Kategoriler

GLOBAL SANAYİCİ

ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİN YÖNETİM MERKEZİ... BRÜKSEL

- Belçika’nın başkenti Brüksel, günümüzde NATO, Avrupa Birliği ve çok sayıda uluslar arası örgütün merkez ofislerinin bulunduğu şehir, biliyorsunuz. Bu yüzden Avrupa’nın hatta dünyanın başkenti diye tanımlayanlar bile bulunuyor.

DR. HİLAL ÜNALMIŞ

Çocukluk yıllarınızdan çizgi roman kahramanı Belçikalı genç gazeteci Tenten'i ve köpeği Milu'yu hatırlar mısınız? Dünyanın bütün ülkelerini gezen, maceradan maceraya koşan, her macera ve araştırmadan sonra Belçika'ya dönen Tenten'in artık yeni maceraları yayınlanamıyor. Ancak Tenten Belçika'nın bir marka değeri ve sanal bir turizm elçisi olarak yaşamın içinde...

Neden Tenten ile başladım? Aralık ayının ilk haftasında ben de her yıl sonunda olduğu gibi Brüksel’deydim. Bütün yıl sağlık politikaları alanında yaptığımız çalışmaları değerlendirmek, AB'nin toplumsal sağlık konularındaki toplantısına katılmak, biraz soluklanmak, biraz da Brüksel sokaklarında dolaşmak için...


DÜNYANIN BAŞKENTİ DİYENLER DE VAR

Belçika’nın başkenti Brüksel, günümüzde NATO, Avrupa Birliği ve çok sayıda uluslar arası örgütün merkez ofislerinin bulunduğu şehir, biliyorsunuz. Bu yüzden Avrupa’nın hatta dünyanın başkenti diye tanımlayanlar bile bulunuyor.

Avrupa'nın her ülkesinden Belçika’da çalışanlar, yaşayanlar çok. Belçika'nın kurulduğu dönemdeki kendi halkı, Valonlar ve Felemenklerden biraz da Almanlardan oluşuyordu. 1831 yılında bağımsız bir krallık olarak batı Avrupa’da tarih sahnesine çıkan Belçika az da olsa sömürge sahibi olmuş, dönemin kralı 2. Leopold sömürgeleri kendi şahsi malı olarak görmüş ve gelen kazançla Belçika’da bugün bile yapılması zor önemli yapıları yaptırmıştı. Gotik tarzdaki bu yapılar özellikle Brüksel’i tarihi bir şehir olarak öne çıkartırken turistlerin de çok ilgisini çekiyor. Gece gezmeyi sevenler ışıklandırılmış tarihi binaların arasında ve meydanlarda güzel saatler geçirebiliyorlar. Unesco'nun da dünya mirası olarak listesine aldığı Brüksel tarihi meydanı “La Grand Place” gerçekten görülmeye değer...

ESKİ SÖMÜRGELERİNDEN ÖZÜR DİLEDİLER

Günümüzde demokrasi ve insan hakları konularına sahip çıkan Belçika krallığı ve parlamentosu, eski sömürgelerinden, vaktiyle uyguladıkları şiddet için özür diledi.

Belçika, Avrupa Birliği’ni kuran 6 ülkeden biri olarak Almanya, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ile sınır komşusu ve AB'yi sahiplenmiş şekilde yola devam ediyor. Son verilere göre 11,5 milyon nüfusu var. Hatta bunların 40 bine yakını da Türk asıllı...

Avrupa Parlamentosundaki Toplantımız

Bu kez ben Avrupa Parlamentosu'nda yapılacak “From Risk to Action” başlıklı sağlık toplantısına davetliydim. “Riskten Aksiyona” diye çevirebileceğim bu toplantıya kanun yapıcılar, sağlık politikaları alanında çalışanlar, sağlıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve doktorlar katıldı. Çok sayıda ülkeden katılımcılar, kaldığımız otellerden yürüyerek parlamento binasına gittik. Aralık ayı ve Brüksel çok soğuk... Bina girişinde hepimizin adına hazırlanmış yaka kartlarımızı alıp içeri girdik.

Toplantı açılışını Yunan parlamenter Nikos Papandreu yapacak diye biliyorum. Avrupa Parlamentosu Toplumsal Sağlık Komitesi Başkanının soyadı bana yabancı gelmiyor. Acaba Yunanistan’ın eski Başbakanları ile aynı aileden mi, yakını mı diye düşündüm. İnternetten kontrol ettim. Evet öyleydi. Politikacılık da sanki krallık gibi babadan oğullara-kızlara geçiyor neredeyse günümüzde... Açılış konuşmasından sonra tanıştık, Türkiye'den katıldığımı söyledim, birlikte fotoğrafımız da çekildi. Çalışma alanımı da anlattım. Gayet nazik ve gerçekten bilgili bir uluslararası politikacı ile tanıştığım için memnun oldum.

