Öne Çıkanlar ÇOSB Mesleki ve Teknik Lisesi rol model oldu ÇOSB Habertürk Bakış programı Av. Ferhan Arıkan Hilal Ünalmış ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu

Türkiye ekonomisini, sanayi üretimi eksenine getirmeliyiz

GİRAY DUDA

Takım tezgahları sektörünün sanayi açısından yaşamsal önemi var. Üretilen her ürün, bir makine tarafından üretilip ortaya konuluyor. Sektörün pandemi dönemindeki dünya ve Türkiye koşullarını, sorunlarını ve beklentilerini Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Fatih Varlık ile konuştuk.

- Sayın Varlık, öncelikle takım tezgahları sektörünün ülkemizdeki durumunu, ciro büyüklüğünü, ihracat miktarını rakamsal olarak bize anlatır mısınız?

- Takım tezgahları sektörünü, tüm dünyada olduğu gibi metal işleme ve metal şekillendirme olarak iki bölümde ele alıyoruz. Metal şekillendirme tarafını presler, lazer kesim tezgahları, abkant, giyotin, boru işleme ve şekillendirme makineleri gibi makineler oluşturuyor. Bu makine türlerinin üretiminde oldukça iyi durumdayız. Hatta dünyanın önde gelen markalarıyla aynı kalitede makineler üretiyoruz.

CNC torna, işleme merkezi, taşlama, transfer tezgahları gibi makinelerin yer aldığı metal işleme makineleri tarafında ise çok yol almamız gerekiyor. Bu alanda hem özel şirketlerin hem de devlet desteğiyle konsorsiyum olarak bir araya gelen firmaların girişimleri var. Bu alanda yer alan yüksek teknolojili takım tezgahlarının üretimi dünyada Almanya, Japonya, İtalya, Tayvan ve Çin’in tekelinde. Bu durum bazı zamanlarda tedarik sorunları yaratabiliyor. Bu sebeple, metal şekillendirmede olduğu gibi yerli üretimimizi güçlendirmeliyiz.

PANDEMİ ŞARTLARINDA BİRAZ GERİLEDİK

Takım tezgahlarının ticari durumuna baktığımızda, yaptığımız üretimin yüzde 75’ini ihraç eder durumdayız. 2020’de yaşadığımız olağanüstü pandemi şartları nedeniyle ihracatımızda büyük bir düşüş gerçekleşti. Bunun etkisi ile üretimin ihraç edilme oranı yüzde 65 olarak gerçekleşti.

Takım tezgahları üretim ve dış ticaretimizde 2020 yılında;

• Üretim yüzde 4.2 düşüşle 716 milyon dolar,

• İhracat yüzde 17.4 düşüşle 466.6 milyon dolar,

• İthalat yüzde 12.7 artışla 923.4 milyon dolar,

• Kullanım (yurt içi satış) yüzde 17 artışla 1.17 milyar dolar olarak gerçekleşti.

MAKİNA ÜRETEN MAKİNALAR

- Bu sektörün dünyadaki gücü, üretim büyüklüğü ve ülkeler açısından önemi nedir? Türk takım tezgahları sektörünün yeri global sektör açısından yıllara göre ne kadardır ve nasıl gelişme gösteriyor?

- Etrafınızda gördüğünüz, bir fabrikadan çıkmış olan her şey; ya bir takım tezgahıyla ya da takım tezgahlarıyla üretilmiş bir makine ya da kalıpla üretilir. Bu sebeple takım tezgahları, sanayi üretiminde ana yatırım malı olan “makina üreten makinalar” olarak adlandırılır. Bir ülke sanayisinin gelişmişlik düzeyi, o ülkenin sahip olduğu takım tezgahları sanayisinin gücüne paralel olarak gelişim gösterir. Dolayısıyla bu sektör kalkınmanın temeli, ekonominin itici gücüdür. Takım tezgahları olmadan günlük hayatta kullandığımız basit araçları, otomobili, beyaz eşyayı, medikal araç-gereçleri, bilgisayarı, akıllı telefonu, savunma ve havacılık ürünlerini ve daha birçok ürünü üretemezsiniz. Takım tezgahları deyince yaşamımızı doğrudan etkileyen bu sektörün elinin değdiği her şey aklımıza gelmeli. Temsil ettiğimiz sektör tüm dünyada imalat için birinci derecede önemli. Sektör, 2009 krizi haricinde büyüyüp gelişerek süregeldi ve 2019 yılında dünyadaki ekonomik durum sebebiyle yavaşladı.

