<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>GLOBAL SANAYİCİ</title>
    <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr</link>
    <description>TÜRKİYE'NİN ÖNDE GELEN SANAYİ, EKONOMİ, İŞ DÜNYASI DERGİSİ</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/rss/guncel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 14:33:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/rss/guncel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Diasporası İstanbul'da bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/turk-diasporasi-istanbulda-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/turk-diasporasi-istanbulda-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu - DEİK çatısı altında faaliyet gösteren Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) tarafından düzenlenen "DTİK Türkiye Buluşması", DEİK-DTİK Başkanı Nail Olpak'ın ev sahipliğinde, DTİK Yürütme Kurulu Üyeleri ve DTİK temsilcilerinin katılımıyla 14 Ağustos 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Buluşmada, diaspora ilişkilerini güçlendirmeye yönelik stratejiler ve Türk diasporasının küresel ölçekteki etkisi ele alındı.</p>

<p>Dünyanın dört bir yanından iş insanlarının katıldığı DTİK Türkiye Buluşması, 90 ülkeden 100'e yakın Türk diaspora temsilcisini İstanbul'da bir araya getirdi. Türkiye'de ilk defa düzenlenen buluşma, diaspora temsilcileri arasındaki iş birliğini artırmayı ve ortak stratejiler geliştirmeyi hedefleyen önemli bir platform olarak büyük ilgi gördü.</p>

<p><b>BÜYÜK ETKİNLİKLERE ARA VERMİYORUZ</b></p>

<p>DTİK Türkiye Buluşması'nın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEİK-DTİK Başkanı Nail Olpak, DEİK'in yoğun bir gündemi olduğunu hatırlatarak, "Önümüzdeki dönemde de rutinlerin dışında 22-24 Eylül tarihlerinde Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle New York'ta 17. Türkiye Yatırım Konferansı, 16-17 Ekim'de İstanbul'da Ticaret Bakanlığımızın ev sahipliğinde 5'incisini düzenleyeceğimiz Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu (TABEF) ve 22-23 Ekim'de de Washington'da 40. Amerikan-Türk Konferansı gibi büyük etkinliklerle çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Sizleri de mutlaka bekliyoruz" dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/diaspora2.jpg" /></p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">"Diasporamızı bir beyin gücü olarak görüyorum"</span></b></p>

<p>"İşimiz, gücümüzü dünyaya taşımak" parolasıyla dünyanın dört bir yanında gönüllü olarak "Ticari Diplomasi" çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayan Olpak şöyle devam etti: "DEİK, çalışmalarını 40 yıldır gönüllü üyelik esasıyla ve kamu kaynağı kullanmadan sürdürüyor. İş Konseylerimiz, Bolivya'nın eklenmesiyle 153'e ulaştı. Bunlardan birisi de başkanlığını yaptığım ve diaspora faaliyetlerimizden sorumlu DTİK. Ben DTİK'i dünyanın her yerine yayılmış, sayıca çok ve her şarta uyum sağlayacak kadar da güçlü olan karahindiba bitkisine benzetiyorum. DTİK ve diasporamız, oldukları yer ve şartlara uyumlu olarak, yenilenmeye açık yapılarıyla çalışarak, yaşadığı topluma güç ve anlam katıyor. Bu nedenle ben diasporamızı bir beyin göçü olarak değil, bir beyin gücü olarak görüyorum. Yurt dışında yaşayan Türk toplumunu ise, "Göçten Güce Dönüşen Türk Diasporası" olarak tanımlıyorum. Ülkemiz dışında elde ettikleri başarılarla bizlere gurur yaşatan tüm vatandaşlarımızı gönülden tebrik ediyor, her zaman yanlarında olduğumu ve desteklediğimi özellikle vurgulamak istiyorum."</p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">Olpak: mesafe tanımaksızın gönüllü bir mesai yapıyoruz</span></b></p>

<p>DTİK'in, yurt dışındaki Türk kökenli STK'ları ve diaspora temsilcilerinin, daha çok ilişki içinde olmasını, daha çok ticaret ve yatırım yapmasını, her birinin daha güçlü olmasını amaçlayan bir platform olduğunu dile getiren Olpak, "Diasporaların, hem ev sahibi devlette hem de anavatanda yaptıkları yatırımlar, teknoloji aktarımları ve ticari girişimler, sadece ulusal ekonomileri değil, uluslararası ekonomiyi de etkiliyor. Bugün aramızda, iş dünyasından eğitime, sanattan spor ve siyasete kadar birçok alanda, Türk diasporasının başarılı üyelerini görüyoruz. Elde ettikleri bu güçle diaspora temsilcilerimiz, Anavatan Türkiye ile yaşadıkları ülkeler arasında köprüler kuruyor. Biz de DEİK olarak, ülke İş Konseylerimizin Ticari Diplomasi faaliyetleriyle ticaret, yatırım ve dostluk köprüleri kurmaya devam ederken, Dünya Türk İş Konseyimiz ile de diasporamız arasındaki network ağını daha da güçlendirmek için mesafe tanımaksızın gönüllü bir mesai yapıyoruz. Türk diasporasının, göçmen olmanın ötesine geçerek; ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan da güçlü bir konuma gelmesinden büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">“Dünyada Türk diasporasının gücünü artırmaya devam ediyoruz"</span></b></p>

<p>Dünya Türk İş Konseyi olarak 90 ülke ve 215 şehirdeki temsilcileri, 131 ülkedeki üyeleriyle tüm dünyada diasporamızın gücünü ve etkinliğini artırmaya devam ettiklerini söyleyen Olpak, "DTİK olarak 2 önemli hedefimiz var. Birincisi, yurt dışında yaşayan Türk toplumunun ekonomik, siyasi ve sosyal gücünü daha da artırmak ve elbette ana vatanımıza katkıda bulunmalarına destek olmak. İkincisi ise, diaspora temsilcilerimiz katkısıyla ülkemizin imajını daha üst seviyelere taşımak. Diasporamızın yoğun olduğu, nüfuz ve konumları itibarıyla güçlü bulundukları yerlerden başlayarak, ülkemiz adına lobi faaliyeti yapmalarına ve stratejik iletişim faaliyetlerine destek olmak" şeklinde konuştu.</p>

<p>DTİK ülke temsilciliklerinin, tıpkı DEİK'teki İş Konseyleri gibi kendi bütçelerine sahip olması ve özgün kararlar alabilmesi artık kaçınılmaz olduğunu belirten Olpak, "Sizler bulunduğunuz ülkeleri bizlerden çok daha yakından tanıyor ve dinamiklerini derinlemesine biliyorsunuz. Önümüzdeki dönemde oluşturacağımız yol haritasında, sizlerin daha fazla inisiyatif alarak kurumsal yapımızı güçlendireceğinize inanıyorum. Amacımız finansal açıdan bağımsız, kararlarında özgün ve özgür bir DTİK yapısının önünü açmak, böylece daha sağlam ve sürdürülebilir bir kurumsal zemini birlikte inşa etmek. Türk diasporasının birleştirici gücünü temsil eden DTİK bölge, ülke ve şehir temsilcileri yaşadıkları ülkenin kültürüne hakim, ekonomik etki sahibi, yerel ve bölgesel karar vericilere yakın ve Türk diasporası içinde yönlendirme yeteneğine sahip kişiler. Tüm bu yetkinliklerin yanı sıra temsilcilerimizden beklentimiz, hem yaşadıkları ülkenin hem de Türkiye'nin çıkarlarına dikkat ederek, gelişmiş ticari, sosyal veya politik ağlar ile Türkiye'nin uluslararası imajını daha fazla güçlendirmek. DTİK temsilcilerimiz ve üyelerimiz, DEİK İş Konseylerimizle daha yakın ilişki içinde olmalılar" dedi.</p>

<p>"DEİK, DTİK ve İş Konseyleri" ve "Diaspora: Kimlik, Aidiyet ve Ekonomik Etkileşim" başlıklı iki sunumun gerçekleştirildiği buluşmada, ayrıca "İlham Veren Temsilciler" ve "Türk Diasporasının Stratejik Konumu" paneli düzenlendi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/diaspora3.jpg" /></p>

<p><b>DEİK 40. YILINDA TİCARİ DİPLOMASİNİN USTALARINI ÖDÜLLENDİRDİ</b></p>

<p>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), 38. Olağan Mali Genel Kurulu, 40. Yıl Gala Yemeği ve 4. Ustalara Saygı Ödül Töreni'ni, T.C.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile diplomatik misyon temsilcileri ve Türk iş dünyasının katılımlarıyla DEİK Başkanı Nail Olpak'ın ev sahipliğinde 8 Ağustos 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu yıl 40'ıncı yaşını kutlayan DEİK'in, küresel ticari diplomasi yolculuğuna katkı sunan üyelerine vefasını simgeleyen 4. Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde, DEİK ailesine ve Türk özel sektörüne değer katan duayen iş insanları Emre Aykar, merhum İbrahim Çağlar, merhum Nejat Eczacıbaşı ve Halim Mete ödüle layık görüldü.</p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">Erdoğan: DEİK, Türk iş dünyasının uluslararası alandaki lokomotif kuruluşu</span></b></p>

<p>DEİK çatısı altında emek vermiş, Türkiye'nin ekonomik şahlanışına katkıda bulunmuş ve Türk ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran iş insanlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnsan eseriyle yaşarmış. Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın ülkemize bir armağanı ve yadigarı olan DEİK, Türk iş dünyasının uluslararası alandaki lokomotif kuruluşu olarak bu yıl 40. yaşını kutluyor. 40 sene önce dikilen bu fidanın, bugün 153 İş Konseyi ve 5 bine yakın üye sayısıyla kolları dünyanın dört bir yanına uzana bir çınara dönüştüğünü görüyoruz. DEİK'in 40 yaşın birikimi, tecrübesi ve olgunluğuyla yoluna çok daha güçlü devam edeceğini inanıyorum. DEİK ailesine başarılarla dolu daha nice 40 yıllar diliyorum. Bugün DEİK'in 40 yaşını gururla kutlarken, 4. Ustalara Saygı Ödül Törenimizi de gerçekleştiriyoruz, 40 kere maşallah. Takdim ettiğimiz ödüllerin iş dünyamızın heyecanını tazelemesini, rekabet gücünü artırmasını temenni ediyorum. Başarılarıyla ilham veren, yeni yollar açan, değer üreten ve küresel vizyonu milli değerlerle harmanlayan ustalarımızı canı gönülden tebrik ediyorum" dedi.</p>

<p>Milli gelirin 1 trilyon doları aştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "DEİK'in potansiyelini çok iyi bildiğim için bunları ifade ediyorum. Geçtiğimiz günlerde ekonomimize dair önemli veriler açıklandı. Dış ticarette rekora imza attık. Milli gelirimiz ilk kez 1 trilyon doları aşmış 1 trilyon 371 milyar dolara ulaştı. Geçtiğimiz günlerde ekonomimize dair çok önemli veriler açıklandı. Özellikle dış ticarette yine rekorlara imza attık. 28 Mart'ta 2 milyar 64 milyon dolar ile günlük mal ihracat rekoru kırmıştık. 2025 Temmuz ayında ise 25 milyar dolar ile cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık mal ihracatını gerçekleştirdik. Dış ticaret açığı son 9 ayın en düşük seviyesine indi. 2002'de yılda 36 milyar dolar ihracat yapan Türkiye'yi böyle aldık. Sadece bir ayda 25 milyar dolar ihracat yapan bir ülke haline getirdik. Ocak-temmuz ihracatına bakıldığında da yüzde 5,2 artışla 7 ayda 156,4 milyar dolara ulaştık. Bize ilettiğiniz her konu ile bire bir ilgilendik. Elimizi taşın altına koyduk ve hamdolsun sizlerle Türkiye'nin üretim gücüne güç kattık. Dünyanın neresinde olursa olsun iş adamlarımıza, yatırımcılarımıza arkalarında Türkiye Cumhuriyeti devleti olduğunu çok yakından hissettirdik. Süren çatışmaların getirdiği tedirginliklerin farkındayız. Jeopolitik riskleri de çok net okuyoruz. İş dünyamız fırtınalı denizde yol almaya çalışıyor. İhracatçılarımız başta olmak üzere şirketlerimiz yeni pazarlar kurarak bu sancılı süreci yönetiyor. Potansiyel fırsatları dikkate alarak küresel sistemde ülkemizi en iyi noktada konumlandırmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">Bolat: DEİK Türkiye'nin ticaret diplomasisindeki markası oldu</span></b></p>

