Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ‘Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te yaptığı değişikliklere ilişkin OSBDER (Organize Sanayi Bölgeleri Derneği) Genel Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay’ın görüşlerini aldık. ‘Global Sanayici’ye yönetmeliği değerlendiren Tuncay, “OSB mevzuatında var olan doluluk sınırlamalarının bir anlam ifade edebilmesi için, belediyelerin ve il özel idarelerinin sınırları içinde olan OSB’lerde yatırımcının ihtiyacını karşılayacak boş sanayi parseli varken yapı ruhsatı vermelerinin önlenmesi gerekir” dedi.
Yönetmelikte sık sık değişikliklere gidildiğini belirten OSBDER Başkanı Tuncay şunları söyledi:
“Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ilk olarak 2000 yılında yürürlüğe kondu. Takiben uzun bir hazırlık sürecinin sonunda 2002 yılında Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği çıkarıldı. 4562 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra tam on iki defa değiştirildi. Kanunda 2008 yılında yapılan kapsamlı değişikliğe bağlı olarak Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği yeniden hazırlanarak 22/8/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe kondu. OSB Uygulama Yönetmeliği o tarihten bugüne kadar tam beş defa değiştirildi. En son değişiklik 08.08.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bir mevzuatta bu kadar çok değişiklik yapılması iyi midir? Konuya nereden baktığınıza bağlıdır.
Organize Sanayi Bölgeleri, sanayi ve ekonomi politikaları bileşenin en önemli enstrümanıdır. Organize Sanayi Bölgeleri kalkınma ve sanayi politikalarının uygulanması, planlı kentleşme, çevrenin korunması, üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, KOBİ’lerin geliştirilmesi, tarım topraklarının ve su havzalarının korunması gibi pek çok konuda önemli işlevlere sahiptir.
OSB’ler, yatırımcıya altyapısı tamamlanmış ucuz sanayi parseli sunar, ar-ge, yenilikçilik, kümelenme ve işletme işbirlikleri oluşumu için uygun ortamı sağlarlar. Bölge sanayicisi için sinerji kaynağı oluşturan OSB’ler, devlet gözetiminde ve denetiminde, sanayicilerin OSB tüzel kişiliği aracılığıyla demokratik bir şekilde kendilerini yönetmesine olanak tanıyan sanayi kentleri olarak görülmektedir. Kısaca OSB’ler, sürdürülebilir kalkınmanın ve sanayileşmenin temel dinamiğidir. Dolayısıyla OSB’ler ve OSB’lerde bulunan işletmelerin faaliyetleri iç ve dış dinamiklerin etkisine açık, sürekli etkilenebilen ve gelişebilen değişken bir alandır. Konuya bu yönüyle bakıldığında sürekli değişebilen ve gelişen bu alanda, hukuk kurallarının da sosyal ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak ihtiyaçlar çerçevesinde değişmesi gerektiği değerlendirilmelidir. OSB mevzuatının çok sık değişmesinin sebebini de, henüz 12 yıl gibi kısa bir geçmişe sahip olması, değişken ve dinamik bir alanı düzenliyor olmasına bağlamak uygun olur.
Ağustos ayında yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliği’nde değişiklik yapan düzenlemelerin de, bu çerçevede değerlendirilmesi ve bardağın dolu tarafından konuya yaklaşılması uygun olacaktır. Yapılan düzenlemeler ile neler getirildiğine veya değiştiğine kısaca şöyle bir bakalım.”
OSBDER Başkanı Tuncay’ın ‘Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e ilişkin değerlendirmeleri şöyle:
● YAPI RUHSATINA YENİ DÜZENME ŞART
Yeni bir OSB yer seçimi talebinin değerlendirmeye alınabilmesi için il genelindeki ihtisas OSB’ler hariç, diğer OSB’lerde bulunan toplam sanayi parsellerinin en az yüzde 75’inde üretim veya inşaata başlanmış olması şartı ile ilave alan yer seçimi talebinin değerlendirmeye alınabilmesi için ilave alan talebinde bulunan OSB’de toplam sanayi parsellerinin en az yüzde 90’ında üretim veya inşaata başlanmış olması şartı değişmemiştir. Yönetmeliğin önceki halinde de bu sınırlamalar vardı. Yeni getirilen düzenleme ilave alan yer seçimi talebinde, o ilde başka bir OSB’nin bulunmaması halinde yüzde 90 oranın yüzde 75 olarak uygulanacak olmasıdır. Bu kapsamda yapılan bir başka önemli değişiklik de, daha önce sadece yeni bir OSB yer seçimi talebinin değerlendirmeye alınmasında, ‘özel OSB’ler ile Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının yatırımcı temin ettiği projelerde’ yüzde 75 oranın aranmayacağı şartı, ilave alan yer seçimi talebinin değerlendirmeye alınmasında da uygulanacak, yani yüzde 90 oranı aranmayacaktır. Önceki halinde olduğu gibi, aynı sektör grubunu içeren ihtisas OSB’lerde söz konusu oranlar aranacaktır. Her ne kadar organize sanayi bölgeleri mevzuatında, ülkemizin sahip olduğu kısıtlı kaynakların verimli ve rasyonel kullanılması amacıyla, yeni OSB kuruluşuna veya genişlemeye yönelik taleplerin gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesine olanak sağlanması için düzenlemeler yapılmış ise de, yerel yönetimler tarafından yapılan imar planlarıyla münferit sanayileşmeye alanları yaratılarak bir yandan OSB’lerde yapılan kamulaştırma ve alt yapı yatırımlarının boşa gitmesine yol açılmakta, diğer yandan da verimli tarım arazileri heba edilmektedir. OSB mevzuatında var olan bu sınırlamaların bir anlam ifade edebilmesi için belediyelerin ve il özel idarelerinin sınırları içinde olan OSB’lerde yatırımcının ihtiyacını karşılayacak boş sanayi parseli varken yapı ruhsatı vermelerinin önlenmesidir. Diğer yandan OSB’ler açısından da önemli olan uygulamadır. Bu sınırlamalara ne kadar uyulduğu tartışmalıdır.
