<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>GLOBAL SANAYİCİ</title>
    <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr</link>
    <description>TÜRKİYE'NİN ÖNDE GELEN SANAYİ, EKONOMİ, İŞ DÜNYASI DERGİSİ</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 21 Oct 2026 04:36:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİYAM'DAN BANGKOK'A: ZAMANIN DÖNÜŞTÜRDÜĞÜ ÜLKE]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/siyamdan-bangkoka-zamanin-donusturdugu-ulke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/siyamdan-bangkoka-zamanin-donusturdugu-ulke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- "Kral ve Ben" filmiyle hafızalara kazınan Siyam'dan, gökdelenlerin yükseldiği Tayland'ın başkenti modern Bangkok'a yolculuk…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>DR. HİLAL ÜNALMIŞ</strong></p>

<p>Ben dünyaya gelmeden önce çekilmiş 1860'larda geçen “Kral ve Ben” adlı Hollywood filmini yıllar önce TV'de seyretmiştim. Aynı eser 1990'larda AKM'de müzikal olarak sahnelendi. Bu defa da o yıllarda çocuk olan oğlumla birlikte izlemiştim. Çok sayıda eşi ve çocuğu olan dönemin Siyam Kralı Mongkut ile çocuklara eğitim için saraya gelen İngiliz öğretmenin macerasını anlatan bu filmde Yul Brynner ile Deborah Kerr başroldeydi. 9 dalda Oskar adayı olup 5 Oskar kazanan film hala birçok kişinin hatırında.</p>

<p></p>

<p>Dünya Hepatit Birliği, Dünya Sağlık Örgütü ve Tayland Sağlık Bakanlığı'nın Bangkok'ta ortaklaşa düzenledikleri Dünya Hepatit Zirvesi'ne davet edilince aklıma hemen bu film geldi. Filmin geçtiği zaman diliminden bugüne yaklaşık 165 yıl akmış gitmiş, ülkenin adı bile değişmiş.</p>

<p>Güneydoğu Asya’nın o masalsı tapınaklarla dolu fillerle gezilen Siyam krallığı 1939 yılından beri Tayland Krallığı adını resmi olarak kullanıyor. Bunun anlamı da Özgürlükler ülkesi demekmiş. Siyam ya da Siam ise turistik mekanlarla, kültürel çalışmalarda kullanılıyor gördüğüm kadarıyla... Örneğin bizim kongre binasında Siam adlı bir toplantı salonu vardı, hediyelik eşyaların satıldığı AVM'nin bulunduğu yerin adı da Siam durağı idi.</p>

<p></p>

<p><strong>BANGKOK İSTANBUL’DAN DAHA KALABALIK</strong></p>

<p></p>

<p>Bu girişten sonra uzun bir uçak yolculuğu ile Bangkok'a vardığımı tahmin edersiniz. Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı<strong> </strong>gerçekten çok büyük. Zaten Bangkok da çok büyük bir şehir. Nüfusunun 18 milyondan fazla olduğunu yazayım. Yani İstanbul'dan 2 milyon daha fazla insan yaşıyor, çalışıyor, okula gidiyor, alışveriş yapıyor... Tabii bu nüfusa hizmet vermesi için toplu taşıma ağları yoğun. Her daim caddelerde yoğun trafik yani ilerlemeyen ya da çok yavaş ilerleyen araçlar var. Otobüse hiç binmedim ama epeyce otobüs gördüm. Ancak en fazla gördüğüm araç kesinlikle motosiklet. Bir ara motosiklet turnuvasının arasına düştüğüm bile sandım. Her yer motosiklet ve üzerinde en az 2 kişi... Arabaya göre daha ucuz ve daha pratik olduğu için son yıllarda gittiğim her ülkede caddeleri dolduran motosikletlerin çokluğu dikkatimi çekiyor.</p>

<p></p>

<p>Şöyle kısaca Tayland ve başkenti Bangkok’a bir göz atarsak, anayasal monarşi ile yönetildiğini, 72 milyona dayanan bir nüfusu olduğunu, son yıllarda çevre ülkelerden gelenler olduğunu ve çok uluslu şirketlerde çalışan çok sayıda yabancının yaşadığını öğreniyoruz. Nüfusunun yüzde 92'si budist olan Tayland halkının yüzde 5,5'i de Müslüman. Sadece Bangkok'ta 200'den fazla cami olduğunu da ekleyeyim. Açık söylemek gerekirse benim otelimin bulunduğu bölgede hiç geleneksel bir yapı görmedim. Otelim Phaya adındaki bölgede bir butik oteldi ama Avrupa'da binlercesini görebileceğimiz tarzda bir otel... Dev boyutlu şirket binaları caddelerin iki yanını kaplamış durumdaydı. Üst geçitlerde arkama manzara ayarlayıp fotoğraf çekmek istedim ama manzara olarak yüksek binalar göründü, geleneksel mimariyi arkama alamadım.</p>

<p><strong>“YÜZLERCE SAĞLIK UZMANI BİR ARADAYIZ”</strong></p>

<p></p>

<p>Dünya Hepatit Zirvesi'ne davet edildiğimi yukarıda yazmıştım ya karaciğer, hepatit, sağlık politikaları üzerinde çalışan yüzlerce akademisyen, sivil toplum örgütü yöneticisi, politikacı ve doktor bir aradayız. Bazıları ile daha önceden tanışıyorum onları tekrar görmek hoş oluyor. Bazıları ile zaten arkadaşız ortak projelerde görev alıyoruz Yeni arkadaşlar tanımak da hoş... Ben de Türk Karaciğer Vakfı'nın temsilcisi olarak zirvedeyim. Bir dijital poster sunumum ve çalışmalarımızı anlattığım bir masam var. Biraz yorulacağım belki ama böyle bir zirvede hem de Bangkok'ta olmak güzel elbette. Açılış töreni gayet heyecanlı, Tai müziği ve dansçıları değişik bir güzellik katıyor gerçekten. Ben de ilk kez canlı olarak Tai dansçılarını görmüş oluyorum. Son derece estetik bir dans türü.</p>

<p></p>

<p>Zirve Bangkok'un büyük otellerinden birisinde toplandı. Dev gibi bir toplantı salonu var. Otelin bulunduğu iş bölgesinde bir unicorn da faaliyet gösteriyor sanıyorum. Ortak alanda unicorn simgesi Tek Boynuzlu At heykeli bulunuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>“AVUÇ AVUÇ BAHARAT ATMIŞLAR GALİBA”</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğle yemeğimiz kongrenin yapıldığı dev binanın restoran katında. Akla gelebilecek her türlü deniz ürünü var ama baharat da avuç avuç atılmış galiba. Benim için çok baharatlı. İçecekleri ise bazı tropikal meyvelerden üretilmiş ama şeker de katılmış. Sadece tadına bakmak zorunda kaldım, bu çok şekerli içeceklerin ve baharatlı deniz ürünlerinin. Bol salata ve ızgara balık bana yeter diye düşündüm.</p>

<p></p>

<p>Akşam yemeğimiz dışarıda bir açık hava lokantasında... Menüden uzun uzun inceleyip acısız olması ricası ile jumbo karidesler istedim. Garson ‘tamam, acısız’ diyerek siparişi aldı ama gelen yemek yine çok acıydı benim için... Anladım ki Taylandlılar yemeklerde acıyı ve baharatı seviyor. Eski çağlarda “Baharat yolu” diye bir ticaret rotası vardı hatırlarsınız tarih kitaplarından, belgesellerden... Hindistan ve doğusundaki ülkelerden gemilerle Avrupa’ya baharat getirilirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>“KALDIRIMDA YAĞDA KIZARTILMIŞ YİYECEKLER”</strong></p>

<p></p>

<p>Yemekten söz etmişken sokak lezzetleri diye tanımlanan yemek kültüründen de söz edeyim. 20. yüzyılın son yıllarında Asya ülkelerine yatırım yapmak bir dünya ekonomisi stratejisi olmuştu. Bu yatırım girişiminden yararlanan ülkelerden biri de Tayland. Evet, çok sayıda çok uluslu şirket yönetim merkezini buraya taşımış, belli bir büyüme kazanılmış ama yine de çok sayıda yoksul aile var. Gökdelenlerin hemen önünde tek odalı teneke evlerde yaşayan sayısız insan gördüm. Aynı görüntüleri Brezilya'da Sao Paulo şehrinde de görmüştüm. Bangkok'ta dev işyerleri, oteller, şirketlerin hemen önlerinde kaldırım üstünde de tek odalı evler... Bu tek odalı evlerin kadınları büyük tencerelerin içindeki yağda bazı yiyecekleri kızartıyor ve hemen kaldırımda satıyorlar. Bebeler küçük çocuklar da ötede ya oynuyorlar ya da eski araba tekerleklerinin içinde uyuyorlar. Bir fotoğraf çekmek istedim bu tablodan ama annelerin bakışları izin vermedi.</p>

<p></p>

<p>Gece caddeye çıkıp yürümeye çekindim. Çünkü şehir çok kalabalık, Her kaldırımda akın akın insanlar yürüyor sanki maçtan boşalmış gibi bir kalabalık. Bu kalabalığın içinde yürürken birden dengemi kaybedip bir kızgın yağ dolu tencereye çarpmaktan korktum. Yeni yapılmış modern evleri bilemem ama Tayland'da evlerde mutfak olmadığı, insanların sokaklarda karınlarını doyurup evlerine uyumaya gittiğini söylüyorlar.</p>

<p>İşte sokak lezzetleri böyle bir yaşam tarzını getirmiş. “Sen de yedin mi, ne yedin” derseniz hayır, hiçbir yiyeceğin tadına bile bakmadım. Bizim büfeler gibi küçük dükkan şeklinde gıda satış noktaları da var ama ben biraz hijyen biraz da mideyi bozma korkusundan sadece seyrettim, birkaç kare fotoğraf çektim.</p>

<p></p>

<p><strong>ÇOCUKLAR ÇOK GÜZEL.</strong>..</p>

<p>Taylandlı çocuklara bayıldım. Yuvarlak yüzleri kapkara gözleri yanık tenleri ile çok sevimliler... Araba tekerleğinin içinde uyuyan oyuncaksız bilgisayarsız yoksul çocukların görüntüleri hala gözlerimde kayıtlı kaldı. Şehir içinde trenle gezdim ve bu arada sağımda solumda gördüğüm insanlarla konuşmaya çalıştım. Gençler İngilizce konuşmaya çabalıyorlar. Ömrümde ilk kez Laoslu üniversite öğrencisi ile ve Doğu Timorlu bir genç aile ile tanıştım. Biraz sohbet ettik, turist olarak geldiklerini söylediler... İstanbul’da hiç bulunmadıklarını ama İstanbul’a da gelmek istediklerini belirttiler.</p>

<p></p>

<p><strong>KRALIN ANNESİ İÇİN TAZİYE</strong></p>

<p></p>

<p>Trenle yaptığım bir şehir gezisinde istasyondan çıkınca beyaz çiçeklerle süslü beyaz mumların yandığı bir düzenleme gördüm. Üç de özel giyimli muhafızı vardı. Bir kadın fotoğrafı asılıydı. Bunun bir anma köşesi olduğunu anladım ama kim olduğunu o an bilemedim. Kralın annesi Sirikit Kitiyakara imiş ve 2025 yılında Ekim ayında vefat etmiş. Ben Nisan sonunda Bangkok'taydım. Kraliçe 7 ay önce vefat etmiş demek ki. Ülkenin çeşitli yerlerinde halk için böyle taziye noktaları kurulmuş. Fotoğraf çekmek istedim nöbetçiler kendileri ile birlikte çekilmesini istemediler. Yabancı olduğumu görünce 'biz sizi çekeriz' dediler. Ana Kraliçenin fotoğrafının önünde beni fotoğrafladılar.</p>

<p></p>

<p>Daha sonra taziye defterine ben de tarihi ve adımı, ülkemi yazdım. Kraliçenin ölümünden üzüntü duyan bir Türk olarak kayıtlara geçtim. Ben bu yazıyı hazırlarken kralın en büyük kızı da ne yazık ki uzun zamandır hastanede yatıyordu ve o da vefat etti. Hukukçu bir diplomat olan Prenses Bajrakitiyabha için de babaannesi gibi anma noktaları kurulduğunu tahmin ediyorum.</p>

<p></p>

<p><strong>“ŞİMDİKİ KRAL TEK EŞLİ”</strong></p>

<p></p>

<p>Günümüzde Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn artık tek eşli. Kral ve Ben filmindeki dönem gibi çok sayıda eşi yok. Tayland krallarının hakkını vermek gereken bir önemli konu var ki onu da belirteyim. Batıdaki Avrupa ülkeleri güç gösterisi yapıp Güney Asya’yı sömürge olarak paylaştıkları dönemlerde hiçbir şekilde Siyam Krallığını sömürgeleştirememişler. Günümüzde Tayland Krallığı adını değiştirse de kültür dokusu aynen devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Kraliçeye saygı noktasının karşısında mini bir de tapınak vardı. Orada tütsü yakanları, iki ellerini çenelerinin altında birleştirip dua edenleri gördüm. Ben de oraya yöneldim, bir tütsü yakıp kuma gömdüm. Tapınaktan söz edince bu konudaki gözlemimi de yazmak isterim. Geçmiş yıllarda özellikle nehir kıyısında görkemli tapınaklar inşa eden Taylandlılar Budizm inancındalar. Neredeyse iki bina arasındaki küçük alanlara bile mini tapınaklar yapmışlar.</p>

<p></p>

<p><strong>“ŞEHİR, CHAO PHRAYA NEHRİ DELTASINDA KURULMUŞ”</strong></p>

<p></p>

<p>Bangkok bütün eski şehirler gibi bir nehrin kıyısında kurulmuş. Büyük saray, büyük tapınak hep nehrin kıyısında, nehirdeki tekneler, deniz pazarları güzel görüntüler sunuyorlar.</p>

<p></p>

<p>Bangkok, Chao Phraya nehrinin deltası üzerinde kurulmuş. Kurucu kralın verdiği ad tam 21 kelimeden oluşuyor ve resmi törenlerde bu ad kullanılıyor. Aynı zamanda ‘Melekler Şehri’ adı da kullanılıyor. Ben bu yazıda Bangkok demekle yetiniyorum. 21 kelimelik adı zaten aklımda tutamam ayrıca yazması da çok uzun. Chao Phraya nehri güneyde Tayland Körfezine dökülüyor. Tayland'ın deniz seviyesinden çok yüksek olmamasının yarattığı sorunlar da var tabii.. Muson yağmurları sırasında sel felaketleri de yaşanıyor. Bangkok güneyde bir şehir ama Taylandın meşhur plajları deniz tatilleri için tercih edilmiyor.</p>

<p></p>

<p><strong>1 TAI BAHTI 1,40 LİRA</strong></p>

<p></p>

<p>Benim Bangkok'a gittiğim günlerde yanımda Tai Bahtı bulundurmam konusunda uyarı almıştım. Ben de İstanbul'da havalimanında bir miktar Baht almıştım. Yetmedi, orada tekrar Euro bozdurarak Tai parası almak zorunda kaldım. Belki çok değerli bir para değil ama yine de paralarına özen gösteriyorlar. Kur sürekli değiştiği için bugün kaç liradır bilmem ama benim gittiğim günlerde 1,40 lira 1 Tai Bahtı idi.</p>

<p></p>

<p><strong>“ALFABESİNDE 44 SESSİZ, 18 SESLİ HARF VAR”</strong></p>

<p></p>

<p>Sanırım bir Tai çocuğu okuma yazma öğrenirken kolay olarak öğreniyordur ama ülkemizde kullandığımız Latin alfabesine dayalı Türkçe alfabenin dışında 2 alfabe daha bilen ben, Tai Alfabesini pek çözemedim. 44 sessiz harf 18 sesli harf varmış ayrıca tonlama görevi gören işaretler bulunuyor. Hem çok sayıda yabancı çalışan hem de turistik bir şehir olduğu için etrafta Latin harfleri ile yazılmış reklam panoları, bilgiler görebiliyorsunuz.</p>

<p></p>

<p>Bangkok'a ilk kez gittim, kendime koleksiyonum için bir fincan mutlaka almalıyım. 69 ülkeden topladığım fincanlarım artık salonumdaki dolapları ele geçirdiler ama 100 ülkeye tamamlayacağım. Hediyelik eşyalar satan bir alışveriş merkezine gidince gördüm ki her şey ama her şey fil süslemeli. Evet eskiden okuduğumuz yazılar ve izlediğimiz belgesellerde, filmlerde Tayland ile Fil özdeşleşmişti. Belleğimiz bir fil hatırlıyor hem de altın sırmalı süslemeleri ile... Ama gerçek bir fil hiçbir yerde göremedim belki ormanlık alanlarda, özel çiftliklerde veya özel gezi alanlarında vardır.</p>

<p></p>

<p><strong>“UZUN BANGKOK YOLCULUĞU YORDU”</strong></p>

<p></p>

<p>Zirve sırasında dijital poster sunumlarında yardımcı olan bir genç Tai öğrenci ve kongre salonundan ayrılmadan önce benimle söyleşi yapmak için izin isteyen başka bir genç stajyeri unutmayacağım. Bu 2 Tai gencini çok çalışkan buldum. Ah onların adlarını yazdığım kağıt benim yüzlerce kağıdımın içinde kaybolduğu için adlarını hatırlayamıyorum. Yönetim biriminde staj yapan gençle söyleşimiz iyi gitti ama son soruda onu biraz üzdüm sanırım. “Yakında yine gelmek ister misiniz” dedi. Ben de tereddütsüz “hayır” cevabını verdim. Ve nedenini açıkladım. Yol çok uzun gelmişti. Havada o kadar uzun süre kalmak beni biraz yormuştu. Tekrar aynı uzun yolculuğu yapıp İstanbul’a uçmak yine zor olacaktı. Yakında Bangkok’a tekrar gitmek istememe nedenim sadece buydu. Ama bugün doğrusu tekrar gitmek isterim.</p>

<p></p>

<p>Ve Suvarnabhumi Uluslararası Havalimanındayım tekrar, İstanbul'a dönüş başlıyor. Kalabalık baş döndürücü. Biniş kartımı alana kadar tedirginim çünkü uzun uçuş yolculuklarda önceden check-in yapılmıyormuş. Neyse biniş kartımı aldım ve rahatladım. Şimdi havalimanının orijinal köşelerini inceleyebilirim, hatta fotoğraf çekebilirim. Önce Buda'nın tahtına gözüm takılıyor, altın olduğu söyleniyor ama ihtimal veremiyorum. Buraya altın taht yapmak nedir, nasıl bir gösteriştir diyorum. Önünde bir fotoğraf için tanımadığım bir yolcuya rica ettim.</p>

<p></p>

<p>Sonra o meşhur yılan şeklindeki ejderhalarını gördüm. Aman tanrım ne kadar büyük bir yılan... Gövde çapı 1 metreden fazla, onlarca Taylandlı bir noktasından tutmuş bütün gövdesini parlak taşlarla işlemişler, pırıl pırıl göz alıcı ve altın algısı yaratıyor o da. Tümünü tek kare fotoğrafa sığdırmak zor... Parça parça çekebildim. Bu efsanevi yılan ejderhanın adı Naga imiş ve kültürel bir sembol olarak kabul ediliyor.</p>

<p></p>

<p>Ve İstanbul’dayım, verimli ve güzel bir hafta oldu. Zirve sonunda hepatit için deklarasyonumuzu yayınladık. “Hepatiti ortadan kaldırmak, herkes için, her yerde, hemen şimdi” diye bitirdik.</p>

<p></p>

<p>İstanbul'daki ilk kahvaltımda Bangkok'tan aldığım fil şeklindeki fincanımla çayımı içtim...</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GEZİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/siyamdan-bangkoka-zamanin-donusturdugu-ulke</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/uploads/2026/10/hilal-kucuk-tapinak2.jpeg" type="image/jpeg" length="67727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Orta Doğu’daki belirsizlik ortamının sürmesini bekliyoruz"]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/orta-dogudaki-belirsizlik-ortaminin-surmesini-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/orta-dogudaki-belirsizlik-ortaminin-surmesini-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Sedef Ayhan, “Hürmüz Boğazı gibi kritik deniz geçiş noktalarındaki dalgalanmaların önümüzdeki dönemde  devam etmesini bekliyoruz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sedef Ayhan, A.P. Moller – Maersk’te Doğu Akdeniz Avrupa Bölgesi Genel Müdürü olarak görev yapıyor. Lojistik ve taşımacılık alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Ayhan ile sektörün güncel sorunlarını, global taşımacılığı ve Maersk’in çalışmalarını ayrıntılı biçimde konuştuk.</p>

