Günümüz dünyasında tıp alanında elde edilmiş olan bilimsel gelişmeler ortalama insan ömrünün uzamasını sağlamıştır. Özellikle genetik biliminde yapılmakta olan çalışmalar bunun daha da uzayacağını gösteriyor. Daha önceleri Cahit Sıtkı Tarancı'nın meşhur dizelerinden dilimize pelesenk olan "yaş 35 yolun yarısı" cümlesi artık geçerliliğini yitirmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü ortalama yaşam süresi arttığı için insanları 18 yaşına kadar ergen, 18 yaşından 65 yaşına kadar ise genç olarak tanımlıyor. Günümüzde artık 65'in üstündeki yaşlara "orta yaş" deniliyor. İş hayatı için en verimli yaşların da 40-70 yaş aralığı olduğu belirtiliyor.

Bu durum iş dünyasını nasıl etkiliyor? Bu sayıdaki yazımızda bu konuyu inceleyeceğiz.

Günümüz iş dünyasında işletmeler, başarılı olmak için hem eğitimli, hem bilgili, hem de tecrübeli insan kaynaklarına sahip olmak zorundadırlar. Bu önemli üç unsuru ayrı ayrı ele alalım;

EĞİTİM

Ülkemizde gençlerin çok büyük çoğunluğu orta öğretimi veya yükseköğretimi bitirerek iş dünyasına katılmaktalar. Lise mezunu, meslek lisesi mezunu ya da 2-4 yıllık üniversitelerden mezun olan bu gençler eğitimli iş gücü olarak kabul ediliyorlar. Ancak özellikle ülkemizde iş dünyasıyla eğitim kurumları arasındaki ilişkiler çok zayıf olduğundan, bu gençlerin okullarından mezun olduktan sonra iş hayatına hazır oldukları pek söylenemez. Bu nedenle eğitim, çalışmaya başladıktan sonra da gençlerimizin hayatında önemli bir unsur olarak yer almak zorundadır. İşletmelerdeki insan kaynakları yönetimi bu konuda eğitim ihtiyaçlarını belirleyerek sürekli olarak eğitim programları hazırlamalı ve iş hayatı boyunca eğitimler sürekli olarak devam etmelidir.

BİLGİ

Öncelikle, bilgi nedir? Bunu biraz inceleyelim. Çünkü değişen dünyada bilginin de tanımı değişmiş bulunuyor. Web sayfalarında, gazete sayfalarında, kitap ya da ansiklopedilerde yazılı olan şeylere günümüzde artık bilgi denilmiyor. Bunlara yalnızca enformasyon deniliyor. Bilgi ise insanın kafasında olan enformasyonlardır. Başka bir deyişle internette her türlü enformasyona kolayca ulaşabildiğimiz için ya da koca bir kütüphaneye sahip olduğumuz için bilgili sayılmayız. Bütün bu kaynaklardan kafamızın içine ne yerleştirmişsek ancak o kadar bilgiliyiz demektir. Hatta bu bile yeterli değildir. Bu bilgiyi kullanmamız da gereklidir. Kafamızın içinde olsa bile kullanılmayan bilginin kimseye faydası olamaz.

Öte yandan kullanılan bilginin güncel olduğundan da emin olmak gereklidir. Çünkü İçinde bulunduğumuz bilgi toplumunda, bilgi de hızla değişime uğramaktadır. Bugün doğruluğundan emin olduğumuz bir bilgi yarın saçma bir şey haline gelebiliyor. Ya da bir fakülteyi bitirerek bir meslek edinmiş, belirli bir bilgi seviyesine gelmiş bir insan, mesleği ve bilgileriyle ilgili değişim ve yenilikleri dört-beş yıl içinde yeterince izlemezse o mesleği kaybetmiş olabiliyor. Bazı mesleklerde bu zaman belki aylarla ifade edilebiliyor.

TECRÜBE

Sözlüklerde tecrübe, "bir işi yaparak edinilen bilgiler ve becerileriler" olarak tanımlanıyor. Yukarıda bilginin tanımını yaparken sürekli değişken olduğunu belirtmiştik. İşletme ortamında sürekli değişen şartlar altında sürekli değişen olayları yaşayarak elde edilmiş olan bilgiler, tecrübe olarak tanımlanabilir.

