Öne Çıkanlar KPMG Global Sanayici GİRAY DUDA Hilal Ünalmış Arakelyan

Tunç Doğan : Hedefimiz, mutlaka bir otomobil üretmek
ARİF ESEN - GİRAY DUDA

42 yıl önce hidrolik fabrikası olarak Çerkezköy OSB’de temelleri atılan Hattat Holding’e bağlı Hema Endüstri, ürettiği traktörleri 40 ülkeye satan, savunma sanayine zırhlı araç ve uçak parçaları üreten, elektrikli yerli otomobil üretimini gündeminde tutan, metal döküm fabrikasıyla entegre bir konuma ulaşmış.

Hattat Holding bünyesindeki Hema Endüstri’ye bağlı şirketler, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nin büyük ve güçlü unsurlarını oluşturuyor. Otomotiv üretiminde iddialı olan ve ağır sanayinin her alanında kendisini gösteren Hema Endüstri’nin çalışmalarını ‘Global Sanayici’ adına Genel Müdür Tunç Doğan’a sorduk:

- Sayın Doğan, öncelikle bize Hema Endüstri’nin üretim alanlarını anlatır mısınız?

- Hema Endüstri’de şu anda 2 bin 400 kişi çalışıyor. 2 bin 400 kişinin yüzde 15’i beyaz yakalı, geri kalan kısmı mavi yakalı. Lokasyon burada. 160 tane mühendisimiz var. Ar-Ge bölümümüzde 89 mühendisimizle devam ediyoruz.

* Hangi ürünleri ürettiğimizi de anlatayım. Hema Endüstri içinde bir aktarma organları dediğimiz birimlerimiz var. Bu aktarma organları kapsamında transmisyon, şanzıman ve bütün dişli gruplarını üretiyoruz. Hidrolik grubumuz var. Hidrolik grubumuzun içinde hidrolik kaldırıcılar valflar, direksiyon sistemlerimiz var. Direksiyon sistemleri denilince ticari araç için üretilen kamyon, otobüs, minibüsler için üretilen bütün direksiyon sistemlerini biz veriyoruz Türkiye’de. İki senedir Mercedes ciplere veriyoruz. Bir de Aksaray’ın bütün kamyon direksiyonlarını biz üretmeye başladık. Avrupa’nın ikinci firması haline geldik. Bu iki ana birimimiz Hema Endüstri’nin altında.

Bir de Hema Otomotiv sistemlerimiz var. Thyssenkrupp’dan bütün üretim hatlarını aldık, buraya taşıdık. 10 ay önce de devreye alıp üretime başladık. Bu bizim için büyük bir yatırım oldu. Knowhow içeren bir ürün, kopyalama içeren bir ürün değil. Direksiyon sistemleri.



* Bir de Otomotiv Grubumuz var. Burada da fren sistemleri üretiyoruz. Bir de HemaTRW adlı şirketimiz var Amerikan ortağımızla. Yüzde 80’i Hema’ya ait. Orada da Ford, Renault, Tofaş’a binek araç için direksiyon sistemi üretiyoruz. Direksiyon sistemi denilince bütün otobüsler, midibüsler için üretiyoruz.

* Bir de en son yatırımımız döküm fabrikamız var. Zaten tranmisyon, şanzıman ve bütün direksiyon sistemlerinin hammaddesi döküm. Orada da iki hattımız var. Şu anda aylık 2 bin ton üretimle çalışıyor. Aylık kapasite oranı 4 bin ton. Normalde aylık 4 bin tona ulaşmamız lazım. Ama daha bebek, 4,5 yaşında bir fabrika. Tabii ki büyük müşterilerle sürekli görüşüyoruz, bunu ilerletmeye çalışıyoruz. Bizim geniş ürün portföyümüzün sebebi krizler. Biz 1995-96, 2000’li yıllardaki krizleri hep ürün çeşitliliği sayesinde atlattık. Bu bizim stratejimiz.
 