<p><strong>- Sayın Sedef Ayhan, sorularımıza güncel global gelişmelerle başlamak istiyorum. Maersk’in faaliyetleri, İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş bölgesinden nasıl ve ne ölçüde etkilendi? Hürmüz Boğazı tanker trafiğinin sürekli değişiklik göstermesini nasıl yorumluyorsunuz ve dünya bu durumdan önümüzdeki dönemde nasıl etkilenecek?</strong></p>

<p>- Orta Doğu’daki jeopolitik durum, küresel ticaret akışları ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkisini sürdürmektedir. Maersk olarak önceliğimiz her zaman çalışanlarımızın ve yüklerimizin güvenliğidir. Bu da sahadaki gelişmeleri sürekli izlemeyi ve gerektiğinde operasyonel olarak hızlı şekilde uyum sağlamayı gerektiriyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı gibi kritik deniz geçiş noktalarındaki dalgalanmalar, küresel ölçekte artan jeopolitik belirsizliğin bir yansımasıdır. Bu durum, daha uzun transit süreleri, artan maliyetler ve operasyonel karmaşıklık anlamına gelmektedir.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde bu belirsizlik ortamının devam etmesini bekliyoruz. Bu nedenle şirketlerin, tedarik zincirlerini daha esnek ve dayanıklı hale getirecek şekilde çeşitlendirme ve güçlü iş ortaklıklarına yönelmesi kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>“MÜŞTERİLERİMİZE YENİ ÇÖZÜMLER, SEÇENEKLER HAZIRLIYORUZ”</strong></p>

<p><strong>- Kızıldeniz’deki jeopolitik gerilimler ve Süveyş Kanalı’nın büyük ölçüde devre dışı kalması, küresel deniz ticaretini Ümit Burnu’na yönlendirdi. Bu durum teslimat sürelerini ve maliyetleri ciddi şekilde artırdı. Maersk, bu krizi operasyonel ve finansal olarak nasıl yönetiyor? Kısa vadede bir normalleşme öngörüyor musunuz?</strong></p>

<p>- Kızıldeniz’deki gelişmeler, küresel deniz ticaretinde önemli bir yön değişikliğine neden olarak gemilerin Ümit Burnu üzerinden yeniden yönlendirilmesine yol açtı. Bu da teslimat sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin artmasına sebep oldu.</p>

<p></p>

<p>Maersk olarak bu süreci, ağımızı yeniden optimize ederek, ek kapasite ve ekipman sağlayarak ve operasyonlarımızı daha verimli hale getirerek yönetiyoruz. Ayrıca, deniz, kara ve hava taşımacılığını birleştiren alternatif çözümlerle müşterilerimizin tedarik zincirlerinde süreklilik sağlamayı hedefliyoruz.</p>

<p>Normalleşme konusunda ise temel önceliğimiz güvenliktir. Süveyş rotasına dönüş ancak bölgedeki güvenlik koşulları tamamen sağlandığında mümkün olacaktır. Bu geçişin de dikkatle planlanması gerektiği için kısa vadede net bir zaman çizelgesi öngörmek henüz mümkün değil.</p>

<p><strong>“SANAYİCİ VE İHRACATÇILARIMIZIN BİLİNÇLİ KARAR ALMASINA YARDIMCI OLUYORUZ”</strong></p>

<p><strong>- Pandemiyle başlayan, jeopolitik krizlerle devam eden bu "kalıcı belirsizlik" döneminde, Türk sanayicisinin ve ihracatçısının lojistik maliyetlerini öngörülebilir kılmak adına ne gibi çözümler sunuyorsunuz?</strong></p>

<p>Günümüzde maliyet öngörülebilirliği artık sabit piyasa koşullarına bağlı değil; daha çok veri, görünürlük ve proaktif planlama ile sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa genelinde şirketlerin önemli bir bölümü tedarik zinciri dayanıklılığına odaklanıyor. Bu kapsamda, şirketlerin yaklaşık üçte biri daha iyi veri paylaşımı ve iletişimi en önemli iyileştirme alanı olarak görürken, benzer bir oran da tedarik zinciri izleme, takip ve talep tahmini teknolojilerine yatırım yapmayı planlıyor.</p>

<p>Türk sanayicileri ve ihracatçıları için bu yaklaşım özellikle önemlidir. Uçtan uca görünürlük ve veri odaklı çözümler sayesinde müşterilerimizin tedarik zincirlerini daha iyi planlamalarına, stok yönetimini optimize etmelerine ve belirsizlik ortamında daha bilinçli kararlar almalarına yardımcı oluyoruz.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE, STRATEJİK TEDARİK MERKEZİ OLARAK DİKKAT ÇEKİYOR”</strong></p>

<p><strong>- Küresel tedarik zincirlerindeki bu kırılganlık, üretim merkezlerinin tüketime daha yakın bölgelere kaydırılmasını hızlandırdı. Türkiye, Avrupa'ya yakınlığıyla bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor? Maersk Türkiye olarak bu kaymayı rakamlarınızda hissediyor musunuz?</strong></p>

<p>- Türkiye, nearshoring ve bölgeselleşme trendlerinde giderek daha önemli bir rol üstlenmektedir.</p>

<p>Avrupa’daki şirketlerin yarıdan fazlası yeni tedarik lokasyonları değerlendirmekte ve önemli bir kısmı Avrupa’ya daha yakın bölgelere yönelmektedir. Bu süreçte Türkiye, küresel ölçekte en öne çıkan tedarik merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Bunun temel sebepleri arasında Türkiye’nin Avrupa’ya olan yakınlığı, güçlü üretim altyapısı, rekabetçi iş gücü, gelişen lojistik altyapısı ve Avrupa Birliği ile güçlü ticari bağları yer almaktadır.</p>

<p></p>

<p>Bu gelişmeler doğrultusunda Türkiye, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda daha esnek ve dayanıklı tedarik zincirleri için stratejik bir konum haline gelmektedir.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’DE GÜÇLÜ LOJİSTİK BÜYÜME POTANSİYELİ VAR”</strong></p>

<p><strong>- Maersk, kendisini sadece bir deniz taşıyıcısı değil, "Global Entegratör" olarak tanımlıyor. Bu stratejik dönüşüm kapsamında Türkiye’de liman arkası lojistik, depolama, kara yolu entegrasyonu ve hava kargo alanlarında ne kadarlık bir büyüme hedefliyorsunuz?</strong></p>

<p>- Maersk’in global entegratör stratejisi, tedarik zincirinin tüm unsurlarını entegre ederek müşterilere uçtan uca çözümler sunmayı amaçlıyor.</p>

<p>Türkiye’nin artan stratejik önemiyle birlikte yalnızca deniz taşımacılığında değil; kara taşımacılığı, depolama, dağıtım ve hava kargo alanlarında da güçlü bir büyüme potansiyeli görüyoruz.</p>

<p>Türkiye’de artan altyapı yatırımları ve lojistik hacmindeki büyüme, ülkenin bölgesel bir lojistik merkez olarak konumunu güçlendiriyor ve entegre lojistik çözümlerimize olan talebi artırıyor.</p>

<p><strong>“TÜM SÜREÇ TEK BİR ENTEGRE YAPIDAN YÖNETİLİYOR”</strong></p>

<p><strong>- Uçtan ucu lojistik sağlayıcısı olmak ihracatçı ve ithalatçılar için muhtemelen büyük avantaj sağlıyor. Bu işleyişi bize anlatır mısınız? Sisteme eklenecek yeni modüller olacak mı?</strong></p>

<p>- Uçtan uca lojistik modeli, bir yükün üretim noktasından nihai teslimatına kadar tüm sürecin tek bir entegre yapı üzerinden yönetilmesini sağlar.</p>

<p>Bu kapsamda kara taşımacılığı, deniz veya hava taşımacılığı, depolama, dağıtım ve gümrük işlemleri tek bir sistem altında koordine edilir. Bu entegrasyon sayesinde süreçler sadeleşir, görünürlük artar ve operasyonel verimlilik sağlanır.</p>

<p>Tedarik zincirleri geliştikçe biz de dijital çözümlerimizi ve hizmet portföyümüzü sürekli olarak genişletiyoruz.</p>

<p><strong>“ŞİRKETLER ARTIK SADE VE ENTEGRE ÇÖZÜMLERE YÖNELİYOR”</strong></p>

<p><strong>- Türkiye'deki sanayiciler genelde lojistik süreçlerinde çok ortaklı çalışmaya alışkın. Maersk'in sunduğu model nasıl karşılık buldu?</strong></p>

<p>Türkiye’de geleneksel yapı çok paydaşlı olsa da bu yaklaşım değişmektedir.</p>

<p>Artan risk ve karmaşıklık, şirketleri daha sade ve entegre çözümlere yönlendirmektedir. Tek muhatap modeli, süreçleri kolaylaştırır, görünürlüğü artırır ve daha etkin yönetim sağlar.</p>

<p>Bu yaklaşım aynı zamanda Avrupa genelinde görülen bir trend olup, daha hızlı karar alma, veri paylaşımı ve operasyonel verimlilik açısından önemli avantajlar sunar.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’NİN LOJİSTİK ALTYAPISINDA ÖNEMLİ GELİŞMELER OLDU”</strong></p>

<p><strong>- Türkiye'nin liman altyapısını ve intermodal kabiliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>- Türkiye son yıllarda lojistik altyapısında önemli gelişmeler kaydetmiştir.</p>

<p>Ulaşım ve iletişim yatırımlarının artmasıyla birlikte deniz, kara ve demiryolu taşımacılığında büyüme görülmektedir. Bu durum Türkiye’nin Avrupa ile olan bağlantısını güçlendirmekte ve lojistik merkez rolünü artırmaktadır. Gelecekte özellikle demiryolu entegrasyonu ve intermodal çözümlerin geliştirilmesi önemli olacaktır.</p>

<p><strong>“YEŞİL METANOL İLE ÇALIŞAN GEMİLER ÇALIŞTIRACAĞIZ”</strong></p>

<p><strong>- Maersk, küresel Net Sıfır hedefini 2040 yılına çekerek sektörün en iddialı taahhütlerinden birini verdi ve Yeşil Metanol ile çalışan gemileri devreye almaya başladı. Bu yeşil filo yatırımlarının Türkiye hatlarındaki varlığı ne durumdadır? Yakın vadede Türkiye uğraklı hatlarda yeşil gemileri daha sık görecek miyiz?</strong></p>

<p>- Maersk olarak 2040 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonu hedefimizi gerçekleştirmek kapsamında, alternatif yakıtlar ve yeni teknolojilere yönelik önemli yatırımlar yapıyoruz. Bu dönüşümün önemli bir parçasını da yeşil metanol ile çalışabilen gemilerin filoya katılması oluşturuyor.</p>

<p>Yeşil yakıtlı gemilerin devreye alınması, küresel ağımızın planlaması ve yakıt altyapısının gelişimine paralel olarak ilerlemektedir. Bu nedenle belirli hatlarda yaygınlaşması, hem yakıt tedarikinin hem de liman altyapısının olgunlaşmasına bağlıdır.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde, özellikle Avrupa bağlantılı hatlar başta olmak üzere Türkiye uğraklı servislerde de daha fazla sayıda düşük emisyonlu geminin yer almaya başladığını görmeyi bekliyoruz. Bu süreç, müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedefleriyle de doğrudan bağlantılı olarak ilerlemektedir.</p>

<p><strong>“MÜŞTERİLERİMİZİN KARBON AYAK İZİ AZALIYOR”</strong></p>

<p><strong>- Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Türk ihracatçısı için hayati bir gündem maddesi. Lojistikten kaynaklanan emisyonlar da bu denklemin bir parçası. Maersk’in sunduğu "Eco Delivery" gibi çözümler, Türk sanayicisinin Avrupa'daki karbon vergisinden kaçınmasına nasıl katkı sağlıyor?</strong></p>

<p>Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri, lojistik süreçlerinden kaynaklanan emisyonları da kapsadığı için ihracatçılar açısından önemli bir konu başlığı haline gelmiştir.</p>

<p>Bu kapsamda geliştirdiğimiz Eco Delivery gibi çözümler, müşterilerimizin taşıma süreçlerinde daha düşük emisyonlu yakıtları tercih ederek karbon ayak izlerini azaltmalarını sağlamaktadır. Bu çözümler yalnızca operasyonel bir iyileştirme sunmakla kalmaz, aynı zamanda ölçülebilir ve doğrulanabilir emisyon verisi ile desteklenir.</p>

<p>Bu sayede Türk ihracatçılar, Avrupa pazarına ürün sunarken daha şeffaf bir emisyon raporlaması yapabilir ve karbon düzenlemeleri karşısında daha güçlü bir konum elde edebilirler. Bu yaklaşım, aynı zamanda müşterilerimizin kendi sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına da katkı sağlamaktadır.</p>

<p><strong>“YEŞİL DÖNÜŞÜM KISA VADEDE EK MALİYETLER YARATIYOR”</strong></p>

<p><strong>- Denizcilikte yeşil dönüşümün getirdiği ek maliyetlerin (yeşil yakıt primi vb.) navlun fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Sektör, sürdürülebilirlik ile maliyet dengesini nasıl kuracak?</strong></p>

<p>- Yeşil dönüşüm süreci, özellikle alternatif yakıtlar ve yeni teknolojiler söz konusu olduğunda, kısa vadede ek maliyetler yaratmaktadır. Ancak bu dönüşüm aynı zamanda sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği için kaçınılmazdır.</p>

<p>Sektör genelinde bu dengeyi sağlamak için üç temel yaklaşım ön plana çıkmaktadır. Bunlardan ilki, düşük emisyonlu yakıtların kullanımının ölçek kazanmasıyla birlikte maliyetlerin zaman içinde düşmesidir. İkincisi, operasyonel verimliliğin artırılması ve ağ optimizasyonu sayesinde maliyetlerin dengelenmesidir. Üçüncüsü ise müşteri iş birlikleri ve ortak çözümler ile sürdürülebilirliğin değerinin paylaşılmasıdır.</p>

<p>Uzun vadede, inovasyon ve ölçek ekonomileri sayesinde sürdürülebilir çözümlerin daha erişilebilir hale gelmesi ve maliyet ile sürdürülebilirlik arasındaki dengenin daha sağlıklı bir şekilde kurulması beklenmektedir.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’DEKİ BÜYÜMEYİ SÜRDÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ”</strong></p>

<p><strong>- Maersk’in küresel ağında ve Akdeniz/Avrupa hinterlandında Türkiye pazarının stratejik önemi nedir? 2026 yılı ve sonrası için Türkiye ajandanızdaki en öncelikli başlık hangisidir?</strong></p>

<p>- Türkiye’nin Maersk’in küresel ağı içerisindeki stratejik önemi son yıllarda belirgin şekilde artmıştır.</p>

<p>Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında kritik bir bağlantı noktası olmasının yanı sıra, Avrupa merkezli şirketler için giderek daha fazla tercih edilen bir tedarik ve üretim merkezi haline gelmektedir. Özellikle tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve bölgeselleştirilmesi trendi, Türkiye’nin bu rolünü daha da güçlendirmektedir.</p>

<p>Güçlü üretim kapasitesi, gelişen altyapısı ve Avrupa ile olan yakın ticari ilişkileri sayesinde Türkiye, hem bölgesel hem de küresel lojistik akışları açısından kilit bir konumda bulunmaktadır.</p>

<p>2026 ve sonrası için öncelikli odak alanımız, Türkiye’de uçtan uca lojistik çözümlerimizi daha da geliştirmek ve müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına uygun, daha entegre, daha esnek ve daha sürdürülebilir tedarik zincirleri sunmaktır. Bu doğrultuda dijitalleşme, görünürlük ve sürdürülebilirlik alanlarındaki yatırımlarımızı artırarak Türkiye’deki büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.</p>

<p><strong>“KADIN LİDER OLMAK HEM SORUMLUK HEM FIRSAT”</strong></p>

<p><strong>- Erkek egemen bir sektör olarak bilinen denizcilik ve lojistik dünyasında kadın lider olmak nasıl bir deneyim?</strong></p>

<p>- Denizcilik ve lojistik sektörleri geleneksel olarak erkek ağırlıklı alanlar olsa da bu durum giderek değişmektedir ve daha kapsayıcı bir yapı oluşmaktadır.</p>

<p>Kadın lider olmak bu bağlamda hem bir sorumluluk hem de önemli bir fırsattır. Farklı bakış açıları ve çeşitlilik, daha sağlıklı karar alma süreçlerine katkı sağlar. Aynı zamanda bu rol, yeni nesil liderler için bir ilham kaynağı olma imkânı sunar.</p>

<p><strong>“UÇTAN UCA ÇÖZÜMLERLE FARK YARATIYORUZ”</strong></p>

<p><strong>- Maersk’in faaliyet büyüklüklerini bize açıklar mısınız?</strong></p>

<p>Maersk, küresel ölçekte deniz taşımacılığı, liman işletmeciliği, kara lojistiği, depolama ve hava taşımacılığı gibi birçok alanda faaliyet gösteren entegre bir lojistik şirketidir.</p>

<p>Bu hizmetlerin tek bir çatı altında sunulması, müşterilere uçtan uca çözüm sağlayarak önemli bir fark yaratmaktadır.</p>

<p><strong>“DÜNYA TİCARETİ ÖNGÖRÜLMESİ ZOR BİR YAPIDA”</strong></p>

<p><strong>- Dünya ticaretinin ateşi nasıl?</strong></p>

<p>- Küresel ticaret büyümeye devam etse de artık daha volatil ve öngörülmesi zor bir yapıdadır.</p>

<p>Jeopolitik gelişmeler ve tedarik zinciri dönüşümleri, şirketleri daha esnek ve dayanıklı modeller oluşturmak zorunda bırakmaktadır.</p>

<p></p>

<p><strong>- Dünya konteyner taşımacılığı ve navlun fiyatları nasıl gelişiyor?</strong></p>

<p>- Pandemi döneminde ciddi şekilde artan navlun fiyatları, sonrasında normalleşme sürecine girmiştir.</p>

<p>Ancak Kızıldeniz gibi gelişmeler, kapasiteyi etkileyerek fiyatlarda dalgalanmalara yol açmaya devam etmektedir. Önümüzdeki dönemde rekabetin artmasıyla fiyatların daha dengeli bir seviyeye gelmesi beklenmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/orta-dogudaki-belirsizlik-ortaminin-surmesini-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/uploads/2026/10/sedef-ayhan1.gif" type="image/jpeg" length="50202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan çalışacağız”]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/tam-bagimsiz-turkiye-hedefine-ulasincaya-kadar-durmadan-calisacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/tam-bagimsiz-turkiye-hedefine-ulasincaya-kadar-durmadan-calisacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Fuarı'ndaki konuşmasında,  “savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar çalışacağız” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen ve alanında markaya dönüşen fuarın savunma sektörü ve katılımcı firmalar için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 120 ülkeden 1700'den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın icrasında emeği geçen kurumları, firmaları ve sponsorları tebrik etti.</p>

<p>Kara, deniz, havacılık, uzay ve güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünlerle fuarda boy gösteren tüm şirketlere en kalbi tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "1300'ü aşkın üye firması ve bünyesindeki 30 üniversitenin etkin katılımıyla Avrupa'nın en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul ailesini yürekten kutluyorum. Sektördeki 4 bin 500'ü aşkın firmanın uyum ve koordinasyon içinde faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı, kolektif çabaların hasılası olan bu başarı hikâyesinin altında imzası bulunan şirketlerimizi, üniversitelerimizi, kuruluşlarımızı, içtenlikle tebrik ediyor, mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine, savunma sanayimizin tüm emektarlarına aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. Rabb'im sizlerin başarılarınızı daim eylesin. Bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın."</p>

<p>Fuarın bu sene beşincisinin tertiplendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuarı yeni rekorlarla, anlaşmalarla, iş birlikleriyle taçlandırmanın haklı kıvancı içinde olduklarını söyledi.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE, SAVUNMA ALANINDA YILDIZI IŞIL IŞIL PARLAYAN ÜLKELER ARASINA ADINI GURURLA YAZDIRMIŞTIR"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuara 1500'ü yerli olmak üzere 1763 firmanın katıldığını belirterek, şunları kaydetti: "Fuarda sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmî heyet ve 108 alım heyeti sektörümüzle doğrudan temas kurma imkânı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur: Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem hâline gelmiştir. Türkiye, savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır."</p>

<p>Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletin desteği ve devletin iradesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız" diye konuştu.</p>

<p><strong>“GÜVENLİK İÇİN ÇOK YÖNLÜ ÜRETİM GEREKİYOR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın hızla değişirken harp sanayilerinin ise köklü dönüşüm sürecinden geçtiğini, bundan elbette güvenlik kavramının da nasibini aldığını söyledi.</p>

