Bugünlerde belki biraz da 8 Mart dolayısıyla kadınları çok konuştuk. Aslında konuşmaya da devam etmeliyiz. Yıllar önce “Kadınların ekonomide yer almadığı bir Türkiye beyninin yarısını kullanmayan bir ülkedir” demişti üstatlardan biri…

O günlerde bu söylemin ne anlama geldiğini pek fark etmemiştik belki ama şimdilerde bunu çok iyi anlıyoruz ve bu nedenle daha çok kadın yönetici, daha çok kadın girişimci ve daha çok kadının ekonominin içinde yer alması için herkes bir şeyler yapıyor. Yapmalı da…

Özellikle kadın girişimci boyutu çok önemli. Sanki kadın girişimcilerin çokluğu bana biraz kapitalizmin yontulması anlamına geliyor. Çünkü kadın analık duygularıyla donatılmış ve erkeklerden bu özelliğiyle ayrılıyor. Bu yüzden en sert kadın girişimcinin bile her zaman erkekten ayrılan özelliği var.

Size iki ödüllü kadını anlatarak demek istediğimi aktarmak isterim… Fatma Aydoğdu… TOBB Girişimci Kadınlar Kurulu’nun aktif üyesi. Türkiye’nin en büyük CNC yani takım tezgahı kuruluşlarından Tezmaksan’ın yönetim kurulundan… Babası bugünlerde herkesin sevgilisi haline gelmiş, Türk sanayisinin kurucularından Mustafa Aydoğan’ın başlattığı hamleyi daha yukarı çekmek için var gücüyle çalışıyor. Şirketin büyümesi için çalışmakla kalmıyor. Türkiye’den Azerbaycan’a her türlü sosyal sorumluluk faaliyeti içinde yer alıyor. Hele mesele kadınsa akan sular duruyor. Onların girişimcilikte önünü açmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Hangi kadın şu işe girmek istiyorum diyorsa onun önünü açacak teşvikleri, destekleri tek tek çıkarıyor ya da çıkarılmasına destek oluyor.

Yıllar önce babası Mustafa Aydoğdu CNC tezgahlarını anlatırken “fabrikalar yapan makinalar” ifadesini kullanmıştı. Şimdi Fatma Aydoğdu kadın girişimci fabrikası gibi çalışıyor.

İkinci örneğimiz yine ödüllü bir kadın. Yine sanayinin temel taşlarından biri olan babası Hasan Akın’ın “bir işi yapacaksan yerini göreceksin” anlayışı doğrultusunda kalıp haneden başlayan bir isim. Senur Akın Biçer… Giderek dünya markası adayı haline gelen Arnica’nın Yönetim Kurulu Başkanı… Bu ortamda bile “insanların işe ihtiyacı var” diyerek yatırımlarını sürdüren ve onlarca yine eleman alan bir girişimci kadın. Senur Akın Biçer’ın Kadın Zirvesi’ndeki şu çağrısının müthiş alkış aldığını hatırlatarak iki örneği noktalayalım:

“Buradaki her bir kadın girişimci olarak tek başımıza güçlüyüz ancak BİRLİKTE ‘yenilmez’ olduğumuza inanalım. Bizim toprağımızın ‘Birlikten kuvvet doğar’ sözünü Afrika sözüyle birlikte anarak konuşmamı bitirmek istiyorum . Eğer hızlı gitmek istiyorsan tek başına; uzağa gitmek istiyorsan birlikte, hep birlikte git.

Bu iki örnekten sonra tecrübeli bir gazeteci olarak bir anıyı da aktarıp kadın girişimciler konusunda sizi duygu yüklü bir dünyaya taşımak isterim.

Yer İstanbul’un önemli otellerinden biri… İstanbul Sanayi Odası’nın önemli bir toplantısı. Toplantı noktalandı araç beklerken herkes yanındaki ile sohbet ediyor. Bugünlerde rahmetli olmuş iki çok önemli iş insanı konuşuyor. Gazetecilik refleksi ile kulak misafiri oluyorum konuşmaya…“Biz İbrahim’e (Bodur) acıyorduk. Oğlu yok işler kendinden sonra aksayacak diye: şimdi biz açınacak hale geldik. Bizim oğlanlar hayta çıktı. Zeynep babasının bayrağını daha yukarılara çekiyor.”

Özetle böyle konuşuyorlardı… Sonraki yıllarda Zeynep Bodur Okyay babasının bıraktığı bayrağı uluslararası semalarda dalgalandırmayı başardı.

İşte size üç örnek. Bugünlerde çok konuşulan kadın girişimcilerinin sayısının artmasının neden önemli olduğunu ortaya koyan üç örnek.

Onlar çok başarılı. Daha da önemlisi kadın dokunuşu ile kuruluşlarını daha sempatik kılıyorlar. Yeşil mutabakat gibi vahşi kapitalizmin hasarlarını ortadan kaldırmak için gündeme getirilen kavramlara kadın girişimciler daha kolay adapte olur.

Ve bu yüzden yeni normalde kalkınmanın lokomotifinin kadınlar olacağını söylemek hiç de abartı olmaz. Eğer Türkiye 2023’te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında olacaksa bunun daha çok kadın girişimciden geçtiğini bilmeliyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner91

banner90

banner89

banner87

banner86