ARİF ESEN-GİRAY DUDA
Karadeniz Holding’e bağlı Eti Yatırım A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Pınar Gülbahar’la, sıfır bir aracı kurumu agresif bir şekilde büyüterek ciddi bir potansiyel kazandırmanın sırrını, İMKB’yi, halka açılmak isteyen KOBİ’lere önerilerini ve dünya borsalarına bakışını konuştuk. 2011’de ‘En iyi hisse ve endeks tavsiyesi veren aracı kurum’ anketinde birinci olan Eti Yatırım’ın genç, dinamik ve başarılı yöneticisi Gülbahar, ‘Global Sanayici’nin sorularını şöyle yanıtladı:
- Eti Yatırım’ı tanıyabilir miyiz?
- Eti Yatırım, 1948 yılında kurulan Karadeniz Holding’e bağlı. Karadeniz Holding enerji başta olmak üzere finans, turizm ve gayrimenkul yatırım sektörlerinde faaliyet gösteriyor. 1996 yılında Etibank A.Ş tarafından kurulan Eti Yatırım, Kasım 2007’de yüzde 99.95 oranındaki hisseleri ve yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan Karadeniz Holding’e geçti. Eti Yatırım’la birlikte TMSF’den Pamuk Faktoring ve Pamuk Leasing de satın alındı. Karadeniz Holding Finans Grubu bünyesinde Eti Yatırım, Pamuk Leasing, Pamuk Factoring ve Karadeniz Emtia Yönetim şirketleri var. Grup bankacılık dışı tüm finans faaliyetlerinde aktif rol oynuyor. Eti Yatırım satın alındıktan sonra, Karadeniz Holding’in ana faaliyet alanı enerji sektörü olduğu için finans grubuyla ilgili olarak çok fazla faaliyet gösteremedi. Yaklaşık üç yıl önce ekip arkadaşlarım ve ben Eti Yatırım'ı canlandırmak için devraldık. Müşterisiz bir şekilde satın alınan Eti Yatırım’ı devraldığımızda sıfır bir kurum gibiydi. Önce altyapısal anlamda, bir aracı kurumun donanımı ne olması gerekiyorsa onu tamamladık. Yaklaşık olarak 1.5 yıldır tam randımanlı hizmet veriyoruz. Biz tecrübeli bir ekibiz.
EN İYİ TAVSİYE VEREN KURUM
Geçen yıl en çok halka arz yapan aracı kurumlardan birisi olduk. Araştırma birimimiz Türkiye’de en iyi endeks ve hisse senedi tavsiyesi veren aracı kurum seçildi. Kurumsal finansman departmanımız da öyle. Eti Yatırım’ın seçici, butik ve geniş tabanlı bir müşteri portföyü var. Bu arada portföy yönetimini de kurduk. 2010 ve 2011 yılı için getirilerine baktığımızda bir çok bankanın çok üstünde olduğunu görüyoruz. Eti Yatırım sağlıklı ve hızlı büyüyen bir aracı kurum.
Geçen yıl en çok halka arz yapan aracı kurumlardan birisi olduk. Araştırma birimimiz Türkiye’de en iyi endeks ve hisse senedi tavsiyesi veren aracı kurum seçildi. Kurumsal finansman departmanımız da öyle. Eti Yatırım’ın seçici, butik ve geniş tabanlı bir müşteri portföyü var. Bu arada portföy yönetimini de kurduk. 2010 ve 2011 yılı için getirilerine baktığımızda bir çok bankanın çok üstünde olduğunu görüyoruz. Eti Yatırım sağlıklı ve hızlı büyüyen bir aracı kurum.
82’NCİ SIRADAN 8’İNCİ SIRAYA Geçen yıl Maya Meridyen’de bir irtibat bürosu açtık. Şubat ayında da Bağdat Caddesi’nde bir irtibat bürosu faaliyete geçirdik. Üç yıl öncesinde 82’nci sırada olan bir aracı kurumu, şu anda banka fonları da dahil olmak üzere sekizinci sıraya taşıdık. Beklediğimizden çok daha agresif olarak hareket ettik. Çok farklı bir yere geldik kurum olarak. Piyasadaki aracı kurumlardan biraz daha farklı olmamızın nedeni bu. Holding iştiraki olduğumuz için ismimize leke getirecek, zarar getirecek hiçbir müşteri yapısıyla bağlantımız yok ve olamaz.
