İkinci çeyrek büyümesi tek haneli olacak



Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de büyüme hız kesmeye başladı. Yılın ilk çeyreği için açıklanan yüzde 11.7'lik büyüme oranının, ikinci çeyrekte yeniden tek haneye dönmesi artık sürpriz olmayacak.
Yılın ilk çeyreğindeki büyümenin bu kadar yüksek çıkmasında, elbette geçen yılın ilk çeyreğindeki küçülme önemli rol oynuyor. İkinci çeyrekte büyüme oranının azalmasında hem bu baz etkisinin zayıflaması, hem de yatırım ve iç talepteki daralma eğiliminin önemli rol oynaması bekleniyor.
Piyasalar, Nisan ayı rakamlarının ardından Mayıs ayına ilişkin aldıkları öncü verilerden yola çıkarak, ikinci çeyreğe ilişkin büyüme tahminlerini düşürmeye başladılar. Piyasanın yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme beklentisinin yüzde 6-8 aralığına indiği gözleniyor.
Bir süredir Avrupa’da yaşanan ekonomik sıkıntının Türkiye’yi yakından etkileyeceğini tahmin ediyorduk. O dönemde fazla sesini çıkarmayan, ihracatın hızlı artışının devam edeceğini belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve ihracatla ilgili bakanlar, son günlerde “Avrupa’daki sıkıntının Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyeceği” yönünde açıklamalar yapmaya başladılar.
Piyasalar da küresel ekonomide yeniden baş gösteren sıkıntıların, özellikle dış talep açısından Türkiye’nin üretimini ve büyümesini olumsuz etkileyeceğini somut olarak gözlemeye başladılar. Bu arada piyasaların dışarıdaki bu sıkıntının özellikle Avrupa’daki talep daralmasının, hiç de kısa olmayacak bir süre devam edeceğini de kabul etmeye başladılar. Dolayısıyla dış talep açısından Türkiye’nin büyümesinin olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz.
Bu olumsuz etkilenme yılın ikinci çeyreğinde başladı ama beklentilere göre, bu yılın geri kalan bölümünde, hatta önümüzdeki yıl da devam edecek gibi gözüküyor.

İÇTALEPTE DARALMA
Yanı sıra iç talepte de gerilemenin ipuçları alınmaya başladı. Piyasalar bu nedenle büyümeye iç talepten gelecek katkının da azalmaya başlayacağını tahmin etmeye, bu tahminlerini dillendirmeye başladılar. Çünkü mevsimsellikten arındırılmış iç satışların azalmaya başladığı, artık ciddi biçimde görülmeye başladı. Gerek otomotiv, gerekse beyaz eşya iç satışlarında Mayıs ayında gerileme var. 2009 yılı Mayıs ayında bu sektörlerin ÖTV teşvikleri ile yüksek satışlara ulaşmış olması, Mayıs 2010’da satış adetlerinin görece yüksek seyretmesine rağmen yıllık bazda düşüşler yaşanıyor. Mevsimsellikten arındırılmış verilerde de satışlarda sınırlı gerileme gözleniyor. Üretimin Mayıs ayında Nisan ayındaki yüzde 17’lik orana yakın bir oranda artış gösterebileceği ama Haziran ayında ciddi biçimde hız kesmesinin beklendiği görülüyor. Haziran’da yavaşlama sinyalleri veren kapasite kullanım oranının kriz öncesi seviyelere geri dönmesinin ise, bu son gelişmelerle artık daha uzun zaman alması bekleniyor.
Bu arada stokların, baz etkisiyle büyümeye yılın ilk yarısında pozitif katkı yapacağı ama bu konuda ikinci yarıya ilişkin belirsizliklerin sürdüğü ifade ediliyor.
Bankacılık verilerine göre ise tüketici kredilerindeki artış, ticari kredilerdeki artışın epey gerisinde seyrediyor. Bu da büyüme için olumsuz bir sinyal.
Büyümeye ilişkin öncü göstergeler olarak kabul edilen reel kesim güveni Mayıs ayının ardından Haziran ayında da geriledi. Tüketici güveni tarafında ise, Merkez Bankası verilerine göre; Haziran’da sınırlı artış kaydedilse de son iki aydır artış hızının yavaşladığı gözleniyor.
Özetle; büyüme açısından olumlu havanın ikinci yarıda kaybolma tehlikesi var.