<p>Bugün geldikleri noktada güvenliğin artık yalnızca tek bir alana, sahaya, sanayi koluna hapsedilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır. Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir" diye konuştu.</p>

<p><strong>“YENİ DÖNEMİN KURUCU AKTÖRLERİNDEN BİRİ TÜRKİYE’DİR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgelerinde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettiklerini, yapay zekâdan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduklarını ve olmaya da devam ettiklerini kaydetti.</p>

<p>"Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim" Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir. Bugün Türkiye yeni nesil millî muharip uçağını, insansız savaş uçağını, helikopterini, İHA'sını, SİHA'sını üreten, elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren, tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden, velhasıl denizin derinliklerinde uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek SAHA 2026'da sergilenen gurur verici ürünler gerekse açıklanan ihracat rakamlarının ne demek istediklerini çok net anlattığını, aynı zamanda Türkiye'nin ulaştığı seviyeyi de ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaştıklarına dikkati çekerek, "Bakınız biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, savunma sanayisinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak biz bunu tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatı, tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktı" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE, İLK 4 AYDA 2 MİLYAR 871 MİLYON DOLARLIK İHRACAT GERÇEKLEŞTİRDİ"</strong></p>

<p>Nisan ayı ihracat rakamlarının geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma ve havacılık ihracatımız Nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026'nın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. Böylece ilk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yani bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bugün bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Allah'a sonsuz şükürler olsun. Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası iş birliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemizle bu hedefimize de vasıl olacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİSİNDE NE ZAMAN BÜYÜK BİR ADIM ATSA BİRİLERİ HEMEN DEVREYE GİRDİ"</strong></p>

<p>Parasını ödedikleri sistemlerin verilmediği günler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil, içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da sureti haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik. Şurası son derece dikkat çekicidir: Türkiye savunma sanayisinde ne zaman kabuğunu kırsa, ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi. 'Başımıza yeni icat çıkarmayın' dediler, 'Dışarıdan almak daha kolay' dediler, 'Ekonomik olarak 'feasible (mümkün)' değil' dediler 'Savunma sanayi yatırımları verimsiz' dediler. Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman millî şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da 'Balıklar ürküyor' gibi komik argümanlarla savunma sanayi hamlelerimizi engellemeye çalıştılar. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. 'Balıklar ürküyor' diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla malul karakterlerin bizi de kendi ruhsuz, umutsuz, ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik. 'Yapamazsınız' diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2026'da olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik."</p>

<p><strong>SAVUNMA SANAYİSİNE EMEK VERENLERİ YADETTİ </strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nuri Killigil, Şakir Zümre, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerin canlarını ortaya koyup sabırla yürüyerek savunma sanayisinde bugünkü seviyelere ulaşılmasını sağladığını kaydetti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında merhum Özdemir Bayraktar'ın da olduğu Türk savunma sanayisinin öncülerini rahmetle yâd ettiğini söyledi.</p>

<p>Vecihi Hürkuş'un havacılıkta yıllar önce yükselttiği bayrağı rahmetli Özdemir Bayraktar'ın insansız hava araçlarında doruklara çıkardığını, göklerde büyük bir gururla dalgalandırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnanıyorum ki onun izinden gidenler bu emanete hakkıyla sahip çıkacak, Türk savunma sanayisinin şanını yüceltmeye devam edeceklerdir" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayi ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkası bizim 'iç cephe' olarak tarif ettiğimiz milletin birlik ve beraberliğidir. Şurası bir hakikat ki millî bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak, böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa böyle bir durumda da millet ayakta kalamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İÇ CEPHEYİ TAHKİM EDEREK KAZANIRIZ</strong></p>

<p>Bu durumu Mehmet Akif Ersoy'un Nasrullah Camisi'nde yaptığı konuşmada, "Milletler topla, tüfekle, zırhla, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatine, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır" şeklindeki sözleriyle anlattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün olduğu gibi bugün de yarın da meselenin nirengi noktası işte budur" dedi.</p>

<p>Binlerce yıllık tarihin hemen her döneminin mücadeleyle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak verilen tüm mücadelelerin, iç cephenin tahkim edilmesiyle kazanıldığını söyledi.</p>

<p><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ, BARIŞIN EGEMEN OLDUĞU BİR GELECEĞİN İNŞASINI HEDEFLEYEN BÜYÜK BİR VİZYONUN ADIDIR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeri geldiğinde top seslerinin çocuklara ninni yapıldığını, yeri geldiğinde aç, susuz, silahsız, mühimmatsız kaldıklarını ama hiçbir zaman inançlarını yitirmediklerini, yeisse kapılmadıklarını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p>SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yeniçerilerin başlarında taşıdığı keçeden yapılan "börk" takdim edildi.</p>

<p></p>

<p><strong>SAHA 26’DAN NOTLAR: </strong></p>

<p>- SAHA 2026, savunma, havacılık ve uzay sanayisinin küresel gündemini şekillendiren 18 uluslararası panelle sektör için stratejik düşünce üreten bir platform olduğunu bir kez daha ortaya koydu. 75 konuşmacı beş gün boyunca sektörün gündemini küresel sahneye taşıdı.</p>

<p>- Uzayın küresel gündemi Space Dome’da buluştu. SAHA 2026, savunma, havacılık ve uzay sanayisinin küresel gündemini Istanbul Fuar Merkezi'ne taşıdı. Dört gün boyunca dört farklı temada gerçekleştirilen Space Talks, uzayın artık yalnızca devletlerin değil, ajansların, KOBİ’lerin, girişimcilerin ve özel sektörün ortak alanı haline geldiğini ortaya koydu.</p>

<p>- NATO ittifakının çift kullanımlı teknoloji girişimlerini hızlandırıcı programı olan NATO DIANE (Defence İnnovation Accelerator for the North Atlantic) için SAHA 26’da düzenlenen Demo Day, programın Türkiye ayağı olan NATO DIANA Turkish Accelerator Site (ODTÜ Teknokent) tarafından sahneye taşındı.</p>

<p>NATO İnovasyon Fonu Yünetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fiona Murray ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü’nün konuşmacı olduğu oturumda programa seçilmiş startuplar, otonomi, insansız sistemler ve haberleşme alanındaki çözümler uluslararası yatırımcı ve karar alıcılarla paylaşıldı.</p>

<p>- SAHA 2026'da FPV Dron Alanı fuarın en çok ilgi gören deneyim alanlarından biri oldu. Son yıllarda modern muharebe sahasında öne çıkan, düşük maliyetli, hızlı ve etkili insansız sistemler bu alanda ziyaretçilere daha somut biçimde gösterildi. Katılımcılar, FPV dronların yalınca teknik bir yenilik olmadığını, keşif, hedef takibi, manevra kabiliyeti ve taktik esneklik açısından sahara önemli bir kabiliyet alanı haline geldiğini yakından görme fırsatı buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/tam-bagimsiz-turkiye-hedefine-ulasincaya-kadar-durmadan-calisacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/uploads/2026/10/erdogan-sahne2.jpg" type="image/jpeg" length="51791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üretimin Direnci, Türkiye’nin Geleceği]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/uretimin-direnci-turkiyenin-gelecegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/uretimin-direnci-turkiyenin-gelecegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ekonomi, son yılların en karmaşık dönemlerinden birinden geçiyor. Bir tarafta jeopolitik gerilimler, diğer tarafta ticaret savaşları ve faiz ortamı…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel ekonomi, son yılların en karmaşık dönemlerinden birinden geçiyor. Bir tarafta jeopolitik gerilimler, diğer tarafta ticaret savaşları, enerji güvenliği tartışmaları ve yüksek faiz ortamı… Dünyanın en büyük ekonomileri bile büyüme konusunda temkinli mesajlar verirken, sanayi üretiminin önemli bir gerileme içinde olduğu görülüyor.</p>

<p>Son açıklanan İSO Türkiye PMI verileri, sanayicinin karşı karşıya olduğu tabloyu açık biçimde ortaya koyuyor. Nisan ayında PMI verisi 45,7 olarak açıklandı. Bu rakam, son üç yılın en düşük düzeyi. PMI endeksinin uzun süredir 50 eşik değerinin altında seyretmesi, üretimde yavaşlamanın sürdüğünü, siparişlerde ve kapasite kullanımında baskının devam ettiğini gösteriyor. Özellikle finansmana erişim maliyetlerinin yüksek seyri, dövizin baskılanması, iç pazardaki daralma ve küresel talepteki kırılganlık, reel sektör üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor.</p>

<p>Türkiye ekonomisi önemli bir dezenflasyon programı uyguluyor. Para politikasındaki sıkı duruş, enflasyonla mücadele açısından kritik bir işlev üstlenirken, şu anda ara verilen kontrollü faiz indirimleri de reel sektör açısından dikkatle takip ediliyor. Savaş nedeniyle tedirgin olan iş dünyası, savaşın hızla sona ererek finansman maliyetlerinin daha öngörülebilir ve yönetilebilir seviyelere gelmesi beklentisinde. Çünkü üretim ekonomisinin sürdürülebilirliği için yalnızca fiyat istikrarı değil, yatırım ikliminin güçlenmesi de gerekiyor.</p>

<p>Sanayi sektörü açısından bakıldığında bugün en önemli ihtiyaç öngörülebilirliktir. Sanayici yatırım yaparken yalnızca bugünü değil, önündeki 5-10 yıllık dönemi hesaplamak zorundadır. Enerji maliyetlerinden kur istikrarına, finansmana erişimden ihracat pazarlarına kadar her başlıkta güven veren bir ekonomik çerçeve büyük önem taşıyor. Bu konuda zaten sıkıntılı olan sanayiciler, savaşın yarattığı olumsuz etki ile yatırım projelerini ileriye erteleyerek beklemeyi tercih etti doğal olarak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm bu gelişmeler ışığında, ülkemizin ekonomik direncini artırmaya yönelik atılan adımlara da değinmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" kapsamındaki yeni vergi ve teşvik paketi, bu bağlamda stratejik ve doğru bir hamledir.</p>

<p>Paketin temelini oluşturan kurumlar vergisi indirimleri, üretim ve ihracat odaklı büyüme modelimize yapılan güçlü bir yatırımdır. Özellikle imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlar için ise yüzde 14'e düşürülmesi rekabet gücümüzü artırmaya katkı sağlayacaktır. Bu düzenleme, firmalarımızın küresel pazarlarda daha etkin rol almasının ve döviz kazandırıcı faaliyetlerini artırmasının önünü açacaktır.</p>

<p>Savaşın global çapta ve ülkemizde iki büyük olumsuz etkisi olacağı kesin gibi. Büyüme azalacak ve enflasyon artacak. Büyümenin azalması üretimin de azalması, gerilemesi anlamına geliyor net olarak. Özellikle ülkemizdeki enflasyonun yüksekliği ve daha da artmaya meyilli olması da maliyetlerin durmaksızın artacağı anlamına geliyor. Görünen o ki enerji fiyatlarındaki artış da sürecek. Bir barış anlaşması yapılması ve Hürmüz Boğazı’nın açılması halinde bile petrol fiyatlarının eski haline gelmesinin yılın son aylarını bulacağı özellikle vurgulanıyor.</p>

<p>Üretici ihracatçının döviz sorunu ise aynen yerinde duruyor. Dövizin baskılanması nedeniyle çok yüksek maliyetlerle ortaya konulmuş ürünlerin, neredeyse hiç kar olmadan, pazarı elde tutmak amacıyla ihraç edilmesinden elde edilen dövizin faydası olmuyor.</p>

<p>Bugün Türkiye’nin en büyük ve acil ihtiyacı; üretimi merkeze alan uzun vadeli bir ekonomik vizyondur.</p>

<p>Kısa vadeli dalgalanmalar elbette olacaktır. Ancak tarih bize göstermiştir ki; üreten ülkeler ayakta kalır, sanayisini koruyan ülkeler güçlenir. Türkiye’nin geleceği de üretimde, ihracatta ve teknolojik dönüşümdedir.</p>

<p>Bizler sanayiciler olarak ülkemizin potansiyeline inanıyoruz. Türkiye’nin sahip olduğu girişimcilik ruhu, üretim kültürü ve genç insan kaynağı doğru politikalarla birleştiğinde çok daha güçlü bir ekonomik hikâye yazılabilir.</p>

<p>Çünkü biliyoruz ki güçlü sanayi, güçlü Türkiye demektir.</p>

<p>Sanayici dostlarıma savaşsız, mutlu, güzel, sağlıklı üretim günleri diliyorum.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KAPAK HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/uretimin-direnci-turkiyenin-gelecegi</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/uploads/2026/10/eyup-sozdinler-ust.webp" type="image/jpeg" length="93578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİN YÖNETİM MERKEZİ... BRÜKSEL]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/uluslararasi-orgutlerin-yonetim-merkezi-bruksel</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/uluslararasi-orgutlerin-yonetim-merkezi-bruksel" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Belçika’nın başkenti Brüksel, günümüzde NATO, Avrupa Birliği ve çok sayıda uluslar arası örgütün merkez ofislerinin bulunduğu şehir, biliyorsunuz. Bu yüzden Avrupa’nın hatta dünyanın başkenti diye tanımlayanlar bile bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">DR. HİLAL ÜNALMIŞ</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çocukluk yıllarınızdan çizgi roman kahramanı Belçikalı genç gazeteci Tenten'i ve köpeği Milu'yu hatırlar mısınız? Dünyanın bütün ülkelerini gezen, maceradan maceraya koşan, her macera ve araştırmadan sonra Belçika'ya dönen Tenten'in artık yeni maceraları yayınlanamıyor. Ancak Tenten Belçika'nın bir marka değeri ve sanal bir turizm elçisi olarak yaşamın içinde...</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Neden Tenten ile başladım? Aralık ayının ilk haftasında ben de her yıl sonunda olduğu gibi Brüksel’deydim. Bütün yıl sağlık politikaları alanında yaptığımız çalışmaları değerlendirmek, AB'nin toplumsal sağlık konularındaki toplantısına katılmak, biraz soluklanmak, biraz da Brüksel sokaklarında dolaşmak için...</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:"Arial",sans-serif"><b>DÜNYANIN BAŞKENTİ DİYENLER DE VAR</b></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Belçika’nın başkenti Brüksel, günümüzde NATO, Avrupa Birliği ve çok sayıda uluslar arası örgütün merkez ofislerinin bulunduğu şehir, biliyorsunuz. Bu yüzden Avrupa’nın hatta dünyanın başkenti diye tanımlayanlar bile bulunuyor.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Avrupa'nın her ülkesinden Belçika’da çalışanlar, yaşayanlar çok. Belçika'nın kurulduğu dönemdeki kendi halkı, Valonlar ve Felemenklerden biraz da Almanlardan oluşuyordu. 1831 yılında bağımsız bir krallık olarak batı Avrupa’da tarih sahnesine çıkan Belçika az da olsa sömürge sahibi olmuş, dönemin kralı 2. Leopold sömürgeleri kendi şahsi malı olarak görmüş ve gelen kazançla Belçika’da bugün bile yapılması zor önemli yapıları yaptırmıştı. Gotik tarzdaki bu yapılar özellikle Brüksel’i tarihi bir şehir olarak öne çıkartırken turistlerin de çok ilgisini çekiyor. Gece gezmeyi sevenler ışıklandırılmış tarihi binaların arasında ve meydanlarda güzel saatler geçirebiliyorlar. Unesco'nun da dünya mirası olarak listesine aldığı Brüksel tarihi meydanı “La Grand Place” gerçekten görülmeye değer...</span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ESKİ SÖMÜRGELERİNDEN ÖZÜR DİLEDİLER</span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Günümüzde demokrasi ve insan hakları konularına sahip çıkan Belçika krallığı ve parlamentosu, eski sömürgelerinden, vaktiyle uyguladıkları şiddet için özür diledi.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Belçika, Avrupa Birliği’ni kuran 6 ülkeden biri olarak Almanya, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ile sınır komşusu ve AB'yi sahiplenmiş şekilde yola devam ediyor. Son verilere göre 11,5 milyon nüfusu var. Hatta bunların 40 bine yakını da Türk asıllı...</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/hilal_unalmis_parlamento_girisi.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">Avrupa Parlamentosundaki Toplantımız</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu kez ben Avrupa Parlamentosu'nda yapılacak “From Risk to Action” başlıklı sağlık toplantısına davetliydim. “Riskten Aksiyona” diye çevirebileceğim bu toplantıya kanun yapıcılar, sağlık politikaları alanında çalışanlar, sağlıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve doktorlar katıldı. Çok sayıda ülkeden katılımcılar, kaldığımız otellerden yürüyerek parlamento binasına gittik. Aralık ayı ve Brüksel çok soğuk... Bina girişinde hepimizin adına hazırlanmış yaka kartlarımızı alıp içeri girdik. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Toplantı açılışını Yunan parlamenter Nikos Papandreu yapacak diye biliyorum. Avrupa Parlamentosu Toplumsal Sağlık Komitesi Başkanının soyadı bana yabancı gelmiyor. Acaba Yunanistan’ın eski Başbakanları ile aynı aileden mi, yakını mı diye düşündüm. İnternetten kontrol ettim. Evet öyleydi. Politikacılık da sanki krallık gibi babadan oğullara-kızlara geçiyor neredeyse günümüzde... Açılış konuşmasından sonra tanıştık, Türkiye'den katıldığımı söyledim, birlikte fotoğrafımız da çekildi. Çalışma alanımı da anlattım. Gayet nazik ve gerçekten bilgili bir uluslararası politikacı ile tanıştığım için memnun oldum.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/hilal_unalmis_papandreu.jpg" /></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Toplantı sonunda katılımcılar AB binalarının arasındaki meydanda kadrajımıza sığdırabildiğimiz ölçüde fotoğraflar çektik... Binalar arasında “Democracy in Action” yazıyordu... Bunu da Demokrasi İş Başında” diye çevirebilirim</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/hilal_unalmis_demokrasi_in.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">Heykeller... Müzeler...</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Brüksel tarihi bir şehir eski heykeller kadar yeni yapılmış heykeller de var. Ayrıca AB kurucu ülkelerinden biri olması ve halen AB ne ev sahipliği yapması dolayısıyla diğer AB ülkelerinden de tarihi kimliklerin heykelleri kentin köşelerinde yer alıyor. Don Kişot gibi roman kahramanından Jean<span style="color:#002b11">-Claude Van Damme gibi sinema oyuncusuna, çocukların sevdiği çizgi film kahramanları Şirinlerden,<b> </b></span><span style="color:#38443a">Madam Chapeau’ya çok çeşitli alanlardan çok sayıda heykel var...</span> </span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">KÜÇÜK ÇOCUK HEYKELİNİN İKİ AYRI ÖYKÜSÜ</span></b></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/hilal_unalmis_kucuk_cocuk.jpg" /></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Heykel denilince aklımıza hep heybetli görüntüler gelir ama Brüksel'in en meşhur heykeli 61 cm boyunda bir erkek çocuk heykeli...Aslında bir çeşmenin üzerinde süs gibi ama yüzyıllardan beri artık önemli bir sembol haline gelmiş. Adı Manneken Pis... Her gün binlerce ziyaretçisi var. Kimi birlikte fotoğraf çektiriyor kimi üzerine yeni bir giysi giydirmeye çalışıyor kimi ise kendi ülkesinin ya da spor takımının bayrağını örtüyor... Kim olduğu, neden bu heykelin yapıldığı konusunda çeşitli hikayeler anlatılıyor. Brüksel’in eski mahallelerinden birinde bir köşe başında çeşmenin havuzuna çişini yapan bir çocuk... Bir hikayeye göre zengin bir adamın oğlu imiş ve birgün bakıcıların elinden kaçmış, annesi babası deliye dönmüşler, ertesi gün bahçede çişini yaparken bulunmuş ve babası bu çeşmeyi ve heykelini yaptırmış... Bir başka hikayeye göre 1600’lerin başında o bölgede dericiler çalışırmış. Derilerin daha kaliteli olması için çevredeki bütün çocukları toplar, derilerin üzerine çişlerini yapmalarını isterlermiş... Sonra da böyle bir heykel yaptırmışlar. Belçikalılar için bu heykelin çok önemli olduğunu düşünen Fransız askerleri de bir ara bu heykeli çalmaya kalkışmışlar...Her neyse artık gören herkesi gülümseten bir şehir süsü...Son görüşümde eline minik bir gitar verilmişti...</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu arada aklıma Nasrettin Hoca heykeli geldi. Ben görmedim ama gören, etrafında temizlik yapan bir Türk hanım ile tanıştım. Belçikanın Scaherbeek bölgesinde yine bir Türk heykeltraş Metin Yurdanur’un bronzdan yaptığı Nasrettin Hoca heykelinden söz etmeden geçemeyeceğim. O çok bildiğimiz, eşeğine ters oturmuş görüntüsü ile halk filozofu Nasrettin hoca Belçika’daki köşesinden selam veriyor.</span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ŞİRİNLERİN DE MÜZESİ VAR</span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Brüksel’in müzesi de çok çeşitli... Bizim çocukların Şirinler diye tanıdığı çizgi film The Smurfs’ın bir müzesini bile gezebilirsiniz. El yapımı çikolata müzesi de ilginç gelebilir...Tarihi ve kültürel müzelerden istediğinizi seçebilirsiniz. </span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bir de Brüksel’in 68 yıllık Atomium’una da gitmelisiniz. Önünde bir fotoğraf çektirmek Brüksel’e gittiğinizin en büyük şahidi olacaktır. Şahsen benim böyle bir fotoğrafım var... 1958 yılında EXPO fuarı için yapılan ve 6 ay sonra kaldırılması planlanan bu dev atom modeli, o kadar ilgi görmüş ki kaldıramamışlar. Hala ilgi devam ediyor. Demir kristal kafesinde, atomun165 milyar kez büyütülmüş halinden esinlenilmiş.</span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/hilal_unalmis_atomium.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">Schelde nehri tam bir su yolu...</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Belçika zaten denize kıyısı olan bir ülke ama ciddi su yolları da var. 9 tane nehir adı geçiyor kaynaklarda. Ben bunlardan Schelde nehrinde daha önceki gelişlerimden birinde, tabii sıcak bir havada tekne ile gezdiğimi hatırlıyorum. Schelde nehri Fransa’da doğuyor, Belçika’nın batısından geçiyor ve Hollanda’dan da Kuzey Denizine dökülüyor. Benim gibi deniz ve nehir görmeyi seven birisiyseniz mutlaka bir tekne gezisi yapın derim.</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Her ülkenin olduğu gibi Belçika'nın da resmi ya da gayri resmi bayramları, ulusal günler ve sembolleri var elbette... Valonların, Felemenklerin, Fransızca konusanların ve Almanca konuşanların kendilerine has özel günleri var ve kutluyorlar... Gelincik ise Belçika’nın sembol çiçeği imiş...</span></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Pek çok ülkede olduğu gibi armalarında aslanı kullanıyorlar. Midye patates kızartması milli yemekleri, sabah kahvaltısında da waffle gözde yiyecekleri.</span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">Basın kuruluşları birarada</span></span></b></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/hilal_unalmis_basYn_merkezi.jpg" /></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yazıya başlarken “Brüksel sokaklarında dolaşmak” demiştim ya evet biraz dolaşayım derken International Press Center tabelası olan bir binaya rastladım. Türkiye'den de bir medya kuruluşu var mı acaba bu binada diye merak ettim ve içeri girdim. Gerçekten hem Anadolu Ajansı hem de TRT bu binada çalışıyormuş. Görevli ile biraz sohbet ettik, AB binalarından birinin çok yakınında olan bu binadaki ofislerde çalışan gazeteciler bize her gün Belçika'dan haber geçiyorlar...</span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">Kral Philippe’den sonra tahta kızı geçecek</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Belçika’da bir kraliyet ailesinin bulunduğunu yazmıştım. Ancak öyle medyatik bir aile değiller. Kral Philippe iyi eğitim görmüş devlet kurumlarını iyi bilen bir kral ve yine Belçikalı soylu bir kadınla evlenmiş. 2013 yılından beri tahtta ve şu anda 4 çocukları bulunuyor. Büyük kızları gelecekte kraliçe olarak tahta geçecek.</span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">Tenten takvimi</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Dönüşte havaalanında biraz zamanım vardı Belçika’nın markası olan Tenten maceralarından bir tane alayım istedim. Çizeri Herge 1929 yılında Tenten maceralarını yazmaya ve çizmeye başlamış. Ölümünden sonra yeni bir macera yayınlanmamış diye biliyorum. Gerçi şimdi yapay zeka ile neler yapılmıyor ki. Önüme 2026 yılının Tenten takvimleri çıktı. Bu yıl çalışma masamda bana Tenten çizgilerinin yer aldığı yıllık takvim eşlik edecek. </span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/hilal_unalmis_tenten.jpg" /></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu ay yine fotoğraflarda Vegar yardımcı oldu. Teşekkür ederim.</span></p>

