Öne Çıkanlar ÇOSB Endüstri 4.0 laboratuarı KPMG TÜRKİYE Sinem Cantürk Dijital korsanlığın maliyeti 400 milyar dolar KPMG Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım

10 milyarlık dolarlık destekle ihracatı 20 milyar dolar artırırız

GİRAY DUDA

İsmail Gülle, kısa süre önce, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Birliği’nin (İTHİB) başından ayrılarak aday olduğu Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) başına geçti. İhracat konusunda Türkiye’nin yetkin iş insanlarından birisi olan Gülle ile TİM’in faaliyetlerini ve ihracatçının gündemini konuştuk.

- Sayın Gülle, kısa süre önce işbaşına geldiğinizde ihracat cephesindeki manzara nasıldı?

- Bilindiği üzere genel seçimler 24 Haziran’da, ihracat ailesinde değişimi getiren TİM seçimleri de 30 Haziran’da tamamlandı. Devlet yönetimindeki yenilik taleplerinin hayata geçtiği genel seçimlerin arkasından, ihracat ailesinin de değişim için irade göstermesi bir rastlantı değildir. Çünkü ihracat, Türkiye’nin değişim ve gelişim unsurlarından biridir.

Göreve geldiğimiz dönemdeki ihracat rakamlarına bakıldığında, ilk 6 aylık dönemde ihracatımızın yüzde 7.4 değer kazandığını görüyorduk. Bir diğer önemli nokta ise, ikinci çeyrek büyüme rakamlarında net ihracatın büyümeye 1 puan katkı vermesiydi. Biz bu tablonun olumlu olduğunu ancak ülkemizin potansiyelinin çok daha yukarıda olduğunu değerlendirdik. Hedefimizi buna göre belirledik ve rekorlar yılı olarak ilan ettiğimiz 2018’i 170 milyar dolar seviyesinde bir ihracat rakamıyla kapatmayı kendimize şiar edindik.

SORUNLAR SEKTÖREL BAZDA İNCELENDİ

- İlk kez düzenlenen İhracatçı Çalıştayı’ndan ne gibi yeni öneri ve sonuçlar elde edildi? İhracatçıların güncel problem ve sorunları neler?

- İhracat bayrağını devraldığımız günden bu yana, camiamıza dinamizm kazandırmaya yönelik hedefler belirleyerek “İhracatta değişim” seferberliğini başlattık. Bu kapsamda, bu yıl ilk kez delegeler çalıştayını düzenledik. İhracatta engelleri aşmak için, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay ve Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan'ın ve 440 delegemizin katılımıyla çalıştayımız gerçekleşti. İhracatçılarımızın tüm sorunları sektörel bazda incelendi. KDV alacaklarının düzenli ödenmeye başlanacak olmasının ihracatçılarımızı finansal olarak rahatlatacağı ve rekabet güçlerini artıracağını ifade ettik. KDV konusunda düzenlemeler yapılıncaya kadar firmaların KDV alacaklarının teminat olarak kullandırılmasını ve bu alacakların nemalandırılmasını talep ettik.

DÜŞÜK FAİZLİ VE SINIRSIZ KREDİ SAĞLANSIN

Ayrıca yeni yatırımlara ihtiyacımız olduğunu, bunun önünün açılması için düşük faizli ve miktar sınırlaması olmadan kredi sağlanmasının, son derece faydalı olacağını dile getirdik. Eximbank'a ihracatçılarımıza sağladığı olanaklar ve 2018'de 40 milyar dolara varacak olan destekleri için teşekkür ettiğimizi bildirdik. Bankanın verdiği desteklerin artmasını beklediğimizi ve Eximbank’ın 10 milyar dolar daha destek vermesi durumunda ihracatımızı 20 milyar dolar artıracağımızın sözünü verdik. Çalıştayımızın sonucunda ülkemizin güçlenmesi için ihracatın olmazsa olmaz olduğu, Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde olduğu gibi ihracatın büyümede temel taşlardan biri olarak belirlenmesi gerektiği, yatırım-üretim-istihdam-ihracat değer zincirini ön plana çıkaran, Ar-Ge, yenilik, tasarım ve markalaşma odaklı bir yaklaşımın hayata geçirilmesi hususlarında görüş birliği olduğunu ifade edebiliriz.

ÜRETİP İHRACATI ARTIRARAK GÜÇLENECEĞİZ

- Belirgin artışta olan ihracat sürdürülebilirlik özelliği gösteriyor mu? Türkiye’nin ekonomik dengelerinin temel anahtarı niteliğindeki ihracatta yol haritası nasıl olacak? Ne gibi yardımcı araç ve silahlar kullanılacak?

- Geride bıraktığımız 15 yılda ihracatın nereden nereye geldiğine baktığımızda, bundan 15 yıl önce 2003’te 47 milyar dolar ihracat yaptığımızı görüyoruz. 2017 yılında ise, tam 157 milyar dolarlık ihracatımız var. Yani, 15 yılda ihracatımızı 3 kattan fazla artırdık. Bu yıl da inşallah 170 milyar doları aşarak, yeni bir rekor kıracağız. Bu tablo bizim ihracatımızın sürdürülebilir olduğunu ve artma eğilimini sürdürdüğünü gösteriyor. İçinden geçtiğimiz zorlu süreçte de ihracat en büyük desteğimiz olacak.

Ülkemizin potansiyelini artırmak için, katma değeri yüksek sektörlere öncelik vererek, ihracatımızı, Ar-Ge, İnovasyon, Tasarım ve Markalaşma temeline oturtarak, girişimciliğe yoğunlaşıyoruz. Sektörlerimizin tek bir pazara bağlı kalmaması için pazar çeşitlendirmesi çalışmalarına ağırlık veriyoruz. İhracatın tüm ülkeye yayılması, ihracat yapan firma sayısının düzenli olarak artması için Anadolu illerimizi ihracata teşvik etmek için projeler geliştiriyoruz. Umut ediyoruz ki, ülkemiz üreterek ve ihracatını geliştirerek çok daha güçlü bir yapıya sahip olacaktır.

AVRUPANIN ALIM GÜCÜ YÜKSEK

- En çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında başta olan Avrupa ülkelerine ihracatın daha artması sevindirici. Avrupa ihracatının belirgin özellikleri nelerdir?

- Avrupa Birliği ülkeleri ihracatımızın yarısına yakınını yaptığımız bir bölge. İlk dokuz aydaki ihracatımız 119.8 milyar dolar olarak gerçekleşirken, AB’ye olan ihracatımız yüzde 16.6 artışla 61.4 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatımızda en çok otomotiv, hazır giyim ve kimyevi maddeler sektörlerini görüyoruz. Avrupa ülkeleri gerek coğrafi yakınlık, gerek gümrük birliğinin sağladığı avantajlar, gerekse alım gücünün yüksekliği sebebiyle katma değerli ve çeşitli ürün satabildiğimiz bir alan olarak öne çıkıyor. Bu durum, hem ihracatımızın yüