Dünyadaki İtalyan Girişimciler Derneği (CIIM EurAsiaMed) tarafından, İtalya ile ilişkisi olan girişimcileri aynı çatı altında buluşturmak üzere geleneksel olarak düzenlenen "DİYALOG" toplantısına Başbakan Yardımcısı Ali Babacan konuk olarak katıldı. Ekonomik, politik ve kültürel konularda alanında önemli yöneticilerin konuşmacı olarak katıldığı deneyim ve fikir alışverişi platformunda, İtalya Büyükelçisi Gianpaolo Scarante ve CIIM Türkiye Başkanı Aldo Kaslowski de birer konuşma yaptı.
KASLOWSKİ: KÜRESEL LOBİ YAPIYORUZ
Aldo Kaslowski açılış konuşmasında İtalya’da 60 milyondan fazla kişinin ve dünyada 5 milyonu aşkın İtalyan kökenli vatandaşın yaşadığını, derneğin İtalya ile ilişkisi olan dünyadaki tüm girişimcileri aynı çatı altında buluşturarak, iş dünyasındaki deneyimleri paylaşmak ve ilgili konularda fikir alışverişinde bulunmalarını sağlamak olduğunu belirtti. CIIM’in küresel ölçekte tek etkili lobi olduğunu söyleyen Kaslowski, “Dünya çapındaki CIIM ofisleri, yerelle entegre olabildikleri dış ülkelerde kariyerlerini sürdüren İtalyan girişimciler için güçlü bir lobi köprüsü sağlıyor. Türkiye son yıllarda çok sayıda yabancı yatırım çekmekte. Bu yüzden de küresel finans ve ekonomi göçmeni olan pek çok işadamını ağırlamakta. Küreselleşmenin köprüsünü temsil edenler için ev sahibi ülke olarak Türkiye, diğer ülkeler üzerinde büyük bir avantaja sahip” açıklamasını yaptı.
SCARANTE: TÜRKİYE İTALYA’YA GÜVENMELİ
İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Gianpaolo Scarante ise Türk-İtalyan ilişkilerinin çok olumlu olduğunu, hem kurumsal, hem de kültürel olarak pek çok ortak konunun bulunduğunu belirterek, “2012 yılındaki ekonomi ve siyasetteki sorunlara rağmen İtalya, Türk pazarındaki konumunu korudu. Türkiye’de şu an 1.000 İtalyan şirketi var. Son 1 yılda ciddi anlamda büyüme yaşandı. Madalyonun diğer yüzünde İtalya’da sayısız girişimci krizi aşmak için yoğun mücadele veriyor ve dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olduğunu düşünüyor. Kamudaki gelir dağılımı ve harcama kesintisi gibi önlemlerin sonuçları alınmaya başlandı. Özel sektörde de önemli düzenlemeler dikkat çekiyor. Avrupa’daki stratejik konumu, yaşanan son gelişmeleri de göz önünde bulundurursak İtalya’da sayısız fırsat mevcut. Şirketlere katma değer yaratan önemli bir sistemimiz var. Türkiye’nin İtalya’ya güvenmesi için çok basit bir neden var. Vaktiyle İtalya Türkiye’ye neden güveniyorsa şimdi de aynı nedenle Türkiye, İtalya’ya güvenmeli. İtalya hükümeti Türkiye’ye güveniyor. Türk hükümeti ve şirketleri de İtalya’ya güvenmeye devam edecektir” dedi.
BABACAN: İTALYA İLE İLİŞKİLERİMİZ HARİKA
Diyalog toplantısında ekonomideki gelişmeleri değerlendiren Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, katılımcılara 2023 Türkiye’sinin ekonomik vizyonunu aktardı. Yurt dışında yaşayan İtalyanların, İtalya için önemli bir kaynak olduğunu, Türkiye ve İtalya arasındaki ilişkileri tanımlamak ve tek bir sözcük kullanmak gerekecekse bunun "harika" sıfatı olacağını söyleyen Ali Babacan, CIIM'in zeki ve akılcı bir organizasyon olduğunu belirtti.
Toplantıda İtalya ve Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin hızla geliştiğini, iki ülkenin iş, yatırım ve ticaret alanında her zaman iyi ortak olduğunu, stratejik ortaklığın iki tarafı da memnun ettiğini belirten Babacan, İtalya'dan gelen turist sayısının her geçen gün arttığını aktardı. İtalya'nın güçlü markalara sahip olduğuna da değinen Babacan, Türk şirketlerinin düşük maliyetli ancak yüksek kaliteli mallar ürettiğini belirterek, "İtalyan ve Türk şirketlerinin bu özelliklerini yan yana getirdiğimizde kazan-kazan ilkesi doğrultusunda çok sayıda iyi sonuç elde edeceğiz" dedi.