Kurucu Yönetim Kurulu Başkanımız Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat beyin Hema Endüstri Yönetim Kurulu Başkanı oğlu İbrahim Hattat ile kızları İpek Hattat ve İlçim Hattat şu anda yönetimdeler. 21 yıldır Hema’dayım. Mühendis olarak başladım, 4-5 yıl sonra şef, her tarafta fabrika müdürlüğü yaptım. Pompa fabrika müdürlüğü, motor üniteleri fabrika müdürlüklerinde bulundum.

YÖNETİCİLER İÇİMİZDEN YETİŞİR

- Hema’nın geleneği böyle midir?

- Evet, son 10 senedir hep içerden yetiştirdiğimiz arkadaşları, genel müdür yardımcısı, fabrika müdürü ve birim müdürleri yapıyoruz. Bunun da meyvesini alıyoruz. Onları yurt içi ve yurt dışı bir sürü eğitimden geçiriyoruz. Bütün yönetici adaylarını içimizde belirleyerek insan kaynakları metotlarıyla bu arkadaşlara yatırımlar yapıyoruz. Benim hala gözlemlediğim 6 arkadaşımız var. Bunları gözlemliyoruz. Günü gelince bütün uygulamalı eğitimlere soktuktan sonra bunları yönetici olarak atayacağız. Böylece organizasyonel bir dinamizm sağlıyoruz.

YÜZDE 28 BÜYÜDÜK

- 2014 sizin için nasıl bitti? 2015 hedefleriniz neler?

- Biz sürekli büyüyen bir şirketiz. Geçen yıldan bu yıla büyüme oranı yüzde 28. Bana bağlı üç şirket var, Hema Endüstri, Hema Otomotiv ve Hema Direksiyon sistemleri.  Ciromuzu 360 milyon TL’den bu yıl 480 Milyon TL’ye yükseldi. Yani büyüme oranına bakın. 2015 bütçe hedefimiz 600 milyon TL. 480’den 600 milyona çıkmayı hedefliyoruz. Bu büyümeyi neye borçluyuz. Yeni devreye aldığımız Mercedes ürünlerine, Mercedes’e yaptığımız direksiyon sistemlerine, şanzımanlara, hidrolik pompa ve valflere borçluyuz bu büyümeleri. Bir de şu açıdan büyük yatırım yaptık, alüminyum enjeksiyon ünitemizi devreye aldık. Yüksek basınçlı tesisimizi kurduk. Orada da kendi 15 milyonluk bir alımımız var. O işi komple içerde yapıp gelecek yıl için 5-6 milyonluk daha iş bulduk. Tam entegre 21 milyonluk ekstra bir üretimimiz olacak.

Biz hem alüminyum hem döküm hammaddesi kullanan bir kurumuz. Dökümü döküm fabrikasından, diğer tesisimizden de diğer binek araçlar için alüminyum kullandığımız hammaddeyi kullanıp entegre oluyoruz. Bir de çevreci bir firmayız. Herhangi bir atığımızı, talaşımızı atmayıp presleyip geri dönüşüm yapıyoruz. Bunları tekrar kullanıp tekrar hammaddeye eritip tekrar döküm olarak geri alıyoruz.



İHRACATIMIZ 150 MİLYON DOLAR

- 2014 yılı ihracat rakamları belli mi?

- İhracat rakamımızın yaklaşık 150 milyon dolar olması lazım. 2015’te alüminyum yatırımımız devam edecek. Savunma sanayinde bazı projelerimiz var. Aselsan ile işbirliği içindeyiz. Bir de elektrikli araç üretimi için finale kaldık. Sonunda Isuzu kaldı ama o da çekildi. Biz bu işte devam ediyoruz. Aselsan’ın bir konferansı vardı orada da aynı şekilde  Aselsan’a bu koordinasyon işi verilmiş olabilir. Tam olarak söylenmiyor onlar da bu işin içinde. Elektronik grubunun pil ve aracın tüm koordinasyonunu Aselsan götürüyor gibi.  

GELECEK ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA

Elektrikli veya hibrit araçlar zamanla artacak. 20-25 yıl içinde bu elektrikli ve hibrit kullanımının ben artacağına inanıyorum. Bir de petroldeki kargaşalar bunu tetikleyecek. Ne kadar benzinde düşüş olsa da bu durum geçici. Yeniden yükselme olacak. Üreticiler, çevre açısından hibrit ve elektrikli araca yöneliyorlar. Elektrikli araçla ilgili bizim en büyük kaygımız ilk yatırımın sıkıntısı olması. Bir de pil üretimiyle ilgili knowhow. Türkiye’deki tabi ki bazı firmalar uğraşıyor. Ama gelecekte kesin yapılmayacak bir şey yok, önemli olan fizibıl  olması. Ama öyle görülüyor ki devlet desteği olmadan o işi yapmanın hiçbir karlı yanı yok. Fizibil gelmiyor.

Ben hep Güney Kore’yi örnek veriyorum. 7 yıl önce gittiğimde çok etkilenmiştim. Kendi yerli araçlarından başka bir araç kullanılmıyor. Yüzde 99 kendi araçlarını kullanıyorlar. Kia, Hyundai, Daewoo kullanıyorlar.  
Devlet alımlarında olsun diğer milliyetçilik duygusuyla olsun yüzde 100 Türk sermayeli firmalarımızın ürettiği araçlara yönelinmeli.  Tabii ki üretici firmalarımız da daha modern, müşteri odaklı ürün vermek zorunda. Ben Güney Kore’ye hayran kaldım.

HEDEFİMİZ OTOMOBİL ÇIKARMAK

- İhalelerde yerli alım oranı sürekli olarak artırılıyor biliyorsunuz.

- Evet, bir de ofset olayında hükümetimiz çok yapıcı davranıyor. Savunmadaki, havacılıktaki ofset baskısını hızlı trende de yapıyor. Bu da bizi geliştirecek. Biz bunların frenleriyle ilgili konuşuyoruz. Konuşmadığımız firma yok. Biz daha 2 hafta önce dev bir şirketin özel jetini Çorlu’ya indirdik, başkanını Çorlu’dan aldık buraya getirdik. O kadar büyük kolaylık ki. Düşünsenize İstanbul’a inecek, gelecek… Çorlu Havaalanı ileride çok gelişecek, Tekirdağ limanı bizlerin çok yoğun kullandığı yer haline gelecek. Burada arsa ve kapalı ve açık alan olarak da devamlı büyüyoruz. Açık alan olarak 1 milyon 200 bin metrekare, kapalı alanımız da 280 bin metrekareye ulaştı. Kullanabileceğimiz alanımız var. Holding’in ana amacı, traktör çıkarıyoruz ama burada bir ana ürün, ileriye doğru bir otomotiv bir elektrikli araç olabilir başka bir araç olabilir mutlaka bizim hedefimiz bir araç çıkarmak.



- ÇOSB hakkında neler söyleyeceksiniz?

- Yurtdışında çok gezen gören daha çok bilir derler ya. Çerkezköy OSB’deki fabrikaların şu servis araçları sıkıntısından kurtulabilmesi için Saray-Çerkezköy-Çorlu hattına bir raylı sistem döşenmelidir. Bunu Çerkezköy OSB yapabilir. Bu da bir ulaşım kolaylığıdır. Renault çalışanlarının evlerinin önüne kadar raylı sistem döşemiş. Onlara bilet vermiş adamlar gidip geliyorlar. Yani bu trafiği de rahatlatıyor. Bizimki gibi modern OSB’ler her yönüyle çoğu belediyeden daha aktif çalışıyor. Ben o yüzden bir kere çok şanslıyız diyorum. Yolları, sokakları, altyapısı kusursuz. ÇOSB yönetimi sanayicinin devamlı yanında. Bu OSB’nin kurucu üyeleri Mehmet Hattat, Jak Kahmi, Halit Narin bunlardan oluşuyor.

ELEKTRİKLİ YERLİ OTOMOBİLİ ASELSAN KOORDİNE EDECEK

- TUBİTAK destekli yerli elektrikli otomobil projelerinde finale kalan 6 şirket arasında Hema Endüstri-Magna ortaklığı da vardı. İpi İsuzu göğüslemişti. Bu projede son durum hakkında bilgi verir misiniz?

