Sevgili dostlarım,

Daha önce değişik konulara ait bilgi paylaşımında bulunmuştum. Bu defa 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında, Anonim Şirketlerde genel kurul kararlarının iptali konusunu ele alacağım.

Bilindiği gibi şirketlerin genel kurul toplantılarının kanun ve şirket esas mukavelelerine uygun olarak yapılmasını sağlamak amacıyla kuruluş genel kurul toplantısı, olağan genel kurul toplantısı, olağanüstü genel kurul toplantısı ve imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısı yapılması konusunda düzenleyici hükümler getirilmiştir.

Genel kurul, toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır.

Olağan genel kurulun, anonim şirketlerde her hesap dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması gerekir. Şirket yılda birkaç defa kazanç dağıtıyorsa her dağıtım için genel kurulun toplantıya çağrılması zorunludur

Hesap dönemi 12 ayı kapsar ancak yıl içinde kurulan şirketler ilk döneme ait hesaplarını kuruldukları yılın sonuna kadarki ayları kapsayacak şekilde düzenlerler. Genellikle hesap dönemi Ocak ayının 1. gününden başlayarak Aralık ayının sonuncu gününe kadar devam eder ve sonuncu gün hitam/SON bulur.

Asıl sözleşmede hesap dönemini bu şekilde tespit eden Anonim şirketler, genel kurul toplantılarını her yılın ilk 3 ayında, yani Ocak-Şubat-Mart ayları içerisinde yapmak zorundadır.

Olağanüstü genel kurul, şirket faaliyetleri için lüzum görülen bazı işlerin karara bağlanmasını teminen genel kurulda görüşülmesi Kanunen şart kılınan veya gelecek olağan toplantıya kadar beklenilmesi istenmeyen hallerde toplanır. Anonim şirketlerde genel kurulun olağanüstü olarak toplanmasının belli bir zamanı yoktur. Şirket için olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasını gerektiren durumların ortaya çıkması halinde yetkili organlar tarafından genel kurul toplantıya davet edilir.

Yasamız, lüzumu halinde veya zaruri ve müstacel sebepler çıktığı takdirde genel kurulun olağanüstü toplantıya çağırılabileceğini öngörmüştür. Kanunun 409 ve 410. maddelerinde belirtilen haller olağanüstü toplantı yapılmasını gerektiren durumlardır

Genel kurul toplantıları ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça şirketin Merkezi adresinde yapılır.

Toplantı merkezinin bulunduğu Mülki İdare biriminden (il veya ilçe) başka bir Mülki İdare biriminde veya başka bir ülkede yapılabilmesi ise ana sözleşmede bu yerlerin yazılmış olması şartına bağlıdır. Toplantı yeri bakımından üzerinde durulacak bir husus, gelebilecek pay sahipleri adedi hakkında isabetli bir tahmin yapılmaya çalışılarak bunların rahatlıkla alınabileceği genişlikte bir mahallin aranıp bulunmasıdır.

Toplantı günü ve saati, davet eden Merci tarafından serbestçe tayin edilir. Ancak bu toplantıların dini ve milli bayramlar günlerine rastlamamasına dikkat edilmelidir. Genel kurulu olağan toplantıya davet yetkisi şirket idare Meclisine aittir.

İstisnai haller dışında genel kurulun toplanabilmesi için şirket sermayesinin en az dörtte birine sahip olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığı yeterlidir. TTK madde 418 istisnai hallerden anlaşılması gereken ise şirket esas sözleşmesinde veya TTK’da daha ağır bir toplantı yeter sayısının öngörülmüş olmasıdır. Diğer taraftan bu toplantı yeter sayısının sadece genel kurul toplantısının açılışı sırasında değil toplantı süresince de bulunması gerekir. Toplantı sırasında maddelerin görüşülmesi kararı alınırken sonradan yeter sayı bulunmaması halinde dahi bu kuralı her gündem maddesine ilişkin oylama şeklinde anlamak gerekir

Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar yeter sayısı biraz daha ağırdır. TTK 421 maddesine göre kanunda ya da esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınacağı belirtilmektedir. Bu hüküm asıl sözleşmenin değiştirilmesi toplantı ve karar yeter sayısına ilişkin genel hükmü içermektedir. Dolayısıyla genel nitelikteki esas sözleşme hükümlerinin değiştirilmesi için şirket sermayesinin en az yarısını temsil eden pay sahiplerinin ya da temsilcilerinin genel kurul toplantısına katılmaları gerekecektir. Sayı elde edilemediği takdirde 2. toplantıda karar yeter sayısı ise şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsili olarak belirtilmiştir.

