Öne Çıkanlar ÇOSB Mesleki ve Teknik Lisesi rol model oldu ÇOSB Habertürk Bakış programı Av. Ferhan Arıkan Hilal Ünalmış ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu

Halka açılmalar rekor talep görüyor

GİRAY DUDA

Uzun yıllardan bu yana hisseleri Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören şirket sayısının yeterli sayıda olmadığı, şirketlerin farklı nedenlerle halka açılmayı tercih etmedikleri belirtilir, bunun üzerinde değerlendirme ve tartışmalar yapılırdı.

Kovid-19 pandemisi, 2020 yılına damgasını vurdu. Dünyada yüzbinlerce, Türkiye’de binlerce kişi hayatını kaybetti. 2021 başından itibaren yaygınlaşan aşılama ile ölüm ve hasta sayısında yavaş bir gerileme olsa da pandeminin tüm dünyadaki etkinliği henüz ortadan kalkmadı. Tünelin ucundaki ışığın görüldüğü ve hızla aydınlığa doğru yol alındığı düşüncesi hakim dünyanın her köşesinde.

Ölümlerin yanı sıra, salgının daha da yayılmasını önlemek için ülkelerin aldığı koruyucu, karantina önlemleri de ekonomik yaşamı olumsuz etkiledi. Başta hizmet olmak üzere pek çok sektördeki faaliyetler neredeyse durma noktasına geldi. Ülkeler büyüyemedi, üretim düştü, ihracat yapılamadı, işsizlik daha önce görülmemiş ölçüde arttı.

PANDEMİDEN ETKİLENMEYEN SEKTÖR

Buna karşılık, sermaye piyasalarında yıl boyunca hem yatırımcı hem da halka arz açısından görülmemiş bir büyüme dikkat çekti. BİST’te kote olan hisselerle ilgilenen yerli yatırımcının sayısı 2020 boyunca hız kesmeden artmaya devam etti. Yerli yatırımcı sayısı aralık ayında 103 bin artarken, 2020'nin tamamında 782 bin kişi pay piyasalarıyla tanıştı. Böylece, pay piyasalarındaki yerli yatırımcı sayısı 2020'de aylık ortalama 65 bin artarak toplam 1 milyon 970 bine, portföy değeri de 210 milyar 312 milyon liraya ulaşarak rekor tazeledi. Bu dönemde yabancı yatırımcı sayısı 351 artışla 11 bin 964’e ulaştı.

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre Ocak 2021 itibariyle toplam yatırımcı 2 milyon 168 bin 605 kişiye ulaştı. Yerli yatırımcı sayısı da 2 milyon 156 bin 283 kişiye çıktı.

Borsaya olan bu yoğun ilginin nedenleri, gelişen teknolojiyle birlikte sermaye piyasalarında işlem yapmanın kolaylaşması, halka arzların yüksek getiri sağlaması, çok düşük seviyelere inen faizler ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle evden çalışanların sayısındaki artış olarak kabul görüyor.

HALKA ARZ ZAMANI

Uzmanlar, artan yatırımcı sayısına paralel olarak birçok şirketin borsaya kote olmak üzere harekete geçtiğini, söz konusu momentumun başarılı şekilde yönetilebilmesi halinde sermaye piyasalarına ilginin devam edeceğini belirtiyorlar. Halka açılmaların önündeki en büyük engellerden birisi olan yatırımcı sayısının azlığı ve halka arz edilen payların yeterince talep görmemesi artık geçmişte kalmış gibi görünüyor. 2020 yılındaki başarılı halka arzlar ve 2021’in hemen başındaki açılmaların gördüğü büyük talebin önümüzdeki aylarda da devam edeceğinden kuşku duyulmuyor.

Uzmanlar, Kasım 2020’de ekonomi yönetimindeki değişimle birlikte yabancı yatırımcının da Borsa İstanbul'a ilgisinin arttığını, bu eğilimin devam ettiğine dikkat çekiyorlar.

ALTERNATİF FİNANSMAN YOLLARI

Şirketlerin finansman temininde birinci yol olan banka kredilerinin maliyetinin son dönemde giderek artması, kurdaki yüksek düzeyin, global emtia fiyatlarındaki sürekli artışın, lojistik ve navlun fiyatlarındaki şaşırtıcı yükselişin ve talep sıkıntısının etkisiyle daha ucuz finansman arayışı giderek yoğunlaştı. Sanayi sektör temsilcileri, özellikle sanayi kuruluşları açısından halka açılmalara çok uygun bir ortamın var olduğu düşüncesindeler.

