Büyüme, sanayi üretimi, ihracat gibi farklı ve değişik zamanlara ait veriler arka arkaya yayınlandıkça herkesin aklı karışıyor. Tecrübeli bir sanayici olarak bu verilerin bizim için önem ve anlamını sizlerle paylaşmak istiyorum.

TÜİK’in açıkladığı ikinci çeyrek, yani Nisan-Mayıs-Haziran büyüme verileri, ekonominin, ilk çeyreğe göre yüzde 11 ve önceki yılın ilk çeyreğine göre yüzde 9.9 küçüldüğünü ortaya koyuyor. İhracatta yüzde 35’lik ve hizmet sektöründe yüzde 25’lik yıllık rekor küçülmelerle karşılaştık. Sanayi sektörümüzde de yüzde 16.5’lik dikkat çekici daralma var.

Korkutucu gözüken bu veriler aslında salgının çok hızlı yükseliş gösterdiği ve pandemik kısıtlamaların en yoğun biçimde yaşandığı ‘karanlık’ bir döneme ait. Milyonların eve kapandığı, arz ve talebin minimuma indiği, şirketlerin çalışmadığı, üretimin durduğu, hizmetlerin sıfırlandığı, dünya çapında ağır korkunun hüküm sürdüğü bir dönemden ortaya çıkan rakamlar…

Bu noktada şunu da vurgulamakta fayda var, açıklanan büyük oranlı küçülme rakamları bu döneme ilişkin beklenen küçülme oranlarından daha düşük geldi. İkinci çeyreğe ilişkin beklentiler eksi yüzde 15’lere ulaşıyordu.

Üçüncü çeyreğin son ayına girerken bu kez tersine önemli beklentiler var. Ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden biri olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Temmuzda 56.9 olarak gerçekleşti. Böylece Şubat 2011’den beri en yüksek seviye kaydedildi. Eşik değer olan 50.0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, PMI haziranda 53.9 değerini almıştı.

Kısacası, üçüncü çeyrekte ciddi toparlanma belirtileri var. Belki de iki haneli büyüme ikinci çeyrekteki kaybın büyük kısmını geri alacak. Ancak sanayi üretimimiz halen istenilen seviyeden çok uzakta. Sabit yatırımlarda daralma azalıyor ve iki yıldır yatırım iştahı düşük seviyede seyrediyor. Bir an önce yatırımları teşvik eden kalıcı düzenlemeler yapılması tüm camiamızın beklentisidir. Ulusal ekonomimizin güçlendirilmesi, sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme, ulusal sanayi üretiminin, özellikle de katma değeri yüksek üretim yapan imalat sanayisinin güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır.

Birçok kez vurguladığım gibi, bizim asıl beklenti ve isteğimiz, kararlı, sürekli, önümüzü rahatça görebildiğimiz bir güven ortamında çalışmaktır. Durmaksızın artan döviz kurunun geleceğine ilişkin kaygılarımız büyümektedir. Enflasyon yükselmektedir ve bu da faizlerin yükselmesini beraberinde getirecektir. Pandeminin yeniden yükselişte olduğu bir dönemde talebin de bu zor koşullarda kısılıp azalması ihtimali, sanayiciyi endişe bulutlarının içine sokmaktadır.

Kısa çalışma ödeneğinin yeniden iki ay uzatılmasını olumlu, sevindirici bir karar olarak değerlendiriyoruz. Ancak defalarca vurguladığımız, pandemi dönemine ilişkin ve Ekim-Kasım-Aralık aylarında ödenecek vergi ve SGK ödemelerinin 2021 yılı ortalarına ertelenmesi taleplerimize karşılık bulamadık. Üretimi kamçılayacak, bizi mutlu edecek birkaç yıllık derli toplu teşvik, tedbir paketine acil ihtiyacımız var.

Milletimize, sevgili sanayici dostlarıma sağlıklı mutlu, huzurlu, aydınlık günler diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner87

banner86

banner85

banner84

banner83

banner82