Son dönemde yabancı yatırım fonları Türkiye’de şirket avına çıktı. 2012'de 2.5-3 milyar dolarlık satın almanın gerçekleşmesi bekleniyor. Bu fonlar uzun araştırmalardan sonra ülkelere geliyor. Önce ülke araştırılıyor. Bu yetmiyor. Sonra ortak olunacak, yatırım yapılacak şirket didik didik ediliyor. Fonların Türkiye’deki hedefi gıda sektörü.
Dünyada ekonomi, en büyük sarsıntılarından birini yaşıyor. Özellikle sanal ekonomi günlük iniş çıkışları ile moralleri bozuyor. Dünyada bu gelişmeler olurken, başta Türkiye olmak üzere bazı ülkelerin ekonomileri olumlu sinyaller vermeye devam ediyor. Bu sinyalleri ilk alanlar da dünya ekonomilerindeki gelişmeleri en yakından takip eden fonlar oluyor. Son dönemde yabancı yatırım fonları Türkiye’de adeta şirket avına çıktı. 2012 yılında 2.5-3 milyar dolarlık satın almanın gerçekleşmesi bekleniyor. Bu fonlar uzun araştırmalardan sonra ülkelere geliyor. Önce ülke araştırılıyor. Bu yetmiyor. Sonra ortak olunacak, yatırım yapılacak şirket didik didik ediliyor. 2008’in başında İngiliz BC Partners tarafından kontrol edilen Moonlight Capital’in Migros’u Koç Holding’ten satın almasıyla başlayan sürecin ardından irili ufaklı çok sayıda Türk firmasına fonlardan teklif geldi, ortaklık gerçekleşti.Son olarak gıda perakendeciliğinin önemli  markalarından Uyum Gıda’nın Avrupa’nın ilk özel yatırım fonu Permira ile görüşmelere başladığı duyuldu.

■ İYSAD BAŞKANI DOĞRULUYOR
İlk bakışta fonların Türkiye’de özellikle gıda sektörüne daha fazla ilgi gösterdiği dikkat çekiyor. Bu görüşü İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği (İYSAD) Başkanı Sadık Çelik de doğruluyor. Sedat Zincirkıran, Hasan Erdoğan, Ahmet Sarıtaş, Ali Süne, Dursun Çelik, Emir Öztepe, Engin Çolak, Enis Hacımehmetoğlu, Hüseyin Bozdağ, Mehmet Güleryüzlü, Murat Sayar, Selim Sücüllü, Semiha Bayoğlu ve Turan Kuytak gibi sektörün önde gelen isimlerini İYSAD yönetiminde bir araya getirerek adeta milli takım gibi bir birliktelik kuran  adık Çelik bu konudaki tespitini şu sözlerle dile getiriyor: “Fonlar ve uluslararası firmalar sektörümüzle çok yakından ilgileniyor. Çünkü toplu yemek sektörü şu anda 5-6 milyon kişiye hizmet veriyor. Oysa sektör 28 milyon insana yemek vermeli. Potansiyel bu. Bunu biz de yabancılar da tespit ediyor. Bu durumu bildikleri için yabancılar sektördeki firmalarımızın peşinde.”
Sadık Çelik’i doğrulayan gelişmeler birkaç yıldır sessiz ve derinden devam ediyor.

■ BİRLİKTEN GÜÇ DOĞAR
Sektörün potansiyeli yabancıların iştahını kabartıyor. İYSAD Başkanı Çelik bu gelişmenin sektörde bir kartelleşme yaratmasından endişe ediyor ve bu noktada işbirliği öneriyor. Çelik, “Biz büyük gayretler içinde kurduğumuz ve bugün dünyanın dikkatini çekecek noktaya gelen şirketlerimizi kolayca kaptırmayalım. Bir araya gelelim. Birlikten güç doğar. Özellikle alım gücümüzü güçlendirelim. Belki ortak alım havuzu oluşturabiliriz” diyor. 
■ KARŞI ATAĞA GEÇELİM
Sadık Çelik sadece yabancıların ilgisine karşı savunma önermiyor. En iyi savunmanın atağa kalkmak olduğunu savunuyor ve tarım ve hayvancılığa verilen desteklerin benzerinin sektöre de verilmesi halinde neler olacağını şu sözlerle ifade ediyor: “Tarım ve hayvancılıktaki minik teşvikler dışa açılmayı destekledi. Şimdi bu alandaki KOBİ’ler bile dünyanın değişik ülkelerine ürün satıyor. Neden benzer gelişme yemek sektöründe olmasın. Bize bir el uzatılsın. Türk mutfağını dünyaya taşıyalım. Dünyanın önde gelen şirketlerine burada yemek veriyoruz. Gidelim onların ülkelerinde de yemek verelim. Biz sektör olarak buna hazırlanıyoruz. Bize bir el uzatılmasını, yolumuzun açılmasını bekliyoruz. Türkiye ekonomisindeki gelişmelere sadece bir sektörün penceresinden bakıldığında bile durum net bir şekilde ortaya çıkıyor. Türkiye farklı. Türkiye yabancıların ilgi odağı. Türk firmaları bunun farkında. Bu ilgiyi yakından takip ediyorlar ama kolay yem olmaya niyetleri yok. Hatta karşı atak için hazırlanıyorlar.”
Bir sektör ve bir bakış açısı. Başka sektörlerde de durum buna benziyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner102

banner101

banner100

banner99

banner98

banner96