Yasaya göre, genel kurulda alınan kararların geçerli olabilmesi için yönetim kurulu, toplantıda tutulan tutanağın Noterce onaylanmış bir örneğini derhal Ticaret siciline vermek ve tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür. Tutanak ayrıca şirketin internet sitesine de konulur. Genel kurul tarafından verilen kararlar toplantıda hazır bulunmayan ya da olumsuz oy veren pay sahipleri hakkında da geçerlidir

Genel kurulun toplanması karar alması şirketin iradesini ortaya çıkarması belli koşul ve prosedürlere bağlanmıştır. Örneğin pay sahiplerine hiç çağrı yapmadan toplantı yapılmış ve karar alınmışsa veya hiç toplantı yapılmadan karar alınmışsa, toplantı ilan edilen gün ve yerde yapılmamış da başka yer ve günde yapılmışsa veya toplantıya bakanlık temsilcisi katılmamışsa yahut toplantıya gelen pay sahiplerinden bir kısmının toplantı salonuna girmesine izin verilmemişse veya girse bile oy kullanmasına müsaade edilmemişse yahut, oy hakkı bulunmayan bir takım kimseler oy kullanmışsa ve benzeri durumlarda toplantı usulüne ve kanununa aykırılık söz konusudur. Bu tür durumlarda genel kurulun aldığı karar sakattır geçersizdir. Bu geçersizlik durumları bilimsel olarak aynı yaptırıma tabi tutulmamıştır. Bir kısmı geçersizlik halleriyle hükümsüzlük yaptırımına maruz kalır, diğer kısmı ise iptal yaptırımıyla karşılanır.

Örneğin TTK 454-455 maddelerinde belirtildiği gibi imtiyazlı pay sahiplerinin haklarına etki eden genel kurul kararlarının imtiyazlı pay sahipleri özel Kurulu tarafından onaylanmadan önce uygulanamamasıdır. Bu durumda onay karar verilene kadar genel kurulu kararı askıdadır. Askı durumu ancak onay verilip verilmeyeceği anlaşılınca ortadan kalkacaktır. Askı durumu tıpkı yokluk ve butlan hallerinde olduğu gibi her zaman tespite konu edilebilir ve itiraz niteliğini taşır. Hakim tarafından da re’sen dikkate alınır.

Geçersizlik hallerinden hükümsüzlük iki ayrı durumu ifade eder. Bunlar yokluk ve butlandır. İki geçersizlik hali arasında baştan beri sonuç doğurmamaları, bunları ileri sürebilen kişi çevresi ve hakimin re’sen dikkate alması gibi birçok ortak nokta bulunmaktadır. Yokluk ve butlan yaptırımlarına tam olarak aynı sonucun bağlandığını söylemek doğru olmaz. Bunlar, örneğin butlan yaptırımına tabi olan kararlarda kurucu unsurları bulunan ancak konu itibariyle hukuka aykırı bir hukuki işlem bulunur Hukuki işlem istisnai olarak ayakta tutulabilir. Özellikle butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olması halinde işlem sağlıklı bir işlem olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık yokluk yaptırımına bağlanan bir hukuki işlemde koruyucu unsurlar bulunmadığından ayakta tutulması mümkün bir işlemin varlığından da söz edilemez. Her iki geçersizlik bakımından da hakimin re’sen dikkate alması zorunluluğu bulunmaktadır. Davacının kararını iptalini istemesi hakimin vereceği karar açısından önemli değildir. Zira hakimin butlan veya yokluk yaptırımına bağlı bir kararı davacının talebiyle bağlı olduğu gerekçesiyle iptal etmesi söz konusu olmaz. Kararın butlan yaptırımına tabi olduğunun alacaklıları tarafından da ileri sürülmesi mümkündür.

Bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki şekli unsurlarla emredici hükümlere aykırılık, bu hukuki işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi yokluk ile sakatlar. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir. Hakim tarafından da resen dikkate alınır. TTK 447 maddesi gereğince genel kurulun katılma, asgari oy, bilgi alma, inceleme denetleme, haklarını sınırlandırma, anonim şirketin temel yapısını bozan sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları da batıldır. İptal davaları Genel Kurul toplantı tarihinden itibaren 3 ay içerisinde açılmalıdır. Belirtilen süre esas sözleşmeye konulacak hükümle değiştirilemez. Bu süre hak düşürücüdür yetkili ve görevli mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir

Genel kurul yapılmadan önce toplantıya iştirak için gelen pay sahiplerinin durumunu tespit ve belgelemek üzere hazirun cetveli düzenlenmesi zorunlu kılınmıştır Nasıl düzenleneceği yönetmelik 19 maddesinde belirtilmiştir. Bu cetvel günümüzde Toplantıya Katılanlar Cetveli olarak da adlandırılmaktadır. Cetvel pay sahipleri cetvelindeki bilgileri aynen ihtiva eder. Hazirun listesi idare meclisi tarafından hazırlattırılır. Hazır olunca ait olduğu toplantı ile şirketin unvanı sermayesi toplam hisse adedi ortakların adı soyadı veya unvanı İkamet adresi toplantıya temsilen katılma söz konusu ise temsilcinin adı ve soyadı toplantıya asaleten ve vekaleten katılanların ayrı ayrı ve toplam hisse miktarı gösterilir. Hazirun cetvelindeki sermaye ve ortaklık yapısının şirket defterlerine uygun olduğu idare Meclisi tarafından da onaylanır. Her pay sahibinin toplantıya katılma hakkı vardır

Nama yazılı pay senetleri ile henüz pay senedine bağlanmamış payların sahipleri veya temsilcileri doğrudan doğruya genel kurula katılabilirler. Hamile yazılı olarak ihraç edilmiş Pay senedi sahipleri ise genel kurula katılabilmek için pay senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren belgeleri toplantı gününden bir hafta önce şirkete vermek zorundadırlar.

Toplantı nisabı, genel kurul toplantısının açılarak görüşmelere başlanabilmesi için gereken sermaye miktarının toplantıda temsil edilme halidir. Buna müzakere nisabı da denir. Toplantı sermayesinin hesaplanmasında şirketin sermayesi esas alınmıştır. Genel kurula iştirak için gelen pay sahiplerinin temsil ettikleri payların esas sermayeye göre değerleri toplamı belirli nisabı aşıyorsa toplantının açılması mümkündür. Toplantı nisabı elde edilmeden yapılmışsa ortada geçerli bir genel kurul toplantısı olmadığı için alınan kararlar batıldır. Toplantı nisabı toplantının olağan veya olağanüstü olmasına göre değil görüşülecek gündemdeki maddelerin mahiyetine göre değişir. Şirketin esas mukavelesi ile toplantı nisabı için öngörülen nisapların değiştirilmesi mümkündür. Ağırlaştırılmış bütün nisaplar azınlığı ve pay sahiplerini korumak amacıyla öngörülmüş olup emredici nitelikte bulunduğundan bunlar hafifletilemez. Ağırlaştırılabilir. Ancak ağırlaştırıcı nitelikteki hükümler getirilirken şirket faaliyetinin olumsuz halde, yönde etkileyebilecek durumların yazılmamasına dikkat edilmelidir

TTK 445 ve 446 maddesinde sayılan kişilerin kanun veya ortaklık sözleşmesi hükümlerine, özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret mahkemesinde iptal davası açılabileceği Kanun koyucu tarafından belirtilmiştir.

Finansal Tabloların İncelenme Hakkı

Pay sahiplerine genel kuruldan en az 15 gün önce finansal tablolar, yönetim kurulu faaliyet raporu, denetçi raporu gibi belgeler incelemeye hazır bulundurulmak zorundadır.

