Öne Çıkanlar Vahap Munyar Hürriyet Yayın Yönetmeni oldu Hababam Sınıfı ÇOSB Prof. Dr. İlhan Helvacı Peryön Trakya İnsan Yönetim Kongresi Proje bazlı teşvikler

Sürdürülebilir büyüme ve kalkınma için Türkiye’de üretmeliyiz

ARİF ESEN -  GİRAY DUDA

Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ender Koçak Ekonomi ve İş Dünyası dergisi Global Sanayici’nin genel ekonomi ve ilaç sektörüne ilişkin sorularını yanıtladı. Koçak, “Ekonomik kalkınmanın olmazsa olmaz koşulu ‘yerli üretim ve ürüne’ rasyonel bir iç pazar desteği sağlanmasıdır. Kısaca aynı standarttaki yerli ürün, yabancı ürüne karşı desteklenmelidir. Bu konuda temel yasal düzenlemeler yapılmış ise de, uygulamadaki bürokratik engel ve tereddütleri giderecek ikincil mevzuat ve düzenlemelerinin en kısa zamanda yapılması gereklidir. Sürdürülebilir büyüme ve kalkınma için Türkiye’de üretmeliyiz ” dedi.

- Ekonomik dengelerin bozulduğu şu aşamada yerli ve milli bir yatırımcı olarak ne gibi sıkıntılarınız var? Bu sıkıntıları aşmak için hükümetten ne gibi önlemler almasını istiyorsunuz ve beklentileriniz neler?

- Türkiye’nin 2023’e kadar dünyanın en rekabetçi 10 büyük ekonomisinden biri olma hedefini gerçekleştirmesi için ilaçta ithalata bağımlılıktan kurtulması ve ilaç sanayinin iç Pazar ihtiyacını karşılayan ve uluslararası pazarlara ürün ihraç eden yüksek teknolojik bir yapıya kavuşması gerekir. Günümüzde devletler, halkının ilaç ihtiyacını karşılayabilmek için ekonomik avantaj sağlayan jenerik ilaca yönelmiştir.

KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRETİM ŞART

Türkiye İlaç Sanayi jenerik ilaçta donanımlı ve güçlüdür. Ancak global standart ve kalitede katma değeri yüksek yenilikçi ürünler üretmeden, sadece jenerik ilaçla, sektörel dış ticaret açığının giderilmesi ve cari açığın yok edilmesi olası gözükmemektedir. Zira ilaç sektörünün geleceğini büyük ölçüde biyoteknoloji ürünü akıllı ilaçlar oluşturacaktır. Türkiye biyoteknolojik ilaç üretimi konusunda mevzuat, yatırım teşviki ve diğer destekler bağlamında önemli iyileştirmeler yapmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın ve TÜBİTAK’ın çalışmalara katkısı ve öncülük sorumluluğunu yüklenmesi çalışmalara ivme kazandırmıştır. Ne var ki ileri teknoloji, yıllarca süren güçlü Ar-Ge desteği ve özel donanımlı üretim tesisini gerektiren biyoteknolojik ürün üretiminde zaman faktörünün önemi dikkate alınarak daha fazla gecikilmemelidir.

ATIL KAPASİTE YARATILMAMALI

Bu konuda önemli bir husus da, yatırım teşvik ve destek unsurlarının Türkiye’nin iç Pazar ihtiyacı ve ihracat olanakları gözetilerek belirlenecek kapasiteye göre planlanması, aynı konuda birden fazla teşvik verilerek atıl kapasite yaratılmaması ve dolayısıyla ülke kaynaklarının israf edilmemesidir. İnanıyorum ki, ilaç sanayi 2023 vizyonu çerçevesinde strateji eylem planı hedeflerini realize ettiğinde, Türkiye ilaçta küresel Ar-Ge ve üretim merkezi olacaktır.

YERLİ ÜRETİM VE ÜRÜNE RASYONEL BİR DESTEK SAĞLANMALI

  • Yerli ilaç firması olarak pazarlamada sorunlarla karşılaşıyor musunuz? Karşılaşıyorsanız bu sorunlar sizce nasıl aşılır?
  • Ekonomik kalkınmanın olmazsa olmaz koşulu “yerli üretim ve ürüne” rasyonel bir iç Pazar desteği sağlanmasıdır. Kısaca aynı standarttaki yerli ürün, yabancı ürüne karşı desteklenmelidir. Bu konuda temel yasal düzenlemeler yapılmış ise de, uygulamadaki bürokratik engel ve tereddütleri giderecek ikincil mevzuat ve düzenlemelerinin en kısa zamanda yapılması da gereklidir.