<p></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GEZİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/uluslararasi-orgutlerin-yonetim-merkezi-bruksel</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 18:26:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/uluslararasi_orgutlerin_yonetim_merkezi_bruksel_h2461_419cf.jpg" type="image/jpeg" length="64102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026’dan sonra ticarette hız değil hizmet sürekliliği öne çıkacak]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/2026dan-sonra-ticarette-hiz-degil-hizmet-surekliligi-one-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/2026dan-sonra-ticarette-hiz-degil-hizmet-surekliligi-one-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, “2025 sonrasında rekabetin anahtarı hızdan ziyade belirsizlik dönemlerinde hizmet sürekliliğini sağlayabilmek olacaktır. Türkiye’nin stratejik konumunu gerçek bir lojistik avantaja dönüştürebilmesi için alternatif koridorları güçlü liman altyapısı, etkin demiryolu bağlantıları, dijitalleşmiş gümrük süreçleri ve şeffaf veri paylaşımıyla desteklemesi büyük önem taşıyor.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><strong>GİRAY DUDA</strong></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Lojistik, pandemi döneminde dünya ticaretinde yaşanan büyük tedarik sıkıntıları, her an patlayan bölgesel krizler dolayısıyla üstünde çok konuşulan bir sektör oldu. Lojistiğin bugünü, yarınını ve dönüşeceği yeni biçimleri sektörün en büyük meslek örgütü UTİKAD’ın başkanı Bilgehan Engin ile konuştuk. </span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- 2025 dünya lojistik trendlerine baktığımızda jeopolitik risklerin tedarik zincirlerine ciddi etkileri olduğunu görüyoruz. Sizce ticaret yolları ve stratejik lojistik koridorlar nasıl şekilleniyor?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- 2025 dünya lojistik trendlerine jeopolitik bir perspektiften baktığımızda, ticaret yollarının artık yalnızca en kısa veya en ucuz güzergah mantığıyla değil; risk, süreklilik ve öngörülebilirlik ekseninde yeniden şekillendiğini görüyoruz. Kızıldeniz, Süveyş Kanalı, Karadeniz ve benzeri kritik geçiş noktalarında artan güvenlik riskleri, tedarik zincirlerini kırılgan hale getirirken, firmaları rota çeşitlendirmeye ve alternatif senaryolar üretmeye zorluyor. Bu durum, taşıma sürelerinin uzamasına, maliyetlerin artmasına ve stok yönetiminde daha temkinli yaklaşımların benimsenmesine neden oluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Jeopolitik gelişmelerle birlikte ticaret politikalarındaki korumacı eğilimler ve bölgesel gerilimler, küresel ticaretin yönünü de değiştiriyor. 2025 itibarıyla küresel ticaret haritasında yalnızca hacimlerin değil, akış yönlerinin de yeniden tanımlandığını görüyoruz. Asya–Avrupa hattında yaşanan belirsizlikler, Körfez, Doğu Afrika ve Hint Okyanusu havzasını daha görünür kılarken, firmalar tedarik ağlarını daha yakın ve daha güvenli bölgelere kaydırma arayışına giriyor. Nearshoring ve friend-shoring gibi kavramlar bu dönemde teorik tartışmaların ötesine geçerek operasyonel kararlara dönüşmüş durumda.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/bilgehan_engin2.jpg" /></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ARTIK ÇOK MODLU KORİDORLAR ÖNE ÇIKIYOR</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu ortamda stratejik lojistik koridorların önemi daha da artıyor. Deniz taşımacılığındaki riskler yükseldikçe, demiryolu, karayolu, limanlar ve lojistik merkezlerini entegre eden çok modlu koridorlar öne çıkıyor. Türkiye açısından Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasında alternatif ve tamamlayıcı bir hat olarak jeostratejik değerini güçlendirirken; Kalkınma Yolu Projesi de Körfez’i Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayan yeni bir ticaret omurgası oluşturma potansiyeli taşıyor. Bu tür girişimler, yalnızca birer altyapı projesi değil, aynı zamanda küresel ticarette güvenli ve sürdürülebilir erişim arayışının bir sonucu olarak görülmeli.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">UTİKAD perspektifinden bakıldığında, 2025 ve sonrasında rekabetin anahtarı hızdan ziyade belirsizlik dönemlerinde hizmet sürekliliğini sağlayabilmek olacaktır. Türkiye’nin stratejik konumunu gerçek bir lojistik avantaja dönüştürebilmesi için alternatif koridorları güçlü liman altyapısı, etkin demiryolu bağlantıları, dijitalleşmiş gümrük süreçleri ve şeffaf veri paylaşımıyla desteklemesi büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, hem sektörümüzün küresel şoklara karşı dayanıklılığını artıracak hem de Türkiye’yi bölgesel ve küresel ölçekte güvenilir bir lojistik üs konumuna taşıyacaktır.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">“TEK ROTA, TEK SENARYO” GERİDE KALDI</span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Kızıl Deniz - Süveyş hattı gibi ana ticaret yollarındaki kesintiler maliyetleri ve teslim sürelerini etkiledi. Bu gibi büyük dar boğaz riskleri lojistik pazarını nasıl yeniden biçimlendiriyor?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Kızıldeniz–Süveyş hattında yaşanan kesintiler, küresel lojistik sisteminin ne kadar kırılgan olabildiğini bir kez daha ortaya koydu. Bu tür ana ticaret arterlerinde meydana gelen riskler, yalnızca geçici gecikmelere değil; navlun maliyetlerinden stok politikalarına, sözleşme yapılarından hizmet taahhütlerine kadar tüm lojistik ekosistemin yeniden düşünülmesine yol açıyor. Alternatif rotalara yönelmek zorunda kalan taşıyıcılar için transit süreleri uzarken, artan yakıt tüketimi ve kapasite dengesizlikleri maliyet baskısını kalıcı hale getiriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu büyük dar boğaz riskleri, lojistik pazarında “tek rota, tek senaryo” yaklaşımının sürdürülebilir olmadığını net biçimde gösterdi. Şirketler artık yalnızca en verimli görünen hatlara değil, kriz anlarında devreye girebilecek ikinci ve üçüncü alternatiflere de yatırım yapıyor. Bu durum, navlun sözleşmelerinin daha esnek yapılara kavuşmasına, uzun vadeli planlamalarda risk priminin daha belirgin hâle gelmesine ve lojistik hizmet sağlayıcılarından daha güçlü kriz yönetimi kabiliyetleri beklenmesine neden oluyor.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">LOJİSTİK, TEDARİK ZİNCİRİNİN TAMAMINA DÖNÜŞÜYOR</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Kesintiler aynı zamanda çok modlu taşımacılığı ve bölgesel lojistik çözümleri öne çıkarıyor. Deniz yolundaki aksamalar, demiryolu ve karayolu bağlantılarının stratejik önemini artırırken, aktarma limanlarının, lojistik merkezlerin ve serbest bölgelerin rolü yeniden tanımlanıyor. Bu süreçte lojistik yalnızca bir taşıma faaliyeti olmaktan çıkarak, tedarik zincirinin tamamını yöneten stratejik bir hizmet alanına dönüşüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">UTİKAD açısından bakıldığında, bu gelişmeler sektör için hem risk hem de fırsat barındırıyor. Türkiye’nin jeostratejik konumu, farklı ticaret yollarının kesişim noktasında yer alması sayesinde, dar boğazlara alternatif çözümler üretme potansiyeli sunuyor. Ancak bu potansiyelin hayata geçebilmesi için altyapının güçlendirilmesi, dijitalleşmenin hızlandırılması ve kamu–özel sektör iş birliğinin derinleştirilmesi gerekiyor. Bu sayede lojistik pazarı, dar boğazların yarattığı belirsizlikten beslenen değil, bu belirsizliği yöneten ve dönüştüren bir yapıya kavuşabilir.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">LOJİSTİKTE KRİTİK UNSUR OPERASYONEL ESNEKLİK</span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Şirketler bu tür dışsal risklere karşı nasıl hazırlıklı olabilirler?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Bu tür dışsal risklere karşı hazırlık, lojistik firmalar ile dış ticaret yapan şirketler açısından benzer kaygılara dayanmakla birlikte, farklı sorumluluk alanları ve karar mekanizmaları üzerinden ele alınmalı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Lojistik firmalar açısından bakıldığında, en kritik unsur operasyonel esneklik ve kriz yönetimi kapasitesidir. Artık sadece taşıma organizasyonu yapan değil, belirsizlik dönemlerinde müşterisine alternatif senaryolar sunabilen, rotayı, taşıma modunu ve zaman planını hızla yeniden kurgulayabilen firmalar öne çıkıyor. Bu nedenle lojistik şirketlerinin tek bir hat veya tek bir pazar bağımlılığından uzaklaşması, farklı coğrafyalarda ve modlarda iş ortaklıkları geliştirmesi büyük önem taşıyor. Aynı zamanda gerçek zamanlı veri takibi, görünürlük çözümleri ve dijital karar destek sistemleri, risklerin erken fark edilmesini ve müşterilerle şeffaf iletişimi mümkün kılıyor. İnsan kaynağı tarafında ise, kriz dönemlerinde inisiyatif alabilen, farklı senaryoları okuyabilen ve müşteriyle güven ilişkisini koruyabilen ekipler, rekabet avantajının temel unsuru hâline geliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/bilgehan_engin_liman.jpg" /></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">FİRMALAR, LOJİSTİĞİ STRATEJİK İŞ ORTAĞI KABUL ETMELİ</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Dış ticaret firmaları açısından ise hazırlık, lojistiği operasyonel bir maliyet kalemi olarak değil, stratejik bir iş ortağı olarak konumlandırmakla başlıyor. Şirketlerin tedarik ve satış planlarını tek bir ülkeye, tek bir taşıma yoluna veya tek bir teslim süresi varsayımına göre kurgulaması artık ciddi bir risk unsuru. Bu nedenle alternatif pazarlar, alternatif tedarikçiler ve farklı taşıma senaryolarını içeren esnek sözleşme yapıları giderek daha fazla önem kazanıyor. Stok yönetiminde “sıfır stok” gibi aşırı optimize modeller yerine, kritik ürünlerde güvenlik stoğu ve esnek teslim planları öne çıkıyor. Ayrıca dış ticaret firmalarının, lojistik hizmet sağlayıcılarıyla düzenli bilgi paylaşımı yapması, jeopolitik ve operasyonel riskleri birlikte değerlendirmesi ve karar süreçlerine lojistik perspektifi erken aşamada dahil etmesi, olası kesintilerin etkisini önemli ölçüde azaltıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">UTİKAD perspektifinden bakıldığında, bu iki tarafın da ortak paydası öngörülebilirliği artırmak ve sürprizleri yönetilebilir hâle getirmek. Küresel ticaretin bu kadar dalgalı olduğu bir dönemde kazananlar, riskleri tamamen ortadan kaldıranlar değil; risklere rağmen tedarik zincirini çalışır tutabilenler olacaktır.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">LOJİSTİK, TİCARET VE İHRACAT POLİTİKALARININ KALDIRACI</span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Sizce Türkiye ekonomisi lojistiği hâlâ “taşıma” olarak mı görüyor, yoksa stratejik bir üretim alanı olarak mı konumlandırıyor?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Türkiye’de lojistiğe bakışın son yıllarda belirgin biçimde dönüştüğünü söylemek mümkün. Uzun bir dönem boyunca lojistik, ağırlıklı olarak “taşıma” ve “nakliye” faaliyetleriyle özdeşleştirilen, maliyet odaklı bir alan olarak algılandı. Ancak küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, jeopolitik riskler ve pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan arz güvenliği tartışmaları, lojistiğin aslında üretim, ticaret ve rekabet gücünün ayrılmaz bir parçası olduğunu net biçimde ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bugün sektör tarafında, lojistiğin yalnızca bir taşıma faaliyeti olmadığına dair güçlü bir farkındalık oluşmuş durumda. Lojistik hizmet sağlayıcıları; depolama, katma değerli hizmetler, veri yönetimi, dijitalleşme ve tedarik zinciri tasarımı gibi alanlarda çok daha entegre çözümler sunuyor. Bu yaklaşım, lojistiği üretimin devamlılığını sağlayan, pazara erişimi mümkün kılan ve firmaların küresel rekabette konumunu belirleyen stratejik bir üretim alanı haline getiriyor. Artık rekabet, yalnızca yükü bir noktadan diğerine taşımakta değil; bu süreci ne kadar öngörülebilir, esnek ve sürdürülebilir yönettiğinizde şekilleniyor.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">KAMU LOJİSTİKE NAKLİYE DİYE BAKMIYOR</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Kamu idaresi tarafında da benzer bir zihniyet değişimi görülüyor. Örneğin Ulusal Ulaştırma ve Lojistik Ana Planımız, lojistiği parçalı bir nakliye faaliyeti olarak değil, altyapı, gümrük süreçleri, dijitalleşme, insan kaynağı ve uluslararası entegrasyon başlıklarını kapsayan bütüncül bir sistem olarak ele alıyor. Demiryolu yatırımları, liman bağlantıları, lojistik merkezler ve gümrük işlemlerinin dijital dönüşümü bu yaklaşımın somut göstergeleri arasında yer alıyor. Bu çerçevede lojistik, sanayi ve ihracat politikalarını destekleyen temel bir kaldıraç olarak konumlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat penceresi bulunuyor. Sektörün dönüşüm iradesi ile kamu politikalarındaki bütüncül yaklaşımın daha güçlü bir eşgüdümle ilerlemesi, Türkiye’yi yalnızca bir transit ülke değil, bölgesel ve küresel ölçekte değer üreten bir lojistik üs haline getirebilir. Bu noktada kritik olan, lojistiği hala bir “taşıma maliyeti” olarak değil, ekonominin rekabet gücünü artıran stratejik bir üretim ve hizmet alanı olarak kalıcı biçimde konumlandırabilmektir.</span></span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/bilgehan_engin_tren.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">DOĞRUDAN DÖVİZ KAZANDIRAN BİR EKOSİSTEM</span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Bakanlık tarafından dile getirilen “Her 3 dolarlık hizmet ihracatının 1 doları lojistikten geliyor” vurgusu, sektöre bakışı nasıl değiştirmeli? Bu oranın sürdürülebilir biçimde artırılması için hangi yapısal adımlar şart? Hedef nedir?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcımız Durmuş Ünüvar’ın Türkiye Logistics Summit 2025 etkinliğinin açılış konuşmasında yapmış olduğu “Her 3 dolarlık hizmet ihracatının 1 doları lojistikten geliyor” vurgusu, lojistiğin Türkiye ekonomisindeki yerinin artık tartışmasız biçimde stratejik bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında hizmet ihracatının 117 milyar doları aşması ve bunun yaklaşık yüzde 35’inin lojistik ve taşımacılıktan gelmesi, sektörün yalnızca destekleyici bir alan değil, doğrudan döviz kazandıran bir üretim ve hizmet ekosistemi olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. 2025 yılında lojistik ve taşımacılığın payının 40 milyar dolar seviyesini zorluyor oluşu, lojistiğe bakışın “maliyet unsuru” ya da “taşıma faaliyeti” çerçevesinden çıkıp, ekonomik büyümenin ve dış ticaret performansının ana kaldıraçlarından biri olarak yeniden tanımlanmasını zorunlu kılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu oranın sürdürülebilir biçimde artırılabilmesi için, nicelikten çok niteliğe odaklanan yapısal adımların atılması gerekiyor. Lojistik gelirlerinin büyümesi yalnızca daha fazla taşıma yapmakla değil, daha fazla katma değer üretmekle mümkün. Depolama, dağıtım, tedarik zinciri yönetimi, dijital çözümler, veri odaklı planlama ve entegre hizmet modelleri bu dönüşümün temel unsurları arasında yer alıyor. Aynı zamanda altyapı yatırımlarının, gümrük süreçlerinin, dijital entegrasyonun ve çok modlu taşımacılığın bir bütün olarak ele alınması, sektörün uluslararası rekabet gücünü kalıcı biçimde güçlendirecek başlıklar olarak öne çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">LOJİSTİKTE YETKİN İNSANLAR YETİŞTİRMELİYİZ</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu dönüşümün merkezinde insan kaynağı bulunuyor. Nitelikli insan gücü olmadan ne dijitalleşmenin ne de hizmet çeşitliliğinin sürdürülebilir olması mümkün. Mesleki eğitimden üniversite programlarına, sektör–akademi iş birliklerinden sürekli mesleki gelişim modellerine kadar uzanan geniş bir yelpazede lojistikte yetkin insan yetiştirilmesi, bu hedefin en kritik yapı taşı. Aynı şekilde kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir iş birliği ve ortak vizyon oluşturulması, dağınık ilerleyen çabaların sinerjiye dönüşmesini sağlayacaktır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu çerçevede hedef, lojistiğin hizmet ihracatı içindeki payını yalnızca oran olarak artırmak değil; Türkiye’yi bölgesel ve küresel ölçekte yüksek katma değerli lojistik hizmetlerin üretildiği bir merkez haline getirmektir. Açık ve net bir hedefe sahip olmak, rüzgârın yönünü avantaja çevirebilmenin ön koşuludur. Stratejik hedefi olan, insan kaynağına yatırım yapan ve bütüncül bir yaklaşımla hareket eden bir lojistik ekosistemi, Türkiye’nin hizmet ihracatındaki bu güçlü pozisyonunu kalıcı bir başarıya dönüştürebilir.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SEKTÖRDE YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ ESAS ALIYORUZ</span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Lojistik sektörü bugün yaklaşık 110 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip. UTİKAD’ın 200 milyar dolar hedefi hangi hedef, dönüşüm ve gelişmelere dayanıyor?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- UTİKAD’ın 200 milyar dolar pazar büyüklüğü hedefi, bugün yaklaşık 110 milyar dolar seviyesinde olduğu ifade edilen lojistik sektörünü yalnızca sayısal olarak büyütmeye yönelik bir beklentiden ziyade, sektörün yapısal dönüşümünü esas alan stratejik bir vizyona dayanıyor. Bu hedef, lojistiğin klasik taşıma faaliyetleriyle sınırlı bir alan olmaktan çıkıp, yüksek katma değer üreten, teknolojiyle entegre, ihracata doğrudan katkı sağlayan bir üretim ve hizmet ekosistemi hâline gelmesini amaçlıyor. Mevcut büyüklük, Türkiye’nin jeostratejik konumu ve hizmet ihracatındaki güçlü pay dikkate alındığında, bu vizyonun gerçekçi bir potansiyele yaslandığı görülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu hedefin temel dayanaklarından biri, lojistik hizmet ihracatının Türkiye ekonomisi içindeki artan ağırlığıdır. Türkiye Logistics Summit 2025 kapsamında paylaşılan verilerde de vurgulandığı üzere, lojistik sektörü döviz kazandırıcı faaliyetler arasında lokomotif konumda bulunuyor. UTİKAD’ın 200 milyar dolar hedefi, yalnızca daha fazla taşıma yapılmasına değil; depolama, dağıtım, tedarik zinciri yönetimi, katma değerli lojistik hizmetler, dijital çözümler ve entegre servis modelleriyle gelir yapısının derinleştirilmesine dayanıyor. Başka bir ifadeyle büyümenin anahtarı hacimde değil, nitelikte aranıyor.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜ HEDEFİMİZİN TEMEL YAPI TAŞI</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu dönüşümün ikinci önemli ayağını altyapı, entegrasyon ve bölgesel konumlanma oluşturuyor. Türkiye’nin Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve benzeri stratejik hatlar üzerindeki rolü, lojistiğin sadece transit bir faaliyet değil, planlanan, yönlendirilen ve katma değer üretilen bir merkez faaliyeti olarak konumlanmasını mümkün kılıyor. Liman bağlantıları, demiryolu yatırımları, lojistik merkezler ve gümrük süreçlerindeki dijitalleşme; sektörün ölçek büyütmesinin yanı sıra uluslararası rekabet gücünü artıran unsurlar olarak bu hedefin altyapısını oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">UTİKAD’ın ortaya koyduğu vizyonda insan kaynağı da kritik bir yer tutuyor. Türkiye Logistics Summit 2025 çerçevesinde dile getirildiği gibi, nitelikli insan gücü olmadan ne dijital dönüşümün ne de hizmet çeşitliliğinin sürdürülebilir olması mümkün. Mesleki eğitimden akademik programlara, sektör–akademi iş birliklerinden sürekli mesleki gelişim modellerine kadar uzanan geniş bir çerçevede yetkin insan yetiştirilmesi, 200 milyar dolar hedefinin en temel yapı taşlarından biri olarak görülüyor. Kadın istihdamı, genç yeteneklerin sektöre kazandırılması ve yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi de bu büyümenin kalıcı olmasını sağlayacak unsurlar arasında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sonuç olarak UTİKAD’ın 200 milyar dolar hedefi, bugünkü pazar büyüklüğünün basit bir ikiye katlanması hedefi değil; lojistiğin Türkiye’de nasıl bir rol oynayacağına dair net bir yön tarifidir. Amaç, lojistiği taşımanın ötesinde stratejik bir üretim ve hizmet alanı olarak konumlandırmak, Türkiye’yi bölgesel ve küresel ölçekte yüksek katma değerli lojistik hizmetlerin üretildiği bir merkez hâline getirmektir. Bu hedef; dönüşüm, iş birliği ve uzun vadeli vizyon gerektirir ve sektörün önüne net bir istikamet koyar.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">TÜRKİYE’Yİ STRATEJİK BAĞLANTI NOKTASI YAPIYORLAR</span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projeler, küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde öne çıkıyor. Sizce bu koridorlar Türkiye için nasıl fırsat pencereleri açıyor?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği, güvenlik ve öngörülebilirliğin maliyet kadar belirleyici hâle geldiği bir dönemde, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projeler Türkiye için çok boyutlu fırsat pencereleri açıyor. Bu koridorlar, yalnızca alternatif güzergâhlar olmanın ötesinde, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerinde oynayacağı rolü yeniden tanımlama potansiyeli taşıyor. Özellikle Asya–Avrupa hattında yaşanan kırılmalar, tek bir ana rota bağımlılığının sürdürülebilir olmadığını gösterirken, Türkiye’yi doğu–batı ve kuzey–güney ekseninde stratejik bir bağlantı noktası haline getiriyor.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ORTA KORİDOR REKABET AVANTAJI YARATIYOR</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Orta Koridor açısından bakıldığında, bu hat Türkiye’ye Çin ile Avrupa arasındaki ticarette yalnızca bir geçiş ülkesi değil, değer üreten bir lojistik merkez olma imkanı sunuyor. Demiryolu ağırlıklı yapısı sayesinde daha öngörülebilir transit süreleri ve daha düşük karbon ayak izi sağlayan Orta Koridor, sürdürülebilirlik ve hız beklentilerinin arttığı günümüz ticaretinde önemli bir rekabet avantajı yaratıyor. Bu durum, Türkiye’de limanlardan lojistik merkezlere, gümrüklerden dijital altyapıya kadar uzanan entegre bir ekosistemin gelişmesini teşvik ediyor.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">GÜNEYDEN GELEN AKIŞLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Kalkınma Yolu ise Körfez bölgesini Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayan yeni bir omurga oluşturarak, Türkiye’nin güneyden gelen ticaret akışlarında merkezi bir rol üstlenmesini mümkün kılıyor. Basra Körfezi çıkışlı yüklerin Türkiye’ye yönelmesi, hem denizyolu üzerindeki dar boğazlara alternatif yaratıyor hem de Türkiye’nin bölgesel ticarette stratejik bir dağıtım ve konsolidasyon merkezi olarak konumlanmasını destekliyor. Bu hat, aynı zamanda Türkiye’nin Orta Doğu, Körfez ve Avrupa pazarları arasında lojistik entegrasyonu derinleştirmesi açısından da önemli bir kaldıraç niteliği taşıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">UTİKAD perspektifinden bakıldığında, bu koridorlar Türkiye için yalnızca altyapı yatırımı veya transit gelir artışı anlamına gelmiyor. Asıl fırsat, lojistik hizmetlerin çeşitlenmesi, katma değerli operasyonların Türkiye’de konumlanması ve küresel firmaların tedarik zinciri kararlarında Türkiye’yi stratejik bir merkez olarak görmeye başlamasıdır. Bu süreç doğru politikalar, güçlü kamu–özel sektör iş birliği ve nitelikli insan kaynağıyla desteklendiğinde, Türkiye’yi ticaret yollarının üzerinde bulunan bir ülke olmaktan çıkarıp, ticaretin yönünü ve kalitesini etkileyen bir lojistik üs konumuna taşıyacaktır.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">“TEK KORİDOR YÖNETİMİ”NDE DİJİTALLEŞME ÇOK ÖNEMLİ</span></span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- “Tek koridor yönetimi” yaklaşımı sahada ne anlama geliyor? Lojistik firmaları bu yaklaşımın somut faydalarını ne zaman hissedecek?</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">“Tek koridor yönetimi” yaklaşımı sahada, bir ticaret hattının yalnızca fiziki altyapıdan ibaret görülmemesi; o hattın geçtiği tüm taşıma modlarının, gümrük süreçlerinin, veri akışının ve operasyonel karar mekanizmalarının tek bir bütün olarak yönetilmesi anlamına geliyor. Yani limandan demiryoluna, sınır kapısından lojistik merkeze kadar uzanan zincirin her halkasının ayrı ayrı değil, ortak standartlar, ortak hedefler ve eşgüdüm içinde çalışması hedefleniyor. Bu yaklaşım, koridoru kullanan firmalar açısından belirsizliği azaltan, sorumluluk alanlarını netleştiren ve operasyonel sürtünmeleri minimize eden bir yapı yaratıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu noktada dijitalleşme, tek koridor yönetiminin olmazsa olmazı olarak öne çıkıyor. Fiziksel altyapı ne kadar güçlü olursa olsun, eğer veri akışı parçalıysa, gümrük süreçleri manuel ilerliyorsa veya taraflar aynı bilgiye eş zamanlı erişemiyorsa, koridor yönetimi gerçek anlamda çalışmıyor. Tek koridor yaklaşımı, taşıma planlamasından sınır geçişlerine, belge yönetiminden gerçek zamanlı yük takibine kadar tüm sürecin dijital platformlar üzerinden izlenebilir ve yönetilebilir olmasını gerektiriyor. Bu sayede hem kamu otoriteleri hem de lojistik firmaları, koridor performansını ölçebilir, darboğazları önceden tespit edebilir ve hızlı müdahale edebilir hale geliyor.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">TEK KORİDOR YÖNETİMİ TÜRKİYE’NİN ELİNİ GÜÇLENDİRECEK</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Lojistik firmaları açısından somut faydalar, bu bütüncül yönetim ve dijital entegrasyon hayata geçtikçe kademeli olarak hissedilecek. İlk aşamada teslim sürelerinde daha yüksek öngörülebilirlik, sınır ve aktarma noktalarında bekleme sürelerinin azalması ve operasyonel planlamada daha az sürprizle karşılaşılması öne çıkacak. Orta vadede ise maliyet yapılarının daha şeffaf hâle gelmesi, hizmet taahhütlerinin güçlenmesi ve uluslararası müşteriler nezdinde güvenilirlik algısının artması bekleniyor. Uzun vadede ise lojistik firmaları, yalnızca taşıma yapan değil; koridorun sunduğu veriyi kullanan, tedarik zinciri tasarlayan ve katma değerli hizmet üreten aktörlere dönüşecek.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Tek koridor yönetimi yaklaşımının asıl kazanımı, rekabetin firmalar arasında değil, koridorlar arasında yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin elini güçlendirmesidir. Lojistik firmalarının bu faydaları tam anlamıyla hissetmesi, dijital altyapının yaygınlaşması, kamu–özel sektör koordinasyonunun kurumsallaşması ve sahadaki uygulamaların standart hale gelmesiyle mümkün olacak. Bu adımlar atıldıkça, tek koridor yönetimi kavramı bir vizyon ifadesi olmaktan çıkıp, günlük operasyonların doğal bir parçası hâline gelecektir.</span></span></span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/2026dan-sonra-ticarette-hiz-degil-hizmet-surekliligi-one-cikacak</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 16:40:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/2026dan_sonra_ticarette_hiz_degil_hizmet_surekliligi_one_cikacak_h2460_79b50.jpg" type="image/jpeg" length="52520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2025 yılı sanayi açısından bir kayıp yıldı]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/2025-yili-sanayi-acisindan-bir-kayip-yildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/2025-yili-sanayi-acisindan-bir-kayip-yildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[​​​​​​​- Prof. Dr. Kenan Mortan, “2025’te şunu çok net gördük. Öz sermaye fukarası olan 2,9 milyon KOBİ eğer bankacılık sektöründen beslenemezse diyeti, perhizi çok sınırlı bir süre yapıyor. Onlar konkordato gibi teknik kelimeleri de bilmiyorlar, kapatıyorlar, faaliyetlerini siliyorlar. Nitekim 2025'te Türkiye'de milli gelir içinde sektörlere göre sanayinin payının çok aşağılara düşmesini siz de ben de düşünmeliyiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Prof. Dr. Kenan Mortan, Paris EISTI Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Prof. Mortan’ı Türkiye’de bulunca dergimiz adına bir söyleşi fırsatı yakaladık. Prof. Mortan ile tam Venezuela operasyonu dönemine denk geldiği için bu konuyu ve kendisinin üst düzey uzmanlık alanı olan sanayiyi ve KOBİ’leri konuştuk. </span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Kenan hocam siz Paris’teydiniz, uzun süredir görüşemedik. Şimdi yeniden bir araya gelmişken hem 2025 hem de 2026 yıllarına ilişkin olarak sanayi sektörünün durumunu konuşalım istiyorum. Bu konunun uzmanlarından birisisiniz. Yıllarca KOBİ’lere eğitmenlik, akıl hocalığı yaptınız. </span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu arada tabi Global Sanayici Dergisi, 17 yaşına gelmiş. Türkiye'de kalmadı böyle dergi. Dopdolu. İçeriği çok zengin. Ne kadar güzel konuları ele alıp yazıyor, söyleşiyorsunuz. Okurken çok özel bir lezzet aldım. </span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/kenanmortanvenezuela.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ZIMNİ YALTA ANLAŞMASI VAR</span></span></b></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Hocam, söyleşimize ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası hukuku altüst ederek Venezuela Başkanı Nicolas Maduro ve eşini kaçırması konusuyla başlamak istiyorum.</span></span></b><b> </b><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu operasyon ve arkasından sıra sende, sana da geleceğim diyerek başka ülkeleri tehdit etmesi, Grönland'ı alacağım demesi uzun dönemde, önümüzdeki dönemde ABD ve dünya ekonomisini nasıl etkiler? </span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Bir kere dünya siyasetini nasıl etkiler diyelim, ekonomi sonra geliyor.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Benim gördüğüm, görebildiğim çok net bir şey var. 3 büyük ülkeden söz edeceğim. ABD, Rusya ve Çin. Sanki aralarında zımni bir Yalta Antlaşması var. Yalta Anlaşması, biliyorsunuz 1945 yılında, İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyanın paylaşımını yapmıştı. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sen orayı al ben burayı alıyorum durumu var. Şimdi anlıyorum ki Ukrayna'da sayın Trump'ın ‘bitirin bu işi’ demesi, yani burası Rusya'nın bölgesi ilan edilecek anlamına geliyor. Onun için ‘bırakın’ diyor. </span></span></p>

