Öne Çıkanlar Arçelik Üretim Koordinatörü Alp Karahasanoğlu Müfit Can Saçıntı ÇOSB ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu Hilal Ünalmış TEKİRDAĞ İSTİHDAM FUARI 2018

'Arabuluculuk-Tahkim, ticari ve toplumsal barış getirecek'

GİRAY DUDA

Prof. Dr. Ziya Akıncı, İstanbul Tahkim Merkezi’nin (ISTAC) kurucu ve bugünkü başkanı. İş dünyasının adalet arayışında çok önemli bir boşluğu dolduran İstanbul Tahkim Merkezi kısa sürede kendisini hızla tanıttı ve önemli mesafe aldı. Prof. Akıncı ile ISTAC’ın çalışmalarını ve çok umutla başlattıkları Arabuluculuk-Tahkim (Med-Arb) projesini konuştuk.

- Sayın Akıncı, siz son uygulamanızda tahkim ile arabuluculuğu birleştirerek önemli ve gerekli bir adım attınız. Sizinle birkaç yıl önce ayrıntılı konuşma fırsatı bulmuştuk. Şimdi de kısaca sizin çalışmalarınızı hatırlayarak konuşmamıza başlayalım.

- Evet, yeni projemiz dolayısıyla heyecanlıyız. 2020 yılı bizim için, ülkemiz ve hatta dünya için bizim alanımızda uğurlu bir yıl olacak inşallah.

Önce ISTAC’ın çalışmalarını anlatarak söze girelim. Biz tahkim dediğimiz zaman uyuşmazlıkların çözüm yöntemini anlıyoruz. Yani ticari uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakem tarafından çözülmesini anlıyoruz. Buradaki en önemli özellik şu ki, hakemin vereceği karar kesin ve bağlayıcı oluyor. Tıpkı kesinleşmiş bir mahkeme kararı gibi icra edebileceğimiz bir hakem kararından bahsediyoruz. Dolayısıyla uyuşmazlık İstanbul Tahkim Merkezi’ne geldiği zaman hakem karar verdiğinde, artık, ‘ben bunu icra etmiyorum’ diyemezsiniz. Bu kararı Türkiye'de kesinleşmiş mahkeme kararı gibi icra edebilirsiniz hatta yurtdışında da icra edilebilir. Onun için son derece etkin bir yöntemden bahsediyoruz.

ÖZEL VE KAMU SAHİP ÇIKTI, DESTEKLEDİ

- ISTAC bir yasal düzenleme ile kuruldu değil mi?

- İstanbul Tahkim Merkezi, İstanbul Finans Merkezi projesinin bir parçası olarak bir kanunla kuruldu. Çok doğru, güzel bir örnek olarak ülkemizde hem kamu tarafından hem özel sektör tarafından hem de meslek kuruluşlarımız olan Barolar ve Barolar Birliği tarafından fevkalade destek gördü. Meslektaşlarımız tahkim merkezinin getirdiği avantajlara sahip çıktı. Özel sektörde başta bankalar, müteahhitler, perakendeciler olmak üzere her sektörde çok büyük bir ilgiyle karşılandı. Kamu da ISTAC’ı kısa sürede benimseyerek tahkimin çok hızlı bir şekilde ilerlemesine katkıda bulundu. Artık kamunun yaptığı sözleşmelerde, uyuşmazlık halinde çözüm yerinin ISTAC olması hükmüne yer veriliyor.

DAVALARIMIZ EN GEÇ 6 AYDA BİTİYOR

- Yeni bir kurumun bu kadar çabuk benimsenmesi için önceden var olan kimi sorunları çözmesi veya aşması gerekir. ISTAC’ın eskiye göre getirdiği yenilikler ve kolaylıklar nelerdi?

- İşte konunun en önemli yanı. Peki nedir İstanbul Tahkim Merkezi'nin avantajları, onu çok kısaca hatırlayalım. İstanbul Tahkim Merkezi'nin üç tane çok önemli avantajı var;

Birincisi, İstanbul Tahkim Merkezi hem iş dünyasına hem de hukukçulara, taraflara son derece hızlı bir çözüm yolu sunuyor. Biliyorsunuz tüm yargıdaki yük çok fazla. Bu sebeple maalesef mahkemelerdeki davalar beş-altı sene gibi son derece uzun sürelerde sonuçlanıyor. Bilhassa kompleks ticari davalar kolay kolay sonuçlanmıyor.

