Öne Çıkanlar GİRAY DUDA İKV BAŞKANI AYHAN ZEYTİNOĞLU Kişisel verilerin korunması kanunu Türkonfed Av. Ferhan Arıkan

“Tasarrufçular düşük faize rağmen mevduattan vazgeçmiyor”

GİRAY DUDA

Dünyada ve ülkemizde tasarrufçuların ellerindeki yatırımları en uygun ve güvenli yerlere yatırıp uygun kazançlar sağlayabilmeleri piyasaların birinci gündem maddesidir. Türkiye’nin sermaye piyasalarında uzun yıllardır yaşanan sorunların nasıl çözüleceğini ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) çalışmalarını ‘Global Sanayici’ adına Başkan İlhami Koç’a sorduk.

- Türkiye’de tasarruf sahiplerinin yatırım tercihleri manzarası nasıldır? Bu eğilim yıllara göre nasıl bir yön çiziyor ve sizin beklentileriniz, tercihiniz nedir?

- Ülkemizdeki yatırım tercihlerine baktığımızda, tasarrufların yıllardır önemli bir kısmının döviz veya Türk lirası cinsinden mevduatta değerlendirildiğini görüyoruz.

Uzun yıllar boyunca Türkiye’de çift haneli enflasyon oranlarının yaşandığına tanık olduk. Bu yıllarda yatırımcılar sermaye piyasası enstrümanlarına mesafeli durdu. Son dönemde düşen faizler ile beraber devlet tahvillerine olan talep azaldı. 2004 yılında yurtiçi yatırımcıların portföylerindeki tahvil-bononun payı yüzde 23 seviyesindeyken 2013 yılında yüzde 8’e geriledi. Yatırımlar daha çok mevduata yönlendi. Hali hazırda yurtiçindeki yerleşikler tasarrufların yalnızca beşte biri sermaye piyasası araçlarına değerlendiriyor, mevduatın payı ise yüzde 80.

YENİ GİREN ÜRÜNLERE TALEP VAR

Enflasyon ve faizlerin gerilediği son 10 yılın ardından, yatırımcılar alternatif yatırım araçlarına ilgi göstermeye başladı. Nitekim, sermaye piyasamıza yeni giren ürünlere önemli talep olduğu görülüyor. Ayrıca, bireysel emeklilik sistemine getirilen teşviklerin de kurumsal yatırımcı tabanını büyüteceği kanaatindeyim. Bu yenilikler sermaye piyasalarımızın gelişimi adına sevindirici. Ancak, yatırımcılarımızın ilgisi henüz yeterli seviyede değil. Biz de Birlik olarak bu süreçte kurumsal yatırımcıların sayısının artırılması için üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz.

BİR MİLYON YATIRIMCI SAYISI DEĞİŞMİYOR

- Sermaye piyasalarını yatırımcılar ve piyasa kuruluşları açısından değerlendirir misiniz? Yıllara göre yatırımcı sayısı ve ilgisi istenen ölçüde artış gösteriyor mu?

- Yatırımcı sayısının eksikliği sermaye piyasamızın en önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Hisse senedi olan yatırımcı sayısı yıllardır 1 milyon kişi seviyesinde, bunun da yarısı portföyü 100 TL’nin altında olan yatırımcılar. Bunun temel nedenleri; uzun süren enflasyon ortamı, yatırımcıların hisse senetlerini kısa vadeli yatırım aracı gibi görerek işlem yapmaları ve piyasaya olan güven eksikliği. Son yıllarda ise sermaye piyasalarımız önemli bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümde ortak hedefimiz güven duyulan bir finansal piyasa yaratmak. Bu kapsamda yatırımcıların bilinçlenmesi, farklı ihtiyaçlarını karşılayan yatırım araçlarının mevcut olduğunu görmesi, tanıması ve kendileri için en uygun olan yatırım tercihini yapması önemli.

EĞİTİMLERE BAŞLADIK

- Yatırımcı sayısını artırmak için yürütülen çalışmalar nelerdir?

- Türkiye’de tasarruf ve yatırım düzeyini artırmaya yönelik finansal eğitim çalışmaları, Sermaye Piyasası Kurulu koordinatörlüğünde “Yatırımcı Seferberliği İşbirliği Protokolü” kapsamında başlatıldı. Geçtiğimiz Haziran ayında “Finansal Erişim, Finansal Eğitim Finansal Tüketicinin Korunması Stratejisi ve Eylem Planlarının” yayınlanması “finansal okuryazarlığın” hükümetin de önemli gündem maddesinde yer aldığını gösteriyor. Strateji kapsamında önümüzdeki dönemde belirli kurumlar üç temel alana odaklanacaklar: Finansal ürün ve hizmetlere erişim, finansal eğitim ve finansal tüketicinin korunması.

Ayrıca, son yıllarda pek çok kesim tarafından yürütülen ve Birliğimizin de aktif rol aldığı yatırımcı eğitimi faaliyetlerinin hükümet düzeyinde koordine edilmesiyle daha hızlı mesafe alacağını umuyoruz. Bilgi ve bilincin artırılmasıyla, finansal ürün ve hizmetlere erişim artacak ve sermaye piyasamız daha sağlam temeller üzerinde ilerleyecektir.

HIZLI DEĞİL SAĞLAM ADIMLARLA BÜYÜSÜN

Sermaye piyasaları, son yıllarda kayda değer bir artış, büyüme gösteremiyor. Örneğin Borsa İstanbul’da halka açılan şirket sayısı dikkat çekici biçimde artmıyor. Hatta son dönemde kimi şirketlerin çıktığına şahit oluyoruz. Borsa İstanbul’un hızla büyümesi için neler gereklidir?