BANKA KREDİLERİ İDEAL DEĞİL

Türkiye’nin en çok üyeye sahip sanayi kurulu olan İstanbul Sanayi Odası (İSO), Şubat ayı sonundaki Meclis toplantısında “Sanayimizin Rekabetçiliği İçin Alternatif Kurumsal Finansman Modelleri”ni ana gündem maddesi olarak seçti. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Covid-19 salgınından çıkış süreci ve hızla değişen talep koşullarıyla birlikte katma değerli sanayi yatırımlarına olan ihtiyacın hızla arttığına dikkat çekerek “Bu kritik dönemeçte sanayicilerin banka kredilerine bağımlılığının azaltılması acil ihtiyaç. Bankaların teminat, ipotek gibi şartları finansman maliyetini yükselterek sanayicilerimizin önündeki en büyük engele dönüştü. Banka kredileri ideal bir finansman yöntemi olmaktan çıkıyor” dedi.

ALTERNATİF FİNANSMAN YÖNTEMLERİNE YÖNELİŞ VAR

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, dünyada alternatif finansman yöntemleriyle gerçekleşen yatırımların ağırlığının giderek arttığı bir dönemde Türkiye’nin de bu konudaki adımlarını hızlandırması gerektiğine dikkat çekti. Yeni nesil finansman araçlarının ana hedef kitlesi olan KOBİ’lerin finansmanında halen, banka kredileri ve ticari kredilerin açık arayla en çok başvurulan kaynak olduğunu vurgulayan Bahçıvan, “Oysa her geçen gün görüyoruz ki, banka kredileri özellikle KOBİ’ler için ideal bir finansman yöntemi olmaktan çıkıyor. Özkaynakları yeterli olmayan yeni ve küçük işletmeler, banka kredilerine erişimde daha çok sorun yaşıyor. Bu durum işletmelerin yüksek belirsizlik koşullarında faaliyetlerini sağlıklı sürdürmelerini daha zor hale getiriyor” diye konuştu.

FİNANSMAN GİDERLERİ BÜYÜK BASKI UNSURU

Bahçıvan, finansman kaynaklarını çeşitlendirmek ve vade yapısını iyileştirmek için kullanılabilecek özel sektör tahvili, kira sertifikası gibi araçların, dünyadaki rakiplere kıyasla halen oldukça sınırlı sayıda firmanın ilgi alanında olduğunu da belirterek, “İSO 500 araştırma sonuçlarının da ortaya koyduğu gibi, finansman giderleri son dönemde sanayicilerimizin karlılığı üzerindeki en büyük baskı unsuru. Firmalarımızın faydalanabileceği yeni nesil finansman yöntem ve imkanları konusunda son derece büyük bir bilgi açığı olduğunu da üzülerek görüyoruz. Sorunu sadece bilgi eksikliğine indirgemek de tabloyu fazla basitleştirerek bizleri çözümden uzaklaştıracak. Türkiye’de finansal okuryazarlık seviyesinin düşüklüğü, tasarrufların yetersizliği ve geçmişteki sıkıntılı halka arz örnekleri de firmalarımızın alternatif finansman araçlarına uzak durmasının başlıca sebepleri arasında. Dolayısıyla meseleye çok daha geniş boyutlu, uzun vadeli ve bütüncül yaklaşmak zorundayız. Saydığımız eksiklikler, aslında ülkemizin taşıdığı potansiyele de işaret ediyor. Çünkü son dönemde ülkemizde gerçekleşen satın alma ve birleşmeler aslında çok daha fazlasını yapabileceğimizin de göstergesi” diye konuştu.

