Öne Çıkanlar KPMG TÜRKİYE Sinem Cantürk Arçelik Üretim Koordinatörü Alp Karahasanoğlu Ece Kamar ÇOSB Dijital Dönüşüm Atölyesi Palermo

‘Teknoloji aşığı gençlerimiz dijital dönüşümde ülkenin umudu’

Dijital dönüşüm, ya da diğer kullanılan adıyla Endüstri 4.0 alanındaki yeni gelişmeler birbirini izliyor. 2019 yılı Türkiyesi’nin dijital dönüşüm olanak ve fırsatlarını, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Oya Safinaz Erdoğdu ile konuştuk. Global Sanayici’nin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Oya Safinaz Erdoğdu, “Teknoloji aşığı gençlerimiz dijital dönüşümde ülkenin umudu” dedi.

- Sayın Erdoğdu isterseniz konuya Endüstri 4.0’ın ne olduğunu anlatarak başlayalım. Üretim ilişkilerinin geldiği yeni aşamayı ifade eden sanayi devriminin dördüncü aşaması ‘dijital dönüşüm’ nedir, üretim süreçlerinde ne gibi değişimlere neden olacaktır?

- Buhar gücünün üretimde kullanılması ile ortaya çıkan sanayileşme süreci piyasanın ihtiyaçları ve olanakları çerçevesinde sürekli yenilenmektedir. Sanayi 1.0’ın buharlı makineleri sanayi 2.0’da üretimdeki yerlerini seri üretim bantlarına evrimleştirmiştir. . 20’inci yüzyılın ortalarında kullanıma çıkan bilgisayarların üretim sürecine katılması ise sanayi 3.0 olarak adlandırılmaktadır.

DİJİTAL SİSTEMLERİN HAYATIMIZDAKİ ROLÜ ARTTI

Dikkat ederseniz tüm bu süreç aslında yeni gelişmelerin var olan duruma adaptasyonundan başka bir şey değildir. Her yeni gelişme üretim sahasında daha etkin bir kullanıma yol açmakta, var olan ihtiyaçların daha düşük maliyetlerle karşılanabilmesine olanak sağlamaktadırlar.

Bugün tartıştığımız sanayi 4.0 süreci de teknolojideki yeni gelişmelerin sanayi üretimine uygulanması durumudur. Bilgisayarlar küçülüp işlem yapma, bilgi toplama ve saklama kapasiteleri arttıkça, dijital sistemlerin hayatımızdaki rolünün artması da kaçınılmazdır. İktisadi açıdan baktığımızda problem çok temel bir olgu üzerine kuruludur. Tüm işletmeler ayakta kalabilmek için talebi karşılayabilmeli ve rekabet edebilmelidirler.

DAHA ÇOK VE DAHA HIZLI TÜKETİM

Bugün tüketiciler evlerinden çıkmadan her ihtiyaçlarını tek tuş ile karşılayabilmek, daha çok ve hızlı öğrenmek ve tüketmek istiyorlar. Talepler ve hayallere sınırlar koyulmuyor. Su ısıtıcıları, kol saati, buzdolabı, araba ve perdelerin tüketici ile iletişimde olduğu bir dünyada işletmeler yeni kuşağın ihtiyaçlarını 100 yıl, 50 yıl hatta 30 yıl öncesinin tüketim malları ve arz kanalları ile sağlayamazlar. Dijital dönüşüm, yani Sanayi 4.0, makineleri hali hazırda üretim bandından kullanan işletmelere yeni dünyaya uyum şansı tanıyan yeni düzenlemeler sunuyor. Büyük veri, metaların/nesnelerin interneti (IOT), sanayi metalarının interneti (IIOT), makineler arası iletişim (M2M) ve bulut teknolojileri kullanımı sanayi 4.0’ı tanımlayan temel öğeler. Bu sistemler vasıtasıyla işletmeler tüketici talebindeki gelişmeleri rahatlıkla gözlemleyip, kolaylıkla uyum sağlayabilmekte, kendi üretim bandındaki en ufak aksaklıkları fark edip çözüm önerilerini görebilmekte, arz zincirindeki olası sorunları ortadan kaldırabilmektedir.

Dijital dünyanın sunduğu olanakları kullanan bir üretim sistemi, karlılığı ve verimliliği optimal düzeye çıkarmaktadır. Dijital dünyanın nimetlerinin her ekonomik birime açık olduğunu ve teknolojik yeniliklerin her geçen gün daha az maliyetle üretildiğini göz önüne alırsak sanayi 4.0’ı, ‘büyük / küçük tüm şirketlere eşit şartlarda rekabet etme gücü kazandıracak yöntemler bütünü olarak’ tanımlayabiliriz.