- Biliyorsunuz Isuzu çekildi. Projenin efektif olmadığı ortaya çıktı. Bence o konu belirsiz kaldı. Ama sanki Aselsan bu işi ateşliyor gibi. Aselsan’ın öyle toparlayıcı bir yönü var. Biz de kovalıyoruz. Her türlü aktiviteye birimlerimiz olarak katılıyoruz. Ankara’daki birimlerle, hepsi ile bir koordinasyonumuz var.

Altay tankının güç grubu (power pack) ihalesinde Tümosan ile ikimiz kalmıştık. Sonra Tümosan’a verildi. Transmisyon motor yapması için. Bu kadar tesisle orada ikinci olmak bizi üzdü ama biz tabi ki yine mücadelemize devam ediyoruz. Çünkü gücümüzün farkındayız. Gerçekten Mehmet Hattat bey bu sektördeki en büyük duayenlerden. İstediği zaman istediği yatırımı yapabilecek finansal güçte. Biz o kadar büyüğüz ki şöyle anlatayım benim her gün 15 ile 20 arkadaşım havada uçuyor. Bazısı Çin’e, bazısı Hindistan’a, ABD’ye, Avrupa’ya gidiyorlar. Yani sürekli uçuyor bu da iş geliştirmemizden dolayı. Hema nasıl büyümüş, hep tesis satın alarak. Tesis satın almış burada üretmeye başlamış mühendisiyle geliştirmiş ve müşterilere sunmuş hep bu şekilde gelişmiş.

AMASRA’DA TERMİK SANTRAL KURACAĞIZ

- Enerji santralleri ile ilgili nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?

- Bizim Amasra’daki termik santralle ile ilgili görüşmelerimiz devam ediyor. ÇED raporu en son aşamaya geldi, Bakanımızın önünde. ÇED raporu süreci tamamlandıktan sonra termik santrali kuracağız.

Kandilli bölgesindeki tesisleri verimsizlikten dolayı kapatıyoruz. Amasra’da müthiş bir yatırımımız var. Çinlileri taşeron olarak kullanıyoruz. Orada da Hema Club gibi bir yapılanmamız var. Orada büyük bir rezerv var, o rezervi çıkarıp, kaliteli bir kömür, termik santralde kullanacağız. Enerji açımızı kapatmaya çalışacağız.
Frankfurt’a gidin bakın şehrin ortasında termik  santral var. Etrafına bakın tertemiz. Holding olarak çok zorluklar çektik. İkna ederek, sabırla sonuna geldik. ÇED raporunu da alarak orada termik santralimizi kurarız ve üretimimize devam ederiz. Türkiye’nin en büyük problemi enerji.   



NÜKLEERDE VARIZ


- Nükleer projelere katılmak gibi bir düşünceniz var mı? Üçüncü nükleer santral nereye kurulacak?

- Nükleerdeki gelişmeleri Tekirdağlı sanayicilerle birlikte takip ediyoruz. Santral açmak açısından değil, hangi ürünleri üretebiliriz diye bakıyoruz. Nükleer santrallara ne gibi ürün tedarik edebiliriz, onun için çalışıyoruz. Bunun için arkadaşlarım TEKSANDER’in öncülüğünde Rusya’ya ziyaret gerçekleştirdiler. Biz her türlü girişim faaliyetinin içindeyiz. Böyle bir ekibimiz var. Biraz da zorluyoruz. Rusya içine kapalı bir yer ama ilişkiyi kurduktan sonra her şey çözülür. Ben ilişkiye inanan bir insanım. Karşılıklı güven olduğu zaman sorunları aşabilirsiniz. Bizim her türlü yatırım yapma ve yapabilme kabiliyetimiz var. Oradaki görüşmelerimiz devam ediyor. Akkuyu yetkilileri de müsteşarımızla birlikte bizi ziyaret ettiler. Orada da var olmak istiyoruz.

Trakya’da İğneada ile ilgili duyumlar aldık ama orasıyla ilgili bir problem var. Ben Mersinliyim,  Akkuyu Nükleer Santrali çalışmaları Aydıncık’ta devam ediyor. Aydıncık Mersin ile Anamur arasında bir yer. Biliyorsunuz Sinop’u Japonlara, Akkuyu’yu Rusya’ya verdiler.