<p><br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Dünden bu yana 3 kez üst üste dinlediğim ABD Dışişleri Bakanı diyor ki ‘Batı yerküre bize aittir.’ Kuzey, Güney Amerika ve tabii ki yukarıda çok açık biçimde göz koyduğu Grönland bölgesi de onlara ait oluyor. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Dolayısıyla, “Avrupa ortada istediğini yapsın, zaten onların yaptığı bir şey yok”, demeye getiriyorlar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sonuç olarak Ukrayna, Belarus ve Baltıkların da Rusya'ya ait olması gerekiyor. Yani eski Sovyetik dönemin haritasını elimizde tutuyoruz. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Güney Doğu Asya da Çin'e bırakılıyor. Ben böyle bir zımni bölüşüm olduğunu anlıyorum.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Tepkilere bakın. Rusya ve Çin’den ciddi bir açıklama gelmiyor. Avrupa bir şey söyleyecek. Garibim ne diyeceğini bilemiyor. Hak hukuk gibi laflar ediyor. Dolayısıyla demektir ki bu, bu türden temaslar bundan sonra çok rahat kabul görecek. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Siyaseten dünyada insanın yeniden şekillendiği bir oluşum var önümüzdeki 60 ayda falan diyelim de bir iki ay gibi sorgulamaya gidilmesin.</span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">HERKES KENDİ BÖLGESİNDE YATIRIMLAR YAPACAK</span></span></b><br />
 </p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Ama hocam bu operasyonlar dünya çapında korkuya yol açıyor. Türkiye'de pek çok kişi Türkiye'ye de gelirler mi diye aralarında tartışıyorlar. Yani bunun insanlar düzeyinde yatırım, tasarruf, paraları saklama, altına yönelme gibi çok değişik biçimde etkisi olmaz mı? </span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Çok fazla olur ama büyük kitleler zaten kültürsüz oldukları için hiçbir konuda tepki göstermiyorlar. İklim küresel çapta normaldi, felakete dönüştü. Paris İklim Antlaşması imzaladık 2015'te. Onuncu yılında, bırakın Amerika'yı, hiçbir ülkenin bu anlaşmaya uymadığını gördüm. Herkes kendi hedeflerine yürümeye devam etti.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Tabi ki yatırımları, şunları bunları etkileyecek ama şöyle bir şey olacak sayın Duda.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Herkesin kendi bölgesi var ya, kendi bölgesinde bölge iç yatırımını sağlayacak. Çin bölgesi kendi bölge içinde dengelerini sağlayacak. Yani yeni iç dengeler oluşacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Amerikalı yatırımcının Kamerun’da yatırımı şimdilik söz konusu olmayacak. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hemen eklemek istiyorum, Jeopolitik gibi lafların arkasına sığınmıyorum; enerjinin giderimi çok ciddi bir sorun olmuşa benzer. Yani bunu sağlayan hamlesini yapar diye biliyorlar. Dolayısıyla Amerika, ‘Venezuela’da petrolü ben yöneteceğim’ diyor.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yani Çin'e damarını keseceğim, sen git nereden bulursan bul, diye sesleniyor? O da Afrika'dan bulacak şimdi. Dolayısıyla burada herkesin jeopolitik anlamda stratejik olan enerji sağlama çabası da öne çıkacak.</span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Gelişmişiyle, az gelişmişiyle, orta gelişmişiyle özellikle Çin'le ABD arasında çok ciddi bir egemenlik savaşına tanık olacağız. </span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/kenanmortanpara.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><b>SANAYİNİN DÜŞTÜĞÜ DURUMU SİZ DE BEN DE DÜŞÜNMELİYİZ</b></span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Peki hocam buradan ülkemize dönelim. Siz uzun yıllar İş Bankası'nın ekonomi sitesinde sanayi ve KOBİ’ler üzerine yazılar yazdınız, reel sektörden gelen soruları yanıtladınız. Sizin gibi bir uzmanı bulmuşken bugünkü konumuz sanayi olsun, sanayi sektörünü konuşalım. 2025 yılı Türk sanayisi açısından olumsuz bir rutinlikte sürdü bitti. 2025 bir denge yılı mıydı yoksa gerçekten bir kayıp yıl mıydı sizce?</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Elbette kayıp yıldı sayın Duda. Çünkü şunu çok net gördük. Öz sermaye fukarası olan 2,9 milyon KOBİ eğer bankacılık sektöründen beslenemezse diyeti, perhizi çok sınırlı bir süre yapıyor. Ondan sonra da onlar konkordato gibi teknik kelimeleri de bilmiyorlar, kapatıyorlar, faaliyetlerini siliyorlar. Nitekim 2025'te Türkiye'de milli gelir içinde sektörlere göre sanayinin payının yüzde 10’lara düşmesini siz de ben de düşünmeliyiz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Türkiye, tipik bir transit ülkesi, hizmet sektörüne açık bir transit ülkesi durumuna gelmiş bulunuyor. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Dolayısıyla KOBİ’lerin perhizi 3. yılına dayandı. Önce bir ağlaştılar, sonra acaba dediler. En sonunda da sessiz sedasız dağıldılar. Birleşmeyi de bilmiyorlar çünkü öyle bir şey fıtratlarında yok. </span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ORTAK AR-GE DESTEKLERİ VAR, BAŞVURU YOK</span></span></b></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Evet hocam sizin dediğiniz çok önemli. Bakın bu birleşme konusu hiç gündeme gelmedi neredeyse, kimseler tarafından önerilmedi de.</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ama şu sosyolojiyi biraz bilen bunun çok yeterli olmayacağını bilir. Bakın KOSGEB desteklerinde ortak AR-GE destekleri vardır, cömert desteklerdir. Oraya başvuru 1-2'den fazla değildir. KOSGEB, şirket olmadan 3 kuruşun beraberliğini arar. Ama olmadı.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yani Türk saray mantalitesinin ortak çalışmaları baba ile oğulları arasında yok iken, böyle kuruş arasında olamayacağını net olarak gördük. Tabii ki alyans dediğimiz bir araya girişler var, anlamlı örnekler var, ama bunların sayısı 2 elin 10 parmağını geçmeyeceğine göre anlamlı örnekler değil. Büyütemeyiz.</span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">TEKSTİL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE GERİ KALDI</span></span></b></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Hocam sanayinin kayıp yılında en büyük darbeyi yiyen de tekstil sektörü oldu. Tekstil çok mu zayıf? Şirketler kapandı. Başka ülkelere fabrikaları taşıdılar? Tekstil kendisini toparlayabilir mi? Bu nasıl olabilir? </span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sayın Duda, orada şöyle bir şey oldu. Ben bu sene 3-4 anlamlı konfeksiyon kuruluşunu gezme imkanı buldum. Yani bu dijital dönüşümü yapan sürdürülebilirdik kriterlerine uyan. Sizin 2024 raporu var ya, çok önemli bir rapor, o raporu sadece okunmayan, hayata geçiren bir şirketler.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Şunu gördüm ki uluslararası alıcılar, sürdürülebilirdik detaylarında çevre faktörlerini çok öne çıkarmışlar. Kadın çalışan sayısını, çocuk çalışan sayısını filan falan. Benim sektörüm bunlara çok dikkat etmiyordu zaten. Uyum sağlamayı da nasıl geçiştiririz dedi. Ve gerekeni Türkiye'de ne yazık ki 10-20 tanesi yaptı. </span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">MISIR’A GİTMEK KISA VADELİ ÇARE</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bir de Mısır tartışmamız var. Şu an tam rakamını vereyim, 295 kuruluşumuz Mısır'da. Ama Mısır, ayda 100 dolar ücretiyle sadece iş gücü maliyetini düşürüyor. Türkiye'de 200 dolar, Mısır'da 100 dolar.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ama Batı, İsveç'teki alıcı, Almanya'daki alıcı şunu söylüyor: Arkadaş hayır, boyanın çevre kriterlerine uygun kullanıldığını bilmek istiyorum. Aprelemenin uygun olduğunu bilmek istiyorum.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Orada doğrusu Eximbank diye bir çıkış yaptılar. Orada giyim sanayicileri yönetimi de iyi bir baskı grubu olarak bilgilendirme işlemi yaptı ama sanki Eximbank kaynakları da buna yetersiz. Kısa vadeli çaresi şu an Mısır'a gitmekten ibaret. </span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">GERÇEKÇİ OLALIM, BU KAN KAYBI SÜRECEK</span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ama son sayınızda Ahmet Temiroğlu bey çok önemli bir şey söylemiş. Pazarın yoksa hiç oralarda da durma demiş. Oradan sen nakliye faktörünü nasıl halledeceksin? Bu, kısa dönem kurtuluşu anlamında bir olay. Öyle düşünelim.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Kısa vadeli çare göremiyorum. Çünkü son 10 yıl sistematik olarak peyderpey yapılabilecek bir işti bu. Akşamdan sabaha gelmez ki.</span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Dolayısıyla kısa vadeli çözüm olmayacak. Bu sabahki ekonomi haberi 98 bin işçimizin işini kaybettiğini söylüyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yüzü aşkın iş yerinin de kapandığınızı görüyoruz. Bu kan kaybı sürecek. Orada gerçekçi olalım.</span></span></p>

