Öne Çıkanlar Arçelik Üretim Koordinatörü Alp Karahasanoğlu Türkonfed TÜSİAD Sıçrama Yapan Şirketler GİRAY DUDA Hilal Ünalmış

İmalat sanayisini çok ciddi rakipler bekliyor

GİRAY DUDA

Türkiye Sanayisinin Bugününe Bakış ve Öneriler raporunu, raporun yazarı ve Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu danışmanı Dr. İzak Atiyas sundu ve önemli konulara dikkat çekti.

Raporun yaklaşık iki yıl süren bir çalışmanın ürünü olduğunu belirten Atiyas, araştırmanın, ana hatlarıyla, Türkiye'de imalat sanayine genel bir bakış, ihracat performansıyla değerlendirme, verimlilik dinamikleri, dinamiklerin önündeki engeller veya verimliliği belirleyen en önemli faktörler ve politika önerileri bölümlerinden oluştuğunu belirtti.

İYİ VE KÖTÜ HABERLERİM VAR

Sonuçları değerlendirirken ‘iyi ve kötü haberler’ vereceğini söyleyen Dr. Atiyas sunuma şu açıklamalarla başladı:

“Bu raporu yazarken ortaya çıktı ki iyi haberler var ve kötü haberler var. Türkiye sanayi son yirmi yıl içinde hem bir taraftan çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiş. Teknoloji içeriği düşük olan sektörlerden, teknoloji içeriği orta yüksek olan sektörlere doğru yürüyüşünü tamamlamış. Ama aynı zamanda son beş on yıl içinde de özellikle verimlilik açısından bakıldığında bir durağanlık yaşamış. Teknolojik atılımını daha fazla ilerletememiş. Bunu irdelemeye çalışıyoruz raporda.

İMALAT SANAYİNİN PAYI YÜKSELİYOR

Global düzeyde dev endüstrileşmiş ülkelerde imalat sanayinin milli gelir içindeki payının gerilemesi diye önemli bir sorundan söz edilirken Türkiye'de bunu yaşamamışız. Özellikle son yıllarda imalat sanayinin milli gelir içindeki payı yeniden yükselmeye başlamış. Biz bunun iyi bir haber olduğunu düşünüyoruz.

KATMA DEĞERİNİ ARTIRAN SEKTÖRLER

İmalat sanayinin yapısına baktığımızda, gerek Istihdam, gerek katma değer açısından baktığımızda katma değer paylarında çok önemli bir değişiklik olmadığını görüyoruz son on beş on beş yıl içinde. Bazı sektörlerin katma değer payında önemli artışlar var. Mesela metal sanayinin payı yüzde 7’den yüzde 13’e çıkmış. Yine yapısal dönüşümün önemli bir göstergesi. Geleneksel bir sanayi dalımız olan gıdanın payı yüzde 11’den yüzde 9’a inmiş. Tekstil ürünleri yine yüzde 10’un üzerindeyken yüzde 10’nun altına inmiş. Motorlu kara taşıtlarının ihracattaki payı çok arttı.”

YAPISAL DEĞİŞİKLİĞİN GÖSTERGELERİ

İmalat sanayinin kompozisyonu konusunda çok büyük radikal bir değişiklik olmadığını vurgulayan Atiyas,“Ama teknoloji içeriğine göre kompozisyona baktığımızda burada düşük teknoloji önemli. Düşük teknolojinin payı 2009 yılında yüzde 40’ın biraz üzerindeyken 2021’e geldiğimizde yüzde 35’in altına düşmüş. Düşük teknoloji içeren sektörlerin toplam imalat sanayi içindeki payının azalmış olması demin söylediğim yapısal değişikliğin önemli bir boyutu. Buna karşılık orta yüksek teknolojiye baktığımızda da orta yüksek teknoloji. Yüzde 25 iken yüzde 30’a yaklaşmış. Bu yapısal değişikliğin göstergesi olarak görüyoruz bunu.” dedi.

‘İHRACATTAKİ İLK 25 ÜRÜN PAYINI ARTIRIYOR’

Türkiye’nin toplam ihracat içindeki payı en büyük 15 ürüne bakınca hemen hemen hepsinin dünya ticaretindeki payını artırdığının görüldüğünü vurgulayan Dr. Atiyas, “Buna da görece iyi bir haber olarak bakabiliriz. Bunların içinde beyaz eşya, mobilya, metal eşya, otomobil gibi önemli adımlar gerçekleştiren sektörlerimiz var.” değerlendirmesini yaptı.

‘TOPLAM FAKTÖR VERİMLİLİĞİ ARTMAMIŞ’

Dr. İzzet Atiyas, araştırmanın verimlilikle ilgili verilerini ve sonuç önerilerini de şöyle anlattı:

“Verimliliğe gelirsek. İmalat sanayiinde bunu iki türlü ölçmek mümkün. İşgücü ve toplam faktör verimliliği gibi. Toplam faktör verimliliği daha iyi bir gösterge. Çünkü hem emeği girdi olarak kullanıyor hem de sermayeyi girdi olarak kullanıyor. Yani girdileri kontrol ettiğimizde ne kadar katma değer yaratıyoruz kişi başına, toplam faktör verimliliği onu ölçüyor. İmalat sanayinin toplam faktör verimliliği endeksi son 10 yıl içerisinde hemen hemen hiç artmamış. Hizmetlerde bir artış hesaplamışız ama imalat sanayiinde ortalama toplam faktör verimliliği bir türlü artmamış.

Sonuç olarak önümüzde çok ciddi ikiz dönüşüm var. Türkiye imalat sanayini çok büyük rakipler bekliyor. Sanayi politikası verilerine gelirsek, ilk olarak girişimler arası etkenin niye negatif olduğunu anlamamız gerekiyor. İkincisi, teşvik politikalarının iyice değerlendirilmesi ve yenilenmesi lazım. Üçüncü olarak eğitim kalitesinin her düzeyde iyileştirilmesi gerekiyor. Dördüncü olarak sanayi politikası olmadan olmaz ama sanayi politikası hem esnek hem katılımcı olmalı. Sonuçları tartışılmalı ve etki değerlendirmesi ışığında tüm politikalar gözden geçirilmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner112

banner111

banner110

banner109

banner108

banner106