● KONGREDEKİ BELİRSİZLİKLER ORTADAN KALKTI
Yönetmeliğe yapılan bir eklemeyle Müteşebbis Heyet Üyeliğine seçilme şartlarını taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin üyeliklerinin kendiliğinden sona ereceği düzenlendi. Yönetmelikte OSB olağan genel kurul ve olağanüstü genel kurul toplantıları gündemine ilişkin hususlar yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca, dört katılımcıdan az olmamak üzere toplam katılımcı sayısının en az 1/10’u tarafından genel kurul toplantı tarihinden en az 10 gün önce müştereken ve noter tebligatı ile bildirilecek hususların genel kurulun gündemine alınacağı; olağan genel kurulda, gündemde olmayan hususların görüşülmeyeceği, ancak, dört katılımcıdan az olmamak üzere OSB’nin toplam katılımcı sayısının en az 1/10’unun Başkanlık Divanının seçilmesini takiben, gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce belli konularda(1) yazılı teklifte bulunmaları halinde genel kurula katılanların salt çoğunluğunun kabulü ile gündeme alınacağı kooperatifler mevzuatına paralel olarak düzenlenmiştir. Ayrıca, olağanüstü genel kurul toplantısı gündeminin, çağrının amacına göre tayin ve tespit olunacağı, çağrının amacı dışında herhangi bir konuda gündeme madde ilave edilemeyeceğine yer verilmiştir. OSB genel kurul gündemine ilişkin yapılan düzenlemeler ile bu konudaki belirsizlikler ortadan kaldırılmıştır.
● AİDAT VE SATIŞTA GECİKME HALİNDEKİ ESASLAR
Müteşebbis heyet ve genel kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen maddede yapılan değişiklik ile arsa tahsis ve satış prensiplerinin belirlenmesi, alt yapı katılım payları, elektrik, su, doğalgaz ve benzeri satış bedelleri ile ilgili prensipleri belirleme ve bu aidat ve satış bedellerinin tahsilatında gecikme halinde uygulanacak cezalara ilişkin esasların belirlenmesi eklenmiştir.
● SÖYLENTİLERİ ÖNLEYEN DÜZENLEME
Yapılan bir başka değişiklik ile yönetim kurulu üyelerinin şahsi menfaatleri ile alt ve üst soyu ile üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları ile temsilcileri oldukları katılımcıların menfaatlerini ilgilendiren hususların görüşülmesi sırasında toplantıya katılamayacağı belirlenmiş, böylece kendisini ve yakınlarını ilgilendiren konularda karar vermesi önlenmiştir. Bu düzenleme Yönetim Kurulu üyelerine yönelik çeşitli söylentileri ortadan kaldıracağı için yerinde bir düzenlemedir.
● YATIRIMCILARI CAYDIRABİLİR
Yönetmelikte asgari yapılaşmayla ilgili düzenlemeye gidilmiştir. Buna göre yapı ve yapı ile ilgili esasları düzenleyen 71’inci maddede “Sanayi parsellerinde; parsel alanının 1/4’ünden az taban alanlı proje üretilemez. Parsellerin tevhid edilmesi durumunda bu oran tevhid sonucu oluşan yeni parselde de aranır” şartı getirilmiştir. Bu düzenlemenin parsellerin
tevhid edilmesi durumunda, proje üretilmesi ve yatırımın gerçekleştirilmesi aşamasında yatırımcıları caydırabileceği, zira OSB yatırımcılarının daha çok küçük ölçekli işletmeler olduğu, proje büyüdükçe yatırımını gerçekleştirme imkanının azaldığı değerlendirilmektedir.