YÖNETİMDE YAŞ ORTALAMASI 40 DOLAYINDA

- Sık sık başarı ödülleri alıyorsunuz. Bunun sırrı Ar-Ge’deki gücünüzde midir?

- Biz Caterpillar’in 5 yıldır gümüş madalyasını alıyoruz. Caterpillar sistemine göre her yıl tedarikçilerin kalite, sevkiyat, yönetim, çevre ve rekabetçilik konularında performans değerlendirmesi yapılmaktadır. Bu değerlendirmeler sonucunda Hema Endüstri "Gümüş Madalya" ile ödüllendirildi. İşlemci olarak da Avrupa’da ödül alan tek şirket Hema. Sürekli almamızın da nedeni sürdürülebilirlik. Başarıya bir kere ulaşıp sürekli ulaşamazsanız orada bir şeylerin yanlış gittiğini, stabil gitmediğini görürsünüz. Allah’a bin şükür 5 yıldır sürekli alıyoruz.  

KalDer’in Mükemmellik kalite ödülünde 5 yıldız aldık. 2016’da büyük ödüle başvuracağız. Onun için bütün hazırlıkları sürdürüyoruz. Onu da alacağımıza inanıyoruz. Üretimde en önemli iki unsur var. Aslında sadece üretimde değil ülke yönetiminde de öyle. Ülke yönetiminde sadece iki unsurun yanında demokrasi de geliyor. Bu iki unsur nedir. Bir teknoloji, iki insana yatırım. Bunu bir de demokrasi ile güçlendirdiğiniz zaman yeme yanında yat derler ya. Yani o ülkeyi tutamıyorsun. Hema Endüstri’de insana yatırımlarımız devam ediyor.

Bunu da 6 sigma sürekli iyileştirme, World Class Manufacturing dediğimiz dünya klasmanındaki bir sistemle bütünleştirip, bireysel öneri sistemiyle konsolide ederek Hema üretim sistemi oluşturduk. Bunu 5 yıldır sürekli iyileştirerek devam ediyoruz. Ford üretim sistemi gibi üretim Çin’de ise veya Hindistan’da ise aynı sistemi alıp oraya götürecek tecrübeye sahibiz. Teknolojiye yatırım yaparken verimliliği düşük olanları elden çıkarıyor, her türlü yenilikçi, fizibl makinelerle yeniliyoruz. Gücümüz de olduğu için o tür makineleri alıp yatırım maliyetini düşük tutup verimliliğimizi arttırıyoruz. Ve şöyle diyeyim, genç dinamik yönetim kadrosu ile bunu yapıyoruz. Ortalama 40 ile 44 yaş arasındadır bizde üst yönetimin yaş ortalaması. Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Hattat bey de 44 yaşında ben de 44 yaşındayım. 32 yaşında olan da var bu dinamikliği sağlıyor. Ama tecrübeli emekli olan ağabeylerimizi içimizde tutuyoruz. Alman firmaları gibi onları yanımızda danışman tutarak, onlarla bütünleştirerek sürekli büyüyerek gidiyoruz. Böyle 12 tane danışmanımız var

AR-GE’YE CİRONUN YÜZDE 4’ÜNÜ AYIRIYORUZ

Ar-Ge’de bütün yatırımlarımız, test ekipmanlarımız sayesinde, yeni ürünleri çıkarırken bütün ön testleri yaptığımız için ilk zamanda doğru parçayı yakalayıp ilerliyoruz. Bu çok önemli, geçmiş yıllarda ciromuzun yüzde 1’i, binde 5’i gibi yatırım yapıyorduk. İlk defa son iki sene yüzde 3’e, 4’e çıkardık. Bu bizim için önemliydi. Bunun için de İbrahim Hattat bey bize çok büyük destek veriyor. Gelecek yıl yeni ürünlerimiz olacak,  pistonlu pompa yapacağız. Bu bizim için çok ciddi üretim. Ayrıca yeni transmisyonlarımız çıkacak. Bunları sadece kendi traktörlerimize değil, dünya ve yurt içi traktör firmalarına sunacağız. Yani Hattat Tarım benim müşterim. Oranın genel müdürü ayrı. John Deer de Tümosan da benim müşterim.



