Öne Çıkanlar Schulman Plastik ÇOSB Hilal Ünalmış Doç. Dr. İzak Atiyas Çerkezköy OSB Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu

Halic-i Dersaadet Şirket-i Hayriyesi  ya da Haliç Vapurları

HÜSEYİN IRMAK

 

Haliç, kelime anlamı olarak tatlı su havzasına denizin girmesiyle oluşmuş girinti anlamına gelir ve bir özel isim değildir. Fakat biz İstanbul halici için “Haliç” kelimesini özel isme dönüştürerek kullanmışız yıllar boyuunca.

İstanbul yerleşiminin başlangıcında buradaki haliçin varlığı önemli bir tercih sebebidir. Ve İstanbul tarihinde önemli bir yeri vardır. İstanbul’un tarihi Haliç’in tarihi demektir. Bunun tersi de tam anlamıyla doğrudur.

Bir zamanlar Haliç’te uskumruları elle tutarlarmış. Balığın bu kadar bol ve bereketli olması nedeniyle “Altın Boynuz” denmiş. Yoksa güneşin batışının Haliç’i kızıla boyadığından değil.

ÖNCE SANDALLAR VE YELKENLİLER

Ve eski İstanbul’da deniz ulaşımı önemli bir yer tutar. Şimdi neredeyse deniz yokmuş gibi bir ulaşım sistemi ile dönüp durduğumuz İstanbul’da eskiden Boğaz’ın semtlerine de, Haliç’in semtlerine de ulaşımın en önemli araçları deniz taşıtları, en önemli ulaşım yolu ise su imiş.

Elimizdeki kaynaklara göre Haliç’te yolcu taşıma işi 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar sadece sandallar ve yelkenli deniz araçlarıyla yapılmış. Haliç’te buharlı gemilerle yolcu taşınması ise yine kaynaklara göre 1854’te başlar.

 

GELİRİ ABDÜLMECİD’İN KIZLARINA AİT

            Dönemin Tophane Müşiri Rodoslu Fethi Ahmed Paşa’nın girişimleri ile Haliç’te yolcu taşımak amacıyla Halic-i Dersaadet Şirket-i Hayriyesi  ismiyle bir şirket kurulur. Şirket önceleri yandan çarklı üç küçük vapurla işe başlar. Vapurlar başlangıçta sadece Eyüp ile Hasköy arasında çalışmaktadır. Sonraları Galata Köprüsü’ne de gidip gelmeye başlar. Vapur taşımacılığından elde edilen gelir ise masraflar çıktıktan sonra Sultan Abdülmecid’in kızlarına aittir.


İSTENEN BAŞARI YILLARCA SAĞLANAMADI

            Fethi Ahmet Paşa’nın ölümünden sonra şirketi, oğlu Damat Mahmud Celaleddin Paşa idare etmeye başlar. Fakat iyi bir yönetim sergilenmeyince bir süre sonra şirketin idaresi, Tersane-i Âmire demircilerinden Artin Usta isimli bir şahsa verilir. Şirket yine düzenli çalışamaz. Vapur sayısı fazlalaştırılmış olmasına ve başka yöneticiler de görevlendirilmiş olmasına rağmen, istenen başarı elde edilemez.

Bu nedenle Halic-i Dersaadet Şirket-i Hayriyesi 1881’de Misak Narlıyan Efendi ile ortağı Sabahaddin Bey’e devredilir. 1908’de de Cevdet Paşa’nın yönetimine verilir. İstenen başarı bir türlü yakalanamamaktadır.

 

VAPURLARA İSİM YERİNE NUMARA  

            Hattın ciddi şekilde çalıştırılması ancak 1909’da Haliç Şirketi’nin kurulması ile mümkün olur. İşletme imtiyazını, 40 yıllığına, bir İtalyan şirketi alır. Çalışma alanı Galata Köprüsü ile Kağıthane Köprüsü arası olarak belirlenir. Yönetim binası Ayvansaray’a kurulur. Şirket, sığ iskelelere yanaşabilen altları düz, köprü altlarından geçerken bacasını içeri çekebilen küçük vapurlar satın alarak işe başlar. Hollanda yapımı bu vapurlara isim yerine numara verilir. 1910 ile 1920 arasında satın alınan vapur sayısı toplam 17 adettir. Bunlardan on biri 1910 yılında, iki tanesi 1911’de, bir tanesi 1912’de, bir adedi 1913’te ve iki tanesi de 1920’de satın alınmıştır.