İSO 500’DE 200’ÜNCÜ SIRADAYIZ

- Koçak Farma’nın tarihsel gelişimini anlatır mısınız? Koçak Farma’nın ilaç sanayiindeki yeri hakkında neler söyleyeceksiniz?

  • Koçak Farma 1971 yılında kurulmuş ve beşeri ilaç üretimi ile faaliyetine başlamıştır. 1982 yılında birçok ilaç hammaddesini Türkiye’de ilk kez üretmiştir. Kuruluşundan bugüne kadar geçen 48 yıllık süreçte, sektörde yenilikçi gelişmelere öncülük eden yerli ve milli bir firmadır. Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında 200. sırada yer alan firmamızda, yaklaşık 1700 kişi istihdam edilmektedir. Koçak Farma tüm tedavi alanlarında ürettiği ilaçlarla 48 yıldır insan sağlığına hizmet etmektedir. Kurulduğu yıldan beri sektör ortalamasının üstünde büyüyen Koçak Farma 2017 yılında Türkonfed ve Londra Borsası işbirliği ile hazırlanan Türkiye’nin en parlak 100 şirketini kapsayan listedeki tek ilaç firması olmuştur.

YILLIK 500.000.000 KUTU ÜRETİM KAPASİTESİNE SAHİBİZ

  • Üretim kapasiteniz ne kadar? Birçok kanser ilacını yerli olarak ürettiğinizi biliyoruz. Ayrıca serum üretiminiz de var. Hangi alanlarda, kaç çeşit ilaç üretiyorsunuz? 1.1 milyar TL. teşvik alarak yapımına başladığınız Biyoteknolojik İlaç Üretim Tesislerine ilişkin yatırımınız hangi aşamada?
  • Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde 140.000 metrekare alanda kurulu ve 100.000 metrekare kapalı alanda yıllık 500.000.000 kutu üretim kapasitesine sahip ileri teknoloji donanımlı tesislerimiz; Türkiye’nin en büyük ilaç üretim tesislerindendir. Aynı zamanda İstanbul/Ayazağa’da 50 bin metrekare alanda kurulu Serum Üretim Tesislerimiz 80 milyon ünite/yıl üretim kapasitesine sahiptir.

Koçak Farma, onkoloji, hematoloji, üroloji, jinekoloji, kardiyoloji, kadın hastalıkları ve doğum, cerrahi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, romatolojik hastalıklar, çocuk hastalıkları, göz hastalıkları, endokrinoloji, infeksiyon, nefroloji, iç hastalıkları, KBB, nöroloji ve psikiyatrik hastalıklar başta olmak üzere bugüne kadar 700’ü aşkın ilaç ve ilaç hammaddesini ulusal ve uluslararası tıbbın hizmetine sunmuştur. 2012 yılında ilk yerli biyobenzer ilaç “Enoksaparin Sodyum”u üreterek sektörümüzde yenilikçi gelişmelere öncülük ettik. 2017 yılında Türkiye’nin ilk biyobenzer İnsülini “İnsülin Glarjin” şirketimizce üretilmiştir.

İKİ KUTU KANSER İLACINDAN BİRİNİ BİZ ÜRETİYORUZ

Kanser ilaçları üretimi konusunda Çerkezköy OSB’deki kanser ilaçları tesislerimiz bağımsız altyapılı ve ileri teknoloji donanımlıdır. Bu nedenle Koçak Farma 90 çeşitten fazla kanser ilacını aynı çatı altında üretmeyi başarmıştır. Halen Türkiye’de kullanılan her iki kutu kanser ilacından bir kutusu Koçak Farma ruhsatıyla Çerkezköy tesislerimizde yerli üretilmektedir.

TÜRKİYE’NİN SERUM İHTİYACININ YÜZDE 70’İNİ KARŞILIYORUZ

Serum üretimine 2007 yılında antibiyotik serum üreterek başladık. 2016 yılında Türkiye’nin ilk yerli serum üreticisi Eczacıbaşı-Baxter firmasının İstanbul/Ayazağa serum üretim tesislerini devir aldık. Serum ihtiyacının yüzde 70’ini karşılıyoruz. Türkiye’nin tüm serum ihtiyacını da karşılayabilecek kapasiteye sahibiz. Serumun yerli üretiminin parasal değeri yanında, yarattığı yan faaliyetlerle birlikte daha büyük bir ekonomik etkiye sahiptir. Özellikle savaş ve ekonomik ambargo hallerinde temini halk sağlığı bakımından hayati önem arz ettiğinden serumun yerli üretiminin stratejik değeri de yadsınamaz.

