Öne Çıkanlar Arçelik Üretim Koordinatörü Alp Karahasanoğlu Necat Öney Temiz enerji KPMG Sao Paulo

“E-ticaret, çocuk yetiştirmek kadar meşakkatli bir iş”

GİRAY DUDA

Online ticaret son 30 yılımıza damgasını vuran olgulardan birisi. Binlerce yıldan bu yana dünyanın her tarafında sürdürülen reel ticaretin bir yandan internete sıçramasının yarattığı potansiyel ve olanaklar e-ticareti neredeyse herkesin gündemine getirdi. Sektördeki binlerce girişimciye ileri düzeyde yazılımlar hazırlayarak online ticareti teknik yönden çok kolaylaştıran Ticimax şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi Cenk Çiğdemli ile internet üzerinden yapılan ticaretin bugün geldiği noktayı konuştuk.

- Cenk bey, birkaç yıl önce, fiber bağlantılar ve mobil internetin büyük patlama yaptığı bir dönemde, deyim yerindeyse ‘e-ticarete hücum’ yaşandı. Herkes hızla e-ticaret siteleri kurmaya başladı. Sektörde yeni destek şirketleri ve dayanışma, bilgilendirme dernekleri ortaya çıktı. Bugün hangi aşamaya vardı sanal ticaret dünyası.

- Aynı furya devam ediyor. Elbette bir hevesle başlayıp umduğunu bulamayanlar da oldu. Tabii ki bu her zaman olur. Ama site sayısı olarak artış hiç durmuyor. Biz de onlara e-ticaret siteleri yazılımı hazırlayıp sunuyoruz. Her yıl yüzde 100 oranında büyüyoruz. Yani, bizim açımızdan bakacak olursanız her yıl binlerce yeni e-ticaret sitesi açılıyor.

Tabii ki bu işten umduğunu bulamayarak sitelerini kapatanlar oluyor. Gerekli yatırım yapmayanlar kapatmak zorunda kalıyorlar. Ya da ben mağazacıyım, bu siteyi de öylesine tutayım diyenler yolda kalıyor. Her açılan e-ticaret sitesi mutlaka başarılı olacak diye bir şey yok. Henüz öyle bir dünyada değiliz. E-ticaret sitesi kurarsanız onunla çok uğraşmanız gerekir.

BİR İKİ GÜNDE HERŞEY HAZIR OLUYOR

- Yeni dönem e-ticaret sitelerini inceledim. Teknik olarak eskiden girişimcinin karşısına çıkan onlarca problem çözülmüş, hazır biçimde kendisine sunuluyor. Bu işe niyetli birisinin hevesini kıracak sayısız sorun ortadan kalkmış. İçerik, tanıtım ve reklam faaliyetlerine hırsla girişerek büyük zaman harcayan kişilerin başarı şansları yüksek gibi gözüküyor.

- Biz, kullanıcının e-ticarete başlayıp kaliteli bir biçimde faaliyet göstermesi için mükemmel bir altyapı sunuyoruz. Müşterilerimizden aldığımız geri dönüşlerle yazılımlarımızı sürekli olarak geliştiriyoruz. E-ticaret sahiplerinin operasyon, satış, pazarlama anlamında nelere ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Bunları yönetim panellerine girip kolay kullanılmasını sağlıyoruz. Onların müşterilerinin de nelere ihtiyacı olduğunu biliyoruz ve sisteme bunları ekliyoruz. Yani e-ticaret çok kolaylaştı. İsteyenler, hazır yazılımları yöneterek bir-iki günde e-ticarete başlayabiliyor. Sanal posu da alıyorlar ve para çekmeye başlıyorlar.

SANAL POS İLE HEMEN TİCARET BAŞLIYOR

- Sanal pos kullanımı için bankalarla mı anlaşma yapıyorsunuz?

- Herkesin yöntemi değişiyor. Mesela bizim özel bir ödeme sistemiyle anlaşmamız var. Müşterilerimiz tüm ticari bilgilerini, verilerini bu sisteme önceden kaydettiriyor. Pos hemen aktif oluyor ve belirli limitler dahilinde sistem para çekmeye başlıyor. Evraklarını gönderip bunlar doğrulandıktan sonra paralarını tahsil etmeye başlıyor. Eğer şirket doğrulanmazsa o para havuzda kalıyor ve daha sonra müşteriye iade ediliyor.

PARA, BANKA HESAPLARINDA TUTULUYOR

- Yani müşteri satın aldığı mal veya ürünün karşılığında ödediği paranın güvende olduğunu ve sorun çıkarsa geri alabileceğini görüyor, biliyor.