DÜNYA PAYIMIZ GERİLEMESİN

Takım tezgahlarının dünyadaki kullanım değeri 85 milyar dolardır. Türkiye’de ise yıllara göre değişmekle birlikte ortalama 1 milyar dolar civarındadır. Türkiye’nin dünya kullanımında aldığı pay yüzde 1.2’dir.

2023 yılında dünyadaki takım tezgahı kullanım değerinin 125 milyar dolara, Türkiye’nin kullanım değerinin ise 1.4 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Türkiye’nin ekonomisini sanayi üretimi eksenine getirmediğimiz sürece, dünya ekonomisinden alacağımız pay değişmeyecek hatta gerileyecektir.

PANDEMİYİ GÜÇLÜ KARŞILADIK

- Bu dönemde yapılan bir söyleşide elbette ki ilk olarak değinilecek konu pandemidir. Pandeminin takım tezgahları üreticilerine etkisi nasıl oldu?

- Pandemi beklenmedik bir şekilde geldi. Hem sanayiye hem de yaşam biçimine etkisi beklenilenden uzun ve ağır oldu. Takım tezgahları sektörü başta olmak üzere sanayi, pandeminin yarattığı olumsuzluk sürecini diğer sektörlerden daha güçlü karşıladı. Üstelik yeni çalışma şekillerine de daha hızlı adapte oldu. Mühendisliğin doğası gereği “çözüm ve gelişim odaklı” olmasının bu hızlı adaptasyonda etkisi büyük oldu.

TÜM ÜLKELER ÜRETİMDE BİRBİRİNİ ETKİLER

Takım tezgahı üretimi hem Türkiye’de hem de dünya genelinde global tedarik zincirine bağımlı durumdadır. Avrupalı bir tezgah üreticisi Uzak Doğulu otomatik kontrol ekipmanı üreticisine, Uzak Doğulu bir makine üreticisi Avrupalı mekanik ekipman üreticisine bağımlı durumdadır. Durum böyle olunca tüm ülkeler üretimde birbirini etkilemektedir. Takım tezgahları kullanımı 2020 yılında pandemi etkisi nedeniyle yaklaşık olarak, Asya’da yüzde 28, Amerika’da yüzde 32, Avrupa’da yüzde 25 ve dünya genelinde yüzde 28 daraldı. Türkiye’de ise üretimin güçlenmesi ve artış göstermesinin etkisiyle ters bir senaryo oluştu. Türkiye’nin takım tezgahı kullanımı hem verilmiş olan üretim taahhütlerinin etkisi hem de sanayicimizin atak davranması ile yüzde 17 artış gösterdi.

TEDARİK ZİNCİRİNDE SIKINTI YAŞADIK

- Pandemi gölgesinde 2020 yılı nasıl geçti? Şu anda yaygın aşılanmaların başladığı dönemde 2021 yılına bakışınız ve beklentileriniz nasıldır?

- Pandemi sürecinin yarattığı olumsuz etki, 2020 yılında küresel tedarik zincirine büyük zarar verdi. Tedarik zincirinde oluşan süreç aksamaları, seyahat kısıtlamaları ve yasakları nedeniyle satış, teknik servis ve pazarlama faaliyetlerinin önemli derecede sekteye uğraması, hem makine hem de üretim için kritik öneme sahip ara malı tedarikindeki problemler sanayicilere sıkıntılar yaşattı. Tüm bu olumsuzluklarla birlikte, özellikle deniz taşımacılığında yaşanan, konteyner ve lojistik süreçlerindeki fahiş fiyat artışları üretim maliyetlerini katladı. Buna rağmen sektörümüz ve Türkiye sanayisi krizlere talimli olmasının da etkisiyle 2020’yi özellikle Avrupa ülkelerine kıyasla daha hasarsız atlattı. Sektörün Avrupa’daki üretim daralması yüzde 25 iken, Türkiye’de daralma çok sınırlı oldu ve yüzde 4.2 olarak gerçekleşti.