BİYOTEKNOLOJİK İLAÇ ÜRETİMDE ÖNCÜYÜZ

Koçak Farma, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde 2014 yılında toplam 1.100.000.000 TL sabit yatırım teşviki kapsamında Biyoteknolojik ilaç üretim tesislerini kurmuştur. Üretilecek ilaçların araştırma ve geliştirme çalışmaları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından onaylı Ar-Ge merkezimizde 100 civarında uzman ve bilim insanı rekombinant DNA teknolojisi yöntemiyle analog insülinler, monoklonal antikorlar (MAB), bakteriyal ve viral aşılarla ilgili üretim çalışmalarını başarı ile yürütmektedir. Stratejik öneme haiz bu yatırım ülkemizde yeni yatırımlara öncülük edecek ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.

HEDEFİMİZ TÜRKİYE’DE ÜRETİLMEYEN HER İLACI ÜRETMEK

  • Biyoteknolojik ilaç üretim yatırımlarınızın Türkiye’ye ne kazandırmasını bekliyorsunuz?
  • Biyoteknolojik ilaç; Türkiye ilaç endüstrisinin Sanayi 4.0 devrimine uygun ekonomik - teknolojik dönüşümü gerçekleştirebilmesi, ülkemizin bir teknolojik ilaç üssü olabilmesi için fırsat olarak değerlendirilmelidir. Firmamızın şu anda en önemli hedefi geleceğin ilaçları olarak kabul edilen biyoteknolojik ilaçlar ile koruyucu hekimliğin en önemli enstrümanı olan aşıların yerli üretimidir. Bu arada ülkemizde üretilmeyen bazı kanser ilaçlarının da üretilmesi için yoğun Ar-Ge çalışmalarımız başarı ile sürmektedir.

Yüksek katma değerli inovatif ürünler, ilaçta ithalata bağımlılığı ortadan kaldırdığı gibi, ihracatla sektörel dış ticaretin ekonomik büyümeye etkisini negatiften pozitife çevirecek ve ülkemizin Ar-Ge ve teknolojik ilaç üretim üssü olmasına katkıda bulunacaktır.

5 KITADA 50 ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORUZ

- Koçak Farma kaç ülkeye ihracat yapıyor?

- İlacın dış satımında fiyat, teknoloji ve Ar-Ge yapılanmasının talep analizinde ön plana çıkan faktörler olduğu görülmektedir. Koçak Farma uluslararası sağlık otoritelerince belgelenen ileri teknoloji donanımlı tesisleri, yüksek kalite standartları ve güçlü Ar-Ge çalışmaları ile global bir markadır. Bu durumun yarattığı güvenin olumlu etkisiyle ihracatımız yıllar itibariyle artan bir trend izlemektedir.

Koçak Farma Avrupa Birliği GMP onaylı tesislerinde ürettiği ürünlerini 5 kıtada 50’den fazla ülkeye ihraç etmektedir. Koçak Farma, AB ülkeleri; Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya, İtalya, Belçika, Romanya, İsveç, Macaristan, Avusturya, Letonya, Slovakya, Danimarka, Bulgaristan, İrlanda, Yunanistan, Polonya, Finlandiya, Hollanda, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Litvanya’nın yanı sıra Avustralya, Güney Afrika, Güney Kore, İsviçre, Brezilya, Beyaz Rusya, Tayland, Kolombiya, Ürdün, Bosna Hersek, Sırbistan, Ukrayna, Moldova, Kosova, Lübnan, Makedonya, Norveç, Tayvan, Tunus, Yemen, Azerbaycan, Gürcistan, İran, Irak, Suriye, Libya, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Rusya gibi ülkelere de ürünlerini ihraç etmektedir.

AKILLI MOLEKÜLLER YENİ OLANAKLAR YARATIYOR

- İlaç sektörünün geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Türkiye, bölgesinde teknolojik ilaç Ar-Ge ve üretim üssü olabilecek koşullara sahip mi?

