ÖZGE SESKİR GÜVENDİK
Yazın yavaş yavaş kendini gösterdiği bir haziran sabahı Topçular-Eskihisar arabalı vapuru ile İstanbul’dan Yalova‘ya geçip, yaklaşık 3 saat süren bir karayolu yolculuğunun sonunda “zeytinlikler cenneti” Erdek’e ulaştık. Balıkesir'in ilçesi Erdek, Marmara Denizi’nin güneyinde bulunan Kapıdağ yarımadasının Erdek körfezinde yer alıyor. Eski adı Arktonnesos olan Kapıdağ yarımadasının bir tarafında Erdek, diğer tarafında Bandırma bulunuyor. Eskiden bir ada olan Kapıdağ yarımadası, zamanla karaya yaklaşır ve bir yarımadaya dönüşür. En eski turizm merkezlerinden biri olan ilçe, tatil ve deniz kavramlarının yeni yeni oluşmaya başladığı yıllarda “gözde adres” olarak ziyaretçiler tarafından dolup taşardı. Daha çok yerli turistin tercih ettiği Erdek, yaz aylarında hala canlılığını korusa da, yabancı gezginlerin tatil rotasında ne yazık ki arzulanan ilgiyi göremiyor.
● HEREDOT’TAN EVLİYA ÇELEBİYE
Tarihçi Heredot’un üzümlerini, şarabını, zeytinliklerini ve zeytinyağını övdüğü, 1639 yılında ilk kez Erdek’e gelen Evliya Çelebi’nin ünlü Seyahatname’sinde hanlarından, hamamlarından, evlerinden, misket üzümünden, şarabından,camilerinden ve sokaklarından bahsettiği eski adıyla Artake, 7 bin 400 yıllık bir geçmişe sahip. Sitler tarafından kurulduğu bilinen Artake’de heykel sanatı çok gelişmiş. Helenistik çağda yapılan pek çok eserin ve tapınağın sütun başlarının yapıldığı ilçe, Kyzikos antik kentinde bulunan ve “dünyanın 8. harikası” olarak nitelendirilen 2 bin yıllık antik Hadrianus Tapınağı’na ev sahipliği yapıyor. 1339 yılında Orhan