BİST’LE BİRLİKTE ÇALIŞMALAR YAPYORUZ

Bahçıvan, geçen yıl dünyada salgına rağmen birleşme-satın alma işlemlerinin 304 adet ile tüm zamanların en yüksek sayısına ulaşarak 9 milyar dolarlık bir kaynak ortaya çıkardığını vurguladı. 2020’nin halka arzlarını da değerlendiren Erdal Bahçıvan, “Yine Türkiye’de geçen yıl sekiz firmanın ilk halka arzını gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bu kapsamda sağlanan toplam kaynak 460 milyon lira olsa da, gelen toplam talebin 6 milyar liraya yakın olması dikkat çekici. Bu durum, 2020’nin halka arz açısından zayıf geçmesine rağmen önümüzdeki yıllara daha umutlu bakabileceğimize işaret ediyor. Odamız bir süredir yeni nesil finansman modellerinin sanayicilerimiz tarafından daha fazla benimsenmesi için çalışmalar yürütüyor. Geçtiğimiz yıllarda Borsa İstanbul’la işbirliği içerisinde pek çok ortak eğitim, seminer ve toplantı düzenleyerek yeni nesil finansman modelleri konusunda farkındalığı artırmaya yönelik çabalara katkı sağlamaya çalıştık.” dedi.

SERMAYE PİYASALARININ ANALİZİ

En çok KOBİ, sektörel dernekler ve federasyonlar bulunduran TÜRKONFED de sıcak gündemini halka arzlara yöneltti. TÜRKONFED’in online seminer ve panellerinde, borsa uzmanları ve halka açılma tecrübesini yaşayan şirket temsilcileri halka arzlar açısından sermaye piyasalarına yönelik düşüncelerini paylaştılar.

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, Kovid 19 sürecinde olduğu gibi kredi kanallarının kapanması ve kredi maliyetlerindeki artış karşısında, üretim ekonomisini destekleyen büyüme potansiyeli güçlü işletmelerin, halka arz yöntemiyle kendi kaynağını yaratma yolunu seçtiklerini vurguladı.

ÇOK YÖNLÜ KAZANÇ SAĞLIYOR

Turan, “Makro ekonomik katkılarının yanı sıra yatırımcılar ve şirketlere değer katan halka arz, finansman yaratmada daha özgür bir alan yaratırken, şeffaflaşma ve kurumsallaşma adına da önemli kazanımlar sağlıyor. Şirketler, sermaye piyasalarında derinleşme imkânı bulurken, markalaşma açısından yurt içi ve yurt dışında da bilinirlik yaratıyor. Özellikle KOBİ’lerin finansman kaynağı yaratmasında halka arz önemli fırsatlar yaratabiliyor. Son yıllarda ülkemizde başarılı işletmelerimiz halka arz ile nakit akışının güçlendirirken, elde edilen kaynağı da yeni yatırım, üretim, istihdam artışı, yeni ürün ve hizmete dönüştürüyor” diyerek halka arzların şirketlere sağladığı en önemli kazanç ve fırsatları anlattı.

HALKA ARZ KURUMSALLAŞMA FIRSATI VERİYOR

TÜRKONFED Başkanı Turan halka arzlara verdiği desteği ve şirketlerin halka açılmasının önemini şöyle açıkladı: “Halka arz ile sermaye piyasalarında şeffaflık-denetim ve kurumsallaşma yolunda atılan adımlar, yatırımcı güveni açısından çok önemlidir. Özellikle büyük bir bölümü aile şirketi olan işletmelerin kurumsallaşmasında halka arz süreçleri önemli bir ivme yaratmaktadır.

2021’DE HIZ KESMEYECEK

2020 yılında yüksek talep çeken başarılı halka arzların, 2021 yılında hız kesmeden devam edeceği görülüyor. Sanayi, enerji ve teknoloji şirketlerinin öncülüğünde yeni halka arzların gerçekleşecek olması, sermaye piyasalarımız ve ekonomimiz açısından umut veren bir gelişme.

Vergi ve SGK prim borçlarının yeniden yapılandırılmasını sağlayan Yeni Torba Kanun’da, şirketlerin halka arzını teşvik edecek düzenlemenin de yerinde olduğunu söylemek isterim. Şirketler borsaya açılarak yeni kaynak sağlarken, aynı zamanda vergi indirimlerinden de yararlanabiliyor.”