Türk ve İtalyan şirketlerinin gelecekte birbirlerini daha tamamlayan bir yapı içinde daha geniş hacimli işler ortaya koyacağını vurgulayan Babacan, "İtalya'dan bir çok şirket halihazırda Türkiye'de yatırım yapmış durumda. Bu bizi fazlasıyla mutlu ediyor. İki ülke arasında ortak girişimlerin sayısı da oldukça fazla" diye konuştu.
AB SÜRECİNDE İTALYA’NIN DESTEĞİ ÖNEMLİ
İşadamlarına Türkiye'nin yalnızca ekonomik gelişmesinden değil demokratik alanda aldığı yoldan da bahseden Babacan, Avrupa Birliği üyelik hedefinin de kendileri için stratejik bir seçim olduğuna işaret etti. Babacan, AB üyelik müzakerelerinin kolay olmadığı ancak bunun ülke içindeki değişimin de itici gücü olması açısından büyük önem verdiklerini ifade etti. Türkiye ile İtalya arasında her alanda çok iyi ilişkiler olduğunu anımsatan Babacan, "Bizler müttefikiz, partneriz, yüksek düzeyli stratejik işbirliğimiz var. İtalya, bizim AB üyelik sürecimizi desteklemeye devam ediyor" dedi.
Babacan konuşmasında neden Türkiye'ye yatırım yapılabileceğini anlatırken, hem ülke içindeki atmosfere dikkat çekti hem de Türkiye'nin uluslararası alanda geldiği konuma işaret etti.
Türkiye'nin Batı ile olan ilişkilerine verdiği önemin yanı sıra Doğu'yu da ihmal etmediği mesajını veren Babacan, "Türkiye, Afrika Birliğini stratejik partner olarak ilan etti. Yine Türkiye'nin Arap Birliği ile özel bir bağı var" diye konuştu.
BU YIL YÜZDE 4, 2014’TE YÜZDE 5 BÜYÜYECEĞİZ
2008-09 yıllarında birçok ülke krizi aşabilmek için piyasaya mali yardım yaptığı dönemde Türkiye'nin mali yapıyı güçlendirici politikalar uyguladığını belirten Babacan, Türk ekonomisinin 2010'da yüzde 9.2, 2011'de 8.5 oranında büyüdüğünü ve özel sektörün de buna bağlı olarak geliştiğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin iç tüketim ve ihracattan gelen dengeli bir büyümeye açık olduğunu vurguladı. Babacan, alınan önlemlere uyumlu olarak Türkiye’nin bu yıl yüzde 4, gelecek yıl yüzde 5 büyüyeceğini duyurdu.
ORTA SINIF GÜÇLENDİ
“Önceki yıllardaki hızlı büyüme elbette yeni istihdam alanlarının da açılmasını sağladı. Kriz döneminden 2011 yılı sonuna kadar 3.7 milyon insana iş imkanı sağlandı" diyen Babacan, halkın alım gücünün arttığını, özellikle orta sınıfın güçlendiğini aktardı. Orta sınıfın genişlemesi sonunda iç piyasanın çok canlandığını aktaran Babacan, artık Türkiye'de günlük geliri bir-iki dolar olan insan bulunmadığını ifade etti. Türk hükümeti olarak özel sosyal girişimciliği desteklediklerine işaret eden Babacan, bu yardımın insanları tembelliğe değil daha fazla üretmeye teşvik ettiğini söyledi.
ÇOKULUSLU ŞİRKETLER İSTANBUL’DA ÜSLENİYOR
İstanbul'u uluslararası finans üssü yapmak arzusunda olduklarını aktaran Babacan, bunun içinde gerekli adımları attıklarını hatırlattı. İstanbul'un şimdiden merkez haline geldiğini belirten Babacan, "Şimdiden birçok çokuluslu şirket, uluslararası finans kuruluşları İstanbul'u üs olarak seçmiş durumda" dedi. Babacan, bu firmalar arasında IFC, Coca Cola, Microsoft gibi firmaları saydı. İstanbul'u bölgesel merkez olarak seçen firmaların Kuzey Afrika, Ortadoğu, Kafkasya, Orta Aysa ile Balkanlara kolayca ulaşabileceğini aktaran Babacan, bu kurumların lojistik ihtiyaçlarını da rahatça giderebildiklerini aktardı. Toplantı sonrası Babacan, onlarca işadamıyla baş başa görüşme yaptı.