Öne Çıkanlar GİRAY DUDA Arakelyan Orhan Turan KOSGEB BAŞKANI Vahap Munyar Hürriyet Yayın Yönetmeni oldu

 Sakın bilgisayarı yumruklama, format atma

GİRAY DUDA

Bilgisayar başında sayısız saatler geçirirken sık sık yaşadığımız sorunlar bizi çileden çıkarıyor. Kimi zaman geçici olabilen bu sorunlar kimi zaman da adeta dünyayı başımıza yıkıyor. Yıllardır her türlü doküman, bilgi, fotoğrafı depoladığımız hard diske ulaşamayınca ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Bireyler için, yaptığı çalışmalar, projeler, anılar açısından önemli olan veriler, şirketler için ise büyük iş ve para kayıpları anlamına gelebiliyor. Verilere yeniden kavuşmayı, bu amaçla kurulan Veri Kurtarma Hizmetleri şirketinin Genel Müdürü Serap Günal ile konuştuk.

- Veri kurtarmayı amaçlayan bir şirket kurmak oldukça ilginç bir düşünce. Nasıl başladınız bu işe?

- Ben tekstil mühendisiyim aslında. Bu işe hasbelkader eşimden dolayı giriştim. 1998 yılında 64K Bilgisayar diye anti virüs yazılımı distribütörlüğü şirketimiz vardı. Kaspersky’nin o zamanki adı Anti Viral Toolkit Pro (AVP) idi. AVP’nin Türkiye distribütörü idik.

Bu arada büyümeye başladık. Bir ortağımız oldu ve o bizi başka yerlere taşıdı. Müşterilerimizden bize, ‘verimizi kaybettik, yardımcı olur musunuz’ diye başvurular oluyordu çok sayıda. Önce reddettik ama talepler artınca araştırmalara başladık. Eşim bu konunun Rus menşeli olduğunu, uzmanların orada yaşadığını öğrendi. Rusya’ya gitti.

SOVYETLER DAĞILINCA BİLGİ YAYILDI

- Neden uzmanlar özellikle Rusya’da vardı?

- Sovyetler Birliği döneminde biliyorsunuz kapalı bir yapı vardı. Dışarıdan az miktarda bilgi geliyordu ve bu nedenle içeridekiler kendi imkanlarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Bilgileri kendileri işlemeyi beceriyorlardı. Örneğin sınırlı sayıda gelen hard diskleri kendileri tamir ediyor ve yeniden kullanıyorlardı. Sovyetler Birliği dağılınca bu bilgi dünyaya yayıldı.

Türkiye’de bu konuda merdiven altı bazı firmalarda bu tür bilgiler vardı. Kendi kendilerine, küçük küçük bu işi yapıyorlardı. Rusya’da eğitim de alan eşim, gelen işleri bizzat kendisi yapmaya başladı. Ayda en fazla 5 iş geliyordu. Sonra bu işi kurumsallaştırarak 2006 yılında Veri Kurtarma Hizmetleri şirketini kurduk.

İşin daha da büyüyeceğini anlayınca, işi bilenleri, merdiven altı dediğimiz çalışmaları yapanları bünyemize kattık. Elemanları Türkiye’de eğittik veya yurtdışına gönderdik.

TEKNOLOJİ SÜREKLİ DEĞİŞİYOR

Şu anda 11 yıllık tecrübemiz oldu ve ekibimiz 25 kişiye çıktı. İstanbul’da merkez ofisimiz, Mecidiyeköy’de ve Ankara’da da birer ofisimiz var. Tüm işlemler, merkez ofisimizde uluslararası standartlardaki laboratuvarda yapılıyor.

Son 5 yıldır kendimize ait bir yazılımımız var. Bu yazılım sayesinde müşterilerimiz web sayfamızdan girerek kendi işlerinin ne durumda olduğunu öğrenebiliyor. Geçen zaman boyunca teknoloji sürekli değişiyor ve yeni kayıt türleri ortaya çıkıyor. Örneğin SSD dediğimiz, çip teknolojisi üzerine kayıt teknolojisi geliştirildi. Bununla da ilgili olarak kendimizi eğitmek zorunda kaldık. Bünyemizdeki bilgili kişileri hep içerde tutmaya çalıştık. Yani, edinilmiş bilginin, tecrübenin dışarıya gönderilmemesini sağlamaya çalıştık. Çünkü personelimiz hem bilgi hem de tecrübe olarak bizim açımızdan çok değerli. Dolayısıyla, bugün Türkiye’de bu işe eğilen firmalar arasında bu özelliğimiz ile ön plana çıktığımızı düşünüyorum.

