Bu sayımızda da yine Prof. Dr. İlter Turan’a başvurduk. Dünyada neler olup bitiyor bize anlat, diyerek.

Bu sayımızda da yine Prof. Dr. İlter Turan’a başvurduk. Dünyada neler olup bitiyor bize anlat, diyerek. İlter hoca İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşın daha da geniş alana yayılması ihtimalinin var olduğunu söyledi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının küçük bir bölgedeki krizler olduğunu ama sonra dev dünya savaşları haline geldiğini anlattı.

Bu savaş bize savunma sektörünün ne kadar önemli olduğunu açıkça gösterdi. Taraflar birbirlerine yüzlerce füzeler gönderdi. Önemli miktardaki füzeler de tahminen hazırda tutuluyor. Bu füzelerden korunmak için çok ileri teknolojiye sahip savunma sistemleri kurulmak zorunda. Nereden bakarsanız bakın milyarlarca dolarlık harcamalar yapıldığını görüyorsunuz.

Türkiye’de son yıllarda savunma sanayiinde, kayda değer, dünyanın dikkatini çeken yüksek teknolojili ürün ve cihazların üretimi öne çıkıyor. Savunma sanayi sektörü inanılmaz bir hızla büyüdü ve ihracata başladı. İşte bu gelişmeden geri kalmayan Çerkezköy OSB, Türkiye’nin en büyük savunma kümelenmesi diyebileceğimiz SAHA İstanbul ile savunma sanayiinde güç birliği protokolü imzaladı. Çerkezköy’deki savunma sanayi şirketleri bu dev, güçlü sektörle yakından temas kuracaklar, içli dışlı olacaklar. Dergi kapağında büyükçe yer verdiğimiz bu haberin ayrıntılarını ön sayfalarımızda bulabileceksiniz.

Savaşın yarattığı ve yaratabileceği yerel ve global ekonomik etkileri de Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ile konuştuk. Aslanoğlu, eğer Hürmüz Boğazı açılmazsa dünyanın stagflasyon yaşayacağını vurguladı. Aynı konuda Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) hazırladığı rapor da büyümenin küçülmesi ve enflasyonun da büyümesi ihtimalinin gerçekleşebileceğini belirtiyor.

Son 10 yılda suyun önemini keşfettik. Küresel ısınmanın etkisiyle dünya çapında yaşanan büyük susuzluk yıllarca sürünce herkesin dikkati suya döndü. Sanayinin tüm sektörlerinde biliyorsunuz çok yoğun su kullanıyor. Fabrikalarda açtıkları kuyulardan su alan sanayiciler, her yıl çok daha derinlere dalmak zorunda olduklarını belirtiyor. Bu nedenle sanayicinin gündeminde, suyun daha az kullanımı, suyun temizlenerek yeniden kullanılabilmesi konuları ön sıralarda yer alıyor.

ÇOSB Başkanı Eyüp Sözdinler, bu konuyu çok veciz biçimde vurgulayarak, “Suyun geleceği sanayinin geleceğidir” dedi. İstanbul Sanayi Odası da suyun doğru yönetilmesi için toplantılar yapmaya başladı.

Sanayide su kullanımının uzmanlarından birisi olan yazarımız Dr. Ahmet Temiroğlu da bu sayıdaki yazısına “Yakın geleceğin en stratejik maddesi su” başlığı attı.

Kasım ayında Antalya’da COP31 toplantısı yapılacak. COP31 toplantısının ayrıntısına girince gördük ki bu toplantı Türkiye’ye kolay kolay bulamayacağı fırsatlar sunacak. Ülkemiz hem yeşil sözleşmeye uyumlu büyük adımlar atacak hem de yeşil üretim için büyük miktarlarda finansman sağlayabilecek. COP31 heyecanı şimdiden başladı.

Hemen hiçbir sayımızda nükleer enerji haber, yazı ve röportajlarını eksik bırakmıyoruz. Geçen ay Nükleer Enerji Zirvesi Paris’te toplandı. Nükleer enerji yatırımlarının dünya çapında hızla artırılması kararı alındı. Küçük modüler nükleer santraller yakında anlaşılan dünyanın her köşesinde mantar gibi bitmeye başlayacak.

Dergimizi, buraya aktaramadığım yazılar ve köşe yazılarıyla size sunuyoruz. İyi okumalar diliyorum. Yine kaliteli, bilgi yoğun bir yeni dergi için de kolları sıvamaya başlıyoruz.