- İlaç, sağlıklı yaşamın vazgeçilmezidir. Hipokrat’ın “Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun” ilkesi halen önemini koruyor. Ancak bilgi çağını yaşayan dünyamızda, ilacın da insan ömrünün konforuna ve uzamasına katkı sağladığı kabul edilmektedir. Özellikle hücre ve gen tedavisine yönelik, biyoteknoloji ürünü akıllı moleküller yeni olanaklar yaratmaktadır. İlaç sektörünün geleceğini oluşturan, katma değeri ve ihracat olanakları yüksek biyoteknolojik ilaçlara Türkiye’nin kayıtsız kalması düşünülemez.

İTHALATA BAĞIMLILIĞI AŞMALIYIZ

Türkiye; Avrupa, Afrika ve Asya coğrafyasının ortasında gelişen ekonomisi, istikrarı ve altyapısıyla güvenli bir lojistik ve ticari merkez konumunda olup, bölgesinde ilaç Ar-Ge ve üretim üssü olabilecek koşullara sahiptir. Ancak Türkiye ilaç sektörü, sahip olduğu yetişmiş insan gücü ve teknoloji üretebilecek yetkinliğe ulaşmasına rağmen yüksek katma değerli, ileri teknoloji gerektiren onkoloji ve biyoteknoloji ürünlerinde ithalata bağımlıdır.

Türkiye ilaç sektörünün ülke ihtiyacını karşılamanın ötesinde, dış ticaret fazlası veren bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Son yıllarda sağlanan Ar-Ge ve yatırım teşvikleri ile ülkemiz de ilaçta katma değeri yüksek teknolojik ilaç üretimi ve Ar-Ge’ye yönelmiştir. Sürdürülebilir büyüme ve kalkınma için Türkiye’de üretmeliyiz.

GELİŞMİŞ BİR AR-GE BİRİMİNE SAHİBİZ

  • Ar-Ge faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
  • Biyoteknolojik ilaç üretimi güçlü ArGe desteği, ileri teknoloji, yetişmiş insan kaynağı, özel altyapı donanımlı tesisi gerektiren çok bileşenli bir süreçtir. Kuruluşumuz, Ar-Ge çalışmalarını Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesislerinde bulunan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan akredite Ar-Ge merkezinde sürdürmektedir. Ar-Ge merkezimizde 100 civarında bilim insanı ve uzman yeni ürünlerle ilgili araştırma geliştirme faaliyetleri yürütmektedir. Ar-Ge merkezimizde Konvansiyonel Ürünler, Biyoteknolojik Ürünler (İnsülinler, Monoklonal Antikorlar), Aşılar (Viral ve Bakteriyal), Anti serumların üretim projeleri ile ilgili çalışmalar başarıyla sürdürülmektedir. Şirketimizin Ar-Ge bütçesi ciromuzun yüzde 4’ü civarındadır. Türkiye’de sayılı, gelişmiş Ar-Ge merkezlerinden birine sahibiz.

……..

KOÇAK FARMA VE ENDER KOÇAK HANGİ ÖDÜLLERİ ALDI?

- Koçak Farma’nın ve sizin aldığınız sayısız ödül var. Bu ödüllerin başlıcalarını sıralar mısınız?

  • Alınan ödüller Koçak Farma’nın üretimde geldiği noktayı göstermesi bakımından çok önemli. Sosyal Sorumluluk duyarlılığımızın getirdiği çok değerli ödüllerimiz de var. Aldığımız ödülleri şöyle sıralayabilirim;

  • 2011 yılında “Onkoloji İlaçları ve Hammaddelerinin Yerli Üretimi” projesi ile Altın Havan Eczacılık ödülünü,

  • 2012 yılında “Kanda Pıhtılaşmayı Önleyen Enoksaparin Sodyum Etken Maddesi ve Bitmiş Ürün Üretimi” projesi ile Altın Havan eczacılık ödülünü,

  • 2013 yılında “Diyabet Tedavisinde Kullanılan Biyobenzer Ürün İnsülin’in Etken Madde ve Bitmiş Ürün Olarak Üretimi” projesi ile Altın Havan Eczacılık ödülünü almıştır.

  • 2013 ve 2016 yıllarında “Kanser Hastalarının Tedavisine Yaptığı Katkılar”dan dolayı T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından “Onkolojide Yerli Yatırım Teşvik Ödülü”ne layık görülmüştür.