Toplantı sonunda katılımcılar AB binalarının arasındaki meydanda kadrajımıza sığdırabildiğimiz ölçüde fotoğraflar çektik... Binalar arasında “Democracy in Action” yazıyordu... Bunu da Demokrasi İş Başında” diye çevirebilirim

Heykeller... Müzeler...

Brüksel tarihi bir şehir eski heykeller kadar yeni yapılmış heykeller de var. Ayrıca AB kurucu ülkelerinden biri olması ve halen AB ne ev sahipliği yapması dolayısıyla diğer AB ülkelerinden de tarihi kimliklerin heykelleri kentin köşelerinde yer alıyor. Don Kişot gibi roman kahramanından Jean-Claude Van Damme gibi sinema oyuncusuna, çocukların sevdiği çizgi film kahramanları Şirinlerden, Madam Chapeau’ya çok çeşitli alanlardan çok sayıda heykel var...

KÜÇÜK ÇOCUK HEYKELİNİN İKİ AYRI ÖYKÜSÜ

Heykel denilince aklımıza hep heybetli görüntüler gelir ama Brüksel'in en meşhur heykeli 61 cm boyunda bir erkek çocuk heykeli...Aslında bir çeşmenin üzerinde süs gibi ama yüzyıllardan beri artık önemli bir sembol haline gelmiş. Adı Manneken Pis... Her gün binlerce ziyaretçisi var. Kimi birlikte fotoğraf çektiriyor kimi üzerine yeni bir giysi giydirmeye çalışıyor kimi ise kendi ülkesinin ya da spor takımının bayrağını örtüyor... Kim olduğu, neden bu heykelin yapıldığı konusunda çeşitli hikayeler anlatılıyor. Brüksel’in eski mahallelerinden birinde bir köşe başında çeşmenin havuzuna çişini yapan bir çocuk... Bir hikayeye göre zengin bir adamın oğlu imiş ve birgün bakıcıların elinden kaçmış, annesi babası deliye dönmüşler, ertesi gün bahçede çişini yaparken bulunmuş ve babası bu çeşmeyi ve heykelini yaptırmış... Bir başka hikayeye göre 1600’lerin başında o bölgede dericiler çalışırmış. Derilerin daha kaliteli olması için çevredeki bütün çocukları toplar, derilerin üzerine çişlerini yapmalarını isterlermiş... Sonra da böyle bir heykel yaptırmışlar. Belçikalılar için bu heykelin çok önemli olduğunu düşünen Fransız askerleri de bir ara bu heykeli çalmaya kalkışmışlar...Her neyse artık gören herkesi gülümseten bir şehir süsü...Son görüşümde eline minik bir gitar verilmişti...

Bu arada aklıma Nasrettin Hoca heykeli geldi. Ben görmedim ama gören, etrafında temizlik yapan bir Türk hanım ile tanıştım. Belçikanın Scaherbeek bölgesinde yine bir Türk heykeltraş Metin Yurdanur’un bronzdan yaptığı Nasrettin Hoca heykelinden söz etmeden geçemeyeceğim. O çok bildiğimiz, eşeğine ters oturmuş görüntüsü ile halk filozofu Nasrettin hoca Belçika’daki köşesinden selam veriyor.

ŞİRİNLERİN DE MÜZESİ VAR

Brüksel’in müzesi de çok çeşitli... Bizim çocukların Şirinler diye tanıdığı çizgi film The Smurfs’ın bir müzesini bile gezebilirsiniz. El yapımı çikolata müzesi de ilginç gelebilir...Tarihi ve kültürel müzelerden istediğinizi seçebilirsiniz.

Bir de Brüksel’in 68 yıllık Atomium’una da gitmelisiniz. Önünde bir fotoğraf çektirmek Brüksel’e gittiğinizin en büyük şahidi olacaktır. Şahsen benim böyle bir fotoğrafım var... 1958 yılında EXPO fuarı için yapılan ve 6 ay sonra kaldırılması planlanan bu dev atom modeli, o kadar ilgi görmüş ki kaldıramamışlar. Hala ilgi devam ediyor. Demir kristal kafesinde, atomun165 milyar kez büyütülmüş halinden esinlenilmiş.

Schelde nehri tam bir su yolu...