- Evet, kesinlikte güvenli biçimde duruyor. Eğer sorun yoksa, girişimciye gelen para, anlaşmaya göre haftada bir, iki haftada bir veya ayda bir gibi periyotlarla kendisine ödeniyor. Bu paralar, bankaların güvenli hesaplarında tutuluyor.

- Elbette, sanal ticaretin belki de en can alıcı kısmı paranın güvende olmasıdır.

- Her şey çok güvenli.

SANAL MAĞAZALARDA HERŞEY SATILIYOR

- Şu anda yasal olarak satışı mümkün olmayanlar dışında her şey için kurulmuş sanal mağazalar var, yani her şey satılıyor değil mi?

- İnternette satılmayan hiçbir şey yok diyebilirim. Gübre satan, cıvata satan veya elbise, ayakkabı satan müşterilerimiz de var. Her şeyin alıcısı var. Ürünler doğrudan tüketiciye de satılabiliyor veya diğer üreticilere de satılabiliyor.

E-ticaret sitesinin yazılımını hazırladığımız marketler de var. Market alışverişi internetten yapılıyor ve satın alınanlar kapıya getiriliyor. Biz bu ticaret sitesini işletmiyoruz. Ancak, şöyle kullanılırsa daha uygun olur diye destek veriyoruz. Bizim serverlarımızda duruyor ve orada çalışıyor. Kontrol paneline sadece müşteri erişiyor ve neyin ne kadar alındığını biz bilmiyoruz.

E-TİCARETİN SIRLARINI DA ANLATIYORUZ

- Dikkatimi çeken önemli nokta, girişimcilere değişik konularda eğitimler verilmesi oldu. Hatta bu eğitimler sadece müşterilere değil isteyen herkese veriliyor galiba.

- Akademi adlı bir birimimiz var. Burada sadece yazılımlarımızın kullanım biçimini değil e-ticaret yapmanın tüm sırlarını da konuşuyor, anlatıyoruz. Başarıya nasıl ulaşabilirler, neler yapmaları gerekiyor gibi bir çok konuyu ayrıntılarıyla anlatıyoruz. Hangi mecraya ne kadar reklam vermelisiniz ? medyayı nasıl kullanırsanız iyi satış yaparsınız? Hepsi de ücretsiz. Henüz yazılım satın almamış ve bunu düşünenler de gelip eğitim alabiliyor. Bu akademi, e-ticaret ve e-ihracatın gelişmesini amaçlamış durumda ve herkese açık. Sosyal sorumluluk duygusuyla bu projeyi yürütüyoruz.

SANAL TİCARET ARTIK BİR ZORUNLULUK

- E-ticaret, normal ticaret ve üretimde yeri olan herkesin gündeminde olmalı değil mi? Henüz başlamayanlar da bir şekilde buna girmenin planlarını yapıyordur herhalde.

- E-ticaret artık bir ihtiyaç değil, bir zorunluluk. Örneğin, birisinin Merter’de ara sokakta bir dükkanı var diyelim. Önünden müşteri geçecek diye bekliyor. Hiç satış yapamadan bekliyor. Eğer ürünlerini internete koyarsan, buradaki milyonlarca kişiye reklam veya başka yollarla bir şekilde ulaşırsın. Dükkandan daha fazla satış yapacağına eminiz.

BÜYÜK PAZARYERLERİ ÇOK FAYDALI

- Bir de marketplace ya da pazaryeri denilen, çok büyük e-ticaret platformlarında yer almak da yeni fırsatlar yaratıyor değil mi? Hepsiburada, Gittigidiyor gibi marketplaceler kendi ürünlerini satmak isteyenlere yer açıyorlar. Eğer fiyatı uygun, teslim süresi makul ise müşterileri kendisine çekerek buradan mal satıyorlar. Bu sistem kolay işliyor mu?

- Biz bu yöntemi e-ticarete yeni başlayanlara öneriyoruz. Bizim bu pazaryerleriyle özel anlaşmalarımız ve yazılımların içinde modüllerimiz var. Ben ürünlerimi bu siteye bu fiyattan aktarıyorum ve orada da satılsın istiyorum. O platformda satış oldukça bu satışlar oradan alınıp e-ticaret sitesine ekleniyor. Yani bir yönetim panelinden tüm platformlardaki satışları da izleyebiliyorlar. Bizim bu platformlarla anlaşmalarımız var ve bizim yazılımlar kanalıyla gidenlerden giriş ücretleri alınmıyor.

YANLIŞ YAPANA CEZA KESİLİYOR

- Buralarda yer alıp satış yapmak için ayrı görüşmeler, sözleşmeler yapılması da gerekiyor herhalde değil mi?