VERİ KAYBI DİSK ARIZASIDIR

- Peki veri kurtarma nedir? Kaybolan nedir ve neyi kurtarıyorsunuz?

- Aslında kaybolan bir şey yok. Örneğin bir notebook kullanıcısı düğmeye bastığı anda istediği bilgiler ekrana her zamanki gibi gelmiyor. Bu, bilgilerin kayıt edildiği bilgisayarın içindeki bölümün bir arızayla karşılaşması demek oluyor. Bu arıza mekanik bir şey de olabilir, yazılımla ilgili bir şey de olabilir. Buna biz veri kaybı diyoruz. Düğmesine bastığınız bilgisayarda mavi ekran, siyah ekran veya takılan bir ekran, hard disk sorunlarını gösteriyor. İşte bu durumda, ben verilerimi kaybettim acaba kurtaracak birileri var mıdır diye arayışlara giriliyor.

BİLGİSAYARLAR HASSAS CİHAZLARDIR

- Yazılımlar mı yoksa donanımlar mı daha çok sorun yaratıyor bilgisayarlarda?

- Bunu istatistiksel olarak söylememiz mümkün değil. Ama kullanıcı kaynaklı hataların çok olduğunu söyleyebilirim. Örneğin siz bilgisayarınızı, harici diskinizi yere düşürmüş olabilirsiniz. Sinirlenip bilgisayara tokat veya yumruk atmış olabilirsiniz. Böyle durumlarla pek çok kez karşılaştık. Kızıp klavyenin üstüne vurduğunuz darbe, tam oradaki hard diske gelebiliyor. Bilgisayarlarda çok hassas bir yapı var aslında. Hard diskler, steril, uygun bir ortamda kapatılmış bir medyadır. Müdahale edilen alanın da steril ve tozsuz olması gerekiyor.



DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

O kadar çok doğru bilinen yanlış var ki. Eğitime gittiğimiz yerlerde kimi şehir efsaneleriyle karşılaşıyoruz. Örneğin diskin karanlık odada açılması gerektiğini söyleyenler var. Teknisyenin yapacağı işi görme için tam tersine aydınlatılmış bir ortam olması gerekiyor.

İçinde gaz olduğu ve açınca bu gazın uçup gideceği söyleniyordu. Ben de onlara gaz değil normal hava olduğunu söylüyordum. Bizim tecrübelerimiz de değişti. Western Digital, 6 ay önce içinde helyum gazı olan yüksek kayıt kapasiteli bir disk üretti.

HARD DİSKLER ÇOK BÜYÜDÜ

- Neden helyum gazı?

- Çünkü o kadar çok yoğun çalışan bir kafa mekanizması var ki… Eskiden 250 Gigabayt yazdığı bir yere şimdi 1 Terabayt yazıyor. İçerdeki ısınmanın önüne geçilmesi, okuyucu kafanın hareketlerinin rahat olması gerekiyor. Bunu helyum gazı ile sağlamışlar. Ben, arkadaşlarıma, şu anda 12 – 16 Terabaytlık hard disklere dokunmayalım, çünkü bunların veri kurtarmaları denenmedi, diyorum. Biz bunu açtığımızda helyum gazına, o ortama ihtiyacımız var.

BİZ DE ÖĞRENECEĞİZ

- Peki bunu nasıl yapacaksınız?

- Eminim şu anda bunun know how bilgisi geliştiriliyor. Gidip onu öğreneceğiz. Uluslararası firmaların, örneğin Seagate’in Hollanda’da bir büyük laboratuvarı var. Eminim şu anda bunun eğitiminin nasıl verileceği üzerine çalışmalar yapılıyor ve bu bilgiler dünyaya yayılacak kısa süre içerisinde.

Bize, siz hangisini tavsiye ediyorsunuz, en çok hangi hard diskler bozuluyor diye soruyorlar. Biz satış rakamlarını bilmeden bu istatistiği doğru veremeyiz. O sene örneğin Western çok satılmıştır ve bize o daha çok arızalı gelmiştir. Ama tüm hard disklerinin iyi olduğunu biliyoruz.



KAPATTIĞINIZA EMİN OLUN

- Peki hard disklerdeki kullanıcı hataları neler?

- Hard diske mutlaka vurmanız gerekmiyor. Örneğin çantanızda taşırken hard diskiniz titreşime maruz kalıyor. Bilgisayarı kapattık zannedip çantaya koyuyoruz ama stand by durumunda gidiyor. O zaman küçük titreşimlerle karşılaşıyor.

- Bilgisayarı tümüyle kapatıp öyle çantamıza koyacağım öyle mi?

