Dev perakende zincirleri ve büyük sanayiciler iş ortağı gibi görmeleri gereken KOBİ’lerin hem ‘sinirlerini’ hem de ‘sınırlarını’ çok zorluyorlar. Bir de belediyeler ve kamu kurumları var ki siyasetin KOBİ’lere davranışında ikiyüzlülüğünün daniskasını onlar sergiliyor. Ne yapıyorlar? İş yaptırıyorlar, ürün alıyorlar ama para ödemeye gelince aylar, yıllar boyu süründürüyorlar.

Türkiye’de birçok alanda olduğu gibi ticaret ve sanayide de istismara açık alanlar boldur ve ne yazık ki güçlüler güçsüzleri sonuna kadar sömürebilirler. Elbette “bütün genellemeler yanlış bu genelleme de” önermesini önemsiyoruz. Ancak büyük perakende zincirlerinin dev organizasyon güçleriyle “Küçük ve Orta Boy İşletmeleri (KOBİ) sömürmediklerini, hep iyi davrandıklarını” kim söyleyebilir.

Açıkçası ben söyleyemem. Bugüne kadar 500’den fazla KOBİ ölçekli şirketin patronuyla oturup dertleşen biri olarak da büyük çoğunluğundan daima bu konulardaki şikâyetleri dinlemek zorunda kaldım. Mesele sadece dev perakende zincirleri de değil, büyük sanayiciler de ne yazık ki benzer davranışlar içinde olabiliyor. İş ortağı gibi görmeleri gereken KOBİ’lerin hem ‘sinirlerini’ hem de ‘sınırlarını’ çok zorluyorlar.

Bir de belediyeler ve kamu kurumları var ki siyasetin KOBİ’lere davranışında ikiyüzlülüğünün daniskasını onlar sergiliyor. Ne yapıyorlar? İş yaptırıyorlar, ürün alıyorlar ama para ödemeye gelince aylar, yıllar boyu süründürebiliyorlar. Bu durumda “Bu ticaret, ekonomi liberal kim ne diyebilir” diyebilirsiniz. Ama kazın ayağı öyle değil.

Niye mi?
Gelin sonrasını Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Celal Beysel’den dinleyelim: “AB mevzuatına uyum konusunda herkes çok hassas ancak konu KOBİ'lerin yararına gelince uyumun örtbas edildi. Geç ödeme meselesi çok önemli problem ve biz bu konuda bir kanun çıkarılmasını istediğimizde, 'dünyada böyle örnek var mı' diye soruyorlar. Biz de önce Avrupa'ya baktık ve 'Small Business Act'in tercümesini istedik. Süreç 2000 yılında başlamış. AB, KOBİ'lere daha iyi şartlar sağlamak için 10 madde yazmış. 2008’de daha da katı kararlar almış. AB 'KOBİ'leri ayakta tutmak için geç ödeme alışkanlığını ortadan kaldırmak gerekir' demiş ve bunu bir kural, 2012’ye kadar da bütün AB üyesi ülkelerin bu konuyu kanunlaştırmasını önermiş. AB'nin KOBİ'lere geç ödeme alışkanlığıyla mücadele için kanunla kural koyma önerisine Türkiye için rakip olabilecek ülkeler hemen uyum sağlamış. İrlanda ve Portekiz kuralı uyguluyor. Hindistan bile 2006'da AB'nin çalışmasını dikkate alarak daha ağır bir kanun çıkarmış. Hindistan'da KOBİ'lere geç ödeme diye bir şey olamıyor. Çünkü kanun 45 gün ile sınırlama getirmiş. Yani bir büyük şirket, bir küçük şirket ile baskı ya da başka bir yöntemle daha uzun vadeli bir ödeme anlaşması yapsa bile kanun geçerlidir ve 45 gün içinde ödemesi yapılır. Ödeme 45 günü geçerse Hindistan'da geçerli faizden 5 puan fazlası uygulanarak ödeme yapılır. Bu uygulamayla Hindistan KOBİ'leri ülke ekonomisini ayağa kaldırdı. AB'nin uygulaması ise bir büyük işletme ya da kurum bir KOBİ'ye ödemesini kontrat tarihinden daha geç yaparsa geçen süre için AB'de geçerli libor faizine 7 puan ekleyerek ödüyor. Bu kural AB ekonomisinde istihdam, üretim ve inovasyonda büyük ağırlığı olan KOBİ'lerin rekabet gücünü korumak, büyük şirket ve kurumlarca istismarını önlemek için getiriliyor.”

İşte başlıkta sözünü ettiğimiz “Celal Bey’in küçükler için büyük mücadelesi” bu. Bu konuyu bizler de Tüm KOBİ’ler adına bir kez daha gündeme getiriyoruz ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat Ergün’ün bu konuya sahip çıkması, KOBİ’ler adına bu konuda önderlik etmesini bekliyoruz. Unutmayın “KOBİ’ler büyürse ekonomi gerçekten hızlı büyür. Çünkü büyükler zaten büyük…”


KOBİ’lerin ekonomideki gücü
● Toplam üretimin yüzde 69'unu KOBİ'ler yapıyor.
● İstihdamın yüzde 79'u KOBİ'lerde çalışanlardan oluşuyor.
● Toplam katma değerin yüzde 67'si KOBİ'lerden sağlanıyor.
● Inovasyon (ticari değeri olan yenilikçilik) ağırlıklı olarak K TÜRKONFED Başkanı OBİ'lerden çıkıyor.