YAŞAMSAL MOTİVASYON EĞİTİMLERİ VERİYORUZ

- Kurum içi düzenli eğitim çalışmasını sürdüren ender firmalardan birisiniz.  Bunlardan da bahseder misiniz?

- Orada üç grupla çalışma yapıyoruz. Bizim çıraklık merkezimiz var. Her yıl 40 öğrenci alıyoruz. Bunları 3 yıl boyunca eğitiyoruz. Kendimizin ihtiyacı olan mavi yaka arkadaşları oradan sağlamaya çalışıyoruz. Bunu tabi Milli Eğitim Bakanlığı’yla beraber yapıyoruz. Koordine ediyoruz.

İkincisi Namık Kemal Üniversitesi ile işbirliği içindeyiz. Her yıl 30 kişilik stajyer grubumuz var. Onlar özel şartlarla çalışıyorlar, ücret alıyorlar. Ve bu 30 kişi haftada 3 gün bizde çalışıyorlar. Belli bir ücret veriyoruz. NKÜ Rektörlüğü’yle beyle güzel bir işbirliği anlaşması imzaladık.

Üçüncü grupta da bütün mavi ve beyaz yakalı personelimizin eğitimini, iki akademisyen arkadaşımızla yıllık planlar yapıp, takip ediyoruz. Bunlar, sistemsel şekilde zorunlu almamız gereken eğitimler, sadece teknik eğitimler olmuyor. Burada yaşamsal motivasyonu arttırıcı eğitimlerle de destekliyoruz çalışanlarımızı. Amacımız takım ruhu yaratarak aynı hedeflere aynı ruhla ulaşabilmek. Bu bizim için çok önemli. Çünkü aynı dili konuşmazsanız, genel müdür başka, işçiler başka dil konuştuğu zaman sorun çıkıyor. Motivasyon artırıcı eğitimleri 6 ayda bir ben yapıyorum, yılda bir İbrahim Hattat, 3 ayda bir genel müdür yardımcıları, fabrika  müdürleri de sürekli olarak bilgilendirmelerle hedefe doğru koşuyoruz. Bu mantıkla risklerimizi de analiz ederek büyüyeceğine inanıyorum. Hattat ailesi de çok büyük destek veriyor.

- Başbakan Erdoğan, 2012’de Hema Metal Döküm Fabrikası’nın açılışında, ‘Mehmet Hattat bey uçak üretimi yapmalısınız’ demişti. Mehmet Bey de, ‘Başbakanımız hedef koydu, bize gerçekleştirmek düşer’ diye karşılık vermişti. Bu konuda bir gelişme var mı? Boeing’e hangi malzemeleri  üretmek söz konusu mu?

- Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde İbrahim Hattat bey Saab‘a gitmişti. Sivil uçak üretimi dahil hepsiyle ilişkimiz var. Bunlarla ilgili bütün çalışmalarımız devam ediyor. Sonuçta iş geliyor, devlet ile beraber seçilen bir firma ile bu işlerin yürütülmesi gerekiyor. Yani burada ne olması lazım? Devletin stratejisi ile şirketin stratejisi kesişecek, birlikte yürüyecek. Çünkü bütün bu firmalarla görüşüyoruz. Hatta Ukraynalı uçak firması ile görüştük. Nasıl bir uçak yapabiliriz diye. Hatta Çorlu Havaalanı’nı kullanabilir miyiz diye bir sürü fizibilite analizi yaptık. Şu anda yalnız Skorsky helikopterlerine  şanzıman üretimiyle ilgili çalışmamız var. Ana ürün uçak üretmek değil onun da ekipmanlarını üretebiliriz. Mesela Skorsky’nin iniş takımlarını üretmek için görüşmelerimiz var. Şu anda TEİ’ye kimi işler yapıyoruz. Havacılık standardı farklı standart. O yönde de yeni bir yapılanmamız var, orada ilerliyoruz.