  • 2016 yılında firmamız ve firmamızın Yönetim Kurulu Başkanı Ender Koçak “Tüberküloz İlaçlarının Ülkemizde Yerli Üretimini Gerçekleştirerek 45 Yıldır Halk Sağlığına Yaptığı Katkılardan Dolayı”, Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu tarafından XXVIII.Ulusal Tüberküloz ve Göğüs Hastalıkları Kongresi’nde ayrı ayrı ödüllendirilmiştir.

  • 2018 yılında Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği tarafından Yönetim Kurulu Başkanımız Ender Koçak’a “Kadın Hastalıklarına Yapmış Olduğu Katkılar ve Türk İlaç Sanayi’ndeki Önderliği” için plaket ve berat verilmiştir.

  • 2018 yılında Tüm Kamu Eczacıları Derneği (TÜKED) tarafından Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Ender Koçak’a “Tüm Kamu Eczacıları Derneğine Yapmış Olduğu Katkılar ve Türk İlaç Sanayi’ndeki Önderliği” için plaket verilmiştir.

  • 2019 yılında firmamız Yönetim Kurulu Başkanı Ender Koçak “Tüberküloz İlaçlarının Ülkemizde 48 Yıldır Yerli ve Milli Üretimini Gerçekleştirdiğinden Dolayı” XXIX. Ulusal Tüberküloz ve Göğüs Hastalıkları Kongresi’nde Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu tarafından “Tüberküloz Üstün Hizmet Ödülü” ile onurlandırılmıştır.

  • Yine 2019 yılında firmamız Yönetim Kurulu Başkanı Ender Koçak “Türkiye’de Kadın Hastalıkları ve Doğum Alanındaki Destekleri İçin” Türk jinekoloji ve Obstetrik Deneği’nin “Bilimsel Araştırmalara Destek” Ödülüne layık görülmüştür.

……………………….

VEREM 100 BİNDE 17’YE DÜŞTÜ

- Tüberküloz alanında birçok ödüle sahipsiniz. Bu alandaki önderliğiniz nasıl başladı?

  • Koçak Farma birçok tüberküloz ilacını, etken maddelerini ve bu bağlamda “Rifampicine” etken maddesini ve Rifampisin etken maddeli yerli ilacı Türkiye’de ilk kez üretmiştir. Koçak Farma ülkemizin ihtiyacı tüm Tüberküloz ilaçlarını yerli olarak üretmektedir.

Dünyada da Tüberkülozu Bitirmek Stratejisi (“End TB Strategy), 2015 sonrası program olarak benimsenmiştir. Tüberküloz hastalık sıklığı ülkemizde 100 bin nüfusta 17 düzeyine inmiştir. Bu düşüş son yıllarda istikrarlı şekilde yüksek oranlarda devam etmektedir. Hem ülkemizde hem de dünyada bu başarı takdirle karşılanmaktadır.

Koçak Farma kurulduğu günden bu yana 48 yıldır Tüberküloz ilaçlarının yerli üretimini gerçekleştirerek, hastaların kesintisiz bir şekilde ilaca ulaşımını sağlayarak ülkemizin Tüberküloz alanında elde ettiği başarılara katkıda bulunmaktadır. Bu katkıların hekimler, hastalar ve Verem Savaş Dernekleri tarafından takdir edilmesi bizim için en büyük gururdur.

İŞ SAĞLIĞI VE ÇEVRE POLİTİKAMIZ

  • İş sağlığı ve çevre politikanızdan söz edebilir misiniz? Çevreci üretimi nasıl tesis ediyorsunuz?

  • Firmamızın en değerli varlığı insan kaynağıdır. Firmamız yasal düzenlemeler ve mevzuat çerçevesinde çalışma ortamında oluşabilecek tüm riskleri belirleyip, gerekli önlemleri alarak, iş kazası ve meslek hastalığı riskini sıfıra indirgeyecek uygulamalarla çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine öncelik vermektedir. Bu alanda OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Sertifikasına sahiptir.

Koçak Farma’nın çevre politikası; doğal kaynakların etkin kullanılması, kirliliğin önlenmesi ve atıkların öncelikle kaynağında geri dönüşüme kazandırılması, mümkün olmazsa en uygun yöntemlerle yok edilmesi ilkelerini esas alır. Bu politikanın uygulanması için çalışanların, tedarikçilerin ve taşeronların bilinçlendirilmesi kadar, çevre ile dost teknolojilerin kullanılması ve özellikle çevresel kirliliği önlemeye yönelik ulusal ve uluslararası mevzuatın izlenip uygulanması gerekir. Ürün ambalajında geri dönüşebilir malzeme kullanılması ve çevre bilincinin artırılması için çalışanlara eğitim verilmesi de önemlidir. Koçak Farma ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Sertifikasına sahiptir.

