Gün geçmiyor ki gazete ve televizyonlarda yeni bir robot haberi duymayalım. Ben de bu tür haberleri ilgiyle izliyorum. Ancak haberi sunanların olanca abartmalarına ve övgülerine hatta o “robot”ların becerilerini gözlerimle görmeme rağmen her defasında bir şeylerin eksik kalmış olduğunu da saptayabiliyorum. İnanıyorum ki bir çok insan da bu eksikliğin farkında. Nedir bu eksik olan acaba?
Elbette ki RUH.
Evet bilim adamları ne kadar işlevsellik kazandırsalar da robotlara ruh veremiyorlar. O zaman da çok şeyler eksik kalıyor. Konuya işletmelerimiz açısından baktığımızda da aşağı yukarı benzer bir durum ortaya çıkıyor. İşletmelerde günümüzdeki teknolojik gelişmeler, bir çok iş süreçlerinde insanın yerini alan “otomasyon”, “robot”gibi adlar altında daha hızlı ve daha ekonomik sonuçlar almayı hedefleyen sistemleri ortaya çıkarmıştır. Bu konudaki gelişmeler baş döndürücü hızla devam etmektedir. Ancak unutmamak gerekir ki teknoloji ne kadar  gelişse de onu kullanacak olan yönetecek olan yine insandır. Toplam Kalite Yönetimi anlayışında ve diğer bütün çağdaş yönetim yaklaşımlarında işletmelerde çalışan insanların işe katkıları salt emekleriyle, bilgi ve becerileriyle sınırlı  değildir. Çalışanların işe ruhlarını da katmaları sağlanmalıdır.
Çalışanların işe ruhlarını katmalarıyla ilgili konuya geçen aylardaki yazılarımızda değinmiş ve motivasyon konusundan söz etmiştik. Çok önemli ve birer sayfalık yazılarla bitirilmesi mümkün olmayan bu konular yöneticiler tarafından araştırılmalı ya da uzmanlarından hizmet satın alınarak kullanılmalıdır. Makina ve ekipmanlarımız için esirgemediğimiz maddi kaynaklarımızı insan kaynaklarının etkinliğinin artırılması amacıyla da kullanmalıyız. Çünkü insan kaynağının geliştirilmesi, güçlendirilmesi; kurumun kendisine, markasına ve geleceğine yapılan yatırımın en önemli yapı taşıdır.
İnsanın önemine ilişkin bu girişten sonra bu ayki yazımın bundan sonraki bölümünde, bizim işletmemizde de yıllardan bu yana uygulaya geldiğimiz bazı insan kaynakları yaklaşımlarından maddeler halinde söz etmek istiyorum.
ÖRNEK BAZI İNSAN KAYNAKLARI YAKLAŞIMLARI
● İnsanı; tüm canlılar içerisinde en değerli ve en karmaşık varlık kabul ederek, tüm olaylara çok boyutlu ve sabırla yaklaşmak.
● Tüm çalışanları her açıdan iyi tanımak amacıyla; onlarla samimi, dürüst ve uzun vadeli dostluk ilişkileri kurmak.
● Organizasyonun, tüm fonksiyonlarındaki işler, çalışanların yaşadıkları zorluklar, yorgunluklar ya da fiziksel şartlar hakkında en az “aşina” seviyesinde bilgi sahibi olmak.
● Organizasyonun, işin ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılarken etkin, yeterli ve güven veren bir takım olmak.
● Tüm çalışanların güçlü bir aile ortamına kavuşmaları için, ailenin “DUYARLI ve MANTIKLI ANNE” rolünü üstlenerek, onlara sıcak bir yuva güveni ve desteği vermek. 
● Çalışanların tümünün kendi yaptıkları hatta kendi yapmadıkları işlere bilgi, beceri ve ruhlarıyla katılımını sağlamak.
● Tüm çalışanların hedef ve fikir birliğini sağlamak.
● İnsanların sürekli eğitimlerini ve gelişmelerini sağlamak.
● Açık iletişim içinde olmak.
● Çalışanların başarılarını aramak, bulmak, onu tanımak ve takdir etmek.
Bunlar ve bunlara benzer yaklaşımlar bir çok yönetici için fantazi, uçuk ve uygulanamaz gibi gelebilir. Ancak unutmamak gerekir ki çalışma ortamında yönetici-işveren ve çalışanlar diye karşı saflarda bulunan iki ayrı taraf olduğu sürece o işyerinde etkinlik ve verimlilik sağlamak çok zorlaşmaktadır. İş yerlerinde fiili olmasa bile zihinlerde de iki ayrı taraf asla olmamalıdır. Tek taraf vardır. O da işletmedeki herkesdir. Bir kağıt parçası güneşe doğru ne kadar zaman tutulursa tutulsun sararabilir, ancak yanmaz. Oysa aynı kağıt parçası Güneş’e tutulan ince kenarlı bir merceğin odak noktasına konulursa bir süre sonra yanar. Bunun gibi işletmelerde de temizlik işçisinden genel müdüre kadar herkes işletmenin verimliliğine etkinliğine ve karlılığına odaklandığında o işletmede önemli ölçüde sinerji oluşur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner102

banner101

banner100

banner99

banner98

banner96