Eğer bu yapılmamışsa:

• Pay sahiplerinin şirket hakkında bilgi alma ve oy hakkı fiilen kullanılamaz hâle gelir,

• Bu nedenle alınan kararlar hukuken sakatlanır.

Aşağıdaki haller iptal sebebidir:

• Kanuna aykırılık,

• Ana sözleşmeye aykırılık,

• Dürüstlük kurallarına aykırılık.

Finansal tabloların zamanında sunulmaması kanuna (TTK m. 437) açık aykırılık oluşturur.

Yargıtay İçtihadı (Özet)

Yargıtay’ın yerleşik kararları şunu kabul eder: Pay sahibinin bilgi alma hakkının engellenmesi, iptal sebebidir. (11. HD, 2018; 11. HD, 2020; 11. HD, 2022)

Özellikle şu durumlar iptal sebebi sayılmıştır:

• Finansal tabloların pay sahiplerine zamanında sunulmaması,

• Belgelerin eksik olması,

• İnceleme imkânı tanınmaması,

• Mali verilerin son anda veya hiç verilmemesi.

Yargıtay’a göre bu tür eksiklikler:

“Pay sahibinin iradesinin sakatlanmasına”

“Genel kurul kararlarının sağlıklı oluşmasını engellemesine” sebep olur ve iptal kararı verilebilir.

Mali verilerin zamanında sunulmaması:

TTK m. 437’ye aykırıdır.

Pay sahibinin oy ve inceleme hakkını ihlal eder.

Dürüstlük kuralına aykırıdır.

Genel kurul kararlarının iptalini gerektiren esaslı bir usul hatasıdır.

Dolayısıyla mahkemenin genel kurul kararını iptal etmesi mümkündür ve Yargıtay içtihatları bu yöndedir.

Genel kurul kararlarının iptali

I - İptal sebepleri

MADDE 445- 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler.

II - İptal davası açabilecek kişiler

MADDE 446- a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.

Butlan MADDE 447- Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,

b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,

c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.

Buna göre iptal sebepleri şunlardır

A -Kanuna aykırılık: Örneğin gündeme bağlılık ilkesine aykırı olarak alınan genel kurul kararları iptal edilebilir niteliktedir.

B- Ortaklık sözleşmesine aykırılık yapılan genel kurul kararı ortaklık sözleşmesi hükümlerine aykırıysa bu kararda iptal edilebilir ve dava konusu edilebilir

C -Dürüstlük kuralına aykırılık. Bu ilkenin amacı çoğunluğun haksız ve yersiz kararlarıyla azınlığı ezmesine engel olmaktır.

İptal davası açılabilmesi için TTK 446 maddesine göre toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın olumsuz oy kullanan veya kullanmasın genel kurul kararının alınmasında aykırılıkların etkili olduğunu ileri süren ortaklar iptal davası açabilir

Genel kurul kararının iptali davaları kararın alınmasından itibaren 3 ay içerisinde ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret mahkemesinde açılmalıdır.

Konunun sadece bir kısmını anlatabildiğimiz bu açıklamalarımız çerçevesinde, davaya konu edilmesi halinde genel kurulun veya ilgili maddelerinin iptali ya da butlanı istemlerinin çağrı usulündeki eksiklikler iptale yetecek nitelikte olup olmadığı keyfiyetinin takdiri mahkemelerindir.

Şirketlerdeki genel kurul iptalleri konusunu gelecek sayıda ayrıntılarıyla ele alacağım.

Bu konudaki bilgilerimin oluşmasında değerli Prof. Dr. İsmail Kayar hocamızın ve Prof. Dr. Mustafa Çeker’in Ticaret Hukuku ile ilgili eserlerindeki açıklamalarının ve görüşlerinin etkili olduğunu ve kendileri ile birlikte beni yetiştiren diğer öğretim üyesi hocalarımıza, Yüksek Mahkeme kararlarına layık düşüncelerimi oluşturmaya katkıları nedeniyle minnettarım. Sağ olsun var olsunlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner124

banner123

banner122

banner121

banner120

banner119

banner118