malzeme değiştirerek bir 20 yıl ek ömür sağlıyorlar. Normalde bu santrallerin ömrü 60 yıl. Son teknolojik yenilemelerle bunu 100 yıla çıkartmışlar. Şu an da devamlı çalışarak nükleer santral teknolojilerini geliştiriyorlar.

İşin şu yanı da çok güzel. Nükleer santrallerin nonstop çalışma imkanı var. Nükleer santral durmaksızın çalışabiliyor. Ufak bir bakım arası oluyor sonra devam ediyor. Süreklilik açısından çok rantabl olduğu yönünde bilgi aktardılar.

Ülkede 3 tane bilim merkezleri varmış, buralarda geliştiriyorlarmış nükleer ile ilgili teknolojiyi. Bunu konuştuk. Nükleer santrallerle ilgili görüşmeleri de yaptıktan sonra bizimle ilgili çok önemli bir şey söylediler. Biz nükleer santralle ilgili birçok şeyi yapıyoruz fakat tabii ki önemli, çok özel malzemeleri de dünyanın belli yerlerinde alıyoruz. Tamamen Rus malı alacağız diye bir şey yok, dediler. Teknoloji olarak hangisi daha ileri ve gelişmişse o ürünü oradan tedarik ediyoruz, dediler.

Termik santral ile arasındaki fark konusunu konuştuk.  Nükleer santrallerin çevreci ve doğa korumacı olduğunu, nükleer santrallerden çıkan emisyonların sıfıra yaklaştığını belirttiler. Çevreye çok daha az zarar verdiği için nükleer santralin daha avantajlı olduğu bildirdiler.

NÜKLEER VE TERMİK SANTRALIN YAPISI AYNI


- Bu gezinin önemli bir ayağı da Moskova’daki fuardı değil mi?


İkinci gün fuarda görüşmelerimiz vardı. Rosatom’un yetkilileri ve Rosatom’a tedarik sağlayan firmalarla görüşmeler yaptık. Orada tasarım, dizayn yapan firmalar, ürün yapan firmalar vardı. Nükleer santralin güvenliğini sağlayan çok sayıda firma da bulunuyordu. Nasıl işbirliği yapabiliriz diye görüşmeler yaptık. En önemlisi de Türkiye’deki Akkuyu santralinin taahhüdünü almış dizayn ve mühendislik firması da oradaydı. Onlarla da bir görüşme yaptık. Türkiye’deki veya Tekirdağ’daki sanayicilerimiz sizlere nasıl tedarikçi olur diye sorduk. Bize gerekli bilgileri aldıktan sonra gelip çalışmalara başladık.

Burada şunu da gördük ki nükleer santrallerin bir çekirdek yapısı yani yanmanın oluştuğu nokta var. Diğer kısımları tamamen Türkiye’deki mevcut termik santrallerle birebir aynı, hiçbir farkı yok. Çok büyük değil, hiçbir farkı yok. Bunu görmüş olduk. Bu da bizim için önemli gelişmelerden biriydi.

- Bu durum, nükleer santrali tanımayanların acaba biz onlar için bir şey yapabilir miyiz korkusunu ortadan kaldırır mı?   .

Hep onu söylüyorlar, bu işin esas maliyet kısmını güvenlik oluşturuyor. İşletme sırasında baktığımızda o kadar prosedür ve güvenlik sistemi kuruluyor ki bunun devam ettirilmesi gerekiyor ve bu da işletme maliyetini artırıyor. Ama bunu yaptığınız sürece nükleer enerji gerçekten ideal ve olması gereken bir şey. Sonuçta enerjinin çeşitlenmesi yönünden de olması gereken bir enerji kaynağı diye düşünüyoruz.

- Türkiye’de şimdi üçüncü santral için görüşmeler başladı.  


- Evet, Enerji Bakanlığının beyanı vardı. Bakanlığın görüştüğü Çinli ve ABD’li şirketler de oradaydı. Onlar da santralı almak için oldukça istekliler. Önümüzde uzun bir zaman var. Bunlar da zamanla belirlenmiş olacak.

- Bu geziden sonra siz Türkiye’deki tedarikçilere neler söylersiniz?


- Muhakkak ki olumlu şeyler söyleyeceğim. Türkiye içindeki birçok tedarikçiye bakıyorum, yapabilecekleri çok şey var. Çok kaliteli üretim yapıyorlar. Buradan pazar kapmak açısından şimdiden standartlar yönünden, hem üretim kalitesi yönünden çalışmalara başlamalıyız. Tüm dünyada tedarikleri karşılama yönünde bir yerlere gelebiliriz. Ama hemen şimdi çalışmalara başlamamız gerekiyor.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90

banner89