 

1936’DA BELEDİYE EL KOYDU

            1935’e kadar bu şekilde çalışan şirket, o yıl belediye ile anlaşmazlığa düşer. Anlaşmazlık 23 Kasım 1936’da belediyenin, vapurlar dahil, şirketin bütün mallarına el koymasıyla sonuçlanır. Vapurlar, bu defa 6 yıl boyunca İstanbul Belediyesi’nce çalıştırılır. Fakat şirket zamanla belediyeye yük olmaya başlamıştır. Bunun üzerine vapur şirketi, 16 Temmuz 1941’de Devlet Denizyolları Umum Müdürlüğü’ne devredilir ve Şehir Hatları İşletmesi bünyesine alınır.


 

BUHARLI VAPUR DÖNEMİ BAŞLADI

            İşletme, 1967’ye kadar eski gemilerle Haliç’te hizmet yürütür. Artık iyice bakımsız hale gelen bu son vapurlar 1966 itibariyle devreden çıkartılmaya başlanır. Yerine Camialtı I ve II isimli birbirinin aynı iki vapur konur. Şirket-i Hayriye’den kalan 75 baca numaralı Kocataş ve 76 baca numaralı Sarıyer ile 56, 59 ve Cibali isimli motorlar da bir müddet sonra bu güzergaha getirilir. Ardından Defterdar, Sütlüce, Kağıthane ve Halıcıoğlu isimli 4 motorbot daha hizmete sokulur. Böylece Haliç’te buharlı vapur dönemi kapanır.

            Son yıllarda ise Haliç’te, Arnavutköy, Asmalı, Aynalıkavak, Ayvansaray, Büyükçekmece, Göksu II, Kumla, Küçüksu ve Selimpaşa isimli birbirinin eşi motorbotlar çalıştırılır. Seferler 15 Şubat 1986’dan bu yana Üsküdar’a kadar uzatılır. Sonraki yıllarda yeni motorbotlar da eklenir, 2000’li yılların başında ise birkaç katlı gemiler alınarak Haliç sularında Eyüp iskelesine kadar gidip gelmeye başlar.  

 

                                               Haliç Vapurları

 

 

            Adı      Yapım Yılı     Yapım Yeri    Grostonu       Açıklama

 

            1 no.   1910               Hollanda       146                 1915’te Mudanya önlerinde batırıldı.

            2 no.   1910               Hollanda       146                 1917’de Karadeniz’de batırıldı.

            3 no.   1910               Hollanda       141                 1915’te torpillendiyse de onarıldı.

            4 no.   1910               Hollanda       141                 1967’ye kadar çalıştı. Sonra satıldı.        

            5 no.   1910               Hollanda       146                 1915’te Karadeniz’de kayboldu.

            6 no.   1910               Hollanda       138                 1966’ya kadar çalıştı. Sonra satıldı.

            7 no.   1910               Hollanda       138                 1966’ya kadar çalıştı. Sonra satıldı.

            8 no.   1910               Hollanda       138                 1966’ya kadar çalıştı. Sonra satıldı.

            9 no.   1910               Hollanda       138                 1973’e kadar çalıştı. Sonra satıldı.

            10 no. 1911              Hollanda       138                 1967’ye kadar çalıştı. Sonra satıldı.

            11 no. 1911               Hollanda       82                   1945’te tadil edildi.

            12 no.  1910               Hollanda       82                   Bir süre sonra elden çıktı.

            13 no. 1910               Hollanda       38                   Şirket-i Hayriye’ye devredildi.

            14 no.            1913               Hollanda       218                 1915’te Marmara’da battı.

            15 no.            1912               Hollanda       238                 1946’da tadil edildi.

            16 no.            1920               Hollanda       260                 1960’larda satıldı.

            17 no.            1920               Hollanda       260                 1967’de satıldı.

 

            Kaynak: Eser TUTEL           
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner87

banner86

banner85

banner84

banner83

banner82