ABD PORTFÖY YÖNETİCİLİĞİ YAPTI
- Sizi tanıyabilir miyiz?
- İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi mezunuyum. Stajla başladı borsacılık. 4–5 yıl çalıştıktan sonra yurtdışına gittim. New York Manhattan’da bir aracı kurumda fon yöneticiliği yaptım. Ben 13 yıldır sektördeyim. Portföy yöneticiliği yaptım. Ekip arkadaşlarımızla da 10 yıldan fazla süredir beraberiz.
10 yıldır birlikte çalıştığımız yatırımcılar da var. Dolayısıyla karşılıklı bir memnuniyet var ki borsada kolay görülmeyen uzun bir zamandır bu ilişki sürüyor. Ekip arkadaşlarımdan birisi yurtdışı fonlarda görev almıştı. Ben de yurt içi ve yurt dışı fonlarda 13 yıl görev aldım. Portföy yöneticiliği yaptım. Şu anda birlikte çalıştığım ekip arkadaşımın 1.2 milyar dolarlık bir fonu vardı, orada birlikte
görev yaptık. Okumuş Capital şu anda faaliyette değil. Kriz döneminde kendi istekleriyle faaliyeti durdurdular. Çünkü krizi önceden gördüler. 2002 yılında “Dünyanın En Çok Getiri Sağlayan Hedge Fonu” ödülünü aldılar. Onların faaliyet alanı tamamen ABD borsasıydı.
İMKB’DE 40 HALKA ARZ
TALEBİ SIRADA
- İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki şirket sayısının azlığı öteden beri vurgulanan bir sorundur. 2011 yılının ilk altı ayında 20'ye yakın
şirket halka açıldı ancak ikinci yarıda kriz korkusu ve etkisiyle bu hareketlenme hız kesti. İçinde bulunduğumuz dönem ve önümüzdeki dönemlerde yeni halka açılmalar gündeme gelir mi? Beklentiniz ne yöndedir?
- Halka arz seferberliği ve 1000 şirket hedefi kapsamında son zamanlarda özellikle KOBİ ölçeğindeki şirketlerin halka arz yoluyla kaynak sağlama talebinin yoğunlaştığını görmekteyiz. Şirketlerin olası krizlere yönelik sermayelerini bir an önce güçlendirme isteğine de bağlı olarak İMKB’de şu an
17 tanesi başvurusu yapılmış ve 40 civarında halka arz talebinin sırada olduğunu tahmin ediyorum. Bu çerçevede, 2012 yılında halka açılmaların gerek halka açık konumda sayılan
82 şirketin önemli bir kısmının İMKB’ye kotasyonu gerekse yeni başvurularla tarihi zirvesine ulaşmasını bekliyoruz.
- İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndaki şirket sayısını hızla artırmak nasıl mümkün olabilir?
- Bunu sağlamanın başlıca yolu şirketlerin bu yönde bilinçlendirilmesi ve bunun yasalarla uygun ortamının sağlanarak desteklenmesi olacaktır. Bu kapsamda, yıllar itibarıyla çıkarılan vergi affı gibi uygulamalarla şirketlerin temizlenmesi sağlanırken, Yeni Türk Ticaret Kanunu’yla da bir nevi zorlanmaktadır.
- Pazarın diğer yanındaki yatırımcılar açısından sorun yaşanıyor mu? Yatırımcıları İMKB'yle buluşturmanın, “borsaya hücum” dönemi yaşatmanın çaresi nedir?
- Yeni yapılacak halka arzların başarılı olması ve yatırımcılara kazanç sağlaması halinde arzlara olan ilgi artabilir. 1000 şirket hedefi bir yandan olumlu görünse de
diğer taraftan kaynak sıkıntısı çerçevesinde halka arzlara
olan talebi sınırlandırıcı etki yapmakta ve yatırımcıların
daha seçici olmasına yol açmaktadır. “Borsaya hücum” için öncelikle alıcı tarafın istekli hale getirilmesi gerekmekte,
bu ise kısa dönemde pek de mümkün görünmemektedir.
- Dünyada sermaye piyasaları ne durumda? Avrupa borsaları, bugünkü durgunluktan ve ilerisi için beklenen olumsuz ortamdan nasıl etkileniyor?
- Global piyasalardaki kırılganlık halen devam ediyor ve Avrupa borç sorunu kısa sürede çözümlenecek gibi görünmüyor. Bu nedenle önümüzdeki günler piyasalarda dalgalanmaların yaşanmaya devam edileceği bir dönem olarak görünüyor.