<p></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Peki hocam, sanayideki temel sorun sizin pek çok kez vurguladığınız gibi finansmana erişim sorunu. Burada da ilk akla gelen faizler oluyor tabii ki. </span></span></b></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Faizler de enflasyonla bağlantılı olarak sürüyor. Şu anda sürdürülen yüzde 30 küsurluk enflasyon önümüzdeki dönemde nereye kadar gider faizler bu kapsamda ne olur? </span></span></b></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">- Finansmana kolay ulaşabiliyor muyum? Nasreddin Hoca'nın öyküsünü anlatayım. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hocanın evine hırsız girmiş. Yahu hoca insan bir kilit asmaz mı demişler. Destur çekmiş, geçiştirmiş. Yahu hoca efendi insan damını yaptırmaz mı? Adam tabii girer demişler. Hoca yine destur çekmiş. </span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sonunda, y</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ahu demiş, tamam, bütün kusur bende de hırsızın hiç kusuru yok mu demiş. </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Şimdi yani bu faizin başlangıç noktasına dönelim. Bu araba dördüncü vitesle değilse de üçüncü vitesle giderken acaba birinci vitesle de gider mi diye bir vites değişikliği yapılmadı mı? Evet, yapıldı. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Orada bir teker kırılmadı mı? Evet. Bir teker kırmanın sonucunu şimdi toparlamaya çalışıyor sayın Şimşek. Dolayısıyla yani bunun da uzun vadeli bir olay olduğunu da biliyoruz.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sayın Adnan Bali İş Bankası konferanslarında şunu anlatır: Der ki ülkelerin bir basamak üste çıkması yani yatırım yapılabilir seviyesinde bir basamak üste çıkması genellikle iki ile altı yıl arasında bir zaman alır. Evet. Üç basamak aşağı düşmesi ise yirmi dakikalık bir şey oluyor. Bir yanlışlık yapıldı ve düzeltme çalışmaları yapılıyor. Görünen o ki 2026’da da bu sürecek. Merkez Bankası da 3-4 kez enflasyon hedefinde düzeltme yapacak. </span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">KOBİ cephesinde işte arabasını satabilen, yazlığı varsa satabilen, sevgili eşinin altını varsa satabilen biraz daha istim yapmaya bakacak. Gerisini ben yapamıyorum diye devredecek.</span></span></p>

<p></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu arada bu kobilerin büyük bir kısmı dersem yakışıksız olur ama anlamlı bir bölümünün de birbirlerinin tekrarı olduğunu, sektörde artık tıknefes kaldıklarını, kriz olmasa da yaşayamayacaklarını, uluslararası rekabete uyamayacaklarını ‘kral çıplak’ diyecek biri olarak ben de müsaadenizle söylemiş olayım. </span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/2025-yili-sanayi-acisindan-bir-kayip-yildi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 16:18:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/2025_yili_sanayi_acisindan_bir_kayip_yildi_h2459_f8adf.jpg" type="image/jpeg" length="45998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“ÇOSB, firmalarını Yeşil Mutabakat sürecine hazırlayan bir ‘yeşil sanayi bölgesi’ kimliği kazandı”]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosb-firmalarini-yesil-mutabakat-surecine-hazirlayan-bir-yesil-sanayi-bolgesi-kimligi-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosb-firmalarini-yesil-mutabakat-surecine-hazirlayan-bir-yesil-sanayi-bolgesi-kimligi-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 2026’ya girerken değerlendirmelerde bulunan Eyüp Sözdinler, “ÇOSB, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında artık yalnızca altyapı sağlayan değil; çevresel yönetim standartlarını yükselten, enerji ve su verimliliğini teşvik eden, dijitalleşme ile sürdürülebilirliği bütünleştiren ve firmalarını Yeşil Mutabakat sürecine hazırlayan bir “yeşil sanayi bölgesi” kimliği kazanmıştır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) olarak, üretim ve verimliliğin yanı sıra çevreye, insana ve topluma karşı sorumluluk bilinci taşıyan bir kurumuz. 1976 yılında başlayan yolculuğumuz, bugün sürdürülebilirliğin öncülüğünü üstlenmiş, sosyal sorumluluk uygulamalarını benimsemiş, güçlü bir sanayi ekosistemine dönüşmektedir. 50 yıla yaklaşan sürede edindiğimiz kurumsal bilgi ve deneyimlerimiz, ülkemiz açısından daha yapacak çok işimizin olduğunu bizlere göstermektedir.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Kurumsal olarak ilkini 2019 yılında yayımlamış olduğumuz sürdürülebilirlik raporumuzun güncel gelişmelerle ikincisini hazırlamış olmanın haklı gururunu ve mutluluğunu hissettiğimizi özellikle vurgulamak isterim.</span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PROJELERİMİZ HIZLA İLERLİYOR</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bildiğiniz gibi, sürdürülebilirlik yalnızca çevreci bir vizyon değil; ekonomik direncimizi, toplumsal duyarlılığımızı ve teknolojik yenilikleri birleştiren bir anlayışı temsil etmektedir. Enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması, geri dönüşüm projeleri ve Endüstri 4.0 alt yapıları ile daha yeşil ve dijital bir sanayi modelini hayata geçirmek için çabalarımızı sürdürüyoruz. Bölge Müdürlüğü bünyesinde kurduğumuz İSO 50001 Enerji Yönetim, 27001 Bilgi Yönetim, 14001 Çevre Yönetim ve 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri, verdiğimiz hizmetlerin daha mükemmel olması yönünde yaklaşımımızın birer göstergesidir. Bu anlayışla, her adımımızı gelecek kuşakların da hakkını gözeterek planlıyoruz. Ülkemizde 400’ü aşan sayıdaki organize sanayi bölgesi içerisinde yine ilklerden biri olarak, 2024 yılında kazandığımız Yeşil OSB unvanı altında yürüttüğümüz çalışmalarda bölgemizdeki firmaların çevre çalışmalarını izliyor ve sürekli iyileştirmeyi teşvik ediyoruz. Atık su arıtma tesisimiz, yeşil alan uygulamalarımız ve sürdürülebilir peyzaj projelerimiz ve proje aşamasındaki atık su geri kazanımı projemizle yalnızca üretimi değil; yaşam kalitesini de önemsiyoruz.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/eyup_sozdinler_surdurulebilirlik_rapor_kapaYY.jpg" /></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Tüm bu başarıları, yönetimimizin vizyonuyla, bölgemizde sayıları 300’e yaklaşan kıymetli sanayicimizin, çalışanlarımızın ve kurum kültürümüze inanan paydaşlarımızın bizlere olan inanç ve destekleriyle gerçekleştiriyoruz. Biz sadece bir Organize Sanayi Bölgesi değil; emeği ve geleceği de temsil eden bir organizasyonuz. Bu anlamda her bir firmamızın sürdürülebilirlik yolculuğuna vereceğimiz katkı, ÇOSB’nin gurur kaynağı olacaktır.</span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÇEVREYE DUYARLI ÇÖZÜMLER ÜRETEN DÖNGÜSEL EKONOMİ MODELLERİ GELİŞTİRDİK</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">2026-2030 dönemi stratejik planımızda, sürdürülebilir üretimi destekleyen, çalışan refahını ve çevresel dengeyi önceliklendiren pek çok projeye yer verdik. Bu doğrultuda çevreye duyarlı çözümler üreten, döngüsel ekonomi modelleri geliştirdik ve karbon azaltımı çalışmalarıyla entegre bir dönüşüm hedefliyoruz.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sanayileşmenin sorumlulukla, üretimin değerle ve kalkınmanın insanla bütünleştiği bir OSB hayal etmiştik; bugün bu hayali, somut, başarılı uygulamalarla ve sürdürülebilir çalışmalarla yaşatıyoruz. Hep birlikte daha teknolojik ama aynı zamanda daha yeşil, daha dirençli ve daha umut dolu bir geleceğe yürümeye devam edeceğiz.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yeşil dönüşüm alanında, sadece teknik yatırımlar yapmakla kalmayan; aynı zamanda bu dönüşümün kültürel ve zihinsel boyutunu da sahiplenen bir OSB’yiz. Sanayi tesislerinin sürdürülebilir üretim modellerine geçişini destekleyen altyapı çalışmaları ile bir model oluşturan ÇOSB’nin yaklaşımı, sanayinin çevre ile uyum içinde gelişebileceğini gösteren güçlü bir mesajdır.</span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">ayrıntılı Sürdürülebilirlik Raporu</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi 2024 Sürdürülebilirlik Raporu üzerine detaylıca bir değerlendirme yapmak gerekirse; </span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yayımladığımız 2024 ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu, kurumumuzun, sürdürülebilirliği geçici bir proje alanı olarak değil, kurumsal yönetim anlayışının merkezine yerleştirdiğimizi açık biçimde ortaya koymaktadır. Raporda ele alınan dönem (1 Ocak – 31 Aralık 2024), ÇOSB’nin yalnızca çevresel performansını değil; yönetişim, dijitalleşme, insan ve toplum, afet ve kriz yönetimi gibi çok boyutlu alanlardaki kurumsal kapasitesini de görünür kılmaktadır.</span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">GRI STANDARTLARI İLE UYUMLU</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Raporun GRI Standartları (2021) ile uyumlu hazırlanması ve BM Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) çerçevesinde yapılandırılması, ÇOSB’nin raporlamayı yalnızca bir iletişim aracı değil, hesap verebilirlik ve stratejik yönetişim aracı olarak gördüğünü göstermektedir.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Raporumuzda ÇOSB’nin kurumsal profili detaylı ve veri temelli biçimde sunulmuştur. 1.273 hektarlık alan, 44’ü yabancı 292 aktif firma, yaklaşık 82.000 çalışan, 21 milyar dolar yıllık ciro ve 4 milyar dolar ihracat gibi göstergeler, ÇOSB’nin yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de stratejik bir sanayi ekosistemi olduğunu ortaya koymaktadır.</span></p>

<p><span style="tab-stops:36.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu büyüklük, sürdürülebilirlik perspektifinden bakıldığında iki yönlü bir anlam taşımaktadır: Bir yandan yüksek çevresel ve sosyal etki potansiyeli, diğer yandan ölçek sayesinde dönüşüm kapasitesi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Rapor, bu dengeyi doğru okuyan bir yaklaşımla hazırlanmıştır. ÇOSB, büyüklüğünü bir risk olarak değil, dönüştürücü güç olarak ele almakta; alt yapı yatırımları, ortak çevre hizmetleri ve dijital sistemlerle bu gücü yönetilebilir hale getirmektedir.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Kurumsal kapasitemizle, kendi imkanlarımızla hazırladığımız ÇOSB 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nun en güçlü yönlerinden biri, yönetişim yapısının detaylı ve şeffaf biçimde ortaya konmasıdır. ÇOSB’un yönetim modeli; Genel Kurul, Denetim Kurul, Yönetim Kurulu ve Bölge Müdürlüğü üzerinden açık biçimde tanımlanmış, organizasyon şeması ve görev dağılımları raporda net şekilde sunulmuştur.</span></p>

<p><span style="tab-stops:36.0pt"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">‘ÖĞRENEN’ BİR STRATEJİK DOKÜMAN</span></b></span></p>

<p><span style="tab-stops:36.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Özellikle dikkat çeken hususlar şunlardır: Entegre Yönetim Sistemi (ISO 9001, 14001, 45001, 50001, 27001), Risk ve Fırsat Yönetimine kurumsal bakış, Bilgi Güvenliği ve KVKK uyumunun sürdürülebilirlik bağlamında ele alınması, ÇOSB’nin sürdürülebilirliği yalnızca çevre birimlerinin değil, tüm kurumsal yapının sorumluluğu olarak gördüğünü göstermektedir. </span></span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ayrıca raporda yer alan SWOT analizi, kurumun yalnızca güçlü yönlerini değil, zayıf alanlarını ve tehditleri de açıkça tanımladığını göstermektedir. Bu durum, raporun bir “başarı broşürü” değil, öğrenen organizasyon yaklaşımıyla hazırlanmış stratejik bir doküman olduğunu ortaya koymaktadır.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÇOSB’nin çevre ve iklim performansı, raporun en hacimli ve en güçlü bölümlerinden biridir. 80.000 m³/gün kapasiteli atık su arıtma tesisi, SCADA tabanlı izleme sistemleri, enerji yönetimi altyapısı ve çevresel izleme mekanizmaları, ÇOSB’nin çevre yönetimini bölgesel ölçekte yönettiğini göstermektedir.</span></p>

<p><span style="tab-stops:36.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Rapor incelendiğinde Enerji Yönetimi ve Verimlilik, Su ve Atık Su Yönetimi, Atık Yönetimi ve Döngüsel Ekonomi, İklim Değişikliği ve Emisyon Yönetimi, Biyoçeşitlilik ve Yeşil Alanlar konularında yaklaşımımızın ne olduğu görülmektedir.</span></span></p>

<p><span style="tab-stops:36.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/eyup_sozdinler_yeYil_osb_sertifika.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="tab-stops:36.0pt"><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">YEŞİL OSB SERTİFİKASI, ÇEVRESEL PERFORMANSIMIZI DOĞRULUYOR</span></b></span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Raporumuzda özellikle Yeşil OSB Sertifikasının 2024 yılında alınmış olması, ÇOSB’nin çevresel performansının bağımsız bir çerçevede doğrulandığını göstermektedir. Bu sertifika, raporun iddialarını güçlendiren önemli bir kurumsal kazanım olarak öne çıkmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu, sosyal sürdürülebilirliği yalnızca iş sağlığı ve güvenliği başlığıyla sınırlamamakta; eğitim, kapsayıcılık, toplumsal katkı ve kültürel gelişim boyutlarıyla ele almaktadır. Özellikle; “Özel ÇOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Zihinsel Engelliler Korumalı İşyeri ve Yaşam Merkezi (ZEKA), ÇOSB Akademi ve eğitim faaliyetleri, sosyal ve kültürel etkinlikler” ÇOSB’nin sanayi bölgesi olmanın ötesine geçerek yerel kalkınmanın sosyal taşıyıcısı rolünü üstlendiğini göstermektedir.</span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ AKILLI BİR SİSTEM OLARAK ELE ALDIK</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Raporumuzda yer alan İnovasyon ve Dijitalleşme ile Afet ve Kriz Yönetimi bölümleri, ÇOSB’nin sürdürülebilirliği yalnızca “yeşil” değil, aynı zamanda dirençli ve akıllı bir sistem olarak ele aldığını göstermektedir. SCADA altyapısı, veri tabanlı yönetim, dijital OSB yaklaşımı ve afetlere hazırlık mekanizmaları, iklim değişikliği çağında sanayi bölgeleri için kritik önemde olan dayanıklılık kavramının ÇOSB tarafından benimsendiğini göstermektedir.</span></p>

<p><span style="tab-stops:36.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">2024 ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu, içerik, yapı ve yaklaşım açısından Türkiye’deki OSB’ler için referans niteliğinde bir çalışmadır. Rapor; stratejik derinliği olan, veri temelli, şeffaf, uluslararası çerçevelerle uyumlu bir sürdürülebilirlik anlayışını yansıtmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sürdürülebilirlik Raporumuz, sonuç itibarıyla; yalnızca yapılanları anlatan bir belge olmanın ötesinde geleceği yönlendiren stratejik bir pusula niteliği taşımaktadır. Bu yönüyle ÇOSB, sanayi ile sürdürülebilir kalkınmanın bir arada mümkün olduğunu gösteren güçlü bir örnek sunmaktadır.</span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">2025-2026 Değerlendirmesi</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Yeni bir yıla başladığımız bugünlerde 2025’i değerlendirmek ve 2026 yılı açısından bakışımız hakkında da bilgi vermek istiyorum:</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">2025 yılı içerisinde rutin altyapı hizmetlerimizle ilgili, yenileme, yedekleme, bakım vb. çalışmalarımız devam ederken, hizmet süreçlerimizin dijitalleştirilmesi ile ilgili çalışmalarımız da yoğunlaştı. Artık sanayicilerimizle yaptığımız abonelik sözleşmelerimizi dijital olarak imzalıyoruz. Hemen arkasından 2026 yılı başında, hizmet süreçlerimizin bir kısmını daha dijitalleştireceğiz. Hedefimiz tüm hizmet süreçlerimizin tamamen dijital ortamdan yönetilmesi. Diğer taraftan çok önemli bir yatırımı daha tamamladık. Bölge halkına, Sanayi tesislerimizde çalışan arkadaşlarımıza ve ailelerine hizmet vermesi için, projelendirdiğimiz 100 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin inşaatını tamamlayarak, Sağlık Bakanlığı’mıza teslim ettik. Bu modern proje, ÇOSB sanayicilerinin toplumsal sorumluluk anlayışının somut bir göstergesi olup, her zaman gurur kaynağımız olacaktır.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/eyup_sozdinler_surdurulebilirllik_hastane.jpg" /></span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Diğer taraftan Bölge Müdürlüğü kampüsümüz bünyesindeki “ÇOSB Akademi” kapsamında, modern bir eğitim merkezi anlayışıyla sanayicilerimize ve yöneticilerimize yönelik nitelikli eğitim programları düzenlenmektedir. Eğitim faaliyetlerimiz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dijital Rozet uygulaması ile desteklenmiş; Türkiye’de Dijital Rozet Platformu’na katılan ilk OSB olarak sertifikalarımız dijital ortamda sunulmaya başlanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çerkezköy OSB olarak, 2024 yılı sonunda hak ettiğimiz “Yeşil OSB” unvanımızla ilgili belgemizi bizzat Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın elinden aldık. Bundan sonraki yıllarda da 40 adet Yeşil OSB kriterinin yıllar itibariyle gelişimini takip edip, raporlayarak belgemizi daha üst lige taşıma çabasındayız.</span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">FİRMALARIMIZIN PARLAK BAŞARILARI</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2025 yılında da İstanbul Sanayi Odası’nın İlk 500 ve İkinci 500 Sanayi Kuruluşu araştırmalarında sırasıyla 16 ve 17 firmamız; Türkiye İhracatçılar Meclisi İlk 1000 listesinde ise 25 firmamız yer aldı. Firmalarımız OSBÜK tarafından düzenlenen OSB Yıldızları yarışmasında pek çok kategoride ödüller aldı. Aynı şekilde Çerkezköy OSB olarak, en çok katkı veren OSB’ler kategorisinde de ödül aldık. Bu derecelerin tümü, bölgemizin üretim gücünü ve rekabetçiliğini açıkça ortaya koymaktadır.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Önceki yıllardaki uygulamalarımızın devamı niteliğinde, İnsan kaynağını en değerli sermaye olarak gören yaklaşımımız doğrultusunda; mesleki ve teknik eğitim, sürekli öğrenme programları, dezavantajlı grupların istihdamı ve kültür-sanat faaliyetleri ile sosyal kapsayıcılığı önceleyen bir model uygulanmasına devam edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/eyup_sozdinler_surdurulebilirllik_bina.jpg" /></span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">2026 ve Sonrasına Bakış</span></span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÇOSB, doluluk oranı itibarıyla yüzde 95’in üzerinde bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Bu nedenle yatay genişlemenin mümkün olmadığı mevcut koşullarda, alanların verimliliğinin artırılması ve yüksek katma değerli büyüme stratejilerine odaklanılmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu kapsamda hazırlanan 2026–2030 ÇOSB Stratejik Planımız; yeşil dönüşümün hızlandırılması, dijital altyapının güçlendirilmesi, inovasyon kapasitesinin artırılması, insan kaynağının geliştirilmesi, afet ve iş sürekliliği dayanıklılığının güçlendirilmesi ve paydaş ilişkilerinin derinleştirilmesini temel hedefler olarak belirlemiştir.</span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">5G İÇİN HAZIRLANIYORUZ</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Önümüzdeki dönemde; fiber altyapının geliştirilmesi, 5G uygulamaları için yeni hatların planlanması, enerji dağıtım şebekesinin modernizasyonu ve atık su geri kazanım yatırımları öncelikli projeler arasında yer almaktadır. Bu çalışmalar halihazırda başlatılmış, projeleri yürütülmektedir. Endüstriyel atık suyun geri kazanılarak, Sanayicilerimize proses suyu sağlanması ile ilgili proje çalışmalarımız devam etmektedir. </span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çerkezköy OSB İtfaiye Teşkilatımıza hem ikinci bir lokasyonda yeni bir müfreze alanı, hem de 32 metre merdivenli yeni bir itfaiye aracı kazandırmaya çalışıyoruz. İtfaiye aracımızı yılın hemen başlarında 2026 Şubat ayında teslim almayı bekliyoruz. Müfreze alanımız ile ilgili olarak da, proje çalışmalarımız devam etmektedir.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Afet sonrası en hızlı şekilde kritik hizmetlerimizin devam ettirilmesine yönelik İş Sürekliliği Planı çalışmalarımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve AFAD tarafından ortak olarak yürütülen ve bir AB projesi olan RESMAR projesi kapsamındaki pilot OSB’lerden biri olarak devam ettirilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/eyup_sozdinler_surdurulebilirllik_mtal_bina.jpg" /></span></p>

<p><b><span style="font-family:"Arial",sans-serif">“AKILLI OSB – SMART OIZ” UYGULAMALARI DA YAKINDA</span></b></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ayrıca “Akıllı OSB – Smart OIZ” uygulamalarımızın katılımcı firmalarımızın kullanımına sunulması ve yapay zekâ destekli sistemlerden daha etkin şekilde faydalanılması hedeflenmektedir.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÇOSB, Ar-Ge’ yi stratejik gelişim ekseni olarak ele almakta; Tekirdağ’daki Ar-Ge merkezlerinin yarısına ev sahipliği yapmaktadır. Bölgemiz, üretimin yanı sıra yenilik ve teknoloji geliştiren bir sanayi ekosistemine dönüşmektedir. Kurumsal hizmet süreçlerimizin iyileştirilmesine yönelik yazılım ve proje geliştirme çalışmalarımız da bu yaklaşımın bir parçasıdır.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÇOSB, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında artık yalnızca altyapı sağlayan değil; çevresel yönetim standartlarını yükselten, enerji ve su verimliliğini teşvik eden, dijitalleşme ile sürdürülebilirliği bütünleştiren ve firmalarını Yeşil Mutabakat sürecine hazırlayan bir “yeşil sanayi bölgesi” kimliği kazanmıştır. </span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Önümüzdeki dönemde önceliğimiz; dayanıklı ve verimli altyapı, hızlı ve izlenebilir hizmet süreçleri, veri temelli yönetim anlayışı ve çevresel performansı destekleyen ortak kapasitenin güçlendirilmesi olacaktır. 2030 yılına gelindiğinde yeşil üretimi destekleyen, dijital teknolojileri etkin kullanan, çalışan refahını ve çevresel dengeyi önceleyen örnek bir OSB olmak yönünde çabalarımızı sürdüreceğiz.</span></p>

<p><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Zorlu küresel ve ulusal koşullara rağmen üretimden vazgeçmeyen sanayicilerimizin 2026 yılında daha güçlü, daha rekabetçi ve daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına ulaşmasını temenni ediyorum.</span></p>

<p></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KAPAK HABER</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosb-firmalarini-yesil-mutabakat-surecine-hazirlayan-bir-yesil-sanayi-bolgesi-kimligi-kazandi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 13:12:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/cosb_firmalarini_yesil_mutabakat_surecine_hazirlayan_bir_yesil_sanayi_bolgesi_kimligi_kazandi_h2458_77405.jpg" type="image/jpeg" length="78372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Yüksek verimlilik için dijitalleşmeden başka yol yok”]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/yuksek-verimlilik-icin-dijitallesmeden-baska-yol-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/yuksek-verimlilik-icin-dijitallesmeden-baska-yol-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Zeki Dinç, Günümüzde dijitalleşme ve elektrifikasyon çok önemli hale geldi. Biz de firma olarak bu iki konuya çok önem veriyoruz ve bu amaçla yeni yatırımlar yapıyoruz. Yüksek verimlilik seviyelerini yakalamanın başka yolu yok.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="margin-bottom:0cm; margin-top:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">İçimizden Biri sayfamıza, bu sayıda Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi katılımcılarından Polimer Kauçuk Sanayi ve Pazarlama AŞ Genel Müdürü Zeki Dinç’i konuk aldık.</span></span><br />
 </p>

<p style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:-3.0pt"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- Sayın Zeki Dinç, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nin (ÇOSB) katılımcısı olarak </b><b>Polimer Kauçuk Sanayi ve Pazarlama AŞ’yi bize tanıtır mısınız?</b><br />
<br />
<b><i>- </i></b>Şirketimiz, yaklaşık 70 yıllık köklü geçmişiyle hortum sektöründe sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli oyuncularından biridir. Bugün Danfoss Power Solutions bünyesinde faaliyetlerimizi sürdürürken, sahip olduğumuz yerel birikimi global standartlarla birleştiriyoruz. Sektördeki öncü rolümüzü; inovasyon, yüksek kalite ve müşteri odaklı yaklaşımımızla her geçen gün pekiştiriyoruz. </span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/polimer_zeki_dinc_bina.jpg" /></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>150 MİLYON METRE ÜRETİM KAPASİTEMİZ VAR</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- Üretim tesislerinizde ne tür üretimler var? Ürün yelpazeniz hakkında bilgi verir misiniz? Firmanızın üretim kapasitesi, çalışan sayısı ve ihracat oranları nelerdir?</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><br />
<span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">-Fabrikamızda Kauçuk, PVC ve Termo Plastik Hortumlar üretmekteyiz. Yıllık yaklaşık 150 milyon metre üretim kapasitemiz vardır. Bunun yarısı Hidrolik Hortumlardır. Diğer yarısı da çeşitli sanayi hortumlarıdır. Bugün fabrikamızda yaklaşık 1.800 kişi çalışmaktadır. Şirket merkezimizi de katarsak, bu sayı yaklaşık 2.000 kişidir. Şirketimiz, üretiminin yüzde 80’ini dünyada 80’den fazla ülkeye ihraç etmektedir.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><br />
<span style="line-height:normal"><b>BİRÇOK YATIRIM YAPIP DEPARTMAN KURDUK</b></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- Ülkemizin tüm sanayi kuruluşlarının gündeminde olan sanayide dijitalleşme, nesnelerin interneti gibi dönüşümlerde </b><b>Polimer Kauçuk Sanayi ve Pazarlama AŞ</b><b><i> </i>hangi aşamadadır? Yapılan çalışmalardan örnekler verir misiniz? </b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><br />
<span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">- Günümüzde dijitalleşme ve elektrifikasyon çok önemli hale geldi. Biz de firma olarak bu iki konuya çok önem veriyoruz ve bu amaçla yeni yatırımlar yapıyoruz. Yüksek verimlilik seviyelerini yakalamanın başka yolu yok. Mesela MES-(Manufacturing Execution System) için çalışmalarımız yoğun olarak devam etmektedir. Diğer taraftan Otomatik dozajlama, besleme sistemlerini yatırımını gerçekleştirerek Mixing departmanımızı kurduk. Bazı bölümlerimizde de robotik sistemlerimiz çalışmaya başladı. Danfoss’un onaylı IoT yazılımı Factbird, kauçuk hortum saha çalışma koşullarını simüle eden darbe dayanım test makinalarında (Impulse Test) kullanımına başlanıldı. </span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/polimer_zeki_dinc_fabrika_ici1.jpg" /><br />
<span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>KARBON AYAK İZİNİ DÜŞÜRME HEDEFLERİMİZ VAR</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- Sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz? AR-GE çalışmalarınızı bize anlatır mısınız? </b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">- Sürdürülebilirlik, işimizin ve değer zincirimizin merkezinde yer alır. Sürdürülebilirlik ve ESG'yi, operasyonlarımızdan müşterilerimiz için çözüm üretme şeklimize ve insanları yeşil dönüşüme liderlik etmeye cezbetme becerimize kadar yaptığımız her şeye entegre ederek kendimizi daha fazla büyüme ve daha büyük etki için konumlandırmak istiyoruz. Danfoss’un 2030 yılı karbon nötr olma hedefine paralel fabrika olarak farklı kapsamlarda %15-46 arasında karbon ayak izini azaltma hedefimiz vardır. Bu hedef doğrultusunda; geri kazanılmış, rejenere ve bio bazlı sürdürülebilir hammadde kullanımı, fabrika genelindeki enerji tüketiminin optimizasyonu sağlanmaktadır.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><br />
<span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">Sürdürülebilirlik tüm çalışmalarımızın merkezinde yer almaktadır. Decarbonization-2023 hedeflerimizde, farklı kapsamlarda yüzde 15-46 arasında karbon ayak izini azaltma hedefimiz vardır. Bunun için, kullandığımız hammaddelerden, tükettiğimiz enerjiye kadar geniş yelpazede projelerimiz var.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>HER YIL BELLİ BİR BÜTÇEYİ EĞİTİME AYIRIYORUZ</b></span></span><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- Bildiğiniz üzere, şirketlerde eğitimin çok önemi var. Ne gibi eğitim faaliyetleri yürütüyorsunuz? Üniversite sanayi iş birliği için üniversiteler ile birlikte yürüttüğünüz projeler var mı? </b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><br />
<span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">-Eğitim bizim için çok önemli. İç ve dış eğitimler olmak üzere, yıl içinde belli bir bütçeyi eğitim için ayırıyoruz. Çalışanlarımızın ihtiyacı olan eğitimler için yıl içinde devam eden eğitim faaliyetlerimiz var. Bunun yanında Üniversitelerle iş birliğine çok önem veriyoruz. Her yıl onlarca öğrencimize staj imkanı tanıyoruz. Bunun dışında Üniversitelerle AR-GE iş birliği çerçevesinde yoğun iş birliği içerisinde projeler yürütüyoruz.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/polimer_zeki_dinc__fabrika_ici_spot.jpg" /></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>CANLILARA DOKUNAN SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİMİZ VAR</b></span></span><br />
 </p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- Hangi sosyal sorumluluk projelerini yürütüyorsunuz?</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">- Polimer Kauçuk olarak, toplumsal faydayı sürdürülebilir bir değer olarak görüyor; hem sosyal çevremizde yaşayan bireylere hem de tüm canlılara dokunan sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Bu kapsamda, geçtiğimiz dönemde gerçekleştirdiğimiz huzurevi ziyaretleriyle yaşlı bireylerimizle bir araya gelerek onlara küçük hediyeler sunduk ve keyifli bir gün geçirmelerine katkı sağladık. Otizmli çocuklar için düzenlediğimiz özel etkinliklerde ise onların mutlu ve özgürce vakit geçirebilecekleri güvenli alanlar oluşturduk. Ayrıca, hayvan barınaklarına sağladığımız mama destekleriyle sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkıda bulunarak, çevremizdeki tüm canlılara karşı sorumluluğumuzun bilincinde olduğumuzu gösteriyoruz.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>İHRACAT REKORTMENLERİ LİSTESİNDEYİZ</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- İşletmenizin aldığı ödüllerden bize söz eder misiniz?</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><br />
<span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">- Başarılarımızın taçlanması motivasyonumuzu artırıyor. Özellikle TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) tarafından düzenlenen ödüllerde her yıl kendi kategorimizde en üst sıralarda yer alarak ihracat liderleri arasında bulunmak bizim için büyük bir gurur vesilesidir.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>ÇOSB, FİRMALAR İÇİN GÜVENİLİK BİR ORTAM SAĞLIYOR</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- ÇOSB hakkında bir şeyler söylemek ister misiniz?</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">- ÇOSB, bölge sanayicilerimize sunduğu güçlü altyapı, etkin koordinasyon ve çözüm odaklı yaklaşımıyla önemli bir değer yaratmaktadır. Sanayinin sürdürülebilir şekilde gelişmesini destekleyen çalışmaları ve iş birliğine açık yapısıyla, firmalar için güvenilir ve düzenli bir üretim ortamı sağlamaktadır.</span></span><br />
 </p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt"><b>- Hobilerinizi öğrenebilir miyiz?</b></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><br />
<span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:-21.0pt">- Hobilerim arasında roman, hikâye ve biyografi türlerinde kitap okumak, satranç oynamak, fiziksel olarak aktif kalmamı sağlayan doğa yürüyüşleri ve yeni kültürler tanımama olanak sağlayan seyahat etmek yer alıyor.</span></span></p>

<p style="margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:0cm; margin-left:18.0pt"></p>

<p style="margin:0cm"></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İÇİMİZDEN BİRİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/yuksek-verimlilik-icin-dijitallesmeden-baska-yol-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 12:51:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/yuksek_verimlilik_icin_dijitallesmeden_baska_yol_yok_h2457_0463f.jpg" type="image/jpeg" length="98144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel ÇOSB MTAL Badminton Takımı Tekirdağ Şampiyonu oldu]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtal-badminton-takimi-tekirdag-sampiyonu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtal-badminton-takimi-tekirdag-sampiyonu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’da düzenlenen Genç Erkekler Badminton İl Birinciliği turnuvasında, Özel ÇOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, turnuvayı namağlup tamamlayarak kürsünün zirvesine çıktı.

Özel ÇOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, akademik ve teknik eğitimdeki başarısını spor sahalarına da taşımaya devam...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Tekirdağ’da düzenlenen Genç Erkekler Badminton İl Birinciliği turnuvasında, Özel ÇOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, turnuvayı namağlup tamamlayarak kürsünün zirvesine çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Özel ÇOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, akademik ve teknik eğitimdeki başarısını spor sahalarına da taşımaya devam ediyor. Okulun Genç Erkekler Badminton Takımı, Tekirdağ Gençler İl Birinciliği müsabakalarında sergilediği üstün performansla büyük bir başarıya imza atarak İl Birincisi oldu.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Namağlup Şampiyonluk</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Turnuva süresince disiplini, azmi ve güçlü takım ruhuyla dikkat çeken Özel ÇOSB MTAL sporcuları, çıktıkları tüm maçları kazanarak turnuvayı namağlup bitirmeyi başardı. </span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Hedef: Bölge Müsabakaları</span></span></span></b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">İl şampiyonu olan Genç Erkekler Badminton Takımı, bu önemli sonuçla birlikte Tekirdağ’ı bölge genelinde temsil etme hakkı kazandı. Temsilcimiz, 3–5 Şubat 2026 tarihlerinde yine Tekirdağ’da düzenlenecek olan Bölge Müsabakalarında ter dökecek. Takımın hedefi, bölge finallerinde de aynı başarıyı sürdürerek Türkiye finallerine adını yazdırmak.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtal-badminton-takimi-tekirdag-sampiyonu-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 18:43:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/ozel_cosb_mtal_badminton_takimi_tekirdag_sampiyonu_oldu_h2456_7e2f6.jpg" type="image/jpeg" length="72713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MTAL’de “Koruyucu Aile ve Gönül Elçileri Farkındalık Programı”]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/mtalde-koruyucu-aile-ve-gonul-elcileri-farkindalik-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/mtalde-koruyucu-aile-ve-gonul-elcileri-farkindalik-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, toplumsal duyarlılık projeleri kapsamında çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ün eşi Nurdan Soytürk’ün teşrifleriyle düzenlenen “Koruyucu Aile ve Gönül Elçileri Farkındalık Programı”, okulun...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, toplumsal duyarlılık projeleri kapsamında çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ün eşi Nurdan Soytürk’ün teşrifleriyle düzenlenen “Koruyucu Aile ve Gönül Elçileri Farkındalık Programı”, okulun konferans salonunda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Geniş Katılım ve Duygu Yüklü Atmosfer</span></span></span></b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Programa; Kapaklı Kaymakamı Mustafa Gürdal ve eşi Arzu Gürdal, Tekirdağ ilçe kaymakamlarının eşleri, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, ÇOSB Bölge Müdürü F. Çiğdem Baykal, koruyucu aileler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Aile kavramının öneminin vurgulandığı programda, paylaşılan başarı hikayeleri salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Sergi Büyük Beğeni Topladı</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Etkinlik öncesinde konuklar, koruyucu ailelerin süreçlerini anlatan metinlerden, çocukların hazırladığı resimlerden ve öğrencilerin aile temalı çalışmalarından oluşan özel bir sergiyi ziyaret etti. </span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/mtalde-koruyucu-aile-ve-gonul-elcileri-farkindalik-programi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 18:39:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/mtalde_koruyucu_aile_ve_gonul_elcileri_farkindalik_programi_h2455_42e97.jpg" type="image/jpeg" length="55448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel ÇOSB MTAL’den Avrupa çıkarması]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtalden-avrupa-cikarmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtalden-avrupa-cikarmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, uluslararası eğitim vizyonu doğrultusunda Erasmus+ projesi kapsamında önemli bir adım daha attı. Okul yönetimi, 08-16 Aralık tarihleri arasında Fransa’nın Nantes bölgesindeki La Roche-sur-Yon kentine stratejik bir hazırlık ziya...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, uluslararası eğitim vizyonu doğrultusunda Erasmus+ projesi kapsamında önemli bir adım daha attı. Okul yönetimi, 08-16 Aralık tarihleri arasında Fransa’nın Nantes bölgesindeki La Roche-sur-Yon kentine stratejik bir hazırlık ziyareti gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Lycée Rosa Parks ile Eğitimde Güç Birliği</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Ziyaretin odağını, projenin Fransa ayağındaki ortağı olan Lycée Rosa Parks oluşturdu. Okul heyeti; modern kampüsü, ileri teknoloji altyapısı ve yenilikçi atölyeleriyle dikkat çeken okulu yerinde inceleyerek mesleki eğitim standartlarını değerlendirdi. Yapılan görüşmelerde, okulun vizyoner yapısının öğrencilerin mesleki gelişimine sağlayacağı katkılar üzerinde mutabık kalındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/mtal_avrupa2.jpg" /></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Ana Tema: Güneş Enerjisi Santralleri (GES)</span></span></span></b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Projenin “GES Sistemlerinin Bakımı ve Sürdürülebilirliği” konusu üzerine odaklanan ziyarette, şu kritik adımlar tamamlandı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">- Müfredat İncelemesi: Fransız meslektaşlarla yapılan toplantılarla eğitim içeriği ve atölye çalışmaları örnekleri yerinde incelendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">- İş Başı İzleme ve Staj: Öğretmenlerin gerçekleştireceği iş başı izleme ve öğrencilerin staj hareketlilikleri faaliyetlerinin detayları programlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">- Teknik İncelemeler: Bölgede GES sistemleri üzerine faaliyet gösteren 3 farklı firmaya ziyaret gerçekleştirilerek, Avrupa’daki sektörel uygulamaların yerinde gözlemlenmesi için iş birlikleri garanti altına alındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/mtal_avrupa3.jpg" /></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtalden-avrupa-cikarmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 18:35:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/ozel_cosb_mtalden_avrupa_cikarmasi_h2454_9a8ff.jpg" type="image/jpeg" length="14653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayicilere Sera Gazı Eğitimi]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/sanayicilere-sera-gazi-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/sanayicilere-sera-gazi-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇOSB, "Yeşil OSB" vizyonu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, bölge firmalarının teknik yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimlerine bir yenisini daha ekledi. “Sera Gazı Emisyonları ve Sera Gazı Azaltımı” başlığıyla düzenlenen eğitim programı, sanayicilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştiril...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">ÇOSB, "Yeşil OSB" vizyonu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, bölge firmalarının teknik yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimlerine bir yenisini daha ekledi. “Sera Gazı Emisyonları ve Sera Gazı Azaltımı” başlığıyla düzenlenen eğitim programı, sanayicilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Türkiye’nin öncü sanayi bölgelerinden biri olan ÇOSB, çevre dostu üretim ve düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde firmalarına rehberlik etmeyi sürdürüyor. Sürdürülebilirlik eğitim serisi kapsamında düzenlenen son etkinlikte, sanayinin en önemli gündem maddelerinden biri olan karbon ayak izi ve emisyon yönetimi tüm yönleriyle ele alındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/sera_gazi2.jpg" /></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Yönetim Düzeyinde Katılım ve Destek</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitim programına ÇOSB Bölge Müdürü F. Çiğdem Baykal da katılım sağladı. Çok sayıda firma temsilcisinin hazır bulunduğu etkinlikte, sanayide yeşil dönüşümün bir seçenek değil, gereklilik olduğu mesajı verildi.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">İklim Politikalarından Karbon Ekonomisine Kapsamlı İçerik</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitmen Semih Çalışkan tarafından verilen eğitimde, teorik bilgilerin yanı sıra uygulama süreçlerine yönelik kritik başlıklar paylaşıldı. Eğitim kapsamında şu konular derinlemesine incelendi:</span></span></p>