Covid 19’a karşı başlayan aşılama sürecimizin hızının artması ve yaygın bir aşılama yapılması durumunda, Türkiye sanayisinin çok büyük bir hızla, 2020’de gördüğü zararı telafi edeceğini hatta bu zararı kazanca çevireceğini düşünüyoruz. Takım tezgahları kullanımında Türkiye 2020’yi büyük bir fırsata çevirdi. 2021’de de bu eğilimin devam edeceğini ve kullanımın yaklaşık yüze 10 artacağını düşünüyoruz.

NAVLUN, ARDİYE VE DEMURAJ BEDELLERİ SIÇRADI

- İhracatçılar bu dönemde sıçrama yapan navlun fiyatlarından şikayetlerini ve konteyner sıkıntısını her fırsatta dile getiriyor. Bu sorun neden büyüdü? Doğrudan pandemiden mi etkilendi? Bu sorunun yıl içindeki durumuna ilişkin beklentiniz ve çözüm öneriniz nedir?

- Pandemi, deniz taşımacılığı konusunda düşük seviyelerde de olsa var olan bir problemin hızlı bir şekilde büyümesine ve büyük bir sorun haline gelmesine neden oldu. Dünya genelinde dış ticarette yaşanan daralma deniz ticaretini ciddi derecede etkiledi. Pandemi nedeniyle küresel ticaretin akışı bozuldu. Bu nedenle de navlun, ardiye ve demuraj bedellerinde ciddi artış yaşandı. Gemiler ve konteynerlerin büyük kısmı tıbbi malzeme ticareti nedeniyle Çin ve ABD arasında sıkıştı. Bu sebeple deniz taşımacılığı maliyetlerinde yüzde 300’e varan artışlar yaşandı. Bunun yanında artan ardiye ve demuraj bedelleri devletin kasasına vergi olarak girmiyor, konteynerlerin sahibi olan yabancı armatörlere ödeniyor. TİAD olarak söz konusu sorunu Ticaret, Ulaştırma, Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarına da taşıyıp bir paket halinde çözüm önerisinde bulunduk. Çözüm önerilerimiz şu şekilde:

• Nakliye amaçlı konteyner üretimi için acil olarak test merkezi kurulmalı,

• Nakliye amaçlı konteyner üretiminin Türkiye’de yapılmasını sağlamak için, konteyner üretiminde tecrübeli olan firmalara şartsız teşvik sağlanmalı,

• Navlun ücretlerinin düşürülmesi için taşımacılık sektörü desteklenmeli,

• Ticaret ve üretimi rahatlatmak amacıyla demuraj, ardiye ve denetimlerdeki bekleme sürelerini en aza indirmek amacıyla;

• Ürün tipine göre ihtisas gümrükleri kurulmalı,

• TSE’nin yetersiz olan denetim personeli sayısının artırılması ve personelin ürün tipine (GTİP kırılımlarına göre) göre uzmanlaşması sağlanmalı,

• Sanayicinin kullanacağı ve sarf malzemesi olmayan, yatırım ve üretim amacıyla alınan takım tezgahı, pres, üretim hattı gibi makine ve ekipmanların ürün güvenliği denetimlerinin gümrük yerine sahada yapılması sağlanmalı,

• İhracata yönelik üretimde kullanılacağı taahhüt edilmek şartıyla yapılacak makine ve tamamlayıcı ekipman ithalatında İlave Gümrük Vergisi kaldırılmalı,

• Nitelikli çelik ithalatında kota ve vergi uygulamaları minimum düzeye indirilmeli.

TİCARİ KONTEYNER YAPABİLİRİZ

- Sizin gibi üretici ve ihracatçılar ülkemizde ticari konteyner üretiminin olmamasından şikayetçiler. Hızlı ve yaratıcı gücünü bildiğimiz Türk sanayisinin bu sıkıntıya çare bulmasının yolu nedir?

- Konteynerleri üretebilmek için çeliğin maliyeti, aşılması öncelikli konulardan biri. Buna kota ve vergi uygulamalarında yapılacak düzenlemelerle hızlıca çözüm üretilebilir. Ticari konteyner üretimi için, Türkiye’de yaşam amaçlı konteyner üretimi yapan firmalar teşvik edilerek çözüm sağlanabilir. Ayrıca, Türkiye’de 1990-2010 yılları arasında ticari amaçlı olarak yıllık 50.000’in üzerinde bir kapasiteyle konteyner üretimi yapılıyordu. Bu üretimi yapan firmalar üretim sürecini hızlandırmada know-how için çok değerli bir kaynaktır. Ek olarak, ticari konteyner üretiminde önem arz eden basınç, hidrolik, vb. testleri yapacak bir test merkezinin kurulması şarttır.

