Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çevresinde Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin ekonomi ve maliye bakanları ile Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Başkanı Pascal Lamy’nin bulunduğu masada sözü “korumacılık” eğilimlerine taşıdı:
- AB’nin özünde, ürünlerin, hizmetlerin ve insanların serbest dolaşımı vardır. Ancak, bazı AB ülkelerinin bugün açıkca “korumacılık” yaptığını görüyoruz.
Babacan, korumacılığın şu yönüne dikkat çekti:
- Korumacılık eninde sonunda döner, her ülkenin kendi vatandaşını vurur. Kalitesiz mallar daha yüksek fiyata vitrinde yerini alır.
Babacan konuşmasını tamamlayınca, masanın öteki ucunda oturan WTO’nun Fransız Başkanı Pascal Lamy, yanına gidip, kulağına eğildi:
- Ne yani, şimdi bizi “korumacılık”la
mı suçluyorsun?
- Dikkat ederseniz ülke ismi vermemeye özen gösterdim. Ancak, masanın etrafındakilerden sözlerimi üstüne alınacaklar kendilerini biliyorlar.
Bunları da söylemek durumundaydım.
Babacan, bu diyalogu bana aktarırken, Türkiye’nin AB kapısındaki durumunun ekonomik açıdan nasıl olumluya döndüğüne vurgu yaptı:
- Avrupa’da yaşanan kriz, şunu açıkça ortaya koydu. Artık AB, “Türkiye, bize yük olacak, yeni yük getirecek” gibi bir tezi öne süremez.
- Neden?
- Bugün Yunanistan’ın, Portekiz’in, İspanya’nın durumu ortada. Bizim ekonomide elde ettiğimiz başarıları bütün dünya görüyor. Bu tabloda artık AB’de kimse bize, “Yük getireceksiniz” diyemez.
Sonra da kısa süre önce AB’nin yayınladığı “kişı başına gelir” sıralamasına işaret etti:
- Kişi başına gelirde AB ortalaması 100 kabul edilerek yapılan sıralamaya göre, Türkiye’nin kişi başına geliri 46 düzeyinde görünüyor. 27 AB ülkesi arasından Romanya ve Bulgaristan’dan daha iyiyiz.
- AB ortalamasını ne zaman yakalarız?
- Elbette AB ülkelerinin gelişmelerine de bağlı ama şu anda görünen 8-10 yılda yakalayabileceğimiz yönünde.
Türkiye’nin “korumacılık” eğilimlerine itirazlarını Kanada’nın Toronto kentinde gerçekleşen G-20 Liderler Zirvesi’nde Başbakan Tayyip Erdoğan da dile getirdi...
AB’ye tam üye olmadan, gümrük kapılarını 1996’da ardına kadar açan Türkiye’nin, “korumacılığın” karşısına dikilmesinden daha doğal ve doğru bir tutum olamaz...
Ayrıca, Babacan’ın verdiği örneği de gözardı etmemek gerekir:
- Korumacılık, vatandaşı vurur, kalitesiz mallar öne çıkar...
Gümrük Birliği öncesi dönemi anımsarsak, Babacan’ın sözlerini daha iyi anlarız değil mi?


Fazla mesai ortadan kalkarsa gerçekten istihdam artar mı
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’la geçenlerde yaptığım sohbet sırasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in, “Personele fazla mesai yaptırmak yerine yeni eleman alın” çağrısını anımsatmış, şu yanıtı almıştım:
- 1000 kişiyi haftada 60 saat çalıştırmak yerine, süreyi 40 saatle sınırlarsak, söz konusu işyerinde 500 kişiye daha iş kapısı açılır.
Aslında, “fazla mesai” ile yeni elemanın aynı olmadığını Tofaş CEO’su Ali Pandır, şu örnekle ortaya koyuyor:
- Biz şu anda iki vardiya çalışıyoruz. Personeli cumartesi günleri yarım gün mesaiye çağırıyoruz. Üç vardiyaya geçmek şu anda rantabl görünmüyor.
- Neden?
- Üçüncü vardiyayı açtığımız anda nereden baksanız personelimizin yarısını boşuna çağırmış olacağız. Bunun faturası da bize ağır geliyor.
- Ya hükümet fazla mesaiyi kaldırırsa?
- Büyük yanlış yapar... İşletmeleri zora sokar...
Pandır’ın bu yorumunu Babacan’a aktardığımda, yanıtı şu olmuştu:
- Her sektör için durum aynı olmayabilir...
İyi incelemek gerekir.
Aslında, “Mevcut personele fazla mesai yaptıracağına yeni elemana kapıyı aç” formülü, işsizliğin yüzde 13-14’lerde dolaştığı Türkiye için ilk anda “mantıklı” gibi görünüyor. Ama işin “SGK primi, vergi, yemek, servis” gibi yönleri düşünüldüğünde, formülün uygulama şansının olmadağı ortaya çıkıyor.
Bir işçiye fazla mesai yaptırıp, 200 lira ek ücret vermekle, “SGK primi, vergi, yemek, servis” dahil, maliyeti 1000 lirayı bulabilen yeni işçi bir olur mu?
Keşke olay Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’le Başbakan Yardımcısı Babacan’ın söylediği kadar kolay olsa...
O zaman Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB), “1.3 milyon üyeniz birer işçi alsa, işsizlik düşer” baskısı yapmasına gerek kalmaz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner102

banner101

banner100

banner99

banner98

banner96