1 Temmuz 2012 tarihi itibarıyla atılan adımlarla kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına alma konusunda çok ciddi bir viraj dönüldü. Resmi rakamlara göre kayıtdışı ekonominin seviyesi 10 yılda yüzde 32.4’ten yüzde 27.7’ye çekilmiş. Hedef Avrupa Birliği ülkelerindeki yüzde 19.2’lik ortalamanın altına inmek. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Kayıtdışı ile Mücadele Eylem Planı hazırladık. Eylem planı kapsamında ekonominin bütünü kayıt altına alınacak” diyor.
1 Temmuz 2012’yi ekonomik milat yapan nedir?
Bakınız; İş dünyasının talepleri doğrultusunda değişiklikler yapılan Yeni Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girdi. Borçlar Kanunu uygulamaya sokuldu. E-ticareti kontrol edecek düzenlemeler getirildi. Türkiye’nin 2009’da kabul ettiği bankacılık ve finans sektörünün kredi verme koşullarını düzenleyen Basel II süreci başladı. Kredi verme koşullarını ağırlaştıran Basel II, bankaların sermaye yapısını kontrol edecek ve hak eden firma kredi alacak. Yani kredi alma ve vermede artık ahbap-çavuş dönemi kapanacak.
1 Temmuz 2012’yi ekonomik milat yapan bu yasa ve uygulamalar ekonomiyi bütünüyle kontrol altına alacak, her işlem bankacılık sistemi aracılığıyla kayıt altına alınacak, şeffaflık, kurumsallaşma ve hesap verilebilirlik sağlanacak. Ekonominin kayıt altına alınmasıyla vergi kaçağı önlenecek, devletin gelirleri artacak. Kim, nerede, hangi koşullarda faaliyet gösteriyor belirlenecek.
Tabi bu yasal değişiklikler ve uygulamalara ayar verilmesini isteyen önemli aktörler de var. İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Basel II’ye ulusal ayar verilmesini istiyor. Bali, “Ekonominin soğutulması için alınan bazı kararlarla Basel II’deki bazı kararlar mükerrer. Basel II Avrupa’nın kendi hastalıklarına göre yapılmış bir düzenleme. Ulusal bir inisiyatif alınmazsa Basel II’nin, bankacılık sektörüne getirdiği kısıtlamalarla reel sektörün finansmanından ihracatın desteklenmesine kadar bir dizi alan olumsuz etkilenir” uyarısında bulunuyor.
Basel II’ye ilişkin bankacılık sektöründen gelen bu uyarı ve ihtimal uygulamaya dönük reel sektörden gelecek tepkilere karşı hükümet mutlaka bir ayar çekecektir.
Yukarıdaki yasal değişiklikler ile Teşvik Kanunu, Teşvik Kanunu Kararnamesi ve Teşvik Kanunu Tebliği’nin yayınlanması da 1 Temmuz 2012’yi ayrıca önemli kılmaktadır. 1 Temmuz 2012 itibarıyla uygulamaya sokulan değişiklikler başta can yakıcı olabilir. Doğabilecek aksaklıklar süreç içinde aşılarak Türkiye ekonomisi ayakları daha sağlam yere basan bir kimlik kazanacaktır.