ASKERİ ALANDA GÜÇLÜYÜZ

- Askeri alanda neler yapıyorsunuz?

- Askeri alanda FNSS’nin bütün direksiyon sistemlerini yapıyoruz. Ayrıca, BMC kirpinin direksiyon sistemlerini üretiyoruz. Otomalera ile birlikte ofset kapsamında deniz hücüm botlarının silah sisteminin dönerli şanzımanını yaptık. En son 42-43 tane tank taşıyıcı yaptık. Scania ile birlikte şimdi yollarda. Tabi orada ana yüklenici biziz. Bir de  4x4, 6x6 görüşmelerimiz devam ediyor. Bunlar ihale kapsamında. Otokar ile ilişkimiz var. Otokar’ın direksiyon sistemleriyle pompasını biz veriyoruz.

- Hema’nın Çıraklık Okulu’ndan bahseder misiniz?

- Bizim okulumuz 84-85’lerden beri devam ediyor. Kursiyerleri teorik ve uygulamalı olarak 3 yıl boyunca eğitiyoruz. Bunlar ana teorileri öğrendikten sonra usta öğreticileriyle birlikte çalışıyorlar. Kurslarımız İSG ve çevre şartlarına uygun şekilde yapılıyor. Çıraklık eğitimi Mehmet Hattat’ın gurur duyduğu bir çalışma. Bu işi seviyor. Çıraklık eğitimi için imkanları az olan insanları seçiyoruz. Yani 30-40’ar kişi var her sınıfta onları alıp sanayiye kazandırıyorsunuz.  Sadece maddi olarak değil manevi kısmı da var. Mehmet Hattat, bu projeye çok önem veriyor.
Bu tür insanları topluma kazandırmak çok önemli. Bir de öğretici ağabeyler onlarla çok ilgileniyor. Onları topluma kazandırmak için ailelerine de maddi destek veriliyor. 3 ayda bir yardım da yapılıyor. Örneğin askere gidiyorlar, askerden sonra doğrudan işe alıyoruz. Çıraklık okulunu bitirdiği için gelmeyebilir ama buradaki ekiple çalıştığı için yüzde 99’u tekrar geri dönüyor. Bizleri tanıdıkları için askerden sonra dönüyor.
Ben burada büyüdüm. 1993’te Hema’da işe başladım. İnanın 10-12 senede 30 tane genel müdür geldi, gitti. Mehmet Hattat bu deneyimlerinden sonra yöneticilerini, fabrika müdürlerini hepsi Hema’dan yetişen kişilerden seçmeye başladı. Hema Endüstri’de yetişen biri BSH’da devam ediyorsa üzülmem, gurur duyarım.

ÇOSB BÜYÜK DÜŞÜNMÜŞ

- ÇOSB’nin Anadolu Teknik Lisesi’ni nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Çok yerinde, isabetli bir karar. Gerçekten çok iyi düşünülmüş, orta kademe eleman ihtiyacımızı çözecek bir adım. Bir de İngilizce eğitim vererek, kolej seviyesinde eğitimle büyük düşünülmüş. Öğrencileri yüksek puanla alıyorlar. Biz de destek veriyoruz. Gerekli malzeme ve ekipman desteği de vereceğiz. Çünkü orası bizim, biz öyle görüyoruz. Her türlü desteği vereceğiz. Eleman alımı gibi, staj konusu gibi her konuda gerekli desteği vereceğiz.

- Tunç bey, hobileriniz nelerdir?

- Son zamanlarda farklı bir hobim oldu. Ben aslında voleybolcuyum. Şöyle bir baktık gördük ki yöneticilik sadece çalışma hayatını düzenlemekle olmuyor. Siz bunu sağlıklı kalarak da desteklemek zorundasınız. Arkadaşlarıma da bunu anlatıyorum. Çünkü sağlıksız bir yönetici doğru karar alamaz. Onun için ben haftada üç gün spor yapıyorum. Her türlü sporu yapıyorum. Yüzmeyi çok seviyorum. Bir de şöyle gezip görmeyi çok seviyorum. İş için bile gitsem, yeni gördüğüm yerlerden çok büyük zevk alırım.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner98

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90