- New York ve Londra borsaları gibi gelişmiş
borsalarda daha çok Türk şirketinin hisselerinin
işlem görmesi için hangi koşullar gereklidir?
- Dünya ülkelerinde iş yapan büyük ölçekli, büyük sermayeli şirketler yurtdışı borsalarda halka açılabilirler. Bu potansiyelde şirketler Türkiye de var, Amerika borsasında kote olmus bir Türk şirketi de var bildiğiniz gibi.
GERİ ÖDEME ZORUNLULUĞU YOK
- Gelişen İşletmeler Piyasası’nın (GİP) KOBİ’ler açısından önemini nedir?
- Gelişen İşletmeler Piyasası (GİP) gelişme ve büyüme potansiyeline sahip şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamalarına imkan tanıması açısından oldukça önemli bir piyasa. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kayda alınmış, ancak İMKB’nin ulusal pazar kotasyon şartlarını sağlayamayan şirketlerin hisse senetlerinin işlem gördüğü bir piyasa olan GİP, yatırımcıların büyüme potansiyeli yüksek şirketleri ve bu şirketlerin gelecek vaat eden projelerini tanımalarına, portföy yatırımlarını bu şirketlere yönlendirmelerine ve bu şirketlere ortak olarak finansman ihtiyaçlarını karşılamalarına imkan sağlamaktadır.
Halka arz, diğer bir finans kaynağı olan borçlanma yöntemine göre sermaye şirketine nakit akışını zorlayacak anapara ve faiz benzeri geri ödeme zorunlulukları olmayan
bir kaynaktır. Bir şirketin borçluluk oranı arttıkça daha fazla borç kaynak bulma kapasitesi azalırken, sermaye oranı artan şirketin borçlanabilme kapasitesi de artar, finansman bulması hem kolaylaşır hem de ucuzlar. Bu açıdan sermaye artırımı yolu
ile halka arz, KOBİ’lerin sermaye
yapılarının güçlenmesini desteklemektedir.
ŞİRKET ŞEFFAFLAŞIR VE TANINIR
GİP’te işlem görme şirketin medya, haber ve analizlerine konu olmasını, aracı kuruluşlarca hakkında yatırım raporları yazılmasını da birlikte getirmekte. Borsanın şeffaflık ilkesi ve kamuyu aydınlatma işlevi çerçevesinde GİP şirketleri hakkındaki birçok bilgi Borsa Bültenleri, veri yayın kuruluşları, medya kuruluşları ve KAP (Kamuoyunu Aydınlatma Platformu) vasıtasıyla yurtiçi ve yurtdışı yatırımcılara ulaştırılmaktadır. Şirketin mali ve diğer önemli verileri yatırımcılar yanında kreditörleri, tedarikçileri ve iş ortaklarınca da takip edilebilir. Şirket hakkında güvenilir, düzenli ve sürekli bilginin var olması gerek finans piyasasında gerek kendi faaliyet sektöründe şirketin tanınırlığını artırmaktadır. Bu da özellikle KOBİ’lere şirkete finansman temininde, ürün ve hizmetlerinin pazarlanıp satılmasında, nitelikli insan kaynağının temininde ve iş ortaklıkları kurulmasında yarar sağlamaktadır.
GİP’te işlem gören KOBİ niteliğindeki şirketler sermaye piyasası disiplini içerisinde mali ve diğer önemli bilgilerini kamuya duyurarak, düzenli ve zamanında raporlamalar yaparak, daha hızlı bir şekilde kurumsallaşabilmektedir. Şirket yapısının kurumsallaşması, şirketin organizasyonunun güçlenmesi, başarısının ve sürekliliğinin kurucu ortak grubundan veya kurucu aileden bağımsızlaşmasına önemli katkılar yapabilmektedir.
- GİP’te hisselerini halka arz edecek bir KOBİ, ne gibi kriterler taşıması gerekiyor? Asgari düzey kriteri var mı? GİP’e gelmek isteyen KOBİ’lere önerilerinizi sıralar mısınız?
- Şirket paylarının Gelişen İşletmeler Piyasası Listesi’ne kabulü için karlılık, faaliyet süresi, sermaye veya piyasa
değeri büyüklüğü gibi bir sayısal koşul aranmamaktadır.
ARACI KURUMUN İŞLEVİ NEDİR?
