Kategoriler

GLOBAL SANAYİCİ

Güvenli ticarete giden yol alacağın sigortasından geçiyor

CofaceTürkiye Genel Müdürü: Dünyadaki beş şirketten bir tanesi alacaklarını iyi yönetemediği için batıyor. Başka hiçbir probleminiz yok, ürün güzel, özkaynak sorununuz yok ama satış yapıp bedelini tahsil edemeyince çıkmaza giriyorsunuz.

GİRAY DUDA
Sınıflandırma ve not verme, herhangibir şeyin durumunu belirlemede çok büyük önem taşır. İlkokuldan itibaren öğrenim yaşamımız boyunca karne ve not alırız, yeterli ise sınıfı geçer, yoksa sınıfta kalırız. Karne notları, öğrencinin nasıl olduğunu belirsizliğe yer vermeden net olarak ortaya koyar. 
Ticarette de bu tür sınıflandırmalar önemli. Güven üstüne dayalı alışverişlerde, hiç tanımadığınız ve bir kez toplantıda ya da fuarda karşılaştığınız alıcı sizin çok iyi kazanç sağlamanızı sağlayacak alıcı mıdır, yoksa verdiğiniz malların üstüne soğuk su içme olasılığı mı vardır? Ticari alacaklar sigortası sistemi, ticarette hem satıcıların içini rahatlatıyor hem de şirketlere not vererek hiç tanımadığınız, bilmediğiniz firmaları siz ayrıntısıyla tanıtıyor. Güvenli ticaretin gelişmesi açısından çok önemli olan bu sistemin ayrıntılarını Coface Türkiye Genel Müdürü Belkıs Alpergun ‘Global Sanayici’ye anlattı.
21 BİN ŞİRKETE HİZMET VERİYORUZ
- Ticari alacaklar sigortası ilginç bir ürün. Düzgün çalışması, arkasında büyük bir veritabanı ve istihbarat çabasını gerektiriyor. Türkiye gibi bir yerde böyle bir şeye girişmek gerçekten cesaret işi. Borsa şirketlerinin bile verileri, bilançoları kuşkulu iken siz binlerce şirketin verisini nasıl toplayabildiniz?
-Durmadan çalıştığımızı söyleyebilirim. Şu anda üzerinde limit taşıdığımız şirket sayısı 21 bine ulaştı. Veritabanımızda 50 bin dolayında şirket var. Bunlar yine de Türkiye için büyük ölçü değil. Çok küçük şirketleri dahil etmezsek Türkiye’de 1 milyon 300 bin şirket olduğu söyleniyor. Bunların 250-300 bin tanesi aktif değil. Aktif olanların sayısının 1 milyon civarında olduğunu düşünüyoruz. Bizim 21 bin şirketimiz buna göre az gibi görünüyor ama bunların alıcı limitlerini alt alta topladığınız zaman, Coface 5 milyar euroluk risk üstlenmiş durumda. Bu da oldukça büyük bir rakam. Bu açıdan baktığınızda, Avrupa içinde 10-11’inci sırada Türkiye.
ZAMANINDA YAPILMAYAN ÖDENMEYİ BİZ YAPIYORUZ
- Ticari Alacak Sigortası’nı bize anlatır mısınız?
-Ticari alacak sigortası denince, poliçelimiz, yani satıcı şirketin alıcılar üzerinde tanımladığı açık hesap ve vadeli satışlar zamanında ödenmezse ‘ben öderim’ güvencesi verilmesini anlıyoruz. Bunu yaparken alıcıları her yönüyle incelemek durumundayız. Ortaklık yapılarını, mali yapılarını, varsa eğer piyasaya dönük sorunlu işlerini veya olumlu yönlerini düşünerek, poliçelimizin istediği bazda bir limit tahsis etmeye çalışıyoruz. Bu istenilen limiti tahsis edemiyorsak da ona göre akıllı bir açıklama yapıyor olmamız lazım. Örneğin, alıcının mali yapısı bunu üstlenecek nitelikte olmayabilir. Mali verilerine ulaşamamış olabiliriz. Bu takdir edersiniz Türkiye’de sıkça karşılaşılan bir durum ama gittikçe azaldığını söyleyebilirim. Piyasamız buna karşı duyarlı olmaya başladı. 
Bankaya gerek duymadan açık hesap ve vadeli işlemle bir satış yapmaya karar veren satıcı, öngörülmeyen bir riskle karşılaşırsa onu da sigorta şirketi olarak biz üstleniyoruz. Bu aslında kendi içinde mantıkla işleyen bir üründür. Acaba, muteber bir alıcı değil mi karşımızdaki. Piyasada bazen muteber olamıyorsunuz. Kaldı ki muteber olmayan bir şirkete sigorta şirketi de limit vermiyor. Bazen şikayet ediyorlar, “siz zaten iyi şirketlere limit veriyorsunuz” diyorlar. Bizim yaptığımız görünen riski üstlenmek değildir. Muteberlik konusunda sorun varsa limit veremiyoruz. Piyasa aslında bunu öğrenmiş durumda. Daha yolumuz çok uzun. Önümüzdeki Temmuz’da yürürlüğe girecek Türk Ticaret Kanunu bize çok destek olacak.
AÇIK HESAP VE VADELİ ALACAKLARA BAKARIZ
- Sistem şöyle mi işliyor? Örneğin Gaziantep’te ya da Moskova’da bir firmayla vadeli işlem yapıyorum. Sigorta yaptırmak için size geliyorum. Siz o şirketi inceliyorsunuz ve bunun üzerinden bir sigorta primisaptıyorsunuz. 
-Evet, anlattığınız şey doğru. Ama biz, satıcı şirketin vadeli tüm alacaklarına bakarız. Yani seçmece risk almıyoruz. Biz, açık hesap ve vadeli alacakların tümüne bakarak bir değerlendirme yaparız. 
Diyelim ki satıcı şirketimiz bilgisayar ekipmanı yapıyor.100 tane alıcısı var. 10 tanesi ile peşin alışveriş yapıyor, 5 tanesi de zaten teminat mektuplu. Dolayısıyla geri kalan 85 tanesine bir güvence istiyor. Biz, bu 85 tanenin içinde en büyük 10 tanesini söyle, diyoruz. Bunlarla yıllık ne kadarlık bir ciro öngördüğünü soruyoruz. Ne kadar süreyle çalıştığını da öğrendikten sonra, poliçelimiz bizden bir talepte bulunuyor. Biz de bu 10 şirketi inceliyoruz. Bizde şöyle bir tablo var, siz de bu şirketlerle alışverişin bilançosunu şu miktarda gösterdiniz, biz bunun yüzde 80’inin gerçekleşeceğini baz alarak sigortalanabilir ciro üzerinden bir prim hesabı yapıyoruz. Satıcımız evet derse birlikte poliçeyi imzalıyoruz ve hemen akabinde diğer 75 şirket için de limit tahsisine gidiyoruz.
BİLGİ VERİLMİYOR VE SAKLANIYOR
Limit tahsis edemediğim ve etmediğim şirketler de var. Bir çok şeyle karşılaşıyoruz. “Ben bilgilerimi vermem, dışarıya açmıyorum”, ”Siz kimsiniz bilmiyorum, niye vereyim” gibi yanıtlar aldığımız zaman, poliçelimize, “Lütfen siz temasa geçip bu bilgileri alır mısınız?” diyoruz. Onlar çoğu kez evet diyor ve onların aracılığıyla bu bilgileri alıyoruz. Hiç alamazsak, doğal olarak limitte sınırlı kalıyoruz. Çok negatif bir durum varsa, “Limit veremeyiz, bu müşteri ile vadeli işlem yapmayın” diyoruz.
Çalışmamız başladıktan sonra verdiğimiz limiti artırmak, eksiltmek ya da iptal etmek de sözkonusu oluyor. Çünkü, yaşayan bir poliçe bu. Zamanla alıcılarınızın durumunda değişiklik olabilir ve poliçeyi yeniden gözden geçirmek durumunda kalırız. Mesela bir başka poliçelimizde, bu şirketle çalışan birisinden “hasar beyanı” geliyor. “Ben vadesinde alacağımı tahsil edemedim, lütfen ilgilenmeye başlar mısınız?” diyor. Biz ona “müdahale talebi” diyoruz. Müdahale talebi bize ulaştığında, aynı alıcıyla ilgili başka poliçelimizin de satışı varsa onlara da bilgi veriyoruz, limiti değiştiriyoruz.
BİZİM İŞİMİZ VADELİ ALACAĞI TAKİP ETMEK
Sonuç olarak, sizin için her an vadeli alacaklarınızın sağlığını takip eden birisi var. Bizim işimiz bu.
Mesela poliçelimizin 100 liralık işlemini konuşuyoruz ve 90 TL üzerinden limit tahsis ediyoruz. Ancak işler iyi gitti ve toplam ciro 150 TL oldu. Tabii biz 150 TL’nin hepsini takibe alıyoruz. Poliçelimiz bunun için ayrı bir ödeme yapmıyor, sadece hasar dosyası başına 150 euro karşılığı TL veriyor.
Biz, takibimizi sulh yoluyla veya hukuksal yolla takip ediyoruz. Hasar durumunda dosyaya bakıyoruz. Poliçelimizle de konuşuyoruz çünkü bizim için birincil konu ticaretin devam 
Yorumlar

Daha Fazla Haber
SÖYLEŞİ
29 Kez Görüntülendi.
"Turizmde kum-deniz-güneş modeli 21’inci yüzyıla göre dönüştürülmeli"
GEZİ
122 Kez Görüntülendi.
​​​​​​​İsveç ve Stockholm yakın plan
SÖYLEŞİ
117 Kez Görüntülendi.
“Prompt Mühendisliği, yapay zekadan yüksek performans almanızı sağlar”
GÜNCEL HABER
30 Kez Görüntülendi.
Önder Kul: Unicornları arttırmak için planlar hazırladık
SÖYLEŞİ
135 Kez Görüntülendi.
Ahmet Öksüz: AB pazarında bile zorlanmaya başladık
İÇİMİZDEN BİRİ
119 Kez Görüntülendi.
Cem Boyner: ​​​​​​​Verimlilik, çeviklik odaklı dönüşümlere inanıyorum
ÇOSB HABERLERİ
39 Kez Görüntülendi.
ÇOSB Sürdürülebilirlik Platformu'nda BSH'nin ‘İyi Uygulamaları’ paylaşıldı
ÇOSB HABERLERİ
26 Kez Görüntülendi.
Çerkezköy OSB’de "Prompt Engineering" Eğitimi Yoğun İlgi Gördü
ÇOSB HABERLERİ
20 Kez Görüntülendi.
Sanayinin Yeşil Geleceği ve Döngüsel Ekonomi Çerkezköy OSB'de Masaya Yatırıldı
ÇOSB HABERLERİ
22 Kez Görüntülendi.
ÇOSB’de Yenilikçi Enerji ve Hidrojen Teknolojileri Paneli