Tecrübe, daha tecrübeli insanlarla çalışarak ve onları izleyerek elde edilebileceği gibi işleri bizzat yaparak ve yaşayarak da elde edilebilir. Kişinin çeşitli konularda okuyarak, araştırmalar yaparak, öğrenerek ve denemeler ile öğrendiklerini uygulayarak elde ettiği tecrübeler en değerli ve çok pahalı tecrübelerdir.

İŞLETMELERDE GENÇ-YAŞLI ÇALIŞAN DENGESİ

Yukarıda işletmelerin başarıları için hem eğitimli, hem bilgili, hem de tecrübeli insan kaynağına sahip olmaları gerektiğini belirtmiştik. Bu durumda işletmeler sadece okullarından yeni mezun olmuş genç insanları istihdam etmekle yetinmemelidirler. Aynı zamanda deneyimli ve konusunda uzman olmuş insanlardan da yararlanmak zorundadırlar. Tecrübeli insanların daha pahalıya mal olduklarını, onların artık zamanlarının geçmiş olduğunu, günümüz şartlarında işletmeye çok katkıları olmayacağını düşünmek çok büyük hata olabilir.

Çünkü tecrübe sahibi olmak için en önce zaman gereklidir. Bildiği gibi zaman, çok önemli ve çok pahalı bir şeydir. Günümüz rekabet şartlarında işletmelerin öğrenmek için uzun zaman harcamaları doğru değildir. Bu bakımdan deneyimli, tecrübeli insanları kadrolarında bulundurmak çok önemli bir rekabet avantajıdır. Öte yandan bu tecrübeli insanlar, işletmelerdeki genç ve tecrübesiz yeni kuşakların eğitilmesinde ve tecrübe kazanmasında da öğretici olurlar.

Tecrübeli insanların yanında yetişen bu genç insanlar okullarında almış oldukları bilgilerle işletmede elde ettikleri tecrübe ürünü bilgileri harmanlayarak kendileri de tecrübeli insan olma yolunda ilerlerler.

Öte yandan bu sürecin tersi de doğrudur ve gereklidir. Yani tecrübeli ve kıdemli çalışanların da yeni nesil X, Y ve Z kuşağı gençlerden öğrenecekleri çok şeyler vardır. Bu karşılıklı bilgi alışverişi ve etkileşim işletmelerin güçlü insan kaynağına sahip olmalarına büyük katkı sağlar.

Ancak, tecrübe ve tecrübeli çalışanlar iyi yönetilmezlerse, işletmeler ve tecrübeli kişiler için bir tehdit unsuru da olabilirler. Tecrübeli insanlar tehditler karşısında daha soğukkanlı olabilirler. Kriz dönemlerinde bu çok işe yarasa da normal zamanlarda bilgilerine ve deneyimlerine güvenerek olası tehditleri hafife alabilirler. Değişen şartları göz ardı ederek kendilerini her zaman yeterli görebilirler. Daha da kötüsü bu bilgi ve deneyimlerine güvenerek daha genç ve bakış açıları daha farklı insanlarla işbirliği yapmakta isteksiz olabilirler.

Oysa tecrübeli insanlar da mesleklerindeki güncel bilgileri, yeni yöntemleri, yeni çıkan teknolojileri ve teknolojik cihazları, çok iyi takip ederek kendilerini geliştirmelidirler.

Böyle yapıldığında işletmelerde deneyimli insanlarla genç kuşakların birlikte çalışarak birbirlerini tamamladıkları çok etkin bir insan kaynağı oluşabilir. Çok pahalı olan tecrübe de israf edilmemiş olur.

Sonuç olarak ortalama yaşamın uzadığı günümüzde, işletmeler sağlık açısından herhangi bir sorunu olmayan "yeni orta yaştaki" tecrübeli çalışanlarından yukarıda sözünü ettiğimiz çerçevede olabildiğince yararlanmaya çalışmalıdırlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner101

banner100

banner99

banner98

banner97

banner96