<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise, DEİK'in Türk özel sektörünün dışa dönük yüzü, vitrini ve temsilcisi olduğunu ifade ederek "40 yıl içerisinde DEİK, kurucusu olan Türk iş dünyasının tüm çatı kuruluşları ile birlikte, Türk özel sektörünün dışa dönük yüzü, vitrini ve temsilcisi haline geldi. Dış politikada ve uluslararası diplomasi sahnesinde güçlenen, böylece bölgesel güç, küresel aktör ve dünya barışının tesisinde oyun kurucu haline gelen Türkiye'nin ticaret diplomasisindeki markası da DEİK oldu. Dünya sahnesinde, "tüm ülkeler nezdinde saygın, güvenilir ve itibarlı bir ortak olan", "küresel barışa ve refaha öncülük eden", "tüm uluslararası platformlarda mazlum coğrafyaların sesi olan" ülkemizin gücü, iş dünyamıza da dinamizm vermiş, böylece DEİK de 153 iş konseyi ile ülkemizin kıtaları aşan gücüne güç katmıştır. Türkiye, son 10 yılda dünyada en hızlı büyüyen ekonomiler arasında. Bu büyüme performansının tam merkezinde, ülkemizin dış ekonomik ilişkiler ve ihracat başarısı yer alıyor. 2002 yılında 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2024 yılında yaklaşık 7,5 kat artışla 262 milyara ulaştı. Temmuz 2025 itibarıyla son 12 aylık mal ihracatımız, Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 269,4 milyar dolara çıkarak tarihi bir rekora imza attı. Bu tablo, Türkiye'nin sadece bölgesinde değil, küresel ticarette de güçlü, istikrarlı ve yükselen bir aktör olduğunu ispatlıyor. 2025 yılında da dünyanın en uzak köşelerine iş insanlarımız ile beraber ulaşmaya devam edeceğiz. DEİK ile iş birliği halinde Eylül ayında New York'ta "40. Amerikan-Türk Konferansı (ATC)" ve "ABD'de 17. Türkiye Yatırım Konferansı"nı düzenleyeceğiz. Bu yıl 16-17 Ekim tarihlerinde ise yine 54 Afrika ülkesinden Bakan ve İş insanlarının katılımlarıyla "Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu"nu tertip edeceğiz. ‘Diplomasiyle Büyüyen Ticaret, Ticaretle Büyüyen Türkiye' anlayışı ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">“Ticaret savaşları ve bloklaşmalar hepimizi zorlayacak"</span></b></p>

<p></p>

<p>Konuşmasında küresel ticarette yaşanan gelişmelere ve dünyadaki servet dağılımına da değinen Olpak şöyle dedi: "Görünen o ki, ticaret savaşları ve bloklaşmalar hepimizi zorlayacak. İşte bu noktada, yeni dönem stratejimiz çok daha büyük önem taşıyor. Dünyada ihracatın ivmesinin azaldığı bu süreçte; gıda-enerji ve savunma alanlarına, hizmet ticareti, elektronik ticaret, ülkemize uğramayan transit ticaret, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik alanlarına daha fazla odaklanmamız önemli olacak."</p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">Olpak: Yakında dolar trilyonerleri ortaya çıkacak</span></b></p>

<p>Tüm dünyada refah artıyor, ama servet adil dağılmıyor ve küresel servet dağılımındaki eşitsizlik gün geçtikçe arttığını belirten Olpak, "Dünya nüfusunun en alt kesimini oluşturan yüzde 50'si küresel servetin sadece yüzde 2'sine sahipken, ikinci yüzde 40'lık kesim ise yüzde 22'sini elinde bulunduruyor. En üstteki yüzde 10'luk kesim ise toplam servetin yüzde 76'sına hükmediyor. Daha çarpıcı olansa, en zengin yüzde 1'lik grup küresel servetin yüzde 48'ine sahip. 10 yıl önce bu oran yüzde 39 idi ve son 10 yılda varlıkları 34 trilyon dolar arttı. Salgın döneminde artan servetin 3'te 2'sinin bu kesime gitmesi de manidar. Dolar milyarderleri son yılda 3 kat artarken, yakında dolar trilyonerleri ortaya çıkacak. Ve bu çarpık oran maalesef her yıl daha da kötüleşiyor. 2020 sonrasında, dünya nüfusunun yüzde 60'ı göreceli olarak daha da yoksullaştı. Küresel servetin belirli ellerde yoğunlaşması da, sadece ekonomik açıdan değil, sosyal ve siyasal açıdan da ciddi bir tehdit. Öyle görünüyor ki, önümüzdeki süreçte küresel ticaretten yeni finansal mimarilere, dijital iş modellerinden siyasi ve ekonomik bloklaşmalara kadar köklü dönüşümler yaşanacak ve yeni bir dünya düzeni kurulacak. Bu süreçte bize düşen görev; bu değişimlerden etkilenen veya değişime adapte olan değil, değişimi belirleyenler arasında olarak ekonomik ve sosyal gelişimimizi artırırken, diğer yandan da küresel servet eşitsizliği ve soykırım noktasına varan vahşi katliamları durdurabilecek gerekli ve yeterli imkanlara sahip olmaktır" dedi.</p>

<p><b>Ödül alan ticari diplomasi ustaları;</b></p>

<p>Emre Aykar, DEİK/Türkiye-Cezayir, DEİK/Türkiye-Etiyopya ve DEİK/Türkiye-Slovenya İş Konseyleri Eski Başkanı</p>

<p><span style="font-family:"Segoe UI Symbol",sans-serif">⁠</span>İbrahim Çağlar, DEİK Yönetim Kurulu Eski Üyesi. İbrahim Çağlar adına ödülü, oğlu Mehmet Çağlar'a takdim edildi.</p>

<p>Nejat Eczacıbaşı, DEİK Şeref Üyesi. Nejat Eczacıbaşı adına ödülü oğlu Bülent Eczacıbaşı'na takdim edildi.</p>