- Piyasa danışmanlarının halka arzda önemi de büyük…
- Gelişme ve büyüme potansiyeline sahip şirketlerin sermaye piyasası mevzuatı ve İMKB mevzuatı hakkında bilgilendirilmesi ve şirket paylarının GİP’te işlem gördüğü süre boyunca mevzuata uyum zorluğu yaşamaması için GİP’te piyasa danışmanlığı mekanizması oluşturulmuştur. Şirketler, GİP’e piyasa danışmanı aracılığıyla başvuruda bulunabilmektedir.
Şirket ile Piyasa Danışmanı Listesi’nde yer alan bir
piyasa danışmanı arasında başvuru tarihi itibarı ile en az
iki yıl süre ile geçerli bir piyasa danışmanlığı anlaşması bulunmalıdır. Şirketin payları GİP’te işlem gördüğü sürece
bir piyasa danışmanı ile anlaşması bulunması zorunludur.
Piyasa danışmanı GİP Yönetmeliği ile tanımlanan “piyasa danışmanlığı” görevini yerine getirmek üzere İMKB tarafından yetkilendirilen kurumdur. Piyasa danışmanı GİP Listesi’ne kabul başvurusu öncesinde başvuru için gerekli hazırlıkların tamamlanmasında şirkete yardımcı olmak, başvuruda borsaya iletilen ve kamuya açıklanan bilgi ve belgelerin doğruluğunu işlem görecek şirket ile birlikte onaylamak, GİP Listesi’ne kabul başvurusunda borsaya sunulacak olan şirket raporunu hazırlamak, GİP Listesi’ne kabul sonrasında şirketin SPK ve borsa düzenlemelerine uyumunun sağlanması için danışmanlık hizmeti vermek
gibi görevleri sermaye piyasası mevzuatı ve borsa düzenlemelerine uygun şekilde yerine getirmek ile görevlidir.
17 DANIŞMAN ARACI KURUM VAR
- Şimdiye kadar beş KOBİ’nin hisseleri GİP’te işlem görmeye başladı. GİP’in kuruluş tarihi itibarıyla düşünürsek bu sayının daha fazla olması gerekmiyor mu?
- Halka arz seferberliği kapsamında gerek II. Ulusal gerekse GİP şirketlerinin halka arzında artış olduğu bir gerçektir. GİP kuruluş tarihi olarak 2009 yılında faaliyete geçmiş olarak görünmekle birlikte piyasanın işleyişi ile ilgili genelge ve yönetmeliklerin çıkarılması zamana yayıldığı için, piyasadaki işlem gören şirket sayısındaki artış sınırlı kalmıştır. Ancak GİP Piyasa Danışmanı aracı kurumların sayısının bugün 17’ye ulaşmış olması ve halen hisseleri GİP’te işlem görmeyen şirketlere ait 5 tane piyasa danışmanı anlaşması bulunması kısa ve orta vadede bu piyasadaki artış eğilimin hızlanacağına işaret etmektedir.
GİP’E GELECEK KOBİ’NİN ALACAĞI DESTEKLER
- GİP’e gelmenin KOBİ’ye maliyeti ne kadar? GİP’e gelen KOBİ hangi desteklerden yararlanıyor? Hisse arzı KOBİ’ye ne kazandırıyor?
- GİP şirketlerine maliyet avantajı sağlamak için İMKB ve SPK aldıkları ücretleri diğer İMKB pazarlarında işlem gören paylara göre 1/10 seviyelerine indirmiştir. Buna göre GİP’te, hisse senetlerinin ihraç değeri üzerinden alınan SPK kayda alma ücreti onbinde ikidir (yüzde 0,02). Ayrıca Hisse Senetleri Piyasası’nda işlem gören şirketler tüm sermaye tutarları üzerinden ücretlendirilirken, İMKB GİP ücreti sadece şirketin GİP Listesi’nde bulunan pay tutarı üzerinden alınmaktadır. GİP’te işlem görecek şirketler GİP Listesi’ne kabulde yüzde 0,01, takip eden yıllarda da GİP Listesi’nde bulunan payların nominal tutarı üzerinden yüzde 0,0025 oranında yıllık ücret ödemektedir. Ancak GİP şirketlerine 2013 yılına kadar söz konusu borsa ücretlerinden muafiyet getirilmiştir.