SANAYİLEŞMEYİ GERİDEN TAKİP EDİYORUZ

- Türkiye ekonomisinin yapısını analiz edersek, sanayi işletmelerinin Endüstri 4.0’ın ya da dijital dönüşümün hangi aşamasında olduğunu söyleyebiliriz? Bu yeni süreç işletmelere neler kazandıracak?

  • İçinde yaşadığımız sürecin olağan olmadığını göz önüne alarak günümüz için bir yorumda bulunmak istemiyorum ama 5 sene önceki sanayimizin durumuna bakarak geleceğe hazır mıyız sorusunu cevaplarsak Türkiye ekonomisinin dünya piyasasında rekabet gücünün oldukça kısıtlı olduğunu, sanayileşme adımlarını geriden takip ettiğimizi söylemek yanlış olmaz. Bir kaç büyük işletmemizi tartışma dışı bırakır orta ve küçük işletmelerimize odaklanırsak, gerekli finansal ve teknik desteklerle dev bir adımla ülke ekonomisini çok ileri atabileceklerine inanıyorum. Sanayi 4.0’ın nimetleri bu şirketlere daha önce sahip olmadıkları olanaklar tanıyacak ve onları rahatlıkla bir üst lige taşıyacaktır. Üretim süreçlerini çok daha az maliyetle tamamlayıp, ara malı ve nihai tüketiciye kolaylıkla ulaşabilecekler; teknik yetersizliklerini dijital dünyanın sunduğu olanaklarla kapatarak, tüketicinin taleplerine esnek üretim olanakları ile cevap verebilecek ve böylece rekabet güçlerini artırabilecekler.

VİZYON VE DESTEK SAĞLAYAN PROJELER GEREKLİ

- Sanayi işletmelerinin Endüstri 4.0’a evrilebilmesi için neler yapılması gerekiyor? Bu konuda kamunun yapması gereken alt yapı yatırımları yeterli mi? Hem kamu, hem işletmelerin bu endüstriyel dönüşüm için atması gereken adımlar nelerdir?

- Bizim ülkemizde özellikle KOBİ’ler için kamunun, STK’ların, teknoloji merkezlerinin ve üniversitelerin desteği çok önemli. Bizim yapımızda, KOBİ’ler varolan dünya için neredeyse günlük bazda üretim yapıyorlar. Orta ve küçük işletmeler gelecek 20 yıl için planlar yapmıyor, kendilerini değişen dünyaya adapte etmeye çalışmıyorlar. Bu noktada onlara hem vizyon hem de destek sağlayacak projeler gerekiyor. Sanayi 4.0 ile birlikte gelişen yukarıda saydığımız dijital kullanım olanakları temelde üretim sisteminde şeffaflık sağlıyorlar.

IIOT (Neslerin interneti), bulut teknoloji kullanımı ile firmalar kendi üretim süreçlerini ayrıntılı bir şekilde gözlemleyebildiği gibi dünyada kendisi ile benzer üretim süreçlerine sahip firmaların davranışlarını da gözlemleyebiliyor. Şeffaflık ise öngörülebilirliği beraberinde getiriyor. Çünkü bir konuda bilgi sahibi olduğunuzda, gelecek için atacağınız adımları planlamak daha kolay hale gelecektir. Öngörülebilirlik ise sanayicinin temel ihtiyacıdır. Teknik destek, dijital araçların kullanım olanaklarındaki artış, iktisadi planlayıcıların sunacağı destekler, ciddi finansal analizler ile yeterli finansal destek, eğitim desteklerinin varlığı sanayicileri üretime teşvik edecektir. Rekabet edebilmek için ihtiyaçlarının karşılanacağını, ihtiyaç duyulduğunda başvurulacak teknik mercilerin varlığı öngörüyü, güveni, üretimi ve rekabeti artırır.

KALİFİYE ELEMANA İHTİYAÇ OLACAK

- Bilgi-iletişim teknolojileri ile makinaların ve değer zincirindeki tüm unsurların birbirine bağlı çalıştığı bir üretim modeli vizyonu olarak tanımlanabilecek Endüstri 4.0’a hızla geçebilecek sektörler hangileridir? Bu dönüşümde ne gibi riskler ortaya çıkabilir?

