Öne Çıkanlar ÇOSB engelli araç TÜSİAD Sıçrama Yapan Şirketler Çerkezköy OSB Asaf Savaş Akat Global Sanayici Vahap Munyar Hürriyet Yayın Yönetmeni oldu

Prof. Dr. Kenan Mortan'dan Türkiye’nin Kültür Atlası

Bu kitabı coğrafya profesörü İbrahim Atalay ile birlikte yazdık. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları bastı.

KOBİ Dünyası bu kitaptan 2 yolla yararlanabilir:

1-Ülkenin 7 bölgesi içinde hangisinde yer alıyorsa orayı inceleyebilir. Bu yolla o bölgenin avantaj ve dezavantajlarını ortaya çıkarır. Bu yolla işini daha etkin gerçekleştirir.

2-Ya da tüm kitabı tarayarak "iyi girişimcilik örnekleri"nden dersler çıkarır.

Kitabı ana başlıklarıyla şöyle anlatabilirim:

I. Doğal Ortamıyla Türkiye: Türkiye karasal ve denizler etkisinde 2 farklı ortamdan oluşmakta. 1.100 metre ortalama yüksekliğiyle dağlık bir ülke. Dağlık engeller iklimleri farklılaştırıyor. Anadolu zemini yağmurla beslenen tahıl ve küçük hayvancılığa olanak sağlıyor. Bu nedenle birbirinden çok farklı olan bir yağış haritası var. Topraklar deprem kuşağıyla şekillenmiş durumda. 20. yüzyılda 7 ve üstü şiddette 20 büyük deprem yaşandı. Anadolu'da ormanlar, meralar, göller ve nehirler üstünde çok yüksek bir insan tahribatı var.

Türkiye'nin 7 bölge üstünden tanımlanması 1941'de benimsenmiş bir idari ayırımdır, eko-sistemi gözetmez. Anadolu toprakları 4 deniz ve 3 iç bölgeden oluşuyor.

2. Nüfusuyla Türkiye: "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözlerinde ifadesini bulan bir Türkiye nüfusu oluşturuldu. Mübadele ve göçler bu nüfus yapısının dekorunu tekleştirmede önemli bir araç oldu. Bununla Fransa uygulamasını çok andırıyor. Türkiye'nin 7 bölgesi aslında farklı bir yapı(lar)dan geliyor. Bu etnik yapı "hemşerilik" üstünden dile geliyor. Hemen her coğrafi bölgede farklı farklı ama içe kapanmış yerel diller var. İktisadi yapı bu farklılıklara göre şekillendi ve hep bir özgün zenginlik kaynağı oldu.

3. Tarımda Yanılgıdan Yanlışa: İklim gerçeğinin belirlediği bir toprak deseni var. Toprakların dağılımı dengesiz, ama 1937, 1961 ve 1971 toprak reformu denemeleri sonuçsuz kaldı. Ülke 28 tarımsal üründe dünyada 10 büyük yetiştiriciden biri ama tarım ürünleri ihracatı 20 milyar ı bile geçmiyor. Konya'dan 3 bin km2 daha büyük olan Hollanda'nın tarım ürün ihracatı ise 93 milyar dolar. Ülke hiç bir dönem "Kendi Kendine Yeten 7 Ülkeden Biri" olmadı, günümüzde ise net ithalatçı. Cumhuriyet döneminin 3 üründe (pamuk, çay ve şeker pancarı) özgün başarısı var. Kırı yetişkin insanla değiştirmeyi hedefleyen Köy Enstitüsü'nün kuruluşu Cumhuriyet'in en büyük bir projesi. "Cazibe Merkezi" oluşturma yanılgısıyla tarım değil köye yatırım esas oldu. Kooperatifçilik ise Anadolu'da unutulan bir kurum, örnekleri yok gibi. Cumhuriyet'in en büyük tarım projesi GAP ise bir enerji projesi konumuna dönüştü ve sonuçlarıyla bir büyük hüsran.

4. Ülkenin Doğusu ve Batısı: Ülke, kalkınmışlığın, modernliğin ve zenginliğin eşit olmayan dağılımını yaşıyor. Bir global asimetri var. Türkiye'nin Cumhuriyet döneminde bu asimetriyi giderme yöntemleri "Milli İktisat Uygulaması", "Otarşik Ekonomiyle Kendi Kendine Yeterlilik" ve "İthal İkamesi Politikası" oldu. Özellikle Kolbertist (kamu eli) bakışla kamu başta Ankara, sonra Eskişehir, Kayseri ve Konya'da temel sanayi dallarında yoğun yatırımlar gerçekleştirdi. Bunlar yapılırken 1950 sonrası "Her Mahallede Bir Milyoner" uygulaması esas oldu. Buna paralel olarak Marşal Yardımı ve TSKB aracılığıyla Dünya Bankası'nın özel sektör kredileri "aile şirketleri kapitalizmi"nin doğmasına ve coğrafi megapol İstanbul'un da serpilmesini sağladı. Ekonomik başkent yeniden İstanbul oldu. Bugün "Gebze OSB Bölgeleri" ülke genelinde bir tek olan çoğul nitelemedir. Antep, Eskişehir, Maraş, Kayseri, Çorum ve Denizli'de yaratılan "Yerel Sanayi Odakları" kamu ekonomisinin inisiyatifinden çok özgün girişimcilik becerisine dayanır. 2000'li yıllarda dini eksenlerle ivmelediği yatırımın ürünü olan "Anadolu Kaplanları" ilginç bir örnektir, belki gelir dağılımında bir yeniden dağılımın örneğidir. Ama "kaplan" sözünü hakkedecek bir boyutta değildir. Esasen kaplan bir hayvan cinsi olarak Anadolu topraklarında yaşamamış, Sibirya ve Çin'e aittir, niteleme bile "olmayanı" içermektedir.

5. Kültürel Coğrafya ve Türkiye: Türkiye'nin 7 Bölgesi'nde ören yerleri / şenlikler / etnisite ve alt kimlikler / değer katan insanlar / insan portreleri / inançlar üstünden ülkenin "kültürel ve iktisadi antropoloji" denemesi yapıldı. Okura "Soru Soran Bir Türkiye Turu" hedeflendi. Bunu yaparken Anadolu toprakları hakkında doğru bilinen yanlışlar tırmıklandı. Dilimizde "çok", "fazla", "en büyük" gibi pelesenk olmuş deyimleri kazındı. Nicel veri nitel ölçüler içinde anlatıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85

banner84

banner83

banner82

banner81

banner80

banner79