İstanbul Tahkim Merkezi’nde davalar prensip olarak altı ayda çözümleniyor. Bizim bir de özel çözüm yolumuz var “Seri Tahkim” dediğimiz. Tahkim usulü seri olarak seçilirse üç ay içerisinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı gibi sonuç doğuracak şekilde tamamlanıyor.

Bakın bu bir temenni değil, bu teorik kurallar değil, gerçeklik. Bugün merkezimize gelen davalar gerçekten altı ayda, seri tahkim ise bilaistisna üç ay içerisinde sonuçlanıyor. Bu, Türkiye için çok büyük bir fırsattır.

MAHKEMEDEN ÜÇ AYDA GÜN ALABİLİYORSUNUZ

- Mahkemelere göre süre altıda bir oranında kısalıyor neredeyse öyle mi?

- Davaların, anlaşmazlıkların ne kadar kısaldığını görüyor musunuz? Düşünün beş-altı sene uzayan davalarla taraflarının çektiği sıkıntıyı. Siz Türkiye'deki mahkemelerden üç ayda ancak duruşma günü alabiliyorsunuz.

Bu arada hakimlerimize de haksızlık etmeyelim, mahkemelerde çok fedakarlıkla çalışıyorlar. Ama yükleri o kadar ağır ki. Bugün bir Ticaret Mahkemesi'ne gidin yarım günde elli tane duruşma olduğunu görüyorsunuz. Dolayısıyla İstanbul Tahkim Merkezi'nde mahkemelere göre son derece hızlı bir yargılama var. Bu bile tahkimin çok büyük bir fırsat olduğunu gösteriyor.

BİLİRKİŞİYE GEREK KALMIYOR

- Peki tarafların hakimin yerine karar vermesini kabul edeceği kişiler (hakemler) yeterli bilgi ve tecrübeye sahip mi?

- İşte bizim en az birincisi kadar önemli avantajlarımızdan birisi de bu. Neden biliyor musunuz? İstanbul Tahkim Merkezi’nde uyuşmazlıkları daima o konunun uzmanı olan kişiler çözüyor. Yani bir inşaat davası varsa inşaat konusunda uzman kişi, bir finans davası varsa finans konusunda senelerce kariyer yapmış bir kişi, bir lisans sözleşmesi ilaç ihtilafı varsa o konunun uzmanı kişi çözüyor sorunları. Bu da hakemlerimize tarafların iddialarını daha iyi anlama imkanı veriyor. Çoğu zaman bilirkişiye gitme ihtiyacı dahi olmuyor çünkü bu kişiler zaten konunun uzmanları. Böylece hem kararlar çok daha hızlı bir şekilde çıkıyor hem de taraflar memnun oluyor.

HAKEMLERİMİZ KONULARININ UZMANIDIR

- Hakemler nasıl seçiliyor?

- Eğer üç kişilik bir hakem heyetinden bahsediyorsak, davacı bir hakem davalı bir hakem atıyor ve atanan hakemler üçüncü hakemi seçebiliyorlar. Eğer tek hakem söz konusuysa yine taraflar aralarında anlaşabiliyor. Uzmanlığına güvendikleri, kendisine itimat ettikleri kişiyi hakem olarak seçebiliyorlar.

Tek hakemde veya çok hakemde anlaşamazlarsa, o zaman bizim atamayı yapacak Milli ve Milletlerarası olmak üzere iki tane divanımıza görev düşüyor.

Milli Divanımızda Türkiye'nin en saygın, bu konuyu en iyi bilen akademisyenleri, hukukçuları yer alıyor. Milletlerarası Divanımızda ise, hiç tevazu göstermeden söylemek istiyorum, dünyanın en çok bilinen-tanınan saygın hakemleri yer alıyor. Bizim Divanlarımız, eğer gerekirse, taraflar anlaşamıyorsa hakemleri atıyor. Bu da hem çok objektif hakem heyetlerinin oluşmasını hem de gerçekten konunun uzmanı olan hakemlerin görev almasını sağlıyor.

MAHKEMEDEN DAHA UCUZ

- Peki, hocam hem anlaşmazlıkların hızlı çözülmesi hem de kararların içeriği açısından iki büyük avantaj var. Ama tahkimde en çok merak edilen konulardan birisi de maliyet. Tahkimin maliyeti tarafları tatmin edecek düzeyde ve mahkemeye göre daha uygun durumda mıdır?

- Tahkimde uzman yargılama var dediğimiz zaman bazen yanlış bir algı oluşuyor. O zaman, ‘madem ki davamızı uzmanlar ele alıyor, çok pahalı bir şey olmalı’ diyorlar.

Ama tam tersi bir durum söz konusu. Mahkeme harçları ile kıyasladığımızda, İstanbul Tahkim Merkezi’nin maliyeti yarı yarıya hatta onda biri nispetinde düşük.

Demek ki tahkim, bir kere çok hızlı bir çözüm yolu, uzmanların olduğu bir çözüm yolu ve mahkeme harçlarından daha düşük bir bütçeyle sonuçlanabilecek bir çözüm yolu. Anlaşmazlığa konu olan küçük rakamlarda tahkim bedeli mahkemelere yakın iken rakam büyüdükçe onda birine kadar iniyor.
CEZA VE AİLE HUKUKU DAHİL DEĞİL

- Hocam tüm anlaşmazlıklarda tahkim yolunu seçebiliyor muyuz?

- Birkaç istisnası var. Mesela, ceza hukuku, aile ve miras hukukuna ilişkin anlaşmazlıklar tahkime konu olmuyor.

- Yine mahkemelerde büyük yük oluşturan iş hukuku davalarında durum nasıl?

Türk hukukunda, iş mahkemelerinde işçi tarafı zayıf taraf olarak kabul edildiği için çok sınırlı bir konuda bize dava gelebiliyor. Hukukumuz, sadece işe iade davalarında iş sözleşmesinin feshi ile ilgili davalarda tahkime imkan veriyor. Onun dışındaki davaların iş mahkemelerinde çözülmesi gerekiyor. İşten çıkarmalar da, yargı tarafından pazarlık gücünün eşit olarak kabul edildiği davalar olmadığı için tahkime elverişli olmuyor. Kıdem tazminatı alacağınız, ücret alacağınız gibi parasal konularda bu iş mahkemesine gitmeniz gerekiyor.
GENÇLER BİZİ SEVİNDİRİYOR

- Tahkim, özellikle gelecekte ne yapacağına karar vermeye çalışan hukuk öğrencilerinin de galiba çok ilgisini çekiyor. Sizin her yıl düzenlediğiniz “Geleceğin Tahkim Avukatı Yarışması”na katılım nasıl ve sürdürmeyi düşünüyor musunuz?

- Elbette bu yarışmayı önümüzdeki yıllarda da sürdüreceğiz. Bugüne değin yüzlerce öğrenci katıldı bu yarışmamıza. Öğrencilerimizin İstanbul Tahkim Merkezi’nin gelecekteki önemli rolünün farkında olması çok güzel.

Senede ortalama yüz civarında konferans ve seminer düzenliyoruz. Bu sayı

birçok üniversitenin düzenlediği bilimsel faaliyetlerden, bakın fakülte demiyorum üniversitelerden çok daha fazladır.

Ayrıca Türkiye’nin her yerindeki barolar, hukuk büroları arabulucu ve tahkim uzmanı yetiştirme faaliyetlerine başladılar, bu konuda kurslar açıyorlar.

SÖZLEŞMEYE ISTAC KAYDI DÜŞÜN

- Asıl olarak iş dünyasının sözleşme ve iş sorunlarına çözüm aradığınıza göre, bu kesime söylemek istediğiniz özel bir mesaj var mı?

- Her fırsatta aynı şeyi tekrar tekrar vurguluyoruz. İş dünyası temsilcileri, iş sözleşmelerine İstanbul Tahkim Merkezi şartını yazmayı unutmasınlar. Sözleşmeye, ‘Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar İstanbul Tahkim Merkezi'nde çözümlenecektir’ kaydını düşerlerse, o takdirde hiç mahkemeye gitmeye gerek kalmadan bize gelebilecekler. Ama böyle bir koşul yoksa ve diğer taraf da muvafakat etmezse ISTAC’a gelmeleri mümkün değil. Bunu anlatmak, farkındalık oluşturmak için çok yoğun bir tanıtım programı, bilgilendirme programı yapıyoruz.

ÖNCE ARABULUCUYA GİDİLECEK

- Diğer taraftan ticari uyuşmazlıkların arabuluculuk ve tahkime yönelerek hızla çözümlenmesi yönünde atılan adımları nasıl değerlendiriyorsunuz? Herhalde bunlar sizin de istediğiniz düzenlemelerdi.

- Kanunda yapılan değişiklikle Türkiye’de ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline geldi. Bu çok önemli bir gelişmedir. Dolayısıyla sizin bir ticari davanız varsa, mahkemeye gidebilmeniz için öncelikle arabulucuya gitmeniz gerekiyor.

MED-ARB PROJESİ

- Şimdi de sizin 2020 yılı ve sonrası için çok önemsediğiniz ve kısa süre önce yayınladığınız “ISTAC Arabuluculuk-Tahkim (Med-Arb) Kuralları”na ve bunun uygulamasına değinelim.

- Evet, şimdi biz Adalet Bakanlığı ile çok önemli bir proje yürütüyoruz, o da şu: Ticari bir uyuşmazlık olduğunda artık dava şart değildir. Taraflar mutlaka önce arabulucuya gidecek ve eğer arabulucuda uyuşmazlığı çözebilirlerse zaten uyuşmazlık çok kısa bir süre içinde çok masrafsız bir şekilde çözümlenmiş olacaktır.

Ama eğer çözülemezse, arabuluculuk çok faydalı bir yol olmasına rağmen bir taraf ‘ben uzlaşmıyorum’ dediğinde veya taraflar uzlaşamazsa bir sonuç almanız mümkün değil. İşte bizim ‘Arabulucu-Tahkim’ dediğimiz yöntemimiz ile arabulucuda eğer taraflar uzlaşamazsa hiç mahkemeye gitmeye gerek kalmaksızın doğrudan İstanbul Tahkim Merkezi’ne gelebilecek, son anlaşmazlık tutanağında arabulucu tarafları bilgilendirecek. Arabulucu, ‘sizin hiç mahkemeye gitmenize gerek yok. Eğer İstanbul Tahkim Merkezi’ne giderseniz uzmanlar, hızlı ve uygun fiyatla uyuşmazlığınızı çözebilir’ diyecek. Dolayısıyla tarafların anlaşmasında tahkim şartı olmasa dahi İstanbul Tahkim Merkezi’ne gelebilecekler ve böylece taraflar arabulucuda belki birkaç hafta müzakere edecekler ama uzlaşmazlık halinde mahkemeye gitmeden üç ay gibi kısa bir süre içinde uyuşmazlıklarını çözümleyecekler.
HUSUMET SONA ERECEK

- Arabuluculuk ile tahkimin birbirini izleyerek bütünleşmesi, ISTAC’ın görev ve misyonunun bir üst seviyeye çıkması anlamına mı geliyor?

- Bunun güzel neticeleri olacak. Birincisi, taraflar isterlerse mahkemeye gidebilir ama, İstanbul Tahkim Merkezi’ne gideceğiz de diyebilirler. Düşünün yıllardır birlikte iş yapıyorsunuz ama hayatın gerçeği, bir ihtilaf çıktı ve siz mahkemeye gittiğinizde beş-altı sene, beş-on kişi ile husumet içinde yaşayacaksınız uyuşmazlık çözülünceye kadar. O yıllar boyunca iki taraf arasında husumet devam edecek ve sonuçlanıncaya kadar bu ister istemez ticari ilişkilere yansıyacak. Taraflar, arabuluculuk görüşmesinden sonra uyuşmazlığı tahkimde çözmek istiyoruz dedikleri zaman, üç ay gibi kısa bir süre içerisinde aralarındaki ihtilafı gidermiş olacaklar. Bu toplumsal açıdan da çok büyük bir barış getirecek, ticari açıdan da… Taraflar bu sözleşmenin, hukukun gereği buymuş deyip normal ticari aktivitelerine devam edebilecekler. Bu anlamda da yeni med-arb (mediation-arbitration, yani arabuluculuk-tahkim projemiz ticari hayat açısından çok çok önemli…

DÜNYA MARKASI OLACAĞIZ

- Bu projenin ISTAC’a uluslararası düzeyde getireceği prestij ve yeni konum ile Türkiye’ye getireceği kazançlar olacak değil mi?

- İstanbul Tahkim Merkezi’nin bu projesi ile 2020 yılı bizim için çok uğurlu bir yıl olacak inşallah diyoruz. Bizi dünyanın en büyük tahkim merkezlerinden biri yapacak. Bunun neticesinde bir dünya markası olacağız. Aynı şekilde İstanbul Tahkim Merkezi, bugün tıpkı Dubai'nin olduğu gibi uyuşmazlıkların çözümü anlamında uluslararası iş dünyasını kendisine çekmeye başlayacak ve uluslararası uyuşmazlıkları çözen bir merkez haline gelecek.

Önce kendimiz için çok önemli ve büyük bir proje. İnşallah uluslararası anlamda da bu başarıyı sağlarsak, İstanbul denince insanların aklına adalet dağıtılan bir şehir, bir ülke gelecek. Şu anda zaten İstanbul Tahkim Merkezi’nde görülen davalarda Türk-Türk ve Türk-Yabancı adalet arıyor. İki yabancı da gelip İstanbul’da adalet ararsa daha da güzel olacak.

Biraz önce size Milletlerarası Divanımızdan bahsettim. Divanımızı biz bunun için kurduk ve şu anda İstanbul Tahkim Merkezi üç dilde servis veren bir Merkez.

Çeşitli dillerde yargılamayı yapabiliyoruz. O sebeple şu anda da İstanbul Tahkim Merkezi buna hazır ama bu projeden sonra İstanbul’un algılanması çok daha farklı olacak.

ARABULUCULUK ARTIK ÇOK KULLANILIYOR

- Arabuluculuğun da ilgi ve kalite açısından bir sıçrama yapmasını beklemek gerekir bu açıdan bakınca.

- Bu projeyle birlikte arabuluculuk bir hayli öne çıkacak. Zaten arabuluculuk Türkiye'de çok önemli bir ilerleme kaydetti ve biliyorsunuz bu zorunlu arabuluculuk yapıldıktan sonra Türkiye en azından rakamsal itibariyle arabuluculuğu en çok kullanan ülkelerden biri oldu.

Tabii gönül isterdi ki akademik olarak, ihtiyari arabuluculukla bu noktaya gelelim ama zorunlu arabuluculuk rakamsal olarak bizi bu noktaya, bu başarıya getirdi. Buna ek olarak iyi, gerçekten güzel çalışmalar da var. Mesela şimdi arabuluculukta da ihtisaslaşma başlıyor.

İstanbul Tahkim Merkezi, dünyada ilk defa Arabuluculuk-Tahkim (Med-Arb) dediğimiz bu Arabulucu-Tahkim kurallarını düzenleyen ve yayımlayan bir kurum oldu. Bu da ülkemiz için çok güzel bir başarı. Med-Arb’da taraflar önce arabulucuya gidecek, arabulucu tarafları uzlaştırmaya çalışacak ve uzlaşırlarsa sorun bitecek. Ama uzlaşamazsa o zaman İstanbul Tahkim Merkezi’nde hemen bir hakem atanacak veya taraflar isterse aynı kişi hakem olarak devam edip uyuşmazlığı çözebilecek. Çok kısa sürelerden bahsediyoruz. Bu yüzden bir hayli ilgi çekecek.

İSTANBUL’DA TAHKİM TURİZMİ
- Bir avukat arkadaşım İstanbul’a tahkim ve arabuluculuk sektör turizminin başlayabileceğini söylemişti.

- Aynen öyle. Bakın biz iki hafta sonra Paris'e gidiyoruz. Tahkim davası için onbeş-yirmi kişi gidiyorsunuz, tabii en güzel otellerde bir hafta kalıyorsunuz, en güzel restoranlarda yemek yiyorsunuz ve salonlar kiralıyorsunuz. Düşünün artık yurtdışına bu paralar gitmeyecek ve bu ülkeyle hiç alakalı olmayan davalar buraya gelecek. Üstelik de bizim kongre merkezlerimiz, otellerimiz dünyadaki en iyi otellerle yarışacak seviyede.

İNŞAAT BİRİNCİ SIRADA

- Sayın Akıncı, bugüne değin en çok ne tür ihtilaflar tahkime konu oldu?

- Türk ticari hayatında en çok satım sözleşmeleri yapılıyor ve doğal olarak anlaşmazlıklar da en çok bu konuda çıkıyor. Üzerinde anlaşılamayan miktarların büyüklüğü ve sayısal olarak inşaat sektöründeki anlaşmazlıklar da ilk sıralarda yer alıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85

banner84

banner83

banner82

banner81

banner80

banner79