- Kesinlikle öyle. Siz de çantanızı açıp bilgisayarınızı kontrol edin isterseniz.

- Hiçbir ışık yanmadığına göre benim dizüstü bilgisayarım kapalı durumda.

- Bazen düğmesine herhangi bir şekilde dokununca bilgisayarlar açılabiliyor. Bilgisayarın ısınması da bir hard disk problemi. Aslında hard disk satıcıları, satış sırasında verdiği kılavuzlarda iyi klimatize edilmiş, tozsuz ve sarsıntısız ortamlarda kullanılması gerektiğini size belirtiyor. Bir de kullanılma alanı da önemli. Sürekli açık tutacağınız bir makineye örneğin SATA disk takmamanız, başka bir disk takmanız gerekiyor.

SAKIN FORMAT ATMAYIN

- Ama biz kullanıcılar bu kadar ayrıntıya girmiyoruz ki. Fiyatına ve özelliklerine bakıp bilgisayarı satın alıyoruz.

- Ama siz bunu doğru alanda kullanmamış oluyorsunuz ve bu bir kullanıcı hatası olarak kabul ediliyor. Bir de önemli bir kullanıcı hatası daha var. Hard disklere yanlışlıkla format atılıyor. Bu, dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Sadece Türkiye’de var. Uluslararası toplantılarda yaptığımız konuşmalarda, Türkiye’de bu hatanın çok fazla olduğunu söylediğimizde inanamıyorlar.

O da kullanıcılar İngilizce bilmediği için veya Türkçe bile olsa komutları okumadıkları için ortaya çıkıyor. Şimdi hepsini siliyorum gibi mesajlar çıktığında, diğer mesajlara geçiş tuşları varsa herkes onlara basıyor.

FORMAT ATINCA VERİDE GİDİYOR

Bir de şöyle yanlışlıklar var. Ben bu makineye bir format atayım, sonra veriyi kurtarırım diye düşünüyorlar. Format atmak veriyi uçurmak demektir. İnsanlar oradaki verileri kaybedeceklerini bilmeden format atıyorlar. Bir de bu veriyi kurtarmak için, format attıkları yerin üstüne internetten indirdikleri programı yüklüyorlar. Böylece bu veriyi kurtarmak mümkün olmuyor. Sebep kullanıcı hatası. Çünkü, internetten ‘kırılmış’ olarak buldukları programların yetenekleri sınırlı. Ayrıca kayıt alanını da doldurdukları için profesyonel firmaların kolaylıkla yapabilecekleri işi bozuyorlar.

Bir verinin imhası için çok basit bir kural var. Bir veriyi silip ortadan kaybedersiniz ve daha sonra o verinin bulunduğu alana başka bir veri yazdırırsanız dünyanın hiçbir kuvveti onu geri getirmeye yetmez. Üst üste yazdırmak, o verinin bulunduğu her sektörü ezmektir. Bir tek sektör bile ezilse o veriyi düzgün açamazsınız. Ben gittiğim her yerde bunun yapılmaması gereken işlerden olduğunu söylüyorum.



KRİTERLERİMİZE UYGUNSA KURTARIRIZ

- Bir de yazılımdan ileri gelen sorunlarla karşılaşıldığından söz ettiniz. Buradaki problem nasıl ortaya çıkıyor?

- Burada kastettiğimiz yazılım herkesin bildiği yazılım değil. İki tür veri kurtarma metodu var. Disk geldiğinde, hala, fonksiyonel olarak bizim kriterlerimize uygun biçimde çalışıyorsa, testlerde bazı kriterleri tutturuyorsa bu diskin imajı alınır. İmaj almak, diskin aynısından yaratmak demektir. Yani sizin diskinizi güvene alıyoruz. Yeni diskin üzerinde uyguladığımız çeşitli yazılım ve tekniklerle verileri geri getirmeye çalışıyoruz. Buna yazılımsal veri kurtarma deniyor. Diski açmadan, bir ekleme veya çıkarma yapmadan yapılan işleme yazılımsal veri kurtarma diyoruz. Eğer sorun örneğin Windows ile ilgili bir şey ise ücret de almıyoruz.

Bize günde 300’den fazla disk geliyor. Yıllara vurduğunuzda kaç bin tane diskin verisini kurtardığımız ortaya çıkar. Yani burada çok ciddi bir bilgi birikimi var. Nokta atışlı, doğru operasyonlar yapılıyor.

EV KULLANICILARININ VERİLERİ KIYMETLİ

- Daha çok evlerdeki bireysel bilgisayarlar mı yoksa ofislerdeki iş bilgisayarları mı size veri kurtarma için geliyor?