- Elbette. Şirketlerin o platformlarla bir anlaşma yapması gerekiyor. İmzalanacak protokolde, alacak verecek hesapları, hangi şartlarla çalışma yapacakları ayrıntılı biçimde belirleniyor.

Alıcı malı internet üzerinden satın almasına rağmen tedarikçi bu malı göndermede sorun yaşarsa platformlar onlara ceza kesiyor. Burada kendisini de koruyor, tüketiciyi de koruyor.

SATIN ALANLAR PAZARYERLERİNE GÜVENİYOR

- Elbette. Alıcılar, o küçük şirketleri tanımaz ve mal alımında muhatabının doğrudan örneğin Hepsiburada olduğu rahatlığıyla alışveriş yapar. Eğer sorun yaşanırsa bu sorunun Hepsiburada’dan kaynaklandığını düşünür.

Galiba bu kolaylıklar herkesi internet satışı yapmaya itiyor. Ben online ticaret sitelerine göz attığım zaman organik ürünlerin satışlarının, Türkiye’nin her yerinden ve doğrudan bahçeden, tarladan yapılan satışların da yaygın olduğunu görüyorum. Yani domates, zeytin, incir, bal gibi sayısız yiyeceği doğrudan üreticilerin internette satışa sunmaları giderek artıyor. Sizin de yazılımlarını bu tür satışlar için kullanan müşterileriniz var mı?

SİTELERİ İKİNCİ KUŞAK YÖNETİYOR

- Portakal, reçel, organik bal satan müşterilerimiz var. Bu artık herkesin gündeminde. Köylülerin, çiftçilerin, üreticilerin okullarda okumuş çocukları, akrabaları bu şekilde satış yapılması için onları teşvik ediyor. Siteleri de onlar yönetiyor.

Ayrıca ürünleri satılır nitelikte olan köylüleri, çiftçileri bulup, malları onlardan alarak kendi ticaret sitelerinde satanlar da var.

Biz aslında onları bulup online satışlara girmelerini istiyoruz. Bu nedenle bu yıl 81 ili gezeceğiz. Oralarda ilgilenen herkese e-ticareti anlatacağız, workshoplar yapacağız. Ekim ayında başlayacak kampanyamızda amacımız e-ticareti merak eden herkese ayrıntılarıyla anlatmak. Gideceğimiz yerlerin ticaret odalarıyla temasa geçiyoruz ve ayrıca reklamlarla ve yerel medya kanalıyla bu organizasyonu herkese duyurmaya çalışıyoruz.

REKLAMSIZ MÜMKÜN DEĞİL

- E-ticarette reklamın çok önemi var değil mi?

- Reklamın bu işte yaşamsal bir önemi var. Reklamsız hiçbir şey yapamazsınız. Google’de, Facebook’ta, Instagram’da, yani kullanıcıların dolaştığı her yerde sizin reklamınızın olması gerekiyor. Çünkü herkes her an cep telefonu ve bilgisayarlarda sosyal medya sitelerini, haber sitelerini dolaşıp duruyor. Sizin mutlaka buralarda olmanız gerekiyor. Yani ben bir e-ticaret sitesi açtım ve başında sipariş bekleyeceğim diyemezsiniz. Sosyal medyayı aktif, ciddi biçimde kullanırsanız iyi yerlere gelebilirsiniz.

YAZILIMLAR REKLAM YERLEŞTİRMEYİ KOLAYLAŞTIRIYOR

- Reklamların otomatik olarak belli yerlerde kullanılmasını sağlayan modüller de var değil mi?

- Evet, girişimciler, reklamlarını birkaç tuşla istedikleri sosyal medya sitesine verebiliyorlar. Bunun maliyetini ve daha sonra da sonuçlarını görebiliyorlar.

Biz, akademimizde bunun bilgilerini de ayrıntılı olarak veriyoruz. Yazılımla çözülemeyecek, kişilerin kendi yetenek ve isteklerine bağlı olan kısımlarda yapılabilecekleri derslerde anlatıyoruz. Herkes gözümüzün önünde büyüdüğü için işin her aşamasını iyi biliyoruz.

Örneğin satışı çok fazla olan müşterilerimiz de sorunlar yaşıyorlar. Onların şikayetleri doğrultusunda farklı, özel otomasyonlar geliştiriyoruz. Ticaretin her aşamasında tecrübemiz var ve biz bunu müşterilere aktarmaya çalışıyoruz.

BEBEK BÜYÜTÜR GİBİ…

- Ama kesin olan bir şey var ki internet sitenizin her an başında olup sürekli yeni adımlar atmanız gerekiyor değil mi?