● PLAN MÜELLİFİNİN UYGUN GÖRÜŞÜNÜN ALINMASI SORUN DOĞURUR
İmar planı değişiklikleri ve onayında önemli bir değişiklik yapıldı. Yönetmeliğin önceki halinde, imar planı değişikliğinin zorunlu olması hallerinde bu konuda gerekçeli teknik rapor hazırlanacağı ve OSB sınırları içerisinde yapılan her türlü imar planı ve revizyonun fikri mülkiyet hakkının OSB’ye ait olduğu düzenlenmişti. Dolayısıyla plan müellifinin görüşü alınmadan plan değişikliğine gidilebilmekteydi. Yapılan değişiklik ile plan değişikliğinin zorunlu olması hallerinde, bu konuda plan müellifinin gerekçeli uygun görüşü alınacağı hükme bağlandı. Bu düzenleme fikri mülkiyet hakkının korunması bakımından önemli olmakla birlikte, plan müellifine ulaşamama veya plan müellifinin bu yetkisini suiistimal etmesi nedeniyle OSB’ler çeşitli sorunlar yaşadığı için fikri mülkiyet hakkının OSB’lere ait olduğu düzenlenmişti. Plan müellifinin uygun görüşünün aranması OSB’ler açısından yeni sorunlar oluşturabilir niteliktedir.
● KREDİLENDİRME OLUMLU
Yatırım Programında yer alan kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak OSB’ler ve ileri teknoloji kullanan ihtisas OSB’lere talepleri halinde, OSB’nin sevk ve idaresi için ihtiyaç duyulacak bölge müdürlüğü hizmet binası inşaatlarının kredilendirilebilecek olması da getirilen yeni bir düzenlemedir.
● OSB’LERDE YENİ KURULABİLECEK ÜRETİM TESİSLERİ
Diğer bir değişiklik ile OSB’lerde kurulamayacak tesisler daraltıldı. OSB’lerde daha önce kurulamayacak tesislerden olan kağıt üretimi yapan tesisler, selüloz ve selüloit üretim yapan tesisler ile entegre şeker fabrikaları, maya ve tuz üretim tesisleri kurulabilecektir.
● AMBALAJ VE KATI ATIKTA YAŞANAN TARTIŞMA SONA ERDİ
Yönetmelikte yapılan önemli bir değişiklik ile OSB’lerde ambalaj ve katı atık konusunda mevzuatın uygulanma önceliği konusunda (Çevre mevzuatı mı? OSB mevzuatı mı?) yaşanan tartışmalar sona erdirildi. Ambalaj atığı üreticisi katılımcıların, ambalaj atıklarını kaynağında ayrıştırarak ve OSB’ye verme yükümlülüğü ile OSB’lerin bu atıkları toplama, depolama, nakletme ve değerlendirme görev ve yetkisinin OSB’lere ait olduğu daha belirgin hale getirildi.
● KİRALAMADA YENİ ŞARTLAR
Katılımcının tesisini kiralama şartlarında değişiklik yapıldı. Kiralayanın (kiraya verenin), sanayi parselinde bulunan tesisini bağımsız bölüm oluşturmadan bir bütün halinde kiraya verileceğine dair beyanı aranacaktır. Bu şu anlama geliyor, katılımcı, tesisini bağımsız bölümler haline getirerek birden fazla gerçek veya tüzel kişiye kiralayamaz. Ancak kiracı, kiraladığı tesisi kendi faaliyetleri çerçevesinde farklı bölümler için kullanabilir. Örneğin; idari ofis, malzeme temini, üretim, depolama, satış ve pazarlama vb. üniteler şeklinde. Bu faaliyetler kiracının bir çatı şirketi bünyesinde farklı işletmeleri/şirketleri tarafından yerine getiriliyorsa kiralayanın tesisini bağımsız bölüm oluşturarak kiraya verdiği anlamına gelmeyeceği biçiminde değerlendirilmektedir.
● ÖNEMLİ SAYILABİLECEK PROBLEMLERİ ÇÖZDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜYORUZ
OSBDER olarak, kural koyucuların görevinin, yapılan düzenlemeler ile yatırımcıların ve KOBİ’lerin önünü açmak olduğunu, bu çerçevede, OSB Uygulama Yönetmeliğinde yapılan düzenlemelerin önemli sayılabilecek bazı problemleri çözdüğünü düşünmekteyiz. Bizim gibi derneklerin ve meslek odalarının en önemli görevlerinden biri de, gerek düzenleme yapılması süreçlerinde gerekse yapıldıktan sonra mevzuattan kaynaklanan temsil ettiğimiz kesimin sorunlarını ilgili kamu makamlarının (TBMM, Başbakanlık ve ilgili bakanlıklar) gündemine taşıyarak çözülmesine katkı koymaktır. Bu arada ilgili bakanlıklarımız ile OSB’leri ve KOBİ’leri ilgilendiren konularda, paydaşlar olarak etkili bir işbirliği ve iletişim içinde olduğumuzu hatırlatmamın yararlı olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki yasama döneminde, başta OSB Kanunu olmak üzere mevzuattan kaynaklanan sorunların çözülmesine yönelik yeni bir sürecin başlatılacağını ve önemli adımlar atılacağını umuyoruz.”
(1) Hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibrasının geriye bırakılması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması, Kanun, Yönetmelik, kuruluş protokolü, ana sözleşme ve iyi niyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar.