25 Kasım 2011'de Strasbourg’da üçlü zirve yapan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkoz ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa’nın en büyük ‘sıkıntısı’ olmaya aday İtalya’nın yeni Başbakanı Mario Monti’yle üçlü zirve yaptı. İtalya basınına göre Sarkozy ve Merkel, ağır borç kriziyle mücadele eden İtalya’nın çöküşünün kaçınılmaz olarak Euro’nun sonu olacağı ve kestirilemez sonuçlarla birlikte Avrupa entegrasyon sürecinin durmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. İki lider, İtalya’ya desteğe devam edileceğini, Euro Bölgesi’ndeki ekonomik ve finansal krize çözüm bulma noktasında ortak çaba için İtalya’nın taahhütlerine inançlarını ve Monti hükümetine duydukları güveni teyid etti. İtalya’nın yeni Başbakanı Mario Monti ise 2013 bütçe dengesini sağlama hedefine ulaşacaklarını, ekonomik büyümeyi desteklemek üzere gerekli tedbirleri hızla hayata geçireceklerini taahhüt etti.
►İTALYA KORKUSU
İtalya Hazinesi, Kasım’ın son haftasında yaklaşık 10 milyar Euro borçlandı. Ancak borçlanma maliyeti de ciddi oranlarda yükseldi. Son borçlanma ihalesinde 6 ay vadeli bono için ortalama faiz yüzde 6.5’e yükseldi. Önceki 6 ay vadeli bono ihalesinde ortalama faiz yüzde 3.5’tu. İtalya’nın 2 yıl vadeli tahvillerinin ortalama faiz oranı da yüzde 4.6’dan 7.8’e kadar çıktı. İtalya’nın kara tablosunda kamu borcunun gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 120’lere kada ulaşmış durumda. İşte bu yüzden İtalya için artık bu faiz oranlarının ülke borcu açısından sürdürülemez olduğu konuşuluyor.
İtalya Hazinesi, Kasım’ın son haftasında yaklaşık 10 milyar Euro borçlandı. Ancak borçlanma maliyeti de ciddi oranlarda yükseldi. Son borçlanma ihalesinde 6 ay vadeli bono için ortalama faiz yüzde 6.5’e yükseldi. Önceki 6 ay vadeli bono ihalesinde ortalama faiz yüzde 3.5’tu. İtalya’nın 2 yıl vadeli tahvillerinin ortalama faiz oranı da yüzde 4.6’dan 7.8’e kadar çıktı. İtalya’nın kara tablosunda kamu borcunun gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 120’lere kada ulaşmış durumda. İşte bu yüzden İtalya için artık bu faiz oranlarının ülke borcu açısından sürdürülemez olduğu konuşuluyor.
►LİDERLER GİDİYOR
Avrupa’daki ekonomik kriz, ilk kez ‘birliği’ ‘dağılmaya’ zorlayan bir felakete dönüşmek üzere. Önce Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, Merkel ve Sarkozy ikilisinin tehdit dolu baskılarına karşı koltuğu bırakmıştı. Papandreu ‘ulusal birlik’ hükümetine yol açtı ve bir bakıma Yunan halkı adına yapılacakların sorumluluğunu tek başına almaktan kaçtı. Bunun ardından İtalya Başbakanı Sylvio Berlusconi de, parlamentodaki desteğinin azalmasını bahane edip istifa etti. İtalya’da da benzer bir yaklaşımla Mario Mont Başbakan oldu. Bir anlamda Türkiye’nin 2001 yılında yaşadığı krizden çıkış için ‘siyasi irade’ yerine teknoktrat bakan çözümü şimdi İtalya ve Yunanistan’da uygulanıyor. Ancak bütün uluslararası gözlemciler Euro Bölgesi’nin İtalya gibi dev bir ekonomide yaşanan sorunlar nedeniyle Yunanistan’ın açtığı problemlerden çok daha büyükleriyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Bu yüzden Avrupa 2012-2013 yıllarında umutsuz vaka durumunda.