<p>Halim Mete, DEİK Yönetim ve İcra Kurulu Eski Üyesi</p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/turk-diasporasi-istanbulda-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 21:06:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2025/09/turk_diasporasi_istanbul_da_bir_araya_geldi_h2413_d8154.jpg" type="image/jpeg" length="63060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Önder Kul: Unicornları arttırmak için planlar hazırladık]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/onder-kul-unicornlari-arttirmak-icin-planlar-hazirladik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/onder-kul-unicornlari-arttirmak-icin-planlar-hazirladik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İTO Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi Genel Müdürü Kul, “Şu ana kadar ülkemizden yedi tane unicorn çıktı. Uluslararası bazı start-up merkezlerinde 21, bazılarında ise 35’e varan unicornlar var. Bunu artırmamız gerekiyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">İstanbul Ticaret Odası’nın desteğiyle kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), girişimcilik dünyasında Türkiye’nin küresel ölçekteki temsilcisi olmaya hazırlanıyor. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Genel Müdür Dr. Önder Kul liderliğinde yoluna devam eden merkez, 2025 yılı bitmeden bir uluslararası yatırımcı zirvesi gerçekleştirmeyi hedefliyor. Platformun etki alanını her geçen gün genişlettiğini söyleyen Kul, “Şu ana kadar ülkemizden yedi tane unicorn çıktı. Bunu artırmak için önümüzdeki bir ya da iki yıllık periyot içerisinde çeşitli planlarımız var” diyor. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">EN GELECEK VAAT EDEN MERKEZ</span></span></span></b></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Girişimcilik dünyasının İstanbul’daki kalbi olan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), bu başarısını uluslararası arenada daha güçlü hale getirmek için adımlar atmaya başladı. Kurulduğu günden bu yana kısa sürede büyük başarılara imza atan ve 2019’da UBI Global tarafından “Dünyanın En Gelecek Vaat Eden Merkezi” seçilen BTM, 2023’te ise üniversiteler dahil 2.000’den fazla merkez arasından “Dünyanın En İyi 3. Startup Merkezi” olarak listeye girdi.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Bugün geldiği noktada, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın önde gelen kuluçka merkezleriyle dirsek temasında olan BTM’de bir de değişiklik meydana geldi. Görevi Dr. İbrahim Elbaşı’dan devralan yeni genel müdürü Dr. Önder Kul liderliğinde yoluna devam eden platform, bir yandan da 2025’e kadar düzenlenecek uluslararası yatırımcı zirvesine hazırlanıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">“AMACIMIZ DÜNYANIN EN İYİ START-UP MERKEZİ OLMAK”</span></span></span></b></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) kuşkusuz ülkemizin en önemli start-up merkezlerinden biri. Bu başarısının ardında elbette ki ülkemizin en geniş kapsamlı odalarından biri olan İstanbul Ticaret Odası’nın gücü yadsınamaz. BTM’nin İTO’nun çatısı altında kurulduğu için hızlı bir yol kat ettiğini söyleyen Önder Kul’da bu görüşü destekliyor ve ekliyor; “Sekiz yılda çok büyük başarılar aldık. Ülkemizdeki herkesin gönül rahatlığıyla içeri girebileceği ve fikirlerini yeşertebileceği bir platform haline geldi. Bu zamana kadar, BTM dünyanın en iyi üçüncü start-up merkezi konumuna geldi. Yeni yaşımızla birlikte BTM’yi daha da yukarılara taşımak için çalışıyoruz. İlk amacımız dünyanın en iyi start-up merkezi olmak. Amacımız başta İstanbul ve Türkiye’de olmak üzere, tüm dünyada girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkıda bulunmak. Biliyoruz ki; girişimcilik ekosistemi geliştikçe girişimcilerimiz daha da özgüvenli olacak ve çok daha inovatif fikirleri hayata geçirme fırsatı bulacak. Biz de bu platformu artık uluslararası arenaya taşıma hedefiyle yola çıktık. Bu çerçevede attığımız bazı adımlar ve stratejik planlar var. Bu plan dahilinde BTM’yi global arenada önemli bir aktör haline getireceğimize inanıyoruz.” </span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">YATIRIMCI ZİRVESİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ</span></span></span></b></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Önder Kul, başladığı görevde öncelik vereceği konulara ilişkin şu açıklamaları yaptı: “Öncelikli olarak BTM’nin kendi içerisindeki belli noktalarda adımlar atmamız gerekiyordu. Bunun dışında buradaki adımı sağlam tuttuktan sonra da global arenadaki gücümüzü artırmayı hedefledik. Bu çerçevede planlamaya niyet ettiğimiz bir yatırımcı zirvemiz var. Bu zirveyi yıl sonuna kadar gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Burada uluslararası global arenada bu kaynakları ve yatırımcıları start-up ekosistemine kazandırma hedefimiz var.”</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">ERKEN AŞAMA GİRİŞİMCİLER</span></span></span></b></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">BTM’ye gelen girişimcilerin erken aşama girişimciler olmasına özen gösterdiklerini söyleyen Kul, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Her aşama da kabul ediyor elbet ancak erken aşama olursa bizim için daha rahat ölçeklenebilir bir iş modeli kurgulama şansımız var. Bu olduğu takdirde onlara yılın başından bu yana iştirak ettiğimiz ve İTO tarafından pavilyonu gerçekleştirilen dört beş tane fuara götürüyoruz. Oralarda sadece bir stant açmakla kalmıyorlar aynı zamanda sahnede kendilerini yabancı yatırımcılara da açıyorlar. Bununla da kalmıyor yurt dışında birçok big bang ve start-up kuruluşları ile dirsek temasımız bulunuyor.”</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">“ÖNEMLİ OLAN GİRİŞİMCİNİN KENDİSİ”</span></span></span></b></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Önder Kul, girişimci adaylarının BTM’nin kapısını çalmadan önce yapması gereken hazırlıklara ilişkin ise şöyle konuştu; “Bizim için önemli olan girişimcinin kendisi. Özellikle fikir aşamasında ise bizim için çok büyük bir değer. Erken aşamanın riskleri olduğu gibi faydaları da var. Buradaki eğitimcilerden mentorlardan birebir danışmanlıklar alabilirler. Eğer fikirlerini gerçekten yeşertmek istiyorlarsa burası onlar için en uygun yer.”</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Son olarak gelecek planlarından da bahseden Kul, “Şu ana kadar ülkemizden yedi tane unicorn çıktı. Uluslararası bazı start-up merkezlerinde 21, bazılarında ise 35’e varan unicornlar var. Bunu artırmamız gerekiyor. Bunu artırmak için de önümüzdeki bir ya da iki yıllık periyot içerisinde çeşitli planlarımız var. Bu planlar dahilinde de odaklandığımız gelecek vadeden ve ölçeklenmesini tamamlayabilecek bir iş modeline sahip girişimcilerimizi özel olarak ele alarak desteklemeyi düşünüyoruz” dedi. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">YAPAY ZEKA VE SAĞLIK ÖNE ÇIKIYOR</span></span></span></b></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">BTM’deki girişimlerde yapay zekâ ve sağlık teknolojilerinin öne çıktığını aktaran Kul, “İlk çeyrekte girişimci sayısını yüzde 30-40 artırdık, bu sayıyı muhafaza etmeyi planlıyoruz. En yakın vadede unicorn çıkarmayı hedefliyoruz, 2025’te neden olmasın?” açıklamalarında bulundu. </span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">BTM’nin birikimleri doğrultusunda bir Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER) kurulması yönünde çalışmalar başlattıklarını belirten Kul, “KOSGEB destek mekanizmalarıyla uyumlu şekilde tasarlanan bu yeni yapı, BTM’nin girişimcilik odağını daha da derinleştirecek ve teknoloji tabanlı girişimlerin desteklenmesini kurumsal bir çerçeveye kavuşturacak. BTM TEKMER, sadece bir fiziksel alan değil, aynı zamanda bir iş birliği ve inovasyon platformu olacak. Üniversiteler, teknoparklar, sanayi kuruluşları ve yatırımcılarla kurulacak stratejik ortaklıklar sayesinde hem yerel hem de ulusal düzeyde girişimcilik kapasitesi artırılacak” diye konuştu. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">“KADIN GİRİŞİMCİLERİMİZ 28 MİLYON DOLAR’DAN FAZLA SATIŞ YAPTI” </span></span></span></b></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"><span style="line-height:12.0pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="color:black">Eğitim ve seminerler, mentor desteği, yatırımcı eşleştirmeleri, girişimcilerin yatırımcı karşısında sunum yaptığı demo day etkinlikleri, 7/24 ofis imkânı, birebir danışmanlık gibi hizmetlerin, BTM girişimcilerine tamamen ücretsiz olarak sunulduğunu belirten Kul, “Amacımız nitelikli girişimci sayımızın artması. Bu zamana kadar BTM çatısı altında, 6 bin 500’e yakın girişim ve 10 binden fazla girişimciye destek verdik. Halen bu çatı altında 514 girişimcimiz her gün sunduğumuz hizmetlerden yararlanıyor. Kadın girişimci oranımız yüzde 24,71’e ulaşarak Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. Girişimlerimiz bu zamana kadar 257 milyon değerleme üzerinden 28 milyon Dolar’dan fazla satış yaptı. Halen destek alan girişimlerimiz arasında en genç girişimcimiz 15 yaşında iken en tecrübelisi 66 yaşında” ifadelerini kullandı. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:6.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:0cm"></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/onder-kul-unicornlari-arttirmak-icin-planlar-hazirladik</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Jul 2025 19:08:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2025/07/onder_kul_unicornlari_arttirmak_icin_planlar_hazirladik_h2386_84800.jpg" type="image/jpeg" length="73722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Milli Teknolojilerle Geleceği Şekillendiriyoruz"]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/milli-teknolojilerle-gelecegi-sekillendiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/milli-teknolojilerle-gelecegi-sekillendiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça, "Bu süreçte, yerli üretimi ve teknolojileri teşvik eden, uluslararası firmalarla iş birliği yapan SAHA İstanbul, 1300'ün üzerinde üye firması ve 29 üniversitesiyle ülkemizin teknoloji geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağlıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça, "Ülkemizin son dönemde yükselen yıldızı konumundaki savunma, havacılık ve uzay sanayinin yerlileşmesi ve millileşmesine önemli destekler veren SAHA İstanbul olarak, geleceği şekillendiriyoruz" dedi.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">"Milli Teknoloji Hamlesi ile Yola Çıktık"</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Uça, "2015 yılında 'Milli Teknoloji Hamlesi' doğrultusunda yerlilik oranının artırılması, kritik teknolojilerin geliştirilmesi ve uluslararası rekabet edebilirliğin güçlendirilmesi amacıyla yola çıktık. Üyelerimizin teknolojik ve sektörel yetkinliklerini geliştirmek, üyeler arasındaki iş birliğini destekleyerek güçlü bir ekosistem oluşturmak misyonuyla çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/leventkerimucakurdele.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">"1300'ün Üzerinde Üye Firmamızla Güçlü Bir Ekosistemiz"</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Türkiye'nin savunma sanayisinde hem kendi ihtiyacını karşılayan hem de küresel pazarlara ürün ihraç eden bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğini belirten Uça, "Bu süreçte, yerli üretimi ve teknolojileri teşvik eden, uluslararası firmalarla iş birliği yapan SAHA İstanbul, 1300'ün üzerinde üye firması ve 29 üniversitesiyle ülkemizin teknoloji geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağlıyor. Platform ve sistem/alt sistem üreticilerini bir araya getirerek, Türkiye'de üretilemeyen ürünleri üretmek için yeni iş birlikleri oluşturuyoruz. Ayrıca, dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerli yetenekleri geliştirmeyi hedefleyen SAHA İstanbul, 52 sektörden firma ile 11 teknik komitesi aracılığıyla çeşitli projeler yürütüyoruz" dedi.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">"İhracatı Artırmak İçin Çalışıyoruz"</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Firmaların ihracat çalışmalarını desteklemek için yurt içindeki ve yurt dışındaki büyük yüklenici firmalarla görüşmeler yaparak B2B, B2G ve G2G etkinlikleri düzenlediklerini belirten Uça, "Savunma, havacılık ve uzay sektöründe dışa bağımlılıktan kurtulmak ve ihracatı artırmak hedefi ile ülkemizin savunma sanayinin ihtiyaçlarının yanı sıra müttefik olduğumuz ülkelerin de ihtiyacına özel teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlıyoruz" diye konuştu. </span></span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/leventkerimucagorusmeler.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">"Hedefimiz Üretici Bir Rol Üstlenmek"</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SAHA İstanbul'un ana amacının Türkiye'nin küreselleşmesine katkı sağlamak ve savunma sanayiinde tüketici değil, üretici bir rol üstlenmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Uça, "Bu doğrultuda, yerli teknolojilerin ve projelerin geliştirilmesine olanak tanıyarak sektörel ekosistemi büyütmeyi amaçlıyoruz. Üyelerimizin daha verimli ve kaliteli ürünler üretmelerini sağlamak için maliyetleri düşürmeye ve rekabetçi ürünler geliştirmeye yönelik çeşitli destekler sunuyoruz. Ayrıca, dijital dönüşüm süreçlerinden insan kaynaklarının güçlendirilmesine kadar geniş bir yelpazede firmalarını destekleyerek onların sektördeki başarısını artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">"SAHA MİHENK ve SAHA MUEK ile Önemli Adımlar Attık"</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SAHA İstanbul bünyesinde yer alan 11 teknik komiteden biri olan Milli Havacılık Endüstrisi Komitesi (SAHA MİHENK) ve Milli Uzay Endüstrisi Komitesi (SAHA MUEK) ile önemli adımlar attıklarını belirten Uça, "SAHA MİHENK, havacılık ve uzay endüstrisi tedarik zincirinde önemli bir rol üstlenerek kalifikasyon ve sertifikasyon süreçlerinin yerlileştirilmesine öncülük ediyor. SAHA MUEK ise ülkemizdeki uzay endüstrisi ekosistemini geliştirmek ve Türkiye'nin Milli Uzay Programında ihtiyaç duyduğu teknolojileri geliştirmek için çalışıyor" dedi.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">"SAHA MBA ile Lider Yöneticiler Yetiştiriyoruz"</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SAHA MBA Programı ile savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde faaliyet gösteren yönetici ve yönetici adaylarına özel bir eğitim programı sunduklarını ifade eden Uça, "Sektör liderleri ve üst düzey bürokratların da eğitici olarak yer aldığı bu programla, lider yöneticiler yetiştirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">"SAHA EXPO ile Yerli Teknolojileri Dünyaya Tanıtıyoruz"</span></span></span></span></b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ile yerli teknolojileri dünyaya tanıttıklarını belirten Uça, "Bu yıl 'SAHA 2026' adıyla düzenlenecek fuar, Türkiye'nin teknoloji üretiminde küresel bir güç haline gelmesi vizyonuyla 5-9 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. 'Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir' temasıyla bu sene de büyük bir uluslararası etki yaratmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/milli-teknolojilerle-gelecegi-sekillendiriyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Mar 2025 16:40:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2025/03/milli_teknolojilerle_gelecegi_sekillendiriyoruz_h2334_37f57.jpg" type="image/jpeg" length="41937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kacır: OSB’ler sanayinin büyümesinde öncü rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/kacir-osbler-sanayinin-buyumesinde-oncu-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/kacir-osbler-sanayinin-buyumesinde-oncu-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[​​​​​​​- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Sayılarını 191’den 363’e yükselttiğimiz OSB’lerimizde üretimdeki sanayi parsellerinin sayısını 11 binden 59 bine, istihdamı da 415 binden 2,7 milyonun üzerine çıkardık..” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından bu yıl dördüncüsünü düzenlenen OSB Yıldızları Araştırması Ödül Töreni Gebze Bilişim Vadisi’nde gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır ve OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, OSB başkanları ve sanayicilerin katıldığı törende 12 farklı kategoride, 67 firmaya ve 10 organize sanayi bölgesine toplam 120 plaket takdim edildi.</p>

<p>Törene, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bürokratları ile kurum ve kuruluşların temsilcileri de katıldı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/osbuksozdinler.jpg" /></p>

<p>Toplantının açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır, Türkiye’nin 17 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünün altını çizerek, “Yıllıklandırılmış millî gelirimiz 1 trilyon 260 milyar dolara ulaştı. İhracatta 262 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyelerindeyiz” dedi. Türkiye’nin pek çok alanda önemli başarılara imza attığını dile getiren Kacır, “Küresel üretim üssü rolünü her geçen gün perçinleyen Türkiye, bugün Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan kuşakta en fazla ürünü en rekabetçi şekilde ihraç edebilen ülke konumundadır. Ülkemizin dört bir yanını ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın sigortası, kalkınmamızın teminatı üretim tesisleriyle donatan cefakâr ve fedakâr sanayicilerimizi bu vesileyle tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>“OSB’LERİN SAYISINDA ÖNEMLİ ARTIŞ OLDU”</b></p>

<p>Büyük ve güçlü Türkiye hedefine giden yolda sanayicilerin ve müteşebbislerin önündeki engelleri kaldırmaya devam ettiklerinin altını çizen Bakan Kacır, yatırımcılara çevre dostu planlı sanayi alanları sağladıklarını belirtti. Türk sanayisinin verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi büyümesinde öncü rol üstlenen OSB’lerin sayısında ve üretim kapasitelerinde son 22 yılda önemli bir ilerleme kaydedildiğini söyleyen Kacır, “Sayılarını 191’den 363’e yükselttiğimiz OSB’lerimizde üretimdeki sanayi parsellerinin sayısını 11 binden 59 bine, istihdamı da 415 binden 2,7 milyonun üzerine çıkardık. Yalnızca son bir yılda 11 OSB ilan ettik. 33 OSB genişleme alanıyla birlikte 10 bin 661 hektar yeni yatırım alanı oluşturduk. Biliyoruz ki, sanayicilerimizin en büyük kaygısını doğru yetkinliklere sahip çalışan temini oluşturuyor. Bunu aşmak üzere OSB’lerimizde 85 meslek lisesi ve 23 meslek yüksekokulu nitelikli işgücü ihtiyacını karşılamakta önemli rol üstleniyor. 42 yazılım okulları, Millî Teknoloji Akademisi bünyesinde yürüttüğümüz Sektör Kampüste ve uzmanlık programlarıyla gençlerimizi geleceğin mesleklerine ve yetkinliklerine hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/osbukkacirtoren.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Bankası ile sürdürülen Türkiye OSB’leri Projesi kapsamında önümüzdeki yıl OSB’lerdeki 6 milyar 300 milyon liralık yeşil altyapı yatırımlarını destekleyeceklerinin altını çizerek, şunları söyledi: “Sanayimizin yeşil dönüşüm yatırım ihtiyaçlarını karşılamak üzere Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformuyla da, 2030 yılına kadar 5 milyar avro uluslararası finansmanı sanayicilerimizin hizmetine sunmuş olacağız. Kamunun, sanayimizin ikiz dönüşümünde yalnızca teşvik eden değil aynı zamanda rehberlik eden bir yaklaşım sergileyeceği Dijital ve Yeşil Dönüşüm Destek Programlarını açıkladık. Daha güçlü, tam bağımsız, müreffeh bir Türkiye tasavvurunda yolculuğumuza eşlik eden müteşebbislerimizin önünü açacak mevzuat düzenlemelerini de devreye alıyoruz.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/osbukkatilimcilar.jpg" /></p>