BİLİMSEL ÇALIŞMALARI UZUN YILLARDIR DESTEKLİYORUZ

- Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) ve sürdürülebilirlik alanında ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

  • Evrensel değerlerin hakim olduğu toplumsal yaşam birey ve kuruluşlara sosyal dayanışma, yardımlaşma, doğal kaynakları koruma, çevre kirliliğinin önlenmesi sorumlulukları da yüklemektedir. Koçak Farma insan sağlığına hizmet misyonu kapsamında sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi, bireylerin entelektüel yeteneklerini geliştirmeleri için eğitim, kültür ve sanat faaliyetlerini, doğal kaynakların etkin kullanılmasını, çevre kirliliğinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını, kültür mirasımız tarihi eserlerin muhafazasını öncelikli görev kabul eden sosyal sorumluluk anlayışını ve politikalarını benimsemektedir.

Koçak Farma Özellikle Jinekoloji, Romatoloji, FTR ve Üroloji alanlarında gelenekselleşen TJOD (Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği) ve TRASD (Türk Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği) Araştırma Ödülleri; TUD (Türk Üroloji Derneği) Geleceğin Akademisyenleri, TFTR (Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği) Yıldız Akademisyenler ve TEMD (Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği) Endokrinde Fark Yaratacak Akademisyenler gibi eğitim faaliyetleri ile uzun yıllardır bilimsel çalışmaları sosyal sorumluluk anlayışı kapsamında desteklemektedir.

HEDEFİMİZ İTHALATA BAĞIMLILIĞI ORTADAN KALDIRMAK

  • Koçak Farma’nın vizyonu ve misyonunu açıklar mısınız?

  • Koçak Farma kuruluşundan itibaren yenilikçi ürünlerle rekabet ve büyüme için yüksek katma değerli teknolojik yatırımlara öncelik vermektedir. Hedefimiz; Türkiye ilaç sanayinin yapısal dönüşümüne öncülük ederek yüksek katma değerli inovatif ürünler üretmek, halk sağlığını ilgilendiren stratejik önemi haiz ilaçta ithalata bağımlılığı ortadan kaldırmak, ihracatla sektörel dış ticaretin ekonomik büyümeye etkisini negatiften pozitife çevirmek ve ülkemizin “Vizyon 2023” stratejik planı çerçevesinde bölgesel Ar-Ge ve teknolojik ilaç üretim merkezi olmasına katkıda bulunmaktır.

YÜZMEYİ VE ATA BİNMEYİ SEVERİM

  • Ender Koçak kimdir? Hobileri nelerdir?

  • İstanbul’da Kimya Mühendisliği dalında yüksek tahsilimi tamamladıktan sonra 1971 yılında Koçak Farma İlaç şirketini kurdum. Aynı yıl İstanbul’da bir ilaç üretim laboratuvarını satın alarak ilaç sanayine ilk adımımı attım. Türkiye genelinde bölge müdürlüklerinin ve satış teşkilatının kuruluşu şirketimizin gelişmesinde önemli bir aşama olmuştur. Üsküdar/Bağlarbaşı’ndaki aktif madde ve ilaç üretim tesislerimiz artan piyasa talebini karşılayamayınca Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde GMP kurallarına uygun olarak dizayn edilen ileri teknoloji donanımlı üretim tesislerimiz faaliyete alınmış ve Ar-Ge merkezimiz kurulmuştur.

İş hayatımda kendimi işveren gibi değil büyük bir ailenin reisi gibi gördüğümden çalışanların sorunları ile de ilgilenirim. Bu nedenle çalışma hayatımın, günümün büyük bir kısmını aldığını itiraf etmeliyim. Fırsat bulduğumda çiftliğimde doğa ile baş başa kalıp bahçe işleri ile uğraşmayı, yürümeyi, yüzmeyi ve ata binmeyi severim. Öğrencilik yıllarımda halter sporu ile ilgilendim. Üniversiteler arası müsabakalardan aldığım önemli derecelerim vardır. Şu anda aktif spora zaman ayıramıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner83

banner82

banner81

banner80

banner79

banner77

banner76