Öne Çıkanlar Mustafa Varank ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu Ali Yerlikaya Av. Ferhan Arıkan Konkordato

'Cari açığın anası dışarıdan para alıp içeriye pompalamaktır'
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, ekonomi profesörü olmasına rağmen, politikayı da çok iyi bilen akademisyenlerden birisi. 1990’lı yılların başında, Ecevitlerin partisi DSP’nin devletçiliği reddeden ekonomi politikasını hazırladı ve bir süre de DSP İstanbul İl Başkanlığı görevinde bulundu. Ayrıca,seçim sistemleri hakkında araştırmaları da var ve bu birikimi ile seçim sonuçlarını en isabetli analiz edebilecek uzmanlığa sahip. Bu nedenle de 12 Haziran genel seçimler sonrasında bir çok televizyon kanalı, seçim sonrası programlarına kendisini konuk ederek görüşlerine başvurdu. Prof. Dr. Gürsel, Türkiye ekonomisinin en büyük sorunu olan cari açığa dikkat çekerek, karşılaşılabilecek risklerle ilgili uyarılarda bulundu ve hükümetin alması gereken önlemleri anlattı.
‘Global Sanayici’nin sorularını yanıtlayan Gürsel, cari açığın ciddi bir kur şoku yaratabileceğini vurguladı. Gürsel’e “KOBİ’ler ne yapmalı” diye sorduğumuzda net bir yanıt aldık: Verimlilik artışıyla maliyetlerini düşürmek için yenilik ve AR-GE çalışmalarına para ayırsınlar. İşte Prof. Dr. Seyfettin Gürsel’e sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar şöyle:
● YÜKSEK BÜYÜME MUAZZAM BİR CARİ AÇIK YARATTI
- 2011 yazına başlarken Türkiye ekonomisinin bir fotoğrafını çekecek olursak belli başlı neler görüyoruz? Sorunlarıyla, iyi yönleriyle, olumlu ve olumsuz taraflarıyla.
- Türkiye ekonomisinin aslında temel iki tane sorunu var. Birisi iç tasarruflar yetersiz. 2002’den sonra özel tasarruflar çok ciddi biçimde azaldı. Büyüme de iç talebe dayalı olduğu için doğal olarak iç tasarruflar düştü. Tüketime yöneldi daha çok. Kamunun da 2007'den sonra iç tasarrufları düştü. Sonuçta toplam iç tasarruflar azaldı. Yatırımlar çok fazla düşmediği için muazzam bir cari açık ortaya çıktı. İktisaden zaten aynı şeydir. Madalyonun iki yüzüdür. Cari açık dış tasarrufla özdeştir. Eğer cari açık yüksekse biliyoruz ki iç tasarruflar yetersiz, dış tasarruflar yüksek demektir. Dış tasarrufların hepsi ya da çoğu doğrudan yabancı sermaye olsaydı o kadar büyük bir sorun yoktu.
● PARAYI DIŞARIDAN AL İÇERİYE POMPALA OLMAZ
Ama öyle de değil. Hele son dönemde bu tamamen portföy yatırımları ya da sıcak para dediğimiz parayla, daha da çok bankaların dışarıdan aldıkları kredilerin yarattığı yüksek büyüme var. Bankalar dışarıdan parayı alıyor ve içeriye  pompalıyor. Bunun yarattığı bir yüksek büyüme muazzam bir cari açık verdi. Bu pompalanan para cari açığın anasıdır. Cari açık oranı yüzde 8'e çıktı. Tahminen söylüyorum ama birinci çeyrek GSYH'si belli olduğunda bunu göreceğiz. Bu muazzam rakam büyük bir risk. Çünkü kur şoku yaratabilir.
● SANAYİ REKABETÇİ DEĞİL
İkinci temel sorun, sanayi yeterince rekabetçi değil. Bence verimliliğin üzerinde bir sosyal devlet ve ücret düzeyi var. Verimliliği düşük, eğitim düzeyi düşük bir işgücü var. Bunun sonucunda rekabet edemeyince, küçükler kayıt dışına kaçıyor. Kayıt dışının yaygınlığının bir nedeni de bu. Belki en önemli nedeni. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner123

banner122

banner121

banner120

banner119

banner118