<p><b>“SANAYİCİLERİN PLANLI SANAYİ ALANLARINA ERİŞİMİ KOLAYLAŞTI”</b></p>

<p>OSB yönetmeliğinde Eylül ayında gerçekleştirilen kapsamlı değişiklikle sanayicilerin planlı sanayi alanlarına erişimini kolaylaştıracak, şeffaf bir yönetişim modeli oluşturduklarını vurgulayan, Bakan Kacır, yapılan düzenlemelere ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Sanayi alanlarının üretime geçiş öncesi dolaylı yöntemlerle devrini kısıtladık. Yeni OSB kurulumları ve genişleme alanlarında stratejik yatırımlar için yüzde 15 alan ayrılmasını sağladık. OSB’lerde yer tahsisleri ile sektör-şehir odaklı teşvik politikalarının uyumlulaşmasına yönelik tedbirler aldık. OSB’lerde lojman alanları oluşturulabilmesi için düzenleme yaptık. Yatırımcıların tahsis başvuruları için her ayın ilk pazartesi günü OSB’lerimizdeki boş sanayi alanlarını internette ilan ediyoruz. Yeni kurulan OSB’lerimizin hızlı kamulaştırma ve altyapı inşası için ihtiyaç duyacağı kaynağa ulaşmalarını sağlayacak ön tahsis uygulamasını da aynı kurallar kapsamında yürütüyoruz. Uygulamanın ilk iki ayında 455 yatırım yeri için 1025 tahsis, 2,1 milyon metrekare alan için 145 ön tahsis başvurusu almış olmamız yatırımcıların gösterdiği yüksek ilginin ispatı niteliğinde. Bu ay çıktığımız üçüncü ilanla 94 OSB’de 16,2 milyon metrekare büyüklüğündeki toplam bin 115 yatırım yerini tahsis başvurularına açtık. 10 OSB’mizde ise 2,4 milyon metrekare alanı ön tahsis başvurularına açmış bulunuyoruz. Sanayicilerimizin büyük bir teveccüh gösterdiği uygulamamızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm imkânlarımızla sanayicilerimizin, üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”</p>

<p>Bakan Kacır konuşmasının sonunda ödül almaya hak kazanan firmaları ve OSB’leri de tebrik etti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/osbukkutukcu.jpg" /></p>

<p><b>OSB’LER İSTİHDAMDA REKOR KIRDI, FİRMA SAYISI 68 BİNİ GEÇTİ</b></p>

<p>Ödül töreninde konuşan OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, OSB sanayicilerinin üretim ve ticari hayatın tüm dünyada baskı altında olduğu bir dönemde yılmadan ürettiğini ve Türkiye’yi güçlü bir sanayi ülkesi haline getirdiğini vurguladı. OSB sanayicilerinin her türlü teşekkürün çok daha fazlasını hak ettiğinin altını çizen Kütükcü, “OSB sanayicilerimiz başta olmak üzere, bu ülkenin sanayicileri, üretim cephesinin asıl kahramanlarıdır” dedi.</p>

<p>Memiş Kütükcü, 363’ü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na, 42’si Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olmak üzere Türkiye’deki organize sanayi bölgelerinin sayısının 405’e ulaştığını belirterek, şunları söyledi: “Son 1 yılda 11 yeni organize sanayi bölgemiz kuruldu. Yine bu yılın ilk 11 ayında organize sanayi bölgelerimizde 500’den fazla yeni sanayi parseli üretime kazandırıldı. Böylece organize sanayi bölgelerimizde üretim yapan fabrika sayımız 68 bini aştı. Bugün organize sanayi bölgelerimiz, ülkemizin toplam sanayi üretiminin yüzde 45’ini gerçekleştirerek Türk sanayisinin lokomotif gücü haline geldi. İstihdamda ise bu yıl yeni rekorlar kırdık. Organize sanayi bölgelerimiz, yılbaşından bu yana 70 binin üzerinde yeni istihdam sağlayarak, 2.7 milyonun üzerinde bir rakamla Cumhuriyet tarihinin istihdam rekorunu kırdı. Bugün bizlerin bir araya gelmesine vesile olan OSB Yıldızları Araştırmamızın sonuçlarına göre ise, araştırmaya katılan sanayicilerimizin 2023 yılında bir önceki yıla göre ciroları yüzde 32.3 artarak 880 milyar lirayı aştı. Yine bir önceki yıla göre ihracatları yüzde 4.1 artarak 13 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ar-Ge harcamaları, yüzde 83.6’lık artışla 5.4 milyar liraya ulaşarak rekor kırdı. Öte yandan araştırmaya katılan firmalarımızın istihdamı 2023 yılında yüzde 9.3 artarken, kadın istihdamında da yüzde 39.9 bir artış yaşandı.”</p>

<p>Konuşmasında büyük başarı hikayeleri yazan sanayicileri tebrik eden Kütükcü, ödül alan firmaları da kutlayarak, tüm salon ile birlikte firmaları alkışladı.</p>

<p><b>OSBÜK, OSB’LERİ BÜYÜK DÖNÜŞÜME HAZIRLIYOR</b></p>

<p>Türk sanayisinin dünya ile birlikte yeni bir dönüşüm süreci yaşadığını dile getiren Kütükcü, artık sadece fiyata dayalı rekabet döneminden, verimlilik, dijitalleşme, daha yüksek katma değerli üretim ve ihracata dayalı rekabet dönemine fiilen geçildiğini vurguladı.</p>

<p>Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu olarak organize sanayi bölgelerinin ve 68 bin fabrikanın yeni döneme adapte olmalarına katkı sağlamak için yoğun bir çalışma programı yürüttüğünü kaydeden Kütükcü, “OSBÜK bünyesindeki İhtisas Kurullarımızı çalıştırıyor, eğitimlerimizi, bilgilendirme toplantılarımızı ve iş birliklerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Kurduğumuz OSBÜK Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Merkezimizde, OSB’lerimizin ikiz dönüşümüne rehberlik ediyoruz. Organize sanayi bölgelerimizin dijital dönüşümüne rehberlik edecek 2 bin Dijital Elçi yetiştirdik. Çeşitli kurum ve kuruluşlarımızla protokoller imzalayarak, sanayi işletmelerimizin dönüşüm süreçlerini finanse etmelerine destek olacak mekanizmalara öncülük etmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin üreten gücü organize sanayi bölgeleri olarak, hedefimiz Cumhuriyetin ilk yüzyılında olduğu gibi, ikinci yüzyılda da Türk sanayisine lokomotiflik yapma vizyonumuzu geliştirerek sürdürmek. Tabi burada hamimiz, en büyük destekçimiz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız. Bakanımız sağ olsunlar, organize sanayi bölgelerimizin gelecek vizyonuna çok kritik destekler veriyorlar. Son yayınlanan OSB Uygulama Yönetmeliği bunun en somut göstergelerinden biri. OSB’lerimizin yeni kazanımlar elde ettiği yeni OSB uygulama yönetmeliği ile OSB’lerimizde kamulaştırma, altyapı ve tahsis süreçlerine hız kazandıracak düzenlemeler hayata geçirildi. Ön tahsis yoluyla gelir elde etme imkânı getirilerek, altyapı çalışmalarının hızlanmasının önü açıldı. Tüm parsellerin yatırımcılar için çevrimiçi ortamda tahsise açılması gibi pek çok yeni düzenleme hayata geçirilerek, OSB’lerimizin yatırım ve üretim avantajları artırıldı. Ben camiamızın kazanımlarını artıran bu düzenlemeler için Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Fatih Kacır’a, Bakan Yardımcılarımıza ve Genel Müdürümüze OSB camiamız adına bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Kütükcü’nün, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Mekânı cennet olsun Rahmetli Özal çok değil 1990’lı yıllarda organize sanayi bölgelerini petrole alternatif olarak göstermişti. Yani Türkiye’deki girişimci ruhu görüyor, üretimin organize olmasını istiyordu. Hamdolsun Türkiye bugün girişimcilik madenini ilmek ilmek işleyerek, OSB’lerimizin liderliğinde İtalya ile Çin arasındaki en güçlü sanayi ülkesi haline gelmeyi başardı. Bu başarı sanayicilerimizin ve çalışanlarımızın başarısı. İnşallah bu başarıyı sürdürülebilir kılmak, üretim, istihdam ve ihracat hedeflerimize ulaşmak için, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye yarın bugünden daha güçlü bir sanayi ülkesi haline gelecek.”</p>

<p><b>TURHAN: OSB’LERİ VE ÜRETİMİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ</b></p>

<p>QNB Türkiye KOBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan, QNB Türkiye’nin kurulduğu günden bu yana ülkemiz ekonomisine katkı sağlamayı amaç edindiğini belirterek, OSB’lerin Türkiye’nin sanayileşme sürecinde ve bölgesel kalkınmada kritik bir role sahip olduğunu vurguladı. Turhan, “OSB’ler, ülkemizin ekonomik büyümesinin temel taşlarından biri. QNB Türkiye ve iştirakimiz QNBpay olarak, bu güçlü yapının daha da ileriye taşınması için dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve uluslararası ticaret gibi alanlarda destek sağlamayı bir görev olarak görüyoruz. Bu kapsamda, OSB’lerimize özel avantajlı çözümler sunuyoruz. OSB yönetimleri ile başladığımız yolculuğumuza değerli üyelerimiz ile devam etmeyi ve bankamızın sunduğu hizmetleri kendilerine ulaştırmayı hedefliyoruz. Ayrıca, dijital ödeme çözümlerimizle iş süreçlerini kolaylaştırıyor, dış ticaret yolculuklarına rehberlik ediyor, ‘Yeşil Dönüşüm Kredi Programı’ ile çevresel dönüşümleri teşvik ediyoruz” dedi.</p>

<p>Turhan; “QNBpay tarafında ana odağımızı ilk aşamada ödeme hizmetleri olarak belirledik. Müşterilerimize mevcutta Sanal POS, Link POS, Dijital POS, Fiziki POS ve kart saklama ürünlerini sunuyoruz. Kullanıcıların tek sözleşme ve tek entegrasyonla, tüm bankalarla entegre bir şekilde çalışabilmesini sağlıyoruz. QNB Türkiye olarak, organize sanayilerimizin geleceğe uyum sağlayacak yenilikçi çözümlerle desteklenmesini önemsiyoruz. OSBÜK ile kurduğumuz iş birliği, bu vizyonun somut bir yansımasıdır. Üretim gücümüzü artırarak ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam eden sanayicilerimizin her zaman yanında olmaya ve başarı hikayelerine ortak olmaya kararlıyız. Gelecekte de Türkiye’nin sanayisinin gelişimine destek sunmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p>Konuşmaların ardından firmalara plaketleri takdim edildi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/kacir-osbler-sanayinin-buyumesinde-oncu-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jan 2025 11:59:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2025/01/kacir_osbler_sanayinin_buyumesinde_oncu_rol_oynuyor_h2309_25775.jpg" type="image/jpeg" length="54881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Küresel iflaslar iki yıl daha artacak”]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/kuresel-iflaslar-iki-yil-daha-artacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/kuresel-iflaslar-iki-yil-daha-artacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Allianz Trade, Küresel İflas Raporunu yayınladı. Raporda, 2024 yılında küresel ticari iflaslarda yüzde 11 seviyesinde keskin bir artış olacağı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticari alacak sigortası şirketi Allianz Trade’in, dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistleri tarafından hazırlanan Küresel İflas Raporu 2024 yılı verileri ve araştırmaları ile yenilendi. Yayınlanan raporda, GSYH’leri toplamı, küresel toplamın yarısından fazlasını oluşturan birçok ülkede 2024 yılında iflasların çift haneli oranlarda artacağı vurgulandı.</p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">beklenenden daha fazla artış</span></b></p>

<p>Allianz Trade 2024 yılına yönelik şubat ayında yayınladığı ilk küresel iflas raporunda, küresel iflasların 2024 yılında yüzde 9 artmasını ve ardından 2025 yılında istikrara kavuşmasını öngörüyordu. Ancak, küresel iflas görünümünü daha da karamsar hale getiren son gelişmeler ışığında küresel iflasların, önceki tahmine kıyasla 2 puan yükselerek 2024 yılında yüzde 11 oranında artması ve 2025 yılında da yüzde 2'lik bir artışla zirve bir seviyeye tırmanması bekleniyor. Dolayısıyla ticari iflaslar, 2026 yılına kadar durmadan artacak ve 2026 yılında iflas seviyesi istikrara kavuşsa bile yüksek seviyelerde kalmaya devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/allianzeAylin-Somersan-Coquiliman.jpg" /></p>

<p><b>2026’DA ABD VE ALMANYA’DA DÜŞÜŞ OLACAK</b></p>

<p>İflasların ABD'de 2025 yılında yüzde 12 dolayında olması, Almanya’da yüzde 4 artması ve 2026'da ise her iki ülkede yüzde 4 düşmesi bekleniyor. Fransa ve Birleşik Krallık'ta çok yüksek olan iflas seviyelerinin 2026 yılına kadar daha ılımlı rakamlara gerileyeceği tahmin ediliyor. 2025'te her iki ülkede de iflaslarda yüzde 6 düşüş, 2026’da ise Fransa’da yüzde 3, Birleşik Krallık’ta yüzde 4 düşüş öngörülüyor. İtalya'da iflaslar yükselmeye devam ederek 2025’te yüzde 4 ve 2026’da yüzde 3 olacağı öngörülüyor. Çin'de ise ticari iflaslar düşük seviyelerden tırmanmaya başlayacak ve Allianz Trade tahminlerine göre 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 6 artacak.</p>

<p>Çift haneli iflas artışlarının vuracağı ülkeler küresel GSYH'nin yarısından fazlasını oluşturuyor. Yılbaşından bu yana, küresel ticari iflaslar halihazırda yüzde 9 oranında arttı ve iflaslardaki bu artışın coğrafi ve sektörler arası dağılımı geniş tabanlı. Allianz Trade'in 2024 iflas endeksinin küresel olarak 2016-2019 ortalamasının yüzde 13 üzerinde ancak Küresel Finansal Kriz seviyesinin yüzde 11 altında kalması muhtemel tahmini de rapordaki bilgiler arasında göze çarpıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/allianzeAylin-Somersan-Coquifabrika.jpg" /></p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">Türkiye iflas oranıyla dikkat çekiyor</span></b></p>

<p>Allianz Trade Küresel İflas Raporu’nda Türkiye’deki iflasların tahminine de yer verildi. Raporda Türkiye, firmaların yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik yavaşlamayla yüzleşmek zorunda olduğu iki büyük pazardan biri olarak tanımlandı. Türkiye’de iflasların geçen seneye göre yüzde 20 artacağı da raporda yer alan bilgiler arasında.</p>

<p><b>‘BİRİKMİŞ İFLASLAR” ORTAYA ÇIKTI</b></p>

<p>Allianz Trade CEO'su Aylin Somersan Coqui, ticari iflaslardaki bu küresel inişli çıkışlı seyrin, kısmen hala durgun olan küresel talep, süregelen jeopolitik belirsizlik ve dengesiz finansman koşullarından kaynaklandığına dikkat çekti:</p>

<p>“Pandemi ve enerji krizi sırasında şirketleri iflaslardan koruyan destek perdesinin kalkmış olmasıyla 'birikmiş' iflasların ortaya çıkması da bunun bir açıklaması. Bu nedenle, GSYH’leri toplamı küresel toplamın yarısından fazlasını oluşturan birçok ülke 2024 yılında çift haneli iflas artışlarından etkilenecek ve küresel GSYH’nin üçte ikisini oluşturan birçok ülkede bu yıl iflas seviyesi pandemi öncesi seviyelerin üzerine tırmanacak. Sektör bazında bakıldığında ise; inşaat, perakende ve hizmet sektörleri hem sayı hem de ölçek olarak en çok etkilenen sektörler oldu."</p>

<p><b>İFLASLAR İSTİHDAM İÇİN TEHDİT OLUŞTURUYOR</b></p>

<p>Allianz Trade ekonomistlerinin hazırladığı raporda, küresel ekonominin; durgun talep, devam eden jeopolitik gerilimler ve dengesiz finansman koşullarıyla boğuştuğu ortamda, dünya çapındaki işletmelerin karşı karşıya olduğu riskler ve eğilimlere de ışık tutuldu. Büyük iflas seviyesinin yeni bir rekor kırmış olması özellikle dikkat çekici ve bu durum istihdam için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Rapora göre işsizlik riskiyle karşı karşıya olan başlıca sektörler arasında ise inşaat, perakende ve hizmet sektörleri yer alıyor.</p>

<p><b>FAİZLERDEKİ DÜŞÜŞLER FAYDALI OLUR MU?</b></p>

<p>Para politikalarının kademeli olarak gevşetilmesi bir miktar rahatlama sağlayabilecek olsa da zor durumdaki işletmeler için sihirli bir değnek yerine geçmeyeceği raporda vurgulanıyor. Düşük faiz oranlarının borçlanma maliyetlerini azaltacağı, nakit akışını iyileştireceği ve karlılığı artıracağı ancak şirketlerin başındaki mali zorlukları tam olarak çözemeyeceği de raporda yer alıyor.</p>

<p>Allianz Trade iflas araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle, şirketlerin çoktan borçlarını azaltmaya ve yüksek faiz oranlarına uyum sağlamaya başladıklarını belirtti: “Araştırmalarımız, mevcut gevşeme döngüsünün (Eylül 2025'e kadar -2 puan) kar marjlarını arttırarak (Almanya'da +2 puana, Fransa'da +4 puana, Birleşik Krallık'ta +3 puana ve ABD'de +2,8 puana kadar) iflaslarda -4 puanlık bir düşüşe yol açacağını gösteriyor. Ancak bunun, örneğin ABD'de iflaslarda yaşanacak genel artışı azaltmaya ya da Fransa'da iflaslardaki düşüşü hızlandırmaya etkisi çok az olacaktır."</p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/kuresel-iflaslar-iki-yil-daha-artacak</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Nov 2024 11:35:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2024/11/kuresel_iflaslar_iki_yil_daha_artacak_h2280_fc2ea.jpg" type="image/jpeg" length="63337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acemoğlu: Türkiye yapay zeka ve teknolojiye yatırım yapmalı]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/acemoglu-turkiye-yapay-zeka-ve-teknolojiye-yatirim-yapmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/acemoglu-turkiye-yapay-zeka-ve-teknolojiye-yatirim-yapmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Nobel Ekonomi Ödülü kazanan Prof. Dr. Daron Acemoğlu, İstanbul’daki bir toplantıda ekonomi, yapay zekâ ve dünya nüfusu gibi küresel konularda önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin hızla yaşlanan nüfus yapısına dikkat çeken Acemoğlu, yapay zekânın etkili bir şekilde yönlendirilmesinin de gelecekte büyük önem taşıyacağını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanan Prof. Dr. Daron Acemoğlu, ödül sonrası ilk kez İstanbul’a gelerek Brand Week İstanbul’da konuştu. Nobel ödüllü ekonomist, dünya ekonomisinden yapay zekâya, nüfus dinamiklerinden iklim değişikliğine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yaptı. Acemoğlu, ABD’deki gelir eşitsizliği ve yapay zekânın iş gücü piyasasına etkileri gibi önemli konulara dikkat çekerek, gelecekte bu alanlarda yaşanabilecek değişimlere dair öngörülerini paylaştı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/daronistanbul.jpg" /></p>

<p>ABD ekonomisinin büyümesine karşın gelir eşitsizliğinin arttığını söyleyen Acemoğlu, 1980'den 2015’e kadar bu uçurumun hızla genişlediğini belirtti. ABD'de ücret eşitsizliğinin politik yapıyla bağlantılı olduğunu vurgulayarak, “ABD tarihinde neredeyse yarısının büyümeden pay almadığı başka bir dönem yok" ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>"Türkiye hızlı yaşlanacak"</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acemoğlu, dünya nüfusundaki artışın sona erdiğini ve 2050 itibarıyla dünya nüfusunun zirveye ulaşacağını, daha sonra düşüş eğilimine gireceğini söyledi. Türkiye'nin de bu yaşlanma trendinden etkileneceğini belirten Acemoğlu, “Türkiye'nin birçok ülkeden daha hızlı yaşlanacağını göreceksiniz. Yaşlanan toplumlar ekonomik ve sosyal birçok sorunla karşılaşabilir” dedi.</p>

<p>Yaşlanmaya karşı önlem alan ülkeler arasında Almanya, Japonya ve Güney Kore gibi gelişmiş ülkeleri örnek gösteren Acemoğlu, bu ülkelerin robot teknolojilerini ve işgücünü etkin kullanarak yaşlanan nüfus problemini çözmeye çalıştığını dile getirdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/daronyaslinufus.jpg" /></p>

<p><b>"Yapay zeka doğru yönlendirilirse üretkenliği artırır"</b></p>

<p>Yapay zekânın üretkenliği artırma potansiyelinin yüksek olduğunu dikkat çeken Acemoğlu, bu teknolojinin doğru yönlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Günümüzde yapay zekânın daha çok otomasyon çerçevesinde kullanıldığını söyleyen Acemoğlu, “Eğer yapay zekâ, insanların yaptığı işleri makinelere devretmek yerine insanlarla birlikte çalışacak şekilde yönlendirilirse işçi kesiminin üretkenliği artırılabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p><b>Nobel ödüllü çalışmalara devam</b></p>

<p>Acemoğlu, Nobel ödülünün büyük bir onur olduğunu belirtti, ancak çalışmalarında bir değişiklik yapmayacağını ifade etti. Önümüzdeki yıllarda demokrasi ve yapay zeka üzerine odaklanmayı planladığını söyledi. Bu konular üzerine iki kitap yazacağını açıkladı; biri demokrasinin gelişimi ve zayıflıkları, diğeri ise yapay zeka ve insan geleceği hakkında olacak.</p>

<p><b>Trump ve ABD'deki Demokrasi Tehlikesi</b></p>

<p>Acemoğlu, ABD’nin 47’nce Başkanı seçilen Donald Trump’ın ikinci döneminin sadece ABD için değil, dünya için de büyük bir tehlike oluşturduğunu belirtti. ABD’de sivil toplumun kutuplaşmış durumda olduğunu ve Trump'ın agresif ajandası ile demokrasiyi zayıflattığını vurguladı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/daronabddunya.jpg" /></p>

<p>Prof. Acemoğlu, ABD’nin pandemi, iklim değişikliği ve yaşlanan nüfus gibi küresel sorunlara liderlik edemediğini, demokratik liderlik eksikliğinin otoriter liderler ve büyük şirketler tarafından doldurulduğunu ifade etti. Bu durumun sağlıklı çözümler getirmediğini ve bilgi eşitsizliğini artırdığını belirtti.</p>

<p><b>Kurumların Gücü ve Belirsizlik Çağı</b></p>

<p>Kurumların önemine vurgu yapan Acemoğlu, demokrasiye verilen desteğin azaldığını ve dünya genelinde kalıcı bir bozulma olduğunu söyledi. Demokrasinin zayıflığından doğan boşluğun daha güçlü diktatörler yarattığına değindi. Kurumların riskler ve fırsatlar karşısında giderek daha önemli hale geldiğini ifade etti.</p>

<p><b>Türkiye teknolojiye yatırım yapmalı: </b></p>

<p>Türkiye’nin teknoloji ve yapay zeka konusunda yetersiz yatırım yaptığını ve eğitim sisteminin bu alanlarda yeterli olmadığını belirtti. 10 yıl içinde değişim için fırsatlar olduğunu, ancak 3-4 sene içinde bir değişim beklemediğini ve Türkiye'nin bilim ve teknolojiye daha fazla odaklanması gerektiğini vurguladı. Acemoğlu, Türkiye'nin güçlü kurumlar oluşturarak teknolojiye yatırım yapması gerektiğini; aksi takdirde global rekabette geride kalacağını ifade etti.</p>

<p></p>

<p><span style="font-size:16px;"><b><span style="background-color:#ffff00;">Daron Acemoğlu ve arkadaşları neden Nobel ödülüne layık görüldü?</span></b></span></p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Prof. Dr. Simon Johnson ve Prof. Dr. James A. Robinson, Nobel Ekonomi Ödülü'nü, ekonomik kalkınma, kurumlar ve politika üzerine yaptıkları ortak araştırmalar nedeniyle aldılar. İşte ödülün verilmesinin ana sebepleri:</p>

<p><b>Kurumların Önemi ve Ekonomik Gelişim</b></p>

<p>Acemoğlu, Johnson ve Robinson'un çalışmaları, bir ülkenin ekonomik performansının büyük ölçüde kurumlarının kalitesine bağlı olduğunu göstermektedir. Bu kurumlar, hukuk sisteminden, hükümet politikalarına, eğitim sisteminden ekonomik düzenlemelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Özellikle güçlü ve kapsayıcı kurumların ekonomik kalkınmayı teşvik ettiği, zayıf ve dışlayıcı kurumların ise ekonomik durgunluğa yol açtığı tezini savunmuşlardır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/daronnobeltoreni.jpg" /></p>

<p><b>Politik Ekonomi ve Güç Dinamikleri</b></p>

<p>Bu araştırmacılar, politik ekonomi ve güç dinamiklerinin ekonomik kalkınmayı nasıl etkilediğini derinlemesine analiz etmişlerdir. Özellikle, iktidar sahiplerinin ekonomik politikalar üzerindeki etkilerini ve bu politikaların toplumun geniş kesimlerine nasıl yansıdığını incelemişlerdir. Adil ve kapsayıcı politikaların uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağladığını, baskıcı ve dışlayıcı politikaların ise büyümeyi engellediğini ortaya koymuşlardır.</p>

<p><b>Tarihsel Perspektif ve Günümüz Uygulamaları</b></p>

<p>Ekip, tarih boyunca farklı toplumların kurumlarını ve politikalarını inceleyerek, bu yapıların uzun vadede ekonomik başarıya nasıl katkı sağladığını veya engel olduğunu göstermiştir. Özellikle, tarihsel örneklerden yola çıkarak günümüz toplumlarına yönelik önemli dersler çıkarmışlardır. Bu çalışmalar, sadece akademik anlamda değil, aynı zamanda politika yapıcılar için de rehber niteliğindedir.</p>

<p><b>Yoksulluk ve Gelişmişlik Farkları</b></p>

<p>Araştırmalarında, yoksulluk ve gelişmişlik farklarının arkasındaki kurumsal ve politik nedenleri incelemişlerdir. Özellikle, gelişmekte olan ülkelerdeki yoksulluk sorunlarının çözülmesi için güçlü ve kapsayıcı kurumların oluşturulmasının önemini vurgulamışlardır.</p>

<p>Bu çalışmaları, Nobel Komitesi tarafından ekonomik kalkınma ve politik ekonomi alanında devrim niteliğinde kabul edilmiş ve bu nedenle Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görülmüşlerdir.</p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/acemoglu-turkiye-yapay-zeka-ve-teknolojiye-yatirim-yapmali</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Nov 2024 17:42:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2024/11/acemoglu_turkiye_yapay_zeka_ve_teknolojiye_yatirim_yapmali_h2277_576f0.jpg" type="image/jpeg" length="67856"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaan Kavaloğlu: Bizi Yunan adalarıyla kıyaslamayın]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/kaan-kavaloglu-bizi-yunan-adalariyla-kiyaslamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/kaan-kavaloglu-bizi-yunan-adalariyla-kiyaslamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Antalya Bölgesinin ürün niteliğini Yunan Adaları ile kıyaslamak doğru bir yaklaşım değil. Yatak kapasitemiz ve nitelik açısından oldukça farklı. Ürün ve servis kalitemizle iç pazarın gelişmesine odaklıyız.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><strong>GİRAY DUDA</strong></span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Turizm tartışmaları arasında sona doğru ilerleyen sezonu ilk olarak AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu ile konuştuk. Kavaloğlu, gidişattan çok şikayetçi olmasa da sorunların maliyetlerin yüksekliğinden kaynaklandığını ve maliyetlerin azalması halinde turizmin yeniden eski güzel günlerine döneceğini söyledi. </span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Sayın Kaan Kavaloğlu, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve turizm kuruluşlarının üst yöneticileri, bu sezonun tümüne pozitif bakıyorlar ve 2024 hedefi olan 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelirin gerçekleşeceğini söylüyorlar. Sizin görüşünüz nedir?</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Türkiye turizmi 80’li yıllarda başlayan atılım ile bugün ilk 5 destinasyon arasında girdi. Küresel ölçekte büyük bir başatı hikayesi olarak görüyoruz, mevcut turizm ürünlerimiz ve rekabet gücümüzle rasyonel bir hedefler bu rakamlar.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Turizmde dünyanın en çok turist ağırlayan 5 ülkesinden 4'ünün bulunduğu Akdeniz'de Fransa, İspanya ve İtalya gibi Türkiye'nin de hedefi yakın zamanda 100 milyar dolardır. Bu tablo bile ülkemizin turizmde ne kadar başarılı olduğunun göstergesi. Türkiye'nin 2028 yılında hedefi 90 milyon turist, 100 milyar dolar gelir. Sayın Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un liderliğinde bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz, turizm sektörü olarak başarabiliriz"</span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">KİŞİ BAŞI GELİR 100 DOLAR</span></b></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- </span></b><b><span style="font-family:"Segoe UI Symbol",sans-serif">⁠</span></b><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Turist sayısının artışı ile birlikte turistlerin yaptığı günlük ve toplam harcamalar ne oranda, önceki yıllara göre artış var mı?</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- 2023 yılında kişi başı turizm geliri 100 dolara yaklaştı, Akdeniz’de yer alan Avrupalı destinasyonlarla kıyaslandığında bu rakam istediğimiz seviyede değil. Ancak Türkiye ürün yelpazesi oldukça geniş ve son yıllarda üst segment lüx ürün tüketicileri de hedefleyen yatırımlara yöneldi. Önümüzdeki yıllarda bu rakamı aşarak Avrupa’daki rakiplerimize yaklaşacağımızı ön görüyoruz. </span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/kaankavaloglukimdir.jpg" /></span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÜRÜN VE FİYAT YELPAZEMİZ GENİŞ</span></b></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Yabancı turistler için paket fiyatlar geçen yıla göre ne oranda arttı? Yabancılar her şey dahil sistemini mi tercih ediyorlar? Gelen turistler hangi oranda turlarla geliyor?</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Ürün yelpazemiz oldukça geniş, bu nedenle fiyat skalası da geniş yelpazede. Yabancı turistler için maliyetlerimiz oranında fiyat artışları söz konusu. Ancak enflasyon oranında döviz kurları artmadı, bu nedenle maliyet artışı ve döviz artışı arasındaki fark gelirlerimizi etkilese de fiyat avantajımızı hala sürdürüyoruz. </span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">MALİYET ARTIŞI TÜRK MİSAFİRLERİ ETKİLEDİ</span></b></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Turizmdeki yaygın, genel şikayetler, orta ve orta altı sınıflar açısından bu yılın fiyatlarının ulaşılamayacak durumda olmasından kaynaklanıyor. İç turizme yönelik yüksek fiyat şikayetleri hakkında ne söylemek istersiniz. </span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Türkiye’de enflasyonla ciddi anlamda bir mücadele söz konusu. Bizler de bu mücadelenin içindeyiz. Maliyet artışı ne yazık ki Türk misafirlerimizi de doğal olarak etkiledi. Genel olarak sunduğumuz ürünlerde kaliteden ödün vermiyoruz. Bunu da sürdürmeye devam edeceğiz.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/kaankavalogluantalya.jpg" /></span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">MALİYETLERE BAĞLI</span></b></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- </span></b><b><span style="font-family:"Segoe UI Symbol",sans-serif">⁠</span></b><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">İç turizm açısından fiyatların daha ‘makul’ bir düzeye çekilmesi, sezonun son aylarında turistik kuruluşların gelirlerini yükseltmesine yardımcı olmaz mı?</span></b></p>

<ol start="4" style="list-style-type:lower-alpha">
	<li value="52911"><span style="tab-stops:355.6pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">makul maliyetlere ulaştığımızda bu mümkün olabilir. </span></span></li>
</ol>

<p><span style="tab-stops:355.6pt"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">BİZİM ÜRÜN VE SERVİSİMİZ KALİTELİ</span></b></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Yunanistan adalarına yönelik turistik seyahatlerin sayısı hakkında bilgi var mı? Yunanistan’a her sınıftan Türk turist gidiyor mu? Söylendiği gibi bu adalara büyük yönelim yaşanıyor mu? Fiyatlar Türkiye’nin fiyatlarına göre gerçekten ucuz mu?</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Antalya Bölgesinin ürün niteliğini Yunan Adaları ile kıyaslamak doğru bir yaklaşım değil. Yatak kapasitemiz ve nitelik açısından oldukça farklı. Ürün ve servis kalitemizle iç pazarın gelişmesine odaklıyız. Maliyetlerin makul seviyelerde daha stabil seviyelere erişmesine paralel iç pazarın da yönelimi değişecektir. </span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">AMACIMIZ TURİZMİ BÜTÜN YILA YAYMAK</span></b></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Yabancıların Türkiye’deki kış turizmine ilgileri nasıl? Kış turizminde ziyaretçi sayısı ve gelir düzeyinin tatmin edici düzeye gelip, kuruluşların yıl boyu açık olması için projeler yürütülüyor mu?</span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-family:"Arial",sans-serif">- Mevsimsellik ve doluluklar bu yıl da işletmelerimizi zorlayan konular oldu. Tüm aylara yayılan turizm hareketleri en büyük isteğimiz ve bu yönde yapılan sağlık, spor yatırımları,yeni etkinliklerle kış aylarında da turizm hareketlerini sürdürüyoruz. </span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-family:"Arial",sans-serif">TGA bu yönde önemli çalışmalar gerçekleştirerek, hem dijital hem de fiziki yoğun bir şekilde tanıtım faaliyetlerini yürütüyor. Bizler de işletmeler olarak tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizde 4 mevsim turizmi vurguluyoruz. </span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-family:"Arial",sans-serif">Mevsimselliğin dengeli bir trafiğe ulaşmasına yönelik, kış operasyonlarını destekleyecek yan ürünler geliştirmemiz büyük önem arz ediyor. Yatırımlar farklı konseptlerle kış operasyonlarını destekleyecek nitelikte yapılıyor. </span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SAVAŞLAR NEDENİYLE BÜYÜK KAYIPLAR YAŞADIK</span></b></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Gelecek yıl için Rusya-Ukrayna savaşının ve Orta Doğu’daki savaşın sona ermesini temenni edersek nasıl bir turizm sezonu hayal edersiniz?</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- En büyük iki pazarımız Ukrayna ve Rusya’da büyük kayıplar yaşadık, İsrail ve İran pazarı da bu çatışmalardan etkilendi. Pazarların yeniden dönmesinin ötesinde insani anlamda barışın gelmesi en büyük temennimiz. Turizmin dili barıştır, tesislerimizde tüm milliyetler barış içerisinde bir araya geliyor. Bu çatışmaların sona ermesiyle Türkiye turizmi için yeni atılımlar süreci oluşacaktır. </span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/kaan-kavaloglu-bizi-yunan-adalariyla-kiyaslamayin</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Sep 2024 11:30:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2024/09/kaan_kavaloglu_bizi_yunan_adalariyla_kiyaslamayin_h2246_9e440.jpg" type="image/jpeg" length="39673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Zor dönemde bile çalışan sayısını arttırdılar”]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/zor-donemde-bile-calisan-sayisini-arttirdilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/zor-donemde-bile-calisan-sayisini-arttirdilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İSO İkinci 500, İSO 500’le kıyaslandığında daha çok küçük ve orta ölçekli firmaları içermesi bakımından finansal koşullardaki dalgalanmalara karşı daha hassas olduğunu söylemek mümkün. Şirketler faaliyet karlılığını büyük oranda korusa da artan finansman maliyetleri ve kambiyo zararlarının dönem karlılığını zayıflattığı görülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının sonuçlarından dikkat çekici yönleri vurguladı. Bahçıvan’ın konuşması ana başlıklar halinde şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İSO İkinci 500’ü Türkiye’nin en büyük 1000 şirketini kapsayan araştırmalarımızın ikinci versiyonu olarak ve 1997 yılından bu yana yayımlıyoruz. 1968 yılından bu yana her yıl açıkladığımız İSO 500 gibi, İSO İkinci 500 de sanayimizin genel görünümünü en az İSO 500 kadar güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır.</p>

<p><b>İÇ VE DIŞ BÜYÜK PROBLEMLER</b></p>

<p>İSO 500 ile kıyaslandığında görece daha küçük ve orta ölçekli firmaları kapsayan İSO İkinci 500 kuruluşlarımızın 2023 performansına bakıldığında; dünyada yüksek jeopolitik gerilimler, artan kutuplaşma ve sıkı para politikaları gibi küresel büyümeyi baskılayan bir dizi gelişmenin etkilerini görüyoruz. Ülkemizdeki gelişmelere baktığımızda da 6 Şubat deprem felaketi ve ekonomi politikalarındaki radikal dönüşümün yansımaları var İSO İkinci 500 sonuçlarında.</p>

<p>Özellikle ekonomiyi yeniden rasyonel bir zemine çekmeye yönelik politikalar çerçevesinde faizlerin kademeli fakat güçlü bir şekilde yükseltilmesi doğal olarak sanayinin finansman ve faaliyet koşullarına yansıdı. Dolayısıyla İSO İkinci 500’ün ekonomik ve finansal büyüklüklerini değerlendirirken bu gelişmeleri de göz önünde bulundurmakta yarar var.</p>

<p><b>ÜRETİMDEN SATIŞLAR SORUNLU</b></p>

<p>Örneğin İSO İkinci 500’ün üretimden satışları 2023’te ivme kaybederek enflasyonun altında bir büyüme kaydederken, bu şirketlerin ihracatının da bir önceki yıla göre yüzde 6,5 daralması dikkat çekti. Öte yandan, sanayi istihdamının nispeten durağan seyrettiği bir yılda İSO İkinci 500’ün ücretli çalışan sayısındaki yüzde 9,1’lik artış dikkat çekici ve takdire değerdir.</p>

<p>İSO İkinci 500’ün, İSO 500’le kıyaslandığında daha çok küçük ve orta ölçekli firmaları içermesi bakımından finansal koşullardaki dalgalanmalara karşı daha hassas olduğunu söylemek mümkün. Nitekim finansman giderleri, kambiyo zararları ve ödenen faizlerin net katma değerdeki payı gibi veriler, 2023’ün ikinci yarısına başlayan ekonomideki politika değişiminin ilk yansımalarını sunuyor. Şirketler faaliyet karlılığını büyük oranda korusa da artan finansman maliyetleri ve kambiyo zararlarının dönem karlılığını zayıflattığı görülüyor.</p>

<p><b>AR-GE HARCAMALARINDA ÜÇ YILDIR PATİNAJ VAR</b></p>

<p>İSO 500’de de her yıl dikkatle takip ettiğimiz AR-GE ve teknoloji faaliyetlerine ilişkin göstergelerin İSO İkinci 500’deki görünümüne baktığımızda; 2023’te İSO İkinci 500’ün teknoloji yoğunluklarına göre katma değer dağılımı kısmi bir iyileşme sinyali verse de ulaşılan noktanın tıpkı İSO 500’de olduğu gibi tatmin edici olmadığı açık. Özellikle üretimden satışlara oranla AR-GE harcamalarının son üç yıldır patinaj yapmasını, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün küresel rekabete damga vuracağı bir gelecek açısından üzerinde durulmaya değer görüyoruz.</p>

<p><b>2023 RAHAT BİR YIL OLMADI</b></p>

<p>Özetlemek gerekirse, İSO İkinci 500’ün performansını değerlendirirken 2023’ün iç ve dış dinamikler açısından rahat bir yıl olmadığını, ülkemiz ekonomi politikalarında kritik bir sürece girerken sanayi kuruluşlarımızın yeni zorluklarla karşılaştığını ve önemli bir sınav verdiğini unutmamamız gerekiyor.</p>

<p>Yine de sonuçlar, sanayicimizin en zor faaliyet koşullarında dahi ülkemize karşı olan sorumluluklarını fedakârca yerine getirdiklerini ortaya koymaktadır. Yaşanan tüm zorluklara rağmen, yatırımlarıyla ekonomik büyümemize, ihracatımıza ve istihdama katkılarını sürdürmektedir.</p>

<p>Bu çerçevede Türkiye’nin ve Türkiye ekonomisinin yanında olduklarını gösteren sanayicilerimize bu kıymetli çabaları ve değerli bilgilerini bizimle paylaştıkları için buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz.”</p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/zor-donemde-bile-calisan-sayisini-arttirdilar</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Sep 2024 10:49:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2024/09/zor_donemde_bile_calisan_sayisini_arttirdilar_h2245_1c178.jpg" type="image/jpeg" length="77071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Akkuyu, Sinop ve Trakya’da 12 – 16 nükleer reaktör hedefliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/akkuyu-sinop-ve-trakyada-12-16-nukleer-reaktor-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/akkuyu-sinop-ve-trakyada-12-16-nukleer-reaktor-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Yusuf Ceylan, “Nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 10’un üzerine, 2053 yılına kadar ise yüzde 30 seviyelerine çıkarmayı planlıyoruz. Bu kapasiteye ulaşmak için Akkuyu, Sinop ve Trakya dahil olmak üzere 3 farklı sahada toplam 12 ile 16 arası büyük ölçekli reaktör kurmayı hedefliyoruz.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya nükleer enerji sektörünün liderleri 10. Nükleer Santraller Zirvesi’nde (NPPES) İstanbul’da buluştu. Zirve’nin açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Yusuf Ceylan, “Akkuyu, Sinop ve Trakya dahil 3 sahada toplam 12 - 16 arası büyük ölçekli reaktör kurmayı hedefliyoruz” diyerek sanayicileri hazırlıklı olmaları konusunda uyardı.</p>

<p>Zirve’de nükleer enerji sektörünün sıfır karbon ekonomisindeki rolü, Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki gelecek planları, en yeni teknolojiler ve sektörün finansmanı gibi başlıklar ele alındı.</p>

<p>NPPES’in açılışını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Yusuf Ceylan, ASO Başkanı Seyit Ardıç, NSD Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu Nükleer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko, Yeni Nükleer İzleme Enstitüsü (NNWI) Başkanı Tim Yeo ile Şangay Nükleer Mühendislik Araştırma ve Tasarım Enstitüsü (SNERDI) Uluslararası Projeler Başkanı Min FEI gerçekleştirdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/nukleer1.jpg" /></p>

<p><b>NÜKLEERDEKİ BÜYÜK HEDEFLER</b></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Yusuf Ceylan, NPPES’te şu konulara dikkat çekti:</p>

<p>“Akkuyu NGS’nin 4 ünitesi devreye girdiğinde yıllık 35 milyar kWh elektrik üretilecek. Bu rakam ülkemizin mevcut yıllık elektrik talebinin yaklaşık yüzde 10’una, İstanbul’un talebinin ise yüzde 90’ına denk geliyor. Ayrıca nükleer enerjiden elde edilecek bu elektrik üretimi sayesinde, yılda 35 milyon ton karbon-dioksit emisyonu ile 7 milyar metre küp doğalgaz ithalatının da önüne geçilmiş olacak.</p>

<p><b>DÜNYADA ŞU ANDA 59 REAKTÖR İNŞA EDİLİYOR</b></p>

<p>Haziran 2024 itibariyle dünyada 32 ülkede 416 reaktör işletmede, 19 ülkede ise 59 reaktör inşa halinde. Dünyadaki elektrik talebinin yaklaşık yüzde 11’i, AB ülkelerindeki talebin ise yüzde 22’si nükleer santrallerden karşılanıyor. Nükleer Enerji Ajansı (OECD/NEA) verilerine göre önümüzdeki 15 yıl içinde toplam 110 civarında yeni reaktörün inşaatına başlanması çeşitli ülkelerin nükleer programı dahilinde. Küresel ısınma endişeleri ve yeşil dönüşüm çabaları neticesinde nükleer enerjinin payının önümüzdeki 30 yıl içerisinde önemli ölçüde artması bekleniyor. Ülkemizin 2053 yılı net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmak ve enerjide dışa bağımlılığımızı minimuma indirmek amacıyla yenilenebilir ve yerli enerji kaynakları ile nükleer santraller, baz yük olarak enerji politikalarımızın tam merkezinde yer alıyor.</p>

<p><b>2035’TE NÜKLEERİN PAYI YÜZDE 10’UN ÜSTÜNE ÇIKACAK</b></p>

<p>Bakanlığımızın yayımladığı Ulusal Enerji Planımıza göre, nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 10’un üzerine, 2053 yılına kadar ise yüzde 30 seviyelerine çıkarmayı planlıyoruz. Bunun için en az 20 GW nükleer kapasiteye ihtiyacımız var. 2053 yılında bu hedefi gerçekleştirdiğimiz takdirde dünyanın önde gelen nükleer güç sahibi ülkelerinden biri olacağız. Bu kapasiteye ulaşmak için Akkuyu, Sinop ve Trakya dahil olmak üzere 3 farklı sahada toplam 12 ile 16 arası büyük ölçekli reaktör kurmayı hedefliyoruz. Bu santrallere yönelik şu anda Çin, Güney Kore, Rusya gibi teknoloji sahibi ülkelerin şirketleriyle müzakerelerimiz devam ediyor. Küçük modüler reaktörlerin gelecekte ciddi pazar potansiyeli olduğuna da inanıyoruz. Bu nedenle, bu teknolojilerin ülkemizde ticarileşmesinin önünü açacak, yerli sanayimizin sürece daha fazla dâhil olacağı yenilikçi iş modelleri ile yasal ve kurumsal çerçevenin oluşturulmasına yönelik de çalışmalarımız, teknoloji sahibi ülke ve şirketler ile görüşmelerimiz devam ediyor.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/nukleersalon.jpg" /></p>

<p><b>YERLİ FİRMALARA 5,87 MİLYAR DOLAR ÖDEDİK</b></p>

<p>Akkuyu Projesi kapsamında Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından harcanan paranın yüzde 51’e karşılık gelen yaklaşık 5,87 milyar dolarlık kısmının, Türk firmalarından alınan ekipman, malzeme ve hizmetlere ödendiğini belirten Yusuf Ceylan, “Halihazırda bizim gibi ilk defa nükleer santral kuran BAE, Bangladeş, Belarus, Mısır gibi ülkelerle bu oran kıyaslandığında önemli bir başarıya ulaştığımızı söyleyebilirim. Bu ülkelerde ulaşılan en yüksek yerli katkı oranı yüzde 20’ler seviyesindedir. Diğer nükleer santral projelerimizde yerli katkı oranını kademeli olarak artırmayı ve nihayetinde nükleer alanda mal ve hizmet ihraç eden bir ülke haline gelmeyi, nükleer santral işletme ve bakımında öz yeterlilik kazanmayı hedefliyoruz. Akkuyu Sahası’nda büyük çoğunluğu Türk olmak üzere 30 bine yakın kişi çalışmakta. Bu hedefe yönelik olarak 358 Türk öğrenciyi Rusya’ya nükleer mühendislik eğitimine gönderdik. Amacımız bu sayının en az 600 olması. Santral işletmeye geçtiğinde ise 4 bin personele ihtiyaç duyulacak. İlk etapta bu işletme personelin yüzde 30’unun Türk olmasını planlıyoruz. Sonraki yıllarda ise bu oranın önemli seviyede artırılması öncelikli hedefimiz” diye konuştu.</p>

<p><b>NÜKLEER TEDARİKTE SÖZ SAHİBİ OLACAĞIZ</b></p>

<p>Zirvenin destekçilerinden Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Ülkemiz, Akkuyu sahasında kazandığı tecrübeler ışığında, özellikle sanayinin etkin katılımıyla, uluslararası nükleer tedarik zincirinde söz sahibi olma hedefinde ilerliyor. Ankara Sanayi Odası olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızın Kümelenme Destek Programıyla desteklenen Nükleer Sanayi Kümelenmesi - NÜKSAK, Türkiye çapında 75 öncü sanayicimize hizmet veriyor. Nükleer enerji alanında sanayicilerimizin tedarik zincirine dahil olması için mentörlük hizmeti veren NÜKSAK; bu alandaki girişimciler, start-up’lar ve teknoloji firmaları için bir arayüz fonksiyonu görmeye devam edecek. Odamız ve Nükleer Sanayi Derneği iş birliğinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın destek ve katkılarıyla düzenlenen Nükleer Santraller Zirvesi dünyanın sayılı nükleer etkinlikleri arasındaki yerini aldı. Ülkemiz adına bir marka değerine sahip bu etkinlik, nükleer teknolojide lider ülkelerin de katılımlarıyla her geçen yıl daha fazla ilgi görüyor” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/nukleerseyitardYc.jpg" /></p>