GİP’te işlem görecek şirketlerin MKK’ya ödeyeceği ücretler düşürülmüş olup, MKK’ca şirketlerden üyelik için sermayenin yüzde 0,01’i (onbinde 1) oranında ve kayden yapılan pay
ihraçları için de nominal tutarın yüzde 0,005’i (yüzbinde 5) oranında ücret alınmaktadır.
Şirket, halka arz tutarının büyüklüğüne, verilen aracılık hizmetinin türüne göre değişen oranlarda, halka arzın toplam tutarı üzerinden halka arza liderlik eden aracı kuruma aracılık komisyonu ödemektedir. Ayrıca GİP’te işlem görecek şirketler anlaşmalı olduğu piyasa danışmanına taraflarca serbestçe belirlenen piyasa danışmanlığı hizmeti ücreti ödemektedir.
HİSSELERİN BELİRLİ SAYIDA
YATIRIMCIYA SATILMA KRİTERİ YOK
Şirket paylarının Hisse Senetleri Piyasası’nda işlem görebilmesi için en az 250 yatırımcıya satılmış olması şartı aranmaktadır. GİP’te ise belirli sayıda yatırımcıya satılma kriteri bulunmamaktadır. GİP dışındaki halka açılmalarda SPK ve İMKB geçmiş 3 yıla ait yıllık finansal raporlarına ilişkin bağımsız denetim raporları ile halka arz tarihine göre 6 veya 9 aylık ara dönem finansal raporlara ait özel bağımsız denetim raporlarını aramaktadır. GİP’te işlem görmek üzere başvuru yapan şirketlerden ise sadece son yılsonu ve ihraç tarihi itibariyle yılın dokuzuncu ayı geçmişse altı aylık ara dönem bağımsız denetim raporları istenmektedir. Ayrıca GİP dışında Borsa’da işlem gören şirketlerin yıllık finansal raporlarının yanında altı aylık ara dönem finansal raporlarını da bağımsız denetimden geçirmeleri zorunludur. GİP’te işlem gören şirketler ise sadece yılsonu finansal tablolarını bağımsız denetimden geçirmekle sorumludur. Bu durum da diğer şirketlere göre GİP şirketlerine maliyet avantajı yaratmaktadır.
SPK, KOSGEB, İMKB ve TSPAKB arasında 4 Nisan 2011 tarihinde imzalanan işbirliği protokolü kapsamında,
İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmek üzere, sermaye piyasası araçlarını halka arz edecek KOBİ’lerin halka arza ilişkin belirlenecek maliyetlerinin finansmanının sağlaması için KOSGEB tarafından “Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programı” oluşturulmuştur.
KOSGEB, “Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ
Destek Programı” ile üst limiti toplam 100.000 TL
olmak üzere yandaki tabloda belirtilen şekilde
geri ödemesiz destek sağlamaktadır.
“Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programı” kapsamına dahil olmak isteyen KOBİ’lerin KOSGEB’e kayıtlı olması gerekmektedir. Destek programına ilişkin ayrıntılı bilgilere KOSGEB’in web sitesinden de erişilebilir.
- Gelişmekte olan şirketlerle borsaya kote olmaya hak kazanan şirketler arasındaki temel farklılıklar neler?
- İMKB Hisse Senetleri Piyasası’nda işlem görecek şirketlerin kotasyon şartları diye nitelendirilen asgari özsermaye ve karlılık ile ilgili bazı şartları sağlamaları gereklidir. GİP Yönetmeliği’nde de başvurunun kabulü için nitelik veya niceliğe ilişkin bir kriter tanımlanmamıştır.
- GİP’te payları işlem gören bir şirket
Hisse Senedi Piyasası’na geçiş yapabilir mi?
- GİP’te işlem gören bir şirket II. Ulusal Pazar kriterlerini sağlaması halinde Hisse Senedi Piyasası’na geçiş yapabilmektedir.
GİP’te işlem gören şirketlerin İkinci Ulusal Pazara geçişinde:
● Ortaklığın halka arz edilen hisse senetlerinin piyasa değeri ile bu hisse senetlerinin ödenmiş veya çıkarılmış sermayeye oranlarının sırasıyla en az 6.100.000TL ve yüzde 15 olması ya da 12.200.000TL ve yüzde 5 olması,
● Şirket hisse senetlerinin GİP’te en az 1 yıl işlem görmesi,
● Borsa Yönetim Kurulu’nun olumlu kararı,
● Şirketin son 2 yıla ait yıl sonu finansal tabloları ile
ilgili ara dönem finansal tablolarının bağımsız
denetimden geçmiş olması gerekmektedir.