Belçika zaten denize kıyısı olan bir ülke ama ciddi su yolları da var. 9 tane nehir adı geçiyor kaynaklarda. Ben bunlardan Schelde nehrinde daha önceki gelişlerimden birinde, tabii sıcak bir havada tekne ile gezdiğimi hatırlıyorum. Schelde nehri Fransa’da doğuyor, Belçika’nın batısından geçiyor ve Hollanda’dan da Kuzey Denizine dökülüyor. Benim gibi deniz ve nehir görmeyi seven birisiyseniz mutlaka bir tekne gezisi yapın derim.

Her ülkenin olduğu gibi Belçika'nın da resmi ya da gayri resmi bayramları, ulusal günler ve sembolleri var elbette... Valonların, Felemenklerin, Fransızca konusanların ve Almanca konuşanların kendilerine has özel günleri var ve kutluyorlar... Gelincik ise Belçika’nın sembol çiçeği imiş...

Pek çok ülkede olduğu gibi armalarında aslanı kullanıyorlar. Midye patates kızartması milli yemekleri, sabah kahvaltısında da waffle gözde yiyecekleri.

Basın kuruluşları birarada

Yazıya başlarken “Brüksel sokaklarında dolaşmak” demiştim ya evet biraz dolaşayım derken International Press Center tabelası olan bir binaya rastladım. Türkiye'den de bir medya kuruluşu var mı acaba bu binada diye merak ettim ve içeri girdim. Gerçekten hem Anadolu Ajansı hem de TRT bu binada çalışıyormuş. Görevli ile biraz sohbet ettik, AB binalarından birinin çok yakınında olan bu binadaki ofislerde çalışan gazeteciler bize her gün Belçika'dan haber geçiyorlar...

Kral Philippe’den sonra tahta kızı geçecek

Belçika’da bir kraliyet ailesinin bulunduğunu yazmıştım. Ancak öyle medyatik bir aile değiller. Kral Philippe iyi eğitim görmüş devlet kurumlarını iyi bilen bir kral ve yine Belçikalı soylu bir kadınla evlenmiş. 2013 yılından beri tahtta ve şu anda 4 çocukları bulunuyor. Büyük kızları gelecekte kraliçe olarak tahta geçecek.

Tenten takvimi

Dönüşte havaalanında biraz zamanım vardı Belçika’nın markası olan Tenten maceralarından bir tane alayım istedim. Çizeri Herge 1929 yılında Tenten maceralarını yazmaya ve çizmeye başlamış. Ölümünden sonra yeni bir macera yayınlanmamış diye biliyorum. Gerçi şimdi yapay zeka ile neler yapılmıyor ki. Önüme 2026 yılının Tenten takvimleri çıktı. Bu yıl çalışma masamda bana Tenten çizgilerinin yer aldığı yıllık takvim eşlik edecek.

Bu ay yine fotoğraflarda Vegar yardımcı oldu. Teşekkür ederim.

Yorumlar

Daha Fazla Haber
GEZİ
2 Kez Görüntülendi.
ULUSLARARASI ÖRGÜTLERİN YÖNETİM MERKEZİ... BRÜKSEL
SÖYLEŞİ
3 Kez Görüntülendi.
2026’dan sonra ticarette hız değil hizmet sürekliliği öne çıkacak
SÖYLEŞİ
4 Kez Görüntülendi.
2025 yılı sanayi açısından bir kayıp yıldı
KAPAK HABER
3 Kez Görüntülendi.
“ÇOSB, firmalarını Yeşil Mutabakat sürecine hazırlayan bir ‘yeşil sanayi bölgesi’ kimliği kazandı”
İÇİMİZDEN BİRİ
11 Kez Görüntülendi.
“Yüksek verimlilik için dijitalleşmeden başka yol yok”
ÇOSB HABERLERİ
6 Kez Görüntülendi.
Özel ÇOSB MTAL Badminton Takımı Tekirdağ Şampiyonu oldu
ÇOSB HABERLERİ
2 Kez Görüntülendi.
MTAL’de “Koruyucu Aile ve Gönül Elçileri Farkındalık Programı”
ÇOSB HABERLERİ
4 Kez Görüntülendi.
Özel ÇOSB MTAL’den Avrupa çıkarması
ÇOSB HABERLERİ
4 Kez Görüntülendi.
Sanayicilere Sera Gazı Eğitimi
ÇOSB HABERLERİ
4 Kez Görüntülendi.
ÇOSB’de, Sanayide Su Yönetimi ve Verimliliği masaya yatırıldı