Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar’ın önderliğinde, iş dünyasının önemli isimlerinin ve kurumlarının katılımı ile e-ihracatla ilgili bir protokol imzalandı.

Son dönemde ikiz dönüşüm, hatta dördüz dönüşüm gibi ifadeler iş dünyası tarafından çok söylenir oldu.

Şimdi dönüşümün söylem tarafını bırakıp eylem tarafına bakalım.

Hatta eylem tarafının da sadece dijital dönüşümünü ele alıp getirileri üzerinde duralım.

Konuyla ilgili gelişmeler ilk olarak geçen yıl sonbaharda Güvenilir Ürün Zirvesi’nde ele alındı.

Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar’ın önderliğinde, iş dünyasının çok önemli isimlerinin ve kurumlarının katılımı ile e-ihracatla ilgili bir protokol imzalandı.

Herkes bu konuda üzerine düşüne yapacaktı. O günden sonra Türkiye’nin dört bir yanında e-ihracatta ilgili çalışmalar hızlandı.

Her kurum kendi kulvarında bu konuda bilgilendirmeler yapmaya başladı.

Sosyal medyada bu konuda farkındalık etkinleri ile doldu taştı.

Güvenilir Ürün Zirvesi’ni düzenleyen Güvenilir Ürün Platformu onlarca toplantı yaptı konuyla ilgili. Başka kurumlar da bu konuda adımlar attılar. Ve Türkiye zenginleşmenin yolunun geometrik büyüyen e-ticaretten dolasıyla e-ihracatta geçtiği üzerinde fikir birliğine vardı.

GELİN İŞİNİZİ BİRLİKTE BÜYÜTELİM

Atılan bazı adımları hatırlatalım. Gaziantep merkezli olarak kurulan ve “Gelin işinizi birlikte büyütelim” sloganı ile yola çıkan, Türkiye’nin önde gelen yerli yazılım firmalarından niksoft, 20. kuruluş yıl dönümünü e-ihracat üzerine kurguladı.

Şirketin kurucusu Nalan Kurt konuşmasında birlikte büyümenin yolunun e-ihracattan geçtiğinin altını çizdi ve ekledi:

- Türkiye’yi Yazıyor mottosuyla çıktığımız bu yolda, yerli ve milli yazılım hamlesinin en ön saflarında yer alarak önümüzdeki dönemde yapay zeka, bulut teknolojileri ve küresel pazarlara açılım stratejilerimizle büyümemizi katlayarak sürdüreceğiz. E-ihracatın önünü açacağız

Bu buluşmada yerli ve milli içecek firması olarak yola çıkan Oğuz Holding’in CEO'su Enes Örer de bu konuda yaptıklarını hazırlıkları anlattı.

Gaziantep Ayakkabıcılar Odası Başkanı Mehmet Emin İnce de geleceğin e-ihracattan geçtiğini vurgulayan önemli bir konuşma yaptı.

Gelişme Gaziantep başta olmak üzere tüm Anadolu’ya yayılırken Türkiye’nin en büyük pazaryeri firmasının e-ihracata gönül vermiş uzmanı Özkan Çokaygil sektörel buluşmalarla bu konudaki farkındalığın artması için kolları sıvadı. İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Özer’in önderliğinde konunun bu kurumda ele alınması sağlandı.

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe’nin katkıları ile konu Koçların, Sabancıların da üyesi olduğunu Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşunun bünyesine taşındı.

Çünkü yeni dünyada satmak hatta pazarlamak üretmenin önünü geçmiş durumda.

Üretme ve satmanın da yeni yeri e-ihracatta oluyor.

Dijital dönüşüm ile birlikte e-ihracat öne çıkarken yeni bir gelişme daha oldu.

BOLAT AB’NİN KARARINI GERİ ALDIRDI

Avrupa Birliği konusunda Türkiye’nin en bilgili ve deneyimli isimlerinden biri olan Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve ekibi e-ihracatta çok önemli bir avantaja imza attı.

Anlatalım bu gelişmeyi… Avrupa Birliği (AB) 150 euronun altındaki e-İhracat yoluyla gelen paketlerden vergi almıyordu.

Temmuz itibariyle durum değişti. AB bu paketlerden 3 euro vergi almaya başladı.

Karar yılda, AB'ye giden yaklaşık 5 milyar adet e-Ticaret gönderisini, dolayısıyla tahminî 100 milyar dolarlık bir pazarı doğrudan etkiliyordu. Bu pazarın en büyük oyuncuları arasında tahmin edeceğiniz gibi Çin vardı.

Karar Türkiye’yi de etkileyecekti. İşte tam bu noktada Ticaret Bakanlığı devreye girdi. Ömer Bolat başta olmak üzere AB ile ilişkileri çok iyi bilen bir ekip karara itiraz etti.

Türkiye-AB’ye Gümrük Birliği'nin sağladığı hukuki kazanımları hatırlattı ve yeni düzenlemenin dışında kalmayı başardı.

Yani rakiplerimizin çoğu maliyet dezavantajıyla boğuşurken, biz aynı müşteriye, dijital platformda, fiyat avantajıyla satış yapabilme şansı yakaladık. Bu, son yıllarda Türk dış ticaretine sunulan en somut ve en az maliyetli fırsatlardan biri oldu.

E-iharacat paketlerinin büyük çoğunluğunun 20 euro gibi bir rakama denk geldiğini konuşuluyor. Bu uygulama örneğin Çin’den gelen 20 euroluk bir paketin yüzde 6 zamlanması anlamına geliyor. Çin’den gelen paket yüzde 6 zamlanırken Türkiye bu işin dışında kaldı.

Uygulamanın özellikle ayakkabı, tekstil, hazır giyim, aksesuar, ev eşyaları, küçük ev aletleri ve kozmetik gibi Türkiye'nin güçlü olduğu ve e-Ticaret'te yüksek potansiyel taşıyan kategoriler açısından önemli bir avantaj olduğu vurgulanıyor.

BURAK ÖNDER: BU MUHTEŞEM BİR ZAFER

Konu sektörlerde de büyük heyecan yarattı. Örneğin ZÜCDER Başkanı Burak Önder gelişmeyi muhteşem bir zafer olarak niteledi ve ekledi:

- Ev ve mutfak eşyaları sektörü olarak Türkiye'nin önemli üretim ve ihracat güçlerinden biriyiz. Yaklaşık 200 ülkeye ihracat yapan, 5.6 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiren ve yüksek dış ticaret fazlası veren sektörümüzün önündeki en önemli hedeflerden biri, mevcut ihracat gücümüzü dijital kanallarla daha da büyütmek.

Benzer bir heyecan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Paşahan tarafından dile getirildi. Paşahan beklentiler konusunda sakin olunmasını istiyor ve şunları ifade ediyor:

- Şimdi bununla ilgili çok tabii rakamlar veriyorlar ama o rakamlar sanki biraz abartılı. 20 milyar dolardan bahsediyorlar. Bu önemli ve doğru bir iş oldu, onu söyleyeyim. Bakan Ömer Bolat'ın burada ciddi bir katkısı var.

Heyecana MÜSİAD Tekstil Kurulu Başkanı Hayrettin Gümüşkaya da katılıyor ve şu bilgileri veriyor:

- Biz üretim tarafında dünyanın sayılı 32 markasının ana üreticisiyiz. Kendi markamızla birlikte bu 32 markanın da üretimlerini yapıp bitmiş ürün olarak teslim ediyoruz. Dijitalleşme dolasıyla e-ihracat gerçekten hayatımızın bugün bir gerçeği.

Sonuç olarak dijitalleşme ile başlayan, e-ticarette şekillenme gelişme vergi avantajı ile bir başka boyutu taşındı.

Türkiye ihracattaki başarısını e-ihracata da taşımalı ve zenginleşmenin yeni yörüngesinde yerini almalı.

Bunun için herkes elini taşın altına koymalı…