- Bu da aslında bir bebek, çocuk yetiştirmek kadar meşakkatli bir iş. İlginizi hiç eksik etmeyeceksiniz. Evladınız gibi bebekliğinden itibaren yakın ilgi gösterip büyüteceksiniz. İlgilenmezseniz, üzerinde çalışmazsanız, rakiplerinizi analiz etmezseniz bu işte gereken yere varamazsınız.

E-İHRACAT TÜKETİCİLERE YAPILIYOR

- E-ihracata geçecek olursak, başka bir ülkeye satışta fiyat, miktar sınırı var mı?

- Evet. Gümrük mevzuatına göre belli miktarda ürün satışı yaparsanız, bu e-ihracat kapsamında değerlendiriliyor. Burada mikro ihracat formu dolduruluyor. Elbette başka bir ülkeye, internet üzerinden yüzbinlerce, milyonlarca dolarlık satış yapabilirsiniz. O durumda, gümrük işlemleriniz, vergi ve harçlarınız değişecektir. Bu işleme de artık e-ihracat değil doğrudan ihracat denilmektedir.

E-ihracat, doğrudan tüketicilere yapılan satışları kendisine konu alıyor. Ürünleri, tek tek veya birkaç tane, farklı ülkelerdeki insanlara satıyorsunuz. Uygun maliyetli ürünleri daha çok satma olanağınız var.

Büyük ölçekli ihracatı da internet üzerinden yapabilirsiniz. Ürünleri web sitenizde ayrıntılarıyla gösterirsiniz. Hedef kitlenize uygun platformlara reklam verebilirsiniz. Eğer satış yaparsanız tahsilatı da internet üzerinden yapabilirsiniz.

ULUSLARARASI PAZARYERLERİ VAR

- Türkiye’deki pazaryerlerinde yer alma olanakları, uluslararası alandaki dev şirketler Amazon, eBay, AliExpress gibi pazaryerlerinde de aynen geçerli oluyor mu?

  • Elbette, her birinin katılım koşullarına uyarak o platformlarda ürünlerini teşhire sunabilir, satış yapabilir, reklamınızı yayınlayabilirsiniz. Zaten, uluslararası büyük pazaryerleriyle uyumlu modüllerimiz var. Bunları da e-ticaret sitelerine ekliyoruz.

Aynen yurt içine yönelik satışta olduğu gibi e-ihracat da büyük ilgi, çalışma gerektiriyor. Eğer siz emek harcamaya, uygun yerlere reklam vermeye hazırsanız hemen sitenizi kurup faaliyete geçebilirsiniz. Sonuçta yurt içinde 79 liraya sattığınız ayakkabıyı orada yurtdışına 80 dolara satacaksınız. Bunu aynen gerçekleştiren, kadın ayakkabısı satan bir müşterimiz var. Türkiye’deki fiyatın 7-8 kat üstüne satış yaptığını belirtiyor ve bu temaslar sırasında yurt dışındaki tüketicilerin dikkat çekici özellik ve alışkanlıklarını bize anlattı. Onların, operasyonel anlamda farklı talepleri olduğunu gördük.

Bizim e-ihracat yapan müşterilerimizin ciddi biçimde büyüdüğünü gözlemliyoruz. Çünkü burada karlılık daha fazla. Eğer dünyayı hedeflersek çok daha büyük bir pastadan pay alma fırsatıyla karşı karşıya kalıyoruz.

E-İHRACATA DESTEK VAR

Bir de Türkiye içine yönelik e-ticaret faaliyetinde Facebook’a, Google’a, Instagram’a reklam vermeniz gerekiyor. Bu harcamalar, şirketlerin kendi cebinden çıkıyor. Türkiye’de satış yapacak olanlara kimse destek vermiyor.

Buna karşılık yurt dışına satış yaparsan, reklam maliyetinin yüzde 50 ile yüzde 70 arasındaki tutarını devlet sana geri ödüyor.

Eskiden yurt dışına sattığın malı eğer alıcı sana iade ederse bunu ithal etmek zorunda kalıyordun. Devlet buna da çözüm getirdi. Artık ithal etmeden geri alabiliyorsun. Mikro ihracat formuyla gönderdiğin ürünü böyle bir durumda kolaylıkla geri alabiliyorsun.

Siteye yurt dışından hangi ülkeden girilirse, yazılımların dili ona göre değişiyor. Gösterilecek fotoğraflar da değişiyor. Onların para birimi üzerinden işlemlere geçiliyor. Yani e-ihracat pek çok yönden çok kolaylaşmış durumda.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner82

banner81

banner80

banner79

banner77

banner76