Muhtemelen sizin de oluyordur. Televizyonlarda Antartika buzullarından kopup denize kayan dev buz parçalarını görünce benim de içimden bir şeyler kopup gidiyor…

Bir tek dünya var içinde yaşadığımız ve hoyratça kullandık, kullanmaya devam ediyoruz.

Böyle bir duygu içinde aynada kendimize bakınca içimde huzur duygusu ağır basıyor. Bölgemiz çevreci, dünyayı, ülkemizi ve sanayicimizi koruyucu büyük projeleri yürütüyor ve yenilerine imza atıyor. Önemsediğim iki örneği vermek isterim.

Çok değil, 6 yıl önce, 12 Aralık 2015 tarihinde global çapta güzel bir adım atıldı. Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansında kabul edildi. Yeni iklim anlaşması ile küresel sıcaklıklardaki artışın 1.5 °C'nin altında tutulması hedefleniyordu. Çok sayıda ülke bu sözleşmeyi imzaladı ama hepsi kendi meclislerinde henüz onaylamadı. Türkiye, bu kapsamda sera gazı emisyonlarının 2030 yılına kadar yüzde 21 oranına kadar azaltılmasını planlayan bir çalışmayı tamamlamayı amaçlıyor.

AB Komisyonu, Yeşil Avrupa Mutabakatı bildirisini (European Green Deal) 2019 yılında yayınlandı ve yeni bir dönem başlamış oldu. Bu bildiri ile AB, sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar 1990 seviyesine yüzde 50-55 azaltma ve 2050 yılına kadar “karbon nötr” olma hedefi veriyor. Planda, 2050’ye kadar üye ülkelerin karbon nötr olması ve döngüsel ekonomiye geçiş finansmanı ve AB’den karbon kaçağını önlemek için yol haritası ortaya koyuluyor.

AB’nin bu stratejisi bizi doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü, ihracatının yüzde 50’sini Avrupa ülkelerine yapan Türkiye’deki şirketlerin de yeşil dönüşümünü hızlandırması bekleniyor, isteniyor.

Biz de ÇOSB olarak, bünyemizdeki firmalara yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjiyi kullanma imkanı sunmaya hazırlanıyoruz. Geçen ay Bloomberg TV’de ayrıntılarıyla anlattığım gibi bu çerçevede yine bir ilki hayata geçireceğiz. Tedarik konusundaki çalışmalarında sona gelen Bölgemiz, ayrıca enerjiyi tedarik eden aracı kurum tarafından yeşil enerji tedarik eden firmalara, elektriğin yenilenebilir kaynağını belgeleyen, uluslararası geçerliliği olan (I-REC) Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikasını verecek. Şirketlerimiz bu sertifikayı diğer belgelerinin yanına gururla ekleyecek.

Yine sanayicilerimize yılda 24 milyon metreküp su kaynağı sağlayacak 90 milyon liralık bir baraj yatırımımız sürüyor. Dünya gazetesindeki arkadaşlarıma ayrıntılarını anlattım. Şu anda çalışma yaptığımız bölgede SİT alanı bulunması nedeniyle yavaşlayan projemizde su kaynaklarımızı kendimiz oluşturacağız, bu suyun sanayi kuruluşlarımız tarafından kontrollü ve sorunsuz biçimde kullanılmasını sağlayacağız.

Kısacası her adımımızda dünyaya ayak uyduruyor, çevremize saygı duyuyoruz. Koruyor, düzenliyor, yönetiyor, örnek oluyoruz…

Her yazımda Türkiye sanayisinin müthiş üretim gücüne inancımı vurguluyordum. TÜİK’in büyüme verileri beni doğruladı. Türkiye, 2020 yılında, sanayisinin gücüyle, ağır pandemi koşullarında yüzde 1.8 büyüdü. Gelişmiş ülkelerin hemen hepsi gerimizde kaldı.

Aşılamanın yaygınlaşmasıyla biraz daha rahatlayarak ilerleyeceğimize inandığım 2021 yılında yine dünyaya parmak ısırtacak bir ülke olacağımızı şimdiden söylemek yanlış olmaz sanırım.

Sevgili sanayici dostlarıma sağlıklı koşullarda maksimum üretim, mutlu, huzurlu, aydınlık günler dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner92

banner91

banner90

banner89

banner87

banner86