<p><b>SANAYİCİLER NÜKLEERİN ÖNEMİNİN FARKINDA</b></p>

<p>Ardıç sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa Yeşil Mutabakatı dahil Küresel İklim Krizi’nin ülkemiz üzerindeki olası ticari ve ekonomik etkileridir. Özellikle elektriği yoğun olarak kullanan biz sanayiciler de, nükleer enerjinin ülkemiz için ne kadar stratejik olduğunun farkındayız. Sürdürülebilir bir gelecek için enerji kaynaklarımızı çeşitlendirirken, yenilenebilir enerji kaynakları ile birlikte nükleer enerjiyi de etkin bir şekilde kullanacağımıza inanıyorum. Ayrıca Nükleer teknoloji, karbonsuz baz elektrik gücü sağlamasının yanında yenilikçi pek çok teknolojinin gelişimine de öncülük ederek ülke ekonomisine dolaylı katkı da sunuyor.”</p>

<p><b>NÜKLEER HEDEFLERİ SANAYİCİLERE FIRSATLAR SAĞLIYOR</b></p>

<p>Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi ise şunları söyledi: “NPPES, küresel nükleer sektörün oyuncuları ile Türk sanayicilerinin yeni nükleer enerji yatırım fırsatlarını görüştükleri ve iş birliklerine imza attıkları önemli bir platform olmayı başardı. Dünyada gözler yeniden nükleer enerjiye çevrildi. Bu kapsamda COP28'de, 2050 yılına kadar global nükleer enerji kapasitesini üç katına çıkarma hedefi deklare edildi. Global nükleer enerji hedefleri, Türk sanayicileri için çok ciddi fırsatlar içeriyor. SMR’ler ve mikro reaktörler, modüler yapıları sayesinde sanayi kalkınmasına büyük katkı sağlayabilir. Türkiye, bu noktada global bir sanayi ve tedarik üssü olma potansiyeline sahip ve yine teknoloji geliştirme konusunda da avantajlı bir pozisyonda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın 2050 yılına kadar Türkiye’nin nükleer kapasitesini 20 gigavatın üzerine çıkarma hedefi var. Bu kapsamda hem konvansiyonel hem de SMR ve mikro reaktörlerin geliştirilmesi için görüşmelere başlandı ve uluslararası iş birlikleri sağlamak üzere kararlılıkla atılan adımları yakından takip ediyoruz.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/nukleerakkuyusantiye.jpg" /></p>

<p><b>ROSATOM KÜÇÜK NÜKLEER REAKTÖRLER İÇİN ÇÖZÜMLER SUNABİLİR</b></p>

<p>Akkuyu Nükleer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusanko, şunları aktardı: “Nükleer Düzenleme Kurumu, Akkuyu NGS'ye Aralık ayında 1. Ünite için devreye alma izni verdi ve böylece başlatma ve ayar çalışmalarının başlamasına izin verildi. Bu, bir NGS inşaatının son aşaması olup, daha sonra güvenli çalışması için temel sağlar. Bu çalışmalar şu anda tüm hızıyla devam ediyor. Akkuyu sahasında şu anda yüzde 80'i Türk vatandaşı olan 34 binden fazla uzmandan oluşan iyi koordine edilmiş, profesyonel bir ekip istihdam ediliyor. Türkiye’nin Ulusal Enerji Planı'nın 2050 yılına kadar Türkiye'nin enerji karmasına 20 gigawatt kurulu nükleer kapasite eklemeyi öngördüğünün farkındayız. Bu iddialı planlar ve Türkiye'nin bu planları uygulamadaki titiz yaklaşımı, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşma ve nükleer enerjinin kilit bir sütun olacağı düşük karbonlu sürdürülebilir bir ekonomi yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlediğini gösteriyor. Türkiye'nin sadece yeni büyük nükleer kapasite için değil, aynı zamanda 5 gigawatt küçük nükleer kapasite için de öngörülen nükleer geliştirme planlarını yakından takip ediyoruz. Bu, toplamda en az 16 bireysel küçük modüler reaktör (SMR) anlamına gelir. Burada Rosatom'un sunabileceği çok şey var.</p>

<p><b>YÜZER REAKTÖRÜMÜZ 860 MİLYON KİLOVAT SAAT ELEKTRİK ÜRETTİ</b></p>

<p>Dünyada eşsiz olan Akademik Lomonosov yüzer NGS'imiz, Rusya'nın en kuzeydeki Pevek kasabası için dört yıllık işletme süresince 860 milyon kilovat-saat elektrik üretti. Rus Uzak Doğusu'nun Sibirya bölgesinde, en son RITM-200 reaktörüne dayalı küçük bir NGS inşası projesini uyguluyoruz. Santralin inşası, merkezi olmayan enerji arzına sahip uzak Arktik bölgelere istikrarlı ve temiz bir enerji arzı sağlayacak. Ve yaklaşık bir ay önce, Rosatom, toplam kapasitesi 330MW olan altı reaktörden oluşan küçük bir NGS inşa etmek için Özbekistan ile bir sözleşme imzaladı. Bu, yurtdışındaki SMR inşası için ilk ticari sözleşmemiz ve bu sözleşme geçen hafta yürürlüğe girdi. SMR ve konvansiyonel nükleer enerji santralleri birbirleriyle rekabet halinde değildir. Tam tersine, bu ikisi farklı işlevler görür ve böylece birbirini tamamlar.”</p>

<p><b>TÜRKİYE’NİN ENERJİ ÜRETİMİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ</b></p>

<p>Şangay Nükleer Mühendislik Araştırma ve Tasarım Enstitüsü (SNERDI) Uluslararası Projeler Başkanı Min FEI Türkiye’nin enerji ihtiyacı açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Min Fei, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve üst kuruluşumuz SPIC verimli görüşmeler yapmış ve yenilenebilir enerji ve nükleer enerji projelerinde iş birliğini derinleştirme niyetinde olmuştur. Açıklık, iş birliği ve karşılıklı saygıya dayalı çok etkili bir çalışma ilişkisi geliştireceğiz. SPIC, Türkiye’nin enerji dönüşümü için çalışmaya devam edecektir. SPIC dünyanın en büyük güneş enerjisi üreticisi, en büyük yenilenebilir enerji üreticisi ve en büyük temiz enerji üreticisi konumunda. Şu anda, SPIC'in 238.65 GW toplam kapasitesinin yüzde 70'ini temiz kaynaklar oluşturuyor ve SPIC, dünyanın düşük ve sıfır karbon hedeflerine önemli katkılarda bulunuyor.</p>

<p>Lisanslı bir geliştirici ve işletmeci olarak, SPIC şimdi 8 reaktör filosuna sahip ve işletiyor. SPIC'in bir yan kuruluşu olan SNERDI, şu anda EPC müteahhidi olarak 6 Gen-III ileri reaktör inşa ediyor. Bu reaktörler arasında, 2 CAP1400/Guohe 1 ünitesi 2024 sonunda devreye girmeye hazır olacak. Aynı zamanda, SNERDI bu yıl Güney Çin'de 4 yeni ünite inşaatına başlamayı planlıyor.”</p>

<p><b>TÜRKİYE 5 GİGAWATT NÜKLEER ENERJİ KAPASİTESİNE SAHİP OLACAK</b></p>

<p>Yeni Nükleer İzleme Enstitüsü (NNWI) Başkanı Tim Yeo açış konuşmasında şunlara dikkat çekti: "Türkiye, henüz kendi enerji tedarik güvenliğinin keyfini çıkaramıyor. Enerjisinin büyük bir kısmı için, ithalata bağımlı ve bu ithalat bağımlılığı bazen fiyat artışlarına ve hatta arz kesintilerine maruz kalmasına neden oluyor. Türkiye'nin kendi nükleer reaktörlerini hızla inşa etmeye başlaması harika bir haber. Türkiye, Fransa, Japonya, Güney Kore, Çin, Kanada ve elbette Rusya gibi potansiyel ortaklarla birlikte 50 yıldır nükleer enerji kapasitesini geliştirme planlarına sahip. Türk hükümetinin akıllıca kararı sayesinde, Türkiye önümüzdeki dört yıl içinde devreye girecek yaklaşık beş gigawatt nükleer enerji kapasitesine sahip olacak. Türk hükümetinin aldığı bu kararın Güneydoğu Avrupa, Orta Asya ve ötesindeki diğer ülkelere de örnek olmasını dilerim. Böylelikle nesilleri tehlikeli ve geri dönülmez iklim değişikliğinin gerçekleşmesini önlemeye yardımcı olunacak ve gelecekteki nesiller Türkiye'ye, hükümetine ve halkına minnettar kalacak.”</p>

<p><b>325 YENİ İŞBİRLİĞİ GÖRÜŞMESİ YAPILDI</b></p>

<p>Sıfır karbon ve enerjide arz güvenliği politikaları doğrultusunda ülkelerin enerji karmalarında nükleer enerjinin payının artırmayı hedeflediğinin konuşulduğu günümüzde, İstanbul’da dev bir buluşma gerçekleşti. Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından düzenlenen 10. Nükleer Santraller Zirvesi, bin 600 nükleer enerji sektörü temsilcisi ile 252 firmayı ağırladı. Uluslararası kimliği ile dikkat çeken Zirve, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore, Almanya, Fransa, İngiltere, Slovenya, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Hindistan ve İsviçre’den nükleer endüstrinin lider isimlerini buluşturdu. Sunduğu iş birliği fırsatlarıyla bugüne kadar birçok iş birliğinin doğduğu yer olan NPPES’te, 325 yeni iş birliği görüşmesi de gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">NPPES’te iki önemli iyi niyet anlaşması yapıldı</span></b></p>

<p>Nükleer endüstrisinin gelişmesi için Nükleer Sanayi Derneği, Şanghay İnşaat ve İmalat Endüstrisi Kuruluşu ve Güney Kore’nin en önemli kongre mekanı olan Gyeongju Hwabaek Uluslararası Kongre Merkezi (HICO) ile iki önemli iyi niyet anlaşması imzaladı. İş birliği anlaşmaları ile Türk sanayicileri için global arenada önemli bir yol haritası ve fırsatlar sunuyor.</p>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">NPPES’te 14 özel sunu gerçekleşti</span></b></p>

<p>İki gün boyunca NPPES’te yedi oturum ve 14 özel sunu gerçekleşti. Nükleer enerji sektörünün gündemindeki başlıklar alanında uzman konuşmacılar tarafından paylaşıldı.</p>

<p>NPPES’teki oturum konuları şunlar oldu: Nükleer Finansmanı, Düşük Karbon Geçişi İçin Nükleer Enerji, Küçük Modüler Reaktörler - SMR’ların Geleceğini Yönlendirme, Yurt Dışında NGS İnşaası İçin En İyi Teknolojiler, Orta Asya Enerji Karmasının Bir Parçası Olarak Nükleer Enerji, Nükleer Endüstride Yüksek Teknoloji ve İnovasyonun Geliştirilmesinde Kadın Liderliği ve Nükleerde Gençlik.</p>

<p>Zirve’ye sundukları katkılardan dolayı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Yusuf Ceylan, Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü Nükleer Altyapı Geliştirme Dairesi Başkanı Salih Sarı ve Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necati Yamaç’a plaket takdim edildi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/akkuyu-sinop-ve-trakyada-12-16-nukleer-reaktor-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jul 2024 11:18:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2024/07/akkuyu_sinop_ve_trakyada_12_16_nukleer_reaktor_hedefliyoruz_h2230_83403.jpg" type="image/jpeg" length="48060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSO 500’e ÇOSB’den 20 firma girdi]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/iso-500e-cosbden-20-firma-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/iso-500e-cosbden-20-firma-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇOSB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler “İSO tarafından açıklanan araştırmanın sonuçları, her zamanki gibi göğsümüzü kabartmıştır. " dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl açıklanan, ‘Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu’ araştırmasının 2023 yılı sonuçlarına Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nin (ÇOSB) katılımcı firmaları yine damga vurdu. Araştırmanın 2023 yılı rakamlarına göre ÇOSB’den 20 firma ülkemizin en büyük 500 firması arasında yer almayı başardı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/eyupsozdinlercosbliste.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İSO’nun sonuçlarını değerlendiren ÇOSB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler şunları söyledi: “İSO tarafından açıklanan araştırmanın sonuçları, her zamanki gibi göğsümüzü kabartmıştır. Bölgemiz firmaları ile şartlar ne olursa olsun ekonomimizi; yatırım, istihdam, üretim, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında büyütmeye devam edeceğiz. 20 firmamızın yer aldığı İSO’nun bu çalışmasında yer alan tüm firmalarımızı tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devam etmesini diliyorum.” dedi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/iso-500e-cosbden-20-firma-girdi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jul 2024 09:58:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2024/07/iso_500e_cosbden_20_firma_girdi_h2226_54521.jpg" type="image/jpeg" length="75841"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
