Birleşmiş Milletler (BM) genel kurulunun gerçekleştiği günlerde New York'ta bir İtalyan lokantasında akşam yemeğindeyiz. Ev sahibimiz Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'yla birlikte Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e BM toplantılarında eşlik eden Babacan, aynı amaçla Türkiye'den giden gazetecilerle sohbet ediyor.
Masada Sedat Ergin (Hürriyet), Hasan Bülent Kahraman (Sabah), Derya Sazak (Milliyet), Murat Yetkin (Radikal), Ergun Babahan (Star), Nuri Elibol (Türkiye), Fehmi Koru (Yeni Şafak), Mustafa Ünal (Zaman) ve ben varız.
Ali Babacan, Mali Kural'la ilgili sorulara hazırlıklı:
- Bu konuda konuşmamaya kararlıyım.
- Nasıl son anda vazgeçildi? Siz neler hissettiniz?
- Bu konuda konuşmayacağımı Sayın Başbakan'a da söyledim.
Sonra "yazılmamak kaydıyla" o günlerde yaşananları anlattı. Ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği güvenceyi anımsattı:
- Sayın Başbakanımız bize, “Mali disiplinden taviz ve seçim ekonomisi havası oluşturacak, o anlama gelebilecek hiç bir uygulama istemediği" talimatını verdi.
Bunun üzerine sordum:
- Gerçekten bunu yapabilecek misiniz?
- Önümüzde 2011 bütçesi hazırlığı var.
Fehmi Koru araya girdi:
- Ali Bey, çıkın garanti verin. Bu anlama gelecek açıklamalar yapın.
- Bizim için "mali disiplin" konusunda en önemli sınavlardan biri 2011 bütçesi olacak.
Fehmi Koru ısrar etti:
- Ali Bey, çıkın piyasalara "mali disiplin" garantisi verin.
- Bunu tek başıma yapamam. Hükümetin vereceği karardır bu.
Babacan'ın bu yaklaşımı, Mali Kural'da oluşan "açığa düşürülme" olayını üzerinden atamadığını, tek başına "garanti" veremeyeceğini daha iyi anladığını ortaya koydu. Oysa Babacan, ekonominin koordinasyonundan sorumlu Başbakan Yardımcısı konumunda bulunuyor...
Yani, Başbakan adına ekonomiyle ilgisi olan bütün bakanları koordine ediyor...
Babacan, Mali Kural Yasası'nın çıkacağı konusunda "güvence" verdi ama yalnız kaldı...
Başbakan Erdoğan, "Son sözü ben söylerim" diye kestirip attı, Mali Kural tümüyle rafa kalktı...
Hükümet, 2011 bütçesinin yasa tasarısını 17 Ekim'e kadar TBMM'ye gönderecek.
Başbakan Erdoğan'ın, "Seçim ekonomisi havası istemiyorum" talimatındaki samimiyeti de o zaman kendini gösterecek...

Sayın Başbakanım, bunun adı 'Turkish Monetery Found'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandumdan kısa süre önce NTV'de soruları yanıtlarken, Mali Kural Tasarısı için iki önemli cümle söyledi:
■ Mali Kural konusunda son sözü ben söylerim. Onu da söyledim ve erteledik.
■ Mali Kural'ı çıkarıp, kendi içimizde IMF yaratamazdık. Erdoğan'ın "Kendi içimizdeki IMF" yaklaşımı ilginçti. Biraz kurcalayınca, bu sözün ardındaki kişiyi öğrendim. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Başbakan Erdoğan'a Mali Kural'ın yatırımcı bakanlıkları nasıl kıskaca alacağını anlatırken, benzetmeyi oturtmuş:
- Sayın Başbakanım, bu tam anlamıyla Turkish Monetery Fonud...
Son yerel seçimler sırasında Uluslararası Para Fonu'na (International Monetery Found- IMF), "IMF'ye ümüğümüzü sıktırmam" resti çeken Başbakan Erdoğan'ın bu benzetmeden etkilenmemesi mümkün mü?
Tam her tarafta, "IMF'yle anlaşmaya gerek kalmadan krizin üstesinden geldik" havası atarken, kendi içinde IMF yaratmak işine gelir mi? Gelmediği için de "gereğini" yaptı, yatırımcı bakanlıkların tepkisini dikkate alıp, "Turkish Monetery Found"u gündeme getirecek tasarıyı rafa kaldırdı...

Durmuş Yılmaz'dan pişmanlık var mı?
New York'taki sohbet sırasında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'a sordum:
- Durmuş Yılmaz'ı Merkez Bankası'nın başına getirmiş olmaktan pişman mısınız?
- Hayır, öyle bir pişmanlık söz konusu değil.
Belki Ali Babacan pişman değil ama başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere, hükümetten Durmuş Yılmaz'a sıklıkta ağır eleştiriler yöneldiği dikkatı çekiyor...
İhracatçıların sözcüsü konumundaki Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Durmuş Yılmaz'la kan davası varmış havası sergiliyor...
Tek sahip çıkan da Ali Babacan oluyor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner102

banner101

banner100

banner99

banner98

banner96