Avrupa’daki ekonomik kriz, ilk kez ‘birliği’ ‘dağılmaya’ zorlayan bir felakete dönüşmek üzere. Önce Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, Merkel ve Sarkozy ikilisinin tehdit dolu baskılarına karşı koltuğu bırakmıştı. Papandreu ‘ulusal birlik’ hükümetine yol açtı ve bir bakıma Yunan halkı adına yapılacakların sorumluluğunu tek başına almaktan kaçtı. Bunun ardından İtalya Başbakanı Sylvio Berlusconi de, parlamentodaki desteğinin azalmasını bahane edip istifa etti. İtalya’da da benzer bir yaklaşımla Mario Mont Başbakan oldu. Bir anlamda Türkiye’nin 2001 yılında yaşadığı krizden çıkış için ‘siyasi irade’ yerine teknoktrat bakan çözümü şimdi İtalya ve Yunanistan’da uygulanıyor. Ancak bütün uluslararası gözlemciler Euro Bölgesi’nin İtalya gibi dev bir ekonomide yaşanan sorunlar nedeniyle Yunanistan’ın açtığı problemlerden çok daha büyükleriyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Bu yüzden Avrupa 2012-2013 yıllarında umutsuz vaka durumunda.
►BARROSO: DAĞILABİLİRİZ
AvrupaBirliği (AB) Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, yayılan borç krizine uygun cevap verilmemesi halinde birliğin dağılabileceğini açıkladı. Barroso, “Harekete geçmemenin bedeli parçalanma ve nihayetinde dağılmadır” dedi. AB’nin borç kriziyle mücadele yönteminde bugüne dek uzlaşamaması nedeniyle hayli yüksek maliyetle karşılaştığını ifade eden Barroso, şöyle konuştu: “Avrupa’daki acil durumla başa çıkabilmek ve daha güçlü Avro Bölgesi’nin temellerini atmak için hem itfaiyecilere hem de mimarlara ihtiyaç var.”
AvrupaBirliği (AB) Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, yayılan borç krizine uygun cevap verilmemesi halinde birliğin dağılabileceğini açıkladı. Barroso, “Harekete geçmemenin bedeli parçalanma ve nihayetinde dağılmadır” dedi. AB’nin borç kriziyle mücadele yönteminde bugüne dek uzlaşamaması nedeniyle hayli yüksek maliyetle karşılaştığını ifade eden Barroso, şöyle konuştu: “Avrupa’daki acil durumla başa çıkabilmek ve daha güçlü Avro Bölgesi’nin temellerini atmak için hem itfaiyecilere hem de mimarlara ihtiyaç var.”
►REHN’E GÖRE İTALYA’NIN CİDDİ GÜÇLÜKLERİ VAR
Avrupa Komisyonu’nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Komiseri Olli Rehn ise İtalya’nın dev boyutlara ulaşan borcu nedeniyle çok ciddi güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu ancak bunu aşabileceğini düşünüyor. Rehn, İtalya’da kamu maliyesinin iyileştirilmesinin yanı sıra büyümeyi desteklemek için önemli tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Olli Rehn, endişeleri yatıştırmak için İtalya’ya belirli bir takvimle iddialı reformlar açıklayarak vatandaşlarına ve piyasalara açık sinyal vermesi önerisinde bulundu.
►YUNANİSTAN ÖLÜMCÜL TEHLİKEYİ KONUŞUYOR
Yunanistan’da yeni hükümetin Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, ekonomik krizle mücadele eden ülkenin “ölümcül tehlikeyle karşı karşıya bulunduğunu” resmen söyledi. Venizelos, Avrupa Birliği’ni bu tehlikeyi önleme konusunda kararsız olmakla da suçladı. Venizelos’a göre ülkesi, ‘sendeleyen ve zorluk çeken bir Avrupa’nın içinde ölümcül tehlike altında bulunuyor. Venizelos bunları söylerken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s (S&P) da, Belçika’nın kredi notunu biraz daha kötüleştirdi. S&P, Belçika’da daimi hükümet eksikliği ve ihracatı tehdit edecek Avrupa’daki resesyon nedeniyle uzun vadeli kredi notunu indirdi. Belçika’da Fransızca konuşan Valonlar ile Hollandaca konuşan Flamanlar arasındaki görüş ayrılığı yüzünden 530 gündür hükümet kurulamıyor.