Gelişmekte olan pek çok ülkeyle karşılaştırdığımızda gerek halka açık şirket sayısı, gerek piyasa değeri açısından piyasamızın istenilen seviyede olmadığı aşikâr. Ancak piyasanın gelişmesi için çalışmalar hız kazandı, yatırım araçları son yıllarda çeşitlendi. İstanbul’un küresel bir finans merkezi olması için başlatılan ve yeni sermaye piyasası kanunu ile desteklenen reformlar, piyasamızın geleceği açısından hepimize umut veriyor. Borsamızın hızla değil, sağlam adımlarla büyümesini daha sağlıklı buluyorum.

KURUMSAL YATIRIMCILAR ARTMALI

- KOBİ’lerin halka açılmasının sermaye piyasalarının büyümesine önemli katkısı olur mu? Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz? Yeterli çalışma yapılıyor mu?

- Halka açılarak elde edilecek fonlar büyüme potansiyeline sahip küçük şirketler açısından önemli. Ayrıca halka açılma bu şirketler için, yerli ve yabancı şirketlerle işbirliğine gidebilme olanaklarını artırıyor. Ancak, KOBİ’lere yatırım yapmak çeşitli riskler taşıyor. Bu anlamda, KOBİ’ler bireysel yatırımcılardan ziyade kurumsal yatırımcılara hitap ediyor. Bu noktada, gelişmiş bir kurumsal yatırımcı tabanının önemini bir kez daha belirtmek istiyorum. Farklı risk profillerine hitap eden kurumsal yatırımcıların KOBİ’lere büyümeleri için gerekli özkaynak ve borç cinsi kaynakları temin etmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum.

TASARRUF FARKINDALIK KAMPANYALARINDAN UMUTLUYUM

- Türkiye’deki tasarruf oranı açısından piyasaların durumunu değerlendirir misiniz? Önümüzdeki dönemde tasarruflarda ciddi artışlar olması neye bağlıdır ve ne gibi yeni önlemler alınmalıdır?

- Biliyorsunuz, sermaye piyasası temelde tasarrufları verimli alanlara yönlendirerek ekonominin büyümesine katkıda bulunuyor. Ülkemizdeki tasarruf oranları yüzde 12-13 gibi düşük seviyelerde. Diğer gelişmekte olan ülkelerde, özellikle Asya’da yüzde 30’lar gibi çok daha yüksek oranlar görüyoruz. Yurt içi tasarruf oranlarının artırılmasına yönelik olarak bireysel emeklilik sistemine teşvik getirildi. Yeni Sermaye Piyasası Kanunuyla şirket ve hane halkı tasarruflarının korunması ve artırılması hedeflenirken ülke düzeyinde tasarruf bilincinin artırılmasına yönelik farkındalık kampanyaları düzenlenmeye başladı. Bu girişimlerin sonuçlarını orta vadede alacağımıza inanıyorum.

FOREKSLER DAHA GÜVENLİ

- Foreks benzeri kaldıraç temelli yatırım araçlarındaki büyük zararların önüne geçmek için yapılabilecek bir şey var mı?

- Yeni ürünler piyasada yer aldıkça, bu ürünlerde uzmanlaşan yeni aracı kurumların da sayısı artıyor ve yeni istihdam olanakları doğuyor. Hem ürün çeşitliliğinin, hem de aracı kurum uzmanlaşmasının artması sektörümüz ve yatırımcılar için sevindirici gelişmeler. Önceki yıllarda foreks işlemlerine ilişkin etkin bir denetim ve gözetim mekanizması bulunmuyordu. Fakat yapılan düzenlemelerle birlikte foreks işlemleri sağlıklı bir ortama taşındı.

Ancak bu noktada finansal okuryazarlık çalışmalarımızın ne kadar büyük önem taşıdığını bir kez daha vurgulamak istiyorum. Birlik olarak yatırımcılara yol göstermek üzere hazırladığımız her çalışmada yatırımcılarımızın bilmedikleri ürünlere yatırım yapmamalarını öneriyoruz. Foreks piyasaları da kısa vadeli işlemlerin yapıldığı ve yüksek riskli bir piyasadır.

Toplumda finansal okuryazarlık oranı arttıkça, yatırımcılarımız yüksek risk taşıyan ürünlere daha bilinçli bir şekilde yaklaşacak, kendileri için en uygun kararı vereceklerdir. Biz de Birlik olarak sektördeki profesyonellerin en donanımlı şekilde yetişmesine öncülük ederek, yatırımcılarımızı doğru şekilde bilgilendirmelerini sağlamalarına öncülük ediyoruz.

YOL HARİTASINI ÇIKARACAĞIZ

- Tam yatırımcı güvenini yaratmak ve sermaye piyasalarına yeni yatırımcı kitleleri çekmek için önümüzdeki çalışma döneminde neler yapmayı planlıyorsunuz?

- Birlik olarak sermaye piyasasının gelişiminin çalışanlarla birlikte finansal bilincin yükselmesiyle olacağına inanıyoruz. Bu inanç doğrultusunda, bilinçli ve doğru finansal kararlar verebilen yatırımcıların sayısını artırarak ülkemizin finansal okuryazarlık seviyesini yukarıya taşımak için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Yakın bir zamanda geniş kapsamlı bir çalıştay düzenleyeceğiz. Bu çalıştayda sektörümüzün ve Birliğin önümüzdeki 2 yıllık yol haritasını çıkaracağız. Gelecek dönemdeki en önem verdiğimiz hedeflerimiz; yeni ürün ve hizmetlerle sermaye piyasamızın büyümesine, ekonomik gelişime olan katkısının artmasına, uluslararası alandaki bilinirliğimizi kuvvetlendirmeye, yatırımcı tabanının genişlemesine ve uluslararası finans merkezi olma hedefimize daha da yakınlaşmamızı sağlamaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90

banner89