- Ortada bir teknolojik araç varsa onu üretim sürecine en hızlı adapte edebilenler en hızlı uyum sağlayanlar olacaktır. Özellikle insan sağlığına zararlı alanlar, metal işleme alanları, maden sahaları, savunma sanayi gibi sektörler halen dijital sisteme en hızlı adapte olanlar olarak görülüyor. Additive manufacturing 3 boyutlu yazıcı teknolojisi kullanan sektörler sanayi 4.0’ın esnek üretim olanaklarını kullanan yapılar. Bu sistemlerin belki 5 -10 sene içerisinde maliyetlerinin düşmesi ile kullanım olanaklarının daha da artması bekleniyor. Bu noktada rekabeti sağlayacak olgu teknoloji üretenler ve üretimin gideceği yönü öngörerek kilit malzemeyi üretmeyi başarabilenler olacaktır.

Sanayi 4.0 varolan üretim yapısında değişimi tanımlamaktadır. Varolan yapımızda işgücü ve sermaye iki temel üretim aracıdır. Üretimin mekanik sistemlerini dijital dünyaya adapte etmek görece kolaydır. Teknik ve finansal destek ile rahatlıkla çözülebilir ancak iş gücü biraz daha geç adapte olacaktır.

EĞİTİM SİSTEMİMİZ YENİDEN YAPILANMALI

Dünya, sanayi 4.0’ın getirdiği üretim yapısına adapte olabilmiş kalifiye işgücü kıtlığı yaşanacağını öngörmektedir. Bu öngörüde bulunanlar, çoktan anaokullarında çocuklara kodlama eğitimleri verip kodlama dilini ikinci bir yabancı dil olarak öğretmeye başlamış, problem çözme ve matematiksel düşünme yanında yaratıcılığı destekleyen eğitim programlarına odaklanmışlardır. Bizim eğitim sistemimizin bu konudaki eksiklikleri, özellikle işgücü yoğun üretim yapan sistemlerde daha çok sorunlar yaşanacağını düşündürtüyor. Bu olumsuzluklara rağmen teknolojik yenilikleri takip eden, kullanmaktan zevk alan bir neslin varlığı sayesinde, bizim, diğer kültürlere kıyasla çok daha kolay adapte olacağımızı tahmin ediyoruz. Dinamik ve teknoloji aşığı bu nesli üretim alanına koyduğumuzda dijital yapıyı üretim ve tedarik bandına getireceğine inanıyorum.

SADECE FİNANSAL DESTEK YETMEZ

- Ekonomisinin yükünü KOBİ’lerin sırtlandığı bir üretim ağında bu işletmelerin yeni üretim modeline hızla geçebilmeleri için neler önerirsiniz? KOBİ’lerin dijital dönüşümü gerçekleştirmek için özkaynakları sınırlı olduğundan ne gibi finansal desteklere ihtiyacı var?

- Bizim yapımızda finansal destek tek başına yeterli görünmüyor. Mutlaka teknik altyapının da sağlamlaştırılması gerekiyor. Sanayi 4.0’ın sunduğu dijital olanaklar çok büyüleyici ancak yaratacağı sorunlar da söz konusu. Bizim gibi bilgi paylaşımı konusunda oldukça muhafazakar bir toplumda bulut teknolojisinin yararları ve zararları iyi hesaplanmalı mesela. Dijital dünyada asıl güç bilgi olduğu için bilgi edinme ve kullanabilme becerisi yanında bilgi hırsızlığına karşı da ciddi korunma sağlanmalıdır. Tüm bunları sadece finansal destek boyutuyla ele alabilmek mümkün değil. Şu aşamada en doğrusu sanayi 4.0 ‘a uygun üretim yapmayı planlayan üretim tesislerine/ sektörlere bebek sanayi olarak yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Rekabete hazırlayıcı sınırlı bir koruma ile gelen finansal destek en doğru yapılanma olacaktır kanısındayım.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ ARASINDA İLETİŞİMSİZLİK VAR

- Türkiye’de üniversite-sanayi işbirliği hangi boyutta? Kendi deneyimlerinizden yola çıkarak konuyu değerlendirir misiniz?

- Türkiye’de sanayiciler bilginin güç olduğuna inanmıyor. Pazarım var, satıyorum bugün para kazanıyorum bakış açısına sahipler. Yeni pazarlar, yeni ürünler, gençler, çocuklar, tedarik zincirlerindeki olası problemleri görmüyor ya da ilgilenmiyorlar. Bu durumda da üniversiteleri işlevsiz addediyorlar. Üniversiteler ise genellikle hiçbir işletmeye adım atmamış, hiçbir sanayici ile konuşmamış öğretim elemanları ile çalışıyor. Bu iletişimsizlik maalesef iki tarafı da kendi alanları içinde hapsediyor. Bu ülkenin ilerlemesi lazım. Üreticisi, tüketicisi, planlayıcısı ve düşünürü ile birlikte çalışabildiğimiz zaman geleceği yakalayabileceğimize inanıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81

banner80

banner79

banner78

banner77

banner76

banner75