- Bunu söylemek de çok zor. Ev bilgisayarları belki verilerini kaybedince peşine düşmüyorlardır. Ev kullanıcılarının verileri bence daha kıymetli. Çünkü burada anıları, belgeleri, fotoğrafları var. Ama eğer bütçesine uymuyorsa bunu yaptırmayabiliyor.

Bir de yanlış bir kanı var. Bizim hard diskimizdeki veri çok önemli değil, ona göre fiyat verin, diyorlar. Biz yapacağımız işe göre fiyat veriyoruz. Ev kullanıcımız, mesela, benim verimin o kadar önemi yok ki diyor, yaptırmıyor. Disklerdeki mekanik hasarlar, 400-500 liradan başlayıp 4-5 bin liraya kadar çıkabiliyor. Ev kullanıcıları, birkaç bin liralık masrafı bazen onaylamıyorlar. Ama bu, bizim kullanacağımız malzemeyi değiştirmiyor. Keşke size daha düşük fiyat verebilseydim, diyorum.

Onlar için de şöyle bir hoşluk yapıyoruz. Sosyal medya sayfalarımızda yaptığımız duyurularla ayda bir gün Halk Günü yapıyoruz. O gün, sorun ne olursa olsun, her iş için 600 TL alıyoruz. Diski getiremiyorsa bile bizi arayıp kayıt yaptırması yeterli oluyor.

TÜRKİYE’YE ÇOK SALDIRI VAR

- Son dönemde daha sıkça gördüğümüz sanal saldırılarla verilerin kaybedilmesinin ilgisi var mı?

- Biz, dünyada saldırı alan üçüncü ülkeyiz. Çin ve Amerika’ya da çok saldırı oluyor. Hackerların amacı fidye istemek. Bilinçsiz kullanıcı kitlesinin büyüklüğü hackerların ağzını sulandırıyor. Hackerlar, sizin sisteminize e-postalarla giriyor. Örneğin, milyonlarca tüketicisi olan bir kuruluştan, ‘faturanız şu miktara gelmiştir. Ödeme için şuraya tıklayın” diye bir e-posta geliyor. Panik içinde bunu yapan tüketicinin bilgisayarı saniyeler içinde kriptolanıyor. Önem verdiği dosyalar, fotoğraflar, yazı belgeleri kilitleniyor. Aşağıda da bir mesaj çıkıyor. Eğer şu kadar bitcoini (dijital para) hemen şuraya yatırmazsanız her geçen saat maliyet artacaktır. Daha sonra da ulaşamayacaksınız.

E-POSTA İLE SIZIYORLAR

Sistem bilgisayarlarına da bir açık bularak sızıyorlar ve içeride istediği gibi dolaşabiliyorlar. Çeşitli yöntemler var. E-posta ile içeriye sızıp burada bekliyor. Bir Japon firmasının verileri, fark edilmemesi için küçük küçük veriler aktarılarak birkaç yılda çalındı. Buradan milyonlarca dolar fidye alındı.

Veri kurtarma şirketlerinin fidyecilikle ilgileri yok. İçeride yapılan şey kriptolama. Bu şifrelemeden daha farklı bir işlem. Kullanılan 265 bit kriptolamayı çözmeye çalışsak en az 1 yılımızı harcarız.

ADLİ RAPORLAR DA HAZIRLIYORUZ

- Herhalde dijital kayıtlar pek çok davaya da konu olmuştur ve olmaktadır. Sizin adli bilişim konusunda faaliyetleriniz var mı? 

- Mahkemelerce delil olarak tespit edilen kayıt cihazlarında; elde edilen verinin analizi ve raporlanması; medya üzerinde yapılan işlemlerin izinin sürülmesi ve uzman mütalaası, bilirkişi raporu hazırlanması konularında özel ve tüzel kişilere hizmet verebiliyoruz. Bu işlemleri her türlü kayıt cihazında başarıyla yapıyoruz. Onun dışında devlet kurum ve kuruluşlarıyla sınırlı olmak üzere bu konuyla ilgili kurulacak laboratuvar altyapısının; donanım temini ve personel eğitimi tarafında oluşturulması için destek veriyoruz.

İTİBAR TEMİZLİĞİ YAPIYORUZ

- Online itibar temizliği konusunda da faaliyetleriniz olduğunu biliyoruz. Bundan biraz bahseder misiniz?

- Kişiler hakkında sosyal medya üzerinde çıkmış haber ve yayınların kaldırılması için hem yasal yoldan hem de sosyal medya uzmanlarının manipülasyonları marifetiyle itibar temizliği tarafımızca yapılıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90

banner89