<ul>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Sera Gazı Emisyonları:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Emisyon kaynaklarının belirlenmesi ve etkili azaltım stratejileri.</span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Küresel Politikalar ve Mevzuat:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Uluslararası iklim politikalarının sanayiye yansımaları ve güncel Türkiye mevzuatı.</span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Emisyon Ticaret Sistemleri (ETS):</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Karbon ekonomileri ve sanayicileri bekleyen yeni finansal modeller.</span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Hesaplama ve Raporlama:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Standartlara uygun emisyon hesaplama yöntemleri ve raporlama süreçlerindeki püf noktaları.</span></span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitim sonunda, değerli sunumları için Semih Çalışkan’a ve katılım sağlayan tüm firma temsilcilerine teşekkür edildi.</span></span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/sanayicilere-sera-gazi-egitimi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 18:27:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/sanayicilere_sera_gazi_egitimi_h2453_66902.jpg" type="image/jpeg" length="48899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇOSB’de, Sanayide Su Yönetimi ve Verimliliği masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosbde-sanayide-su-yonetimi-ve-verimliligi-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosbde-sanayide-su-yonetimi-ve-verimliligi-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çerkezköy OSB, kaynak verimliliğini artırma ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla düzenlediği eğitimlerine bir yenisini daha ekledi. Sanayicilerin yoğun katılım gösterdiği "Su Yönetimi ve Su Verimliliği" eğitiminde, suyun geri kazanımı ve yasal yükümlülükler konusunda stratejik bir yol ha...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Çerkezköy OSB, kaynak verimliliğini artırma ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla düzenlediği eğitimlerine bir yenisini daha ekledi. Sanayicilerin yoğun katılım gösterdiği "Su Yönetimi ve Su Verimliliği" eğitiminde, suyun geri kazanımı ve yasal yükümlülükler konusunda stratejik bir yol haritası sunuldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">ÇOSB, sanayi tesisleri için hayati öneme sahip olan su yönetimi konusunda kapsamlı bir eğitim programına imza attı. S</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">anayicilerin küresel rekabet gücünü korumayı ve çevresel uyum süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen etkinlik, uzman sunumlarıyla büyük ilgi topladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/cosb_sanayide_su1.jpg" /></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Akademik Perspektif ve Uygulama Teknikleri</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">ÇOSB Bölge Müdürü Sayın F. Çiğdem Baykal’ın katılımıyla gerçekleşen eğitimde, Prof. Dr. Mehmet Kitiş eğitmen olarak yer aldı. Prof. Dr. Kitiş, değişen mevzuat düzenlemelerinden modern teknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede katılımcıları bilgilendirerek, işletmelerin su ayak izini nasıl küçültebileceklerine dair teknik detaylar paylaştı.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Eğitimde Öne Çıkan Başlıklar</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Katılımcı firmaların su kullanım stratejilerini geliştirmeleri amacıyla eğitimde şu kritik başlıklar ele alındı:</span></span></p>

<ul>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Yasal Mevzuat ve Yükümlülükler:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Sanayi işletmeleri için Su Verimliliği Yönetmeliği’nin getirdiği yenilikler.</span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Teknolojik Dönüşüm:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Endüstriyel atık su arıtımı ve suyun üretim süreçlerine geri kazandırılmasına yönelik yeni nesil teknolojiler.</span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Küresel Standartlar:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Tesis içi su verimliliğini artırmaya yönelik dünyadan başarı hikayeleri ve uygulama örnekleri.</span></span></span></li>
</ul>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Çevresel Uyum ve Rekabet Gücü Vurgusu</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Eğitimin sonunda, suyun sanayi için sadece bir girdi değil, stratejik bir değer olduğu vurgulandı. ÇOSB yönetimi, bölge sanayicilerinin çevresel standartlara uyum sağlarken aynı zamanda maliyet avantajı elde etmelerine destek olmaya devam edeceklerini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Program, değerli katkıları için Prof. Dr. Mehmet Kitiş’e teşekkür edilmesi ve katılımcı firma temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</span></span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosbde-sanayide-su-yonetimi-ve-verimliligi-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 12:01:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/cosbde_sanayide_su_yonetimi_ve_verimliligi_masaya_yatirildi_h2452_d81c9.jpg" type="image/jpeg" length="29183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çerkezköy OSB’de Diksiyon Eğitimi]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cerkezkoy-osbde-diksiyon-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/cerkezkoy-osbde-diksiyon-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (OSB) çalışanlarının kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen Diksiyon Kursu başarıyla tamamlandı. Toplam 32 ÇOSB çalışanının yer aldığı eğitimlerde, Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanmanın incelikleri aktarıldı.

Eğitimler, Kapaklı Ha...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (OSB) çalışanlarının kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen Diksiyon Kursu başarıyla tamamlandı. Toplam 32 ÇOSB çalışanının yer aldığı eğitimlerde, Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanmanın incelikleri aktarıldı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Eğitimler, Kapaklı Halk Eğitim Merkezi bünyesinde "Diksiyon ve Sunuculuk – Spikerlik" dersleri veren eğitmen Hatice Atalay tarafından gerçekleştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun olarak hazırlanan 40 ders saatlik program kapsamında katılımcılar şu ana başlıklar üzerinde çalıştı:</span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Güzel Konuşmaya Hazırlık:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> Nefes teknikleri, ses eğitimi ve diksiyonun önemi.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Konuşma Tekniği:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> Kelimelerin doğru telaffuzu (boğumlanma), vurgu ve durak kullanımı.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Anlatım:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> Doğallık, üslup ve hitabet gücü.</span></span></span></span></li>
	<li><span style="tab-stops:list 36.0pt"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Jest ve Mimik:</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> Duygu ve düşüncelerin beden diliyle desteklenmesi.</span></span></span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Eğitim süresince teorik bilgilerin yanı sıra ses kayıt cihazları ve görsel materyaller desteğiyle uygulamalı çalışmalar da yapıldı. </span></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cerkezkoy-osbde-diksiyon-egitimi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 11:55:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/cerkezkoy_osbde_diksiyon_egitimi_h2451_31697.jpg" type="image/jpeg" length="84733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel ÇOSB MTAL’de geleceğe hazırlık: İletişim, Sürdürülebilirlik ve "Yeşil Yakalılar"]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtalde-gelecege-hazirlik-iletisim-surdurulebilirlik-ve-yesil-yakalilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtalde-gelecege-hazirlik-iletisim-surdurulebilirlik-ve-yesil-yakalilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerini teknik bilginin ötesinde sosyal beceriler ve küresel farkındalık konularında donatmaya devam ediyor. Okulumuzda gerçekleştirilen üç önemli seminerle, öğrencilerimiz iletişimden çevre bilincine kadar geniş bir yelp...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerini teknik bilginin ötesinde sosyal beceriler ve küresel farkındalık konularında donatmaya devam ediyor. Okulumuzda gerçekleştirilen üç önemli seminerle, öğrencilerimiz iletişimden çevre bilincine kadar geniş bir yelpazede eğitim alma fırsatı buldu.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Etkili İletişim ve Sosyal Farkındalık</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Özel ÇOSB MTAL Rehberlik Servisi koordinasyonunda, Kapaklı Belediyesi Uzman Klinik Psikoloğu Ceren Sayın Eski tarafından öğrencilere “Etkili İletişim Becerileri” semineri verildi. Eğitimde; sağlıklı iletişimin ilkeleri, beden dili, aktif dinleme ve empati gibi konular ele alındı. </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/mtal_iletisim_plaket.jpg" /></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Sürdürülebilir Bir Gelecek ve Yeşil Yakalılar</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Okul, çevre bilincini profesyonel bir vizyonla buluşturmak amacıyla iki önemli ismi ağırladı:</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Yeşil Yakalı Meslekler:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Marmara Üniversitesi STKAM Direktörü Prof. Dr. Esra Yüksel Acı, "Sürdürülebilirlik ve Geleceğin Mesleği: Yeşil Yakalılar" konulu seminerde yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi alanındaki kariyer fırsatlarını öğrencilere aktardı.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Sektörel Bakış:</span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"> Beko Elektronik İşletmesi Çevre Mühendisi Elif ÖZTÜRK, 11. sınıf öğrencilerine enerji verimliliği ve geri dönüşümün kurumsal önemini örneklerle anlattı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/ozel-cosb-mtalde-gelecege-hazirlik-iletisim-surdurulebilirlik-ve-yesil-yakalilar</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 11:50:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/ozel_cosb_mtalde_gelecege_hazirlik_iletisim_surdurulebilirlik_ve_yesil_yakalilar_h2450_5571c.jpg" type="image/jpeg" length="30728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEKNOFEST 2025’in dereceye giren gençleri ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/teknofest-2025in-dereceye-giren-gencleri-odullendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/teknofest-2025in-dereceye-giren-gencleri-odullendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da gerçekleştirilen TEKNOFEST 2025 İstanbul finallerine katılan ve derece elde eden öğrencilere Çerkezköy’de ödül töreni düzenlendi.

Törene; Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Tekirdağ Milletvekili Gökhan Diktaş, Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Çerkezk...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">İstanbul’da gerçekleştirilen TEKNOFEST 2025 İstanbul finallerine katılan ve derece elde eden öğrencilere Çerkezköy’de ödül töreni düzenlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Törene; Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Tekirdağ Milletvekili Gökhan Diktaş, Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcısı Cihat Yılmaz, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Abdülaziz Yeniyol, Çerkezköy OSB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler ve TEKNOFEST Genel Sekreteri Muhammet Saymaz da katıldı.</span></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/teknofest1.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">TEKNOFEST 2025’te dereceye giren okul ve takımların ödüllerine kavuştuğu törende, Özel ÇOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de finallere kalarak elde ettiği başarıyla dikkatleri üzerine çekti. Geleceğin teknolojilerine yön veren gençlerin ödüllendirildiği etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/teknofest-2025in-dereceye-giren-gencleri-odullendirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 11:41:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/teknofest_2025in_dereceye_giren_gencleri_odullendirildi_h2449_bce40.jpg" type="image/jpeg" length="86857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ZEKA’da özel bireylere ve ailelerine Sağlıklı Beslenme Semineri verildi]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/zekada-ozel-bireylere-ve-ailelerine-saglikli-beslenme-semineri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/zekada-ozel-bireylere-ve-ailelerine-saglikli-beslenme-semineri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇOSB, sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekleyerek, ZEKA Merkezi çalışanları ve ailelerini uzman diyetisyen eşliğinde bir araya getirdi.

ÇOSB bünyesinde faaliyet gösteren Zihinsel Engelliler Korumalı İşyeri Atölye ve Yaşam Merkezi (ZEKA), özel bireylerin yaşam kalitesini artırmak ama...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÇOSB, sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekleyerek, ZEKA Merkezi çalışanları ve ailelerini uzman diyetisyen eşliğinde bir araya getirdi.</p>

<p>ÇOSB bünyesinde faaliyet gösteren Zihinsel Engelliler Korumalı İşyeri Atölye ve Yaşam Merkezi (ZEKA), özel bireylerin yaşam kalitesini artırmak amacıyla anlamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Sağlıklı Beslenme Semineri’nde, çalışanların ve ailelerinin beslenme konusundaki farkındalıklarının artırılması hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="text-transform:uppercase">Uzman Diyetisyen Burcu Akca Bilgilendirdi</span></b></p>

<p>Özel İrmet Hastanesi Diyetisyeni Burcu Akca’nın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte; özel bireylerin fiziksel gelişimi, doğru porsiyon kontrolü ve dengeli beslenme alışkanlıkları ele alındı. Akca, özellikle zihinsel engelli bireylerde beslenmenin hem fiziksel sağlık hem de günlük performans üzerindeki kritik önemine vurgu yaparak, ailelere evde uygulayabilecekleri pratik ve sağlıklı çözüm önerileri sundu.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/zekada-ozel-bireylere-ve-ailelerine-saglikli-beslenme-semineri-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/zekada_ozel_bireylere_ve_ailelerine_saglikli_beslenme_semineri_verildi_h2448_920cd.jpg" type="image/jpeg" length="34917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇOSB Bölge Müdürlüğü kışa hazır]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosb-bolge-mudurlugu-kisa-hazir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosb-bolge-mudurlugu-kisa-hazir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çerkezköy Organize Sanayi Bölge (ÇOSB) Müdürlüğü, bünyesindeki tüm araç ve ekipmanı yoğun kış şartlarına göre hazırladı.


                                

ÇOSB Müdürlüğü, kış mevsiminde yaşanabilecek olumsuz hava koşullarına karşı hazırlıklarını tamamladı. Araçların tüm bakımlarının yapılmasın...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çerkezköy Organize Sanayi Bölge (ÇOSB) Müdürlüğü, bünyesindeki tüm araç ve ekipmanı yoğun kış şartlarına göre hazırladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ÇOSB Müdürlüğü, kış mevsiminde yaşanabilecek olumsuz hava koşullarına karşı hazırlıklarını tamamladı. Araçların tüm bakımlarının yapılmasının yanı sıra, yoğun kar yağışı ve buzlanmalarda yollara serpilmek üzere kullanılacak tuz tedariği de gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><span style="text-transform:uppercase">Ekipler 24 Saat Teyakkuzda Olacak</span></span></span></b></span><br />
 </p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Greyder, kepçe, Unimog tuz serpme ve kar küreme aracı, kar küreme ve tuz serpme kamyonu, solüsyon atma aracı ve önlerinde kar küreme bıçağı olan traktörleri ile ekipmanlarını kış şartlarına göre hazırlayan ÇOSB Müdürlüğü, stratejik planlamasını yaptı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:0cm"></p>

<p style="margin-bottom:0cm"><span style="line-height:normal"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Müdürlük, yoğun kar yağışı durumunda bölge içerisindeki yolların kapanmaması ve sanayicinin mağduriyet yaşamaması adına ekiplerin 24 saat boyunca göreve hazır bulunacağını kaydetti.</span></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/cosb-bolge-mudurlugu-kisa-hazir-1</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 11:24:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/cosb_bolge_mudurlugu_kisa_hazir_h2447_59190.jpg" type="image/jpeg" length="48472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ZEKA’da engelleri aşan eller kendi pizzalarını yaptı]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/zekada-engelleri-asan-eller-kendi-pizzalarini-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/zekada-engelleri-asan-eller-kendi-pizzalarini-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) bünyesindeki Zihinsel Engelliler Korumalı İşyeri Atölye ve Yaşam Merkezi (ZEKA), 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında renkli ve “lezzetli” bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

ÇOSB ZEKA binasında gerçekleşen organizasyonda, merkezde çalışan özel bireyler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) bünyesindeki Zihinsel Engelliler Korumalı İşyeri Atölye ve Yaşam Merkezi (ZEKA), 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında renkli ve “lezzetli” bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">ÇOSB ZEKA binasında gerçekleşen organizasyonda, merkezde çalışan özel bireyler “Kendi Pizzanı Kendin Yap” etkinliğinde bir araya geldi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenen programa, İŞKUR Çerkezköy Şube Müdürü İlhan Burak, ÇOSB Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile ZEKA bünyesinde faaliyet gösteren firmaların temsilcileri de katılarak bu anlamlı günde çalışanları yalnız bırakmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><img class="detayFoto" src="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/sanayicidergisi-com-tr/images/upload/zeka_pizza1.jpg" /></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Mutfakta Hünerlerini Sergilediler</span></span></span></b><br />
<br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Etkinlik kapsamında mutfak önlüklerini giyen ZEKA çalışanları, kendi pizzalarını hazırlamanın heyecanını yaşadı. Hamur açmaktan malzeme seçimine kadar pizzanın her aşamasını kendi zevklerine göre tasarlayan ÇOSB çalışanları, hem el becerilerini sergiledi hem de kendi ürettikleri lezzetleri tatmanın mutluluğunu paylaştı.</span></span><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Sihirbaz Gösterisiyle Kahkaha Tufanı</span></span></span></b><br />
 </p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Pizza atölyesinin ardından gerçekleşen sürpriz etkinlik ise güne damgasını vurdu. Düzenlenen sihirbaz gösterisi, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. İllüzyon numaralarını büyük bir ilgi ve şaşkınlıkla izleyen ZEKA çalışanları, gösteri boyunca keyifli vakit geçirdi.</span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="text-transform:uppercase">Birlik ve Beraberlik Mesajı</span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">ÇOSB yetkilileri ve firma temsilcilerinin, merkez çalışanlarıyla yakından ilgilendiği etkinlikte, engelli bireylerin iş ve sosyal yaşamdaki yerinin önemine vurgu yapıldı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇOSB HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/zekada-engelleri-asan-eller-kendi-pizzalarini-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 19:14:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/haberler/2026/02/zekada_engelleri_asan_eller_kendi_pizzalarini_yapti_h2446_690b1.jpg" type="image/jpeg" length="40888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK BÖBREK VAKFI ŞEKERİN ZARARI]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-sekerin-zarari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-sekerin-zarari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Böbrek Vakfı'nın günlük yaşamda fazla şeker kullanılmasına karşı hazırladığı video]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[Türk Böbrek Vakfı'nın günlük yaşamda fazla şeker kullanılmasına karşı hazırladığı video</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>kamu spotları</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-sekerin-zarari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2013 16:39:42 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/video/sekerzararli.jpg" type="image/jpeg" length="87774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK BÖBREK VAKFI ORGAN BAĞIŞI]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-organ-bagisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-organ-bagisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Böbrek Vakfı'nın Türkiye'deki organ bağışının yetersizliğini anlatan videosu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[Türk Böbrek Vakfı'nın Türkiye'deki organ bağışının yetersizliğini anlatan videosu</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>kamu spotları</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-organ-bagisi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2013 16:35:01 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/video/organbagisi.jpg" type="image/jpeg" length="68085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK BÖBREK VAKFI TUZ SPOTU]]></title>
      <link>https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-tuz-spotu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-tuz-spotu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Böbrek Vakfı'nın, aşırı tuz kullanımını önlemek amacıyla hazırlattığı uyarıcı kamu spotu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Türk Böbrek Vakfı'nın, aşırı tuz kullanımını önlemek amacıyla hazırlattığı uyarıcı kamu spotu</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>kamu spotları</category>
      <guid>https://www.sanayicidergisi.com.tr/video/turk-bobrek-vakfi-tuz-spotu</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2013 16:24:17 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://sanayicidergisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/sanayicidergisi-com-tr/images/video/No_Salt.jpg" type="image/jpeg" length="61868"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
