Böyle bir fırsat bir daha gelir mi?

Ak Parti ile CHP’nin en azından 2 yıl sürecek bir hükümet kurması ülke için bir fırsat olabilir. Çünkü içerideki siyasi gerilimi azaltacak en makul beraberlik bu beraberliktir. Ayrıca Türkiye’nin küresel imajı için de Ak Parti ile CHP’nin bir hükümet ortaklığı kurması çok olumlu katkı sağlayabilirdi. Türkiye’yi sıklıkla ‘Mısır, Suriye, Irak, Libya’ gibi devletlere benzetenler çok iyi bir yanıt almış olurdu.

…………………………..


Türkiye, 7 Haziran’da seçim yaptı ve sonuç ‘koalisyon’ çıktı. Ancak, seçimden 2, 3 ve 4.’üncü çıkan partiler, daha ilk açıklamalarında bile “Biz Ak Parti ile (birinci parti) hükümete yokuz” dediler. Sonra, biraz yumuşayanlar oldu ama bu satırları yazarken henüz bir ‘koalisyon hükümeti kurulacağına dair’ çok güçlü bir girişim yoktu. Muhtemelen olmayacak da. Peki olacak olan nedir?

Ak Parti ile CHP görüşmeleri sürdürecek ve anlaşamazlarsa başka bir hükümet ihtimali hiç olmadığı için erken seçim sürecine girilecek. Belki erken seçim için Anayasa gereği HDP’nin yer alacağı bir ‘seçim hükümeti’ olmasın diye MHP birkaç ay sürecek bir hükümet ortaklığı ya da seçime götürmesi için Ak Parti azınlık hükümetine destek verecek. Netice itibariyle er ya da geç bir erken seçim olacak.

Peki, 7 Haziran seçimlerinde ülkenin önüne konulan fırsat neydi? Bence, Ak Parti ile CHP’nin en azından 2 yıl sürecek bir hükümet kurması ülke için bir fırsat olabilirdi. Çünkü içerideki siyasi gerilimi azaltacak en makul beraberlik bu beraberliktir. Ayrıca Türkiye’nin küresel imajı için de Ak Parti ile CHP’nin bir hükümet ortaklığı kurması çok olumlu katkı sağlayabilirdi. Türkiye’yi sıklıkla ‘Mısır, Suriye, Irak, Libya’ gibi devletlere benzetenler çok iyi bir yanıt almış olurdu. Türkiye’de halkın karşısına her daim zamanında seçim sandığı konulduğu, bu seçimlerden de büyük uzlaşmaların çıkabildiği dünyaya kanıtlanmış olurdu.

Rahatlama ve imaj iyi de ekonomi ne olacak? Diye sorabilirsiniz. Bence Türkiye’nin ekonomisi artık bir koalisyonun getireceği bazı yükleri kaldırabilecek güçte. Ayrıca Türkiye’nin ekonomisinin 2003’ten beri özel sektör ağırlıklı büyüdüğü dikkate alınırsa, öyle çok da devlet-kamu müdahalesine ihtiyaç kalmadığını görmek lazım. Hatta çoğu zaman ‘devlet gölge etmesin’ yeter noktasındayız. Dolayısıyla devlet sanayileşme için yeni bir strateji çizse, ihracata yeni destekler sağlasa ve Ar-Ge, İnovasyon, Tasarım, Teknoloji desteklerini artırsa özel sektör ne ister ki? Bunları yapmak bir koalisyon için bile çocuk oyuncağı artık.