KOBİLER FİNANSA ERİŞEBİLMELİ

Pandemi sürecinde, KOBİ’lerin karşılaştığı en önemli tehditin likidite sıkıntısı olduğunu belirten Turan, “Finansmana erişimin zorlaştığı kriz dönemlerinde nakit akışını yönetmek, en öncelikli konulardan biri oluyor. İşletmelerimizin finansmana erişim sıkıntılarıyla ödeme sorunlarına “doğru ve etkin destek mekanizmalarını” devreye alarak çözüm üretmek zorundayız. Geri ödemesiz desteklerin artırılması, merkezden alınan kararların sahaya tam ve etkin yansıması gerekiyor. Tedarik zincirinin önemli bir parçası olan KOBİ’lerin etkileneceği süreçler, ekonomimiz ve büyük firmalarımız için de ciddi sıkıntılar yaratacaktır. KOBİ’lerimiz büyürse, ülkemiz de büyüyecektir” dedi.

HALKA ARZI UZAKTAN YÜRÜTTÜK

2020’nin en son başarılı halka arz çalışması olan ve 24 Aralık’ta Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan Arzum’un lider aracı kurumu Yapı Kredi Yatırım’ın Genel Müdürü Yılmaz Arısoy önümüzdeki dönemde halka arz piyasasının çok aktif olacağını belirterek şirketlere halka arz çağrısı yapıyor:

Yılmaz halka açılmanın önemini şöyle anlattı: “Sektörünün öncüleri olan, iyi bir büyüme stratejisine sahip, kurumsal yapısını oluşturmuş şirketlerin halka açılarak önemli bir finansman kaynağına erişebileceğini ve yatırımcıların da ortak olarak değer yaratabileceklerini düşünüyoruz. Şirketlerin halka arz sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamaları için deneyimli ve önde gelen denetim şirketleri, hukuk danışmanları ile birlikte çalışmanın yanı sıra şirket içi çalışma grubunun oluşturulması ve aracı kuruluş seçimi/piyasa danışmanlığı anlaşması yapması da çok önemli. Liderliğini yürüttüğümüz Arzum Ev Aletleri halka arzı, pandemi nedeniyle tüm hazırlıkları tamamen uzaktan yürütülen bir süreç olmasına rağmen son derece başarılı geçti. Bu da tüm taraflar ile mevcut koşullara hızlı bir şekilde adapte olduğumuzu ve sermaye piyasalarına erişimi sürdürdüğümüzü gösteriyor.”

ŞİRKETLER HALKA ARZ SIRASINA GİRDİ

Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Yönetim Kurulu Başkanı Attila Köksal, halka arz için 100’e yakın şirketin hazırlık yaptığını, bunların bir kısmının Sermaye Piyasası Kurulu onayını beklediklerini dile getirerek yerli yatırımcının büyük ilgisinin şirketleri halka arza yönelttiğini kaydetti.

Borsa İstanbul’da rekor sayıya ulaşan yerli yatırımcının çoğunun halka arzlar için hisse senedi piyasasına katıldığını belirten Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Yönetim Kurulu Başkanı Attila Köksal, Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) dosyası bekleyen çok sayıda şirket olduğunu belirterek bu yoğun talep nedeniyle şirketlerin denetim firması ve aracı kurum bulmakta da zorlandığını vurguladı. Köksal, halka arz edilen şirketlerin genelde küçük veya orta ölçekli olduklarını dile getirdi.

BOLLAŞAN PARA BORSALARA AKIYOR

Köksal, yeni yatırımcıların hisse senedi piyasalarına ilgisinin sadece Türkiye’de yaşanmadığını söyleyerek, bunun temel nedeninin piyasalardaki para bolluğu ve yurtdışında düşük faiz oranları olduğunu belirtti. FODER Yönetim Kurulu Başkanı Köksal, her ne kadar 2021 yılı içinde ülkemizde faiz oranları yükselmiş olsa da, bu yükselişin borsaya olan ilgiyi azaltmamış olduğunu kaydetti. Birçok şirketin halka açılmak istediğini ve SPK ile halka arzlara danışmanlık ve aracılık hizmeti veren kurumlarda bir sıkışma olduğunu belirten Köksal, “Herkes bu halka arz furyasına katılmak istiyor. Bunun nedeni de halka arz endeksindeki hareket. Halka arz edilen şirketlerin performansını gösteren bu endeks yılbaşından itibaren yüzde 37 artış gösterdi. Aynı dönemde tüm hisseleri kapsayan BISTTUM yüzde 6, BIST100 de yüzde 3 artış gösterdiler. 2020 yılı boyunca da halka arz endeksi yüzde 200 artmış, diğer endekslere büyük fark atmıştı” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner91

banner90

banner89

banner88

banner87

banner86

banner85