GÜMRÜKLERDE ÇOK BEKLİYOR, BEDEL ÖDÜYORUZ

- Yine çok önemli şikayet konularından birisi de demuraj, ardiye ve navlun ücretlerinin neredeyse malın değerine yakın düzeye gelmesi. Üretime büyük darbe vurabilecek bu sorun nasıl aşılabilir?

- Salgın öncesinde dünya üzerindeki ticaretin yüzde 85’i deniz yoluyla yapılırdı ve bu oran bugün pandeminin etkisiyle yüzde 90’lara ulaştı. Pandemi nedeniyle dünya genelinde ticaret önemli seviyelerde düştü. Bu durum, demuraj, ardiye ve navlun ücretlerinin katlanmasına neden oldu. Bunların arasında en büyük maliyeti gümrük ve limanlardaki bekleme süreleri nedeniyle demuraj ve ardiye masrafları oluşturuyor. Türkiye gümrüklerinde denetime tabi tutulan konteyner miktarı son 1 yılda yüzde 9 arttı. Gümrük denetimleri ülkemize kalitesiz ürünün girmesini engelliyor ancak, TSE’nin personel sayısının ve ürün çeşitliliği doğrultusunda uzmanlık düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle bekleme süreleri çok uzuyor. Ayrıca, ürün güvenliği denetimlerinde TSE personeli başına düşen dosya sayısı 70 civarında, bu da personel üzerinde ağır bir iş yükü oluşturuyor. Bu da bekleme sürelerinin 15 gün ve üzerinde olmasına sebep oluyor. Üstelik bunlara ödenen bedeller devletin kasasına vergi olarak girmiyor, konteynerlerin sahibi olan yabancı armatörlere ödeniyor. Bu sorun, ürün tipine göre ihtisas gümrükleri kurularak, TSE’nin yetersiz olan denetim personeli sayısı artırılarak ve personelin ürün tipine (GTİP kırılımlarına göre) göre uzmanlaşması sağlanarak aşılabilir.

ÇELİK FİYATI 2 AYDA YÜZDE 50 ARTTI

- Uluslararası piyasalarda emtia fiyatlarındaki hızlı tırmanış hemen her sektörü tedirgin ediyor. Sektörünüzün temel hammaddesi çelik açısından durum nedir? Bu fiyat artışları üretim, satış ve ihracat kapasitenizi nasıl etkileyebilir?

- Makine üretimi için ihtiyaç duyulan ve dışa bağımlı olduğumuz nitelikli çelik fiyatlarında son 2 ayda yüzde 50’ye yakın artış oldu. Bu ay içerisinde bir gerileme başladı. Artışın sebebi Çin’in talebindeki aşırı artış oldu. Ayrıca, Türkiye’deki artışa döviz kurlarının de etkisi yüksek oldu. Çelikteki artış nedeniyle hem dünyadaki makine ve ara malı üretimi hem de Türkiye’deki imalat sanayinin maliyetleri katlandı. Bunun sonucu olarak, ithal edilen hem ara malı girdisi hem de makine fiyatları geçen seneye göre ortalama olarak döviz bazında yüzde 20 artış gösterdi. Bunun üzerine döviz kuru ve İlave Gümrük Vergileri de konulunca Türk sanayiciler için yatırım maliyeti artışı yüzde 50’leri buldu. Bu durum en fazla sanayimizin bel kemiği olan KOBİ’leri zor duruma düşürdü.

İLAVE GÜMRÜK VERGİSİ KALDIRILMALI

- Yatırım maliyetlerinin azalması için ne gibi önerilerde bulundunuz? İlave Gümrük Vergisi üzerinde hassasiyetle duruyorsunuz. Yakın zamanda bu vergi ve diğer yüklerin kaldırılması beklentiniz var mı?

- Biz TİAD’ın sanayici iş insanları olarak bu coğrafyada hizmet vermekten ve ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamaktan dolayı mutlu ve gururluyuz. Sanayimize destek olacak ve onun önünü açacak uygulamaların peşindeyiz. İlave Gümrük Vergisi (İGV), ülkemizde teknoloji yatırımı yaparak hem kapasitesini hem de verimliliğini üst seviyelere çıkartmak isteyen sanayicilerimiz için ekstra bir maliyet ve stres oluşturmaktadır. İGV’nin yarattığı yatırım zorluklarına rağmen sanayicilerimiz üretmekten vazgeçmedi. Takım tezgahlarına ortalama yüzde 7 İGV getirilmesine rağmen, takım tezgahlarının 2020’deki ithalatı yüzde 12.7 ve kullanımı yüzde 17 artış gösterdi.

Yerli üretimin desteklenmesi için önlem alıcı vergiler konulması yerine bu makinelerin Türkiye’de üretilmesi için imalatçıların desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konudaki sıkıntılarımızı kamu ve kamuoyu nezdinde dile getirdik ve getirmeye de devam edeceğiz. Navlun, ardiye ve demuraj problemleriyle ilgili bakanlıklara sunduğumuz çözüm önerilerinin içerisinde İGV ile ilgili olarak, “ihracata yönelik üretimde kullanılacağı taahhüt edilmek şartıyla yapılacak makine ve tamamlayıcı ekipman ithalatında İlave Gümrük Vergisi’nin kaldırılması” önerimiz de yer alıyor. Mevcut yatırım koşullarının iyiye gitmesi adına bir çözüm sağlanacağına da gönülden inanıyoruz.

ELEMAN EĞİTİMİ VE STAJ FAALİYETLERİ AKSADI

- Sektörün yaşadığı nitelikli eleman sıkıntısını biliyoruz. İmalat sanayisinde eğitim ve staj olanakları ve sürdürülebilirliği açısından pandemi dönemi uzaktan eğitim bir sorun yarattı mı? Eğitilmiş personel temininde sorun yaşıyor musunuz? Eleman ihtiyacının giderilmesi için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

- İmalat sanayisinin nitelikli personel sıkıntısı durdurmaya çalıştığımız bir kan kaybı. Dernek olarak mesleki ve teknik eğitimde ciddi bir reform istedik. Üstelik bu işi sadece devlete bırakmadan, hem dernek bünyesinde akademi kurduk hem de üye firmalarımızın kurdukları akademi ve eğitim merkezlerini destekledik. Pandemi, sektörümüzün eğitim faaliyetlerinin odağına uzaktan eğitim ve sanal gerçeklik kavramlarını getirdi. Eğitim faaliyetleri bir şekilde devam etti. Ancak pandemi nedeniyle “iş başında uygulamalı eğitim” olarak tanımladığımız staj faaliyetlerine ciddi bir darbe vurdu.

MESLEKİ EĞİTİMİN MEYVELERİNİ

5 YIL DAHA BEKLEYECEĞİZ

Pandemi dönemi öncesinde, Milli Eğitim Bakanlığı ile mesleki eğitimin altyapısının geliştirilmesi için bir işbirliği protokolü imzaladık. Ancak, pandemi şartları nedeniyle buradaki bazı faaliyetlerimiz (özellikle öğretmenlerin eğitimi) sekteye uğradı. Bunun yanı sıra meslek liselerimizde başlatılan uygulama ağırlıklı eğitim stratejisi kapsamında ders kitaplarının hazırlanmasında destek veriyor, hatta bazı kitapları TİAD üyelerinin bilgi ve deneyiminden faydalanarak biz hazırlıyoruz. Bu yeni strateji kapsamında oluşturulan müfredat ile mezun olacak öğrencilerimizin sanayinin isteğine cevap vereceğine inanıyoruz. Ancak bu sistemin çıktıları için yaklaşık 5 yıl kadar daha beklememiz gerekecek.

Ek olarak, takım tezgahlarının satış sonrası (servis) hizmetleri alanında sektörün hizmet standardını belirlemek ve çalışan personelin niteliğini kanıtlamasını sağlamak amacıyla “TİAD Mesleki Test Merkezi” adı altında çalışmalar yürütüyoruz. Bu merkezde 2014’yılından bu yana, Türk Akreditasyon Kurumu’nun (TÜRKAK) akreditasyonu ve Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun (MYK) yetkilendirmesiyle mesleki yeterlilik belgesi sınavlarını gerçekleştiriyor ve başarılı olan kişileri belgelendiriyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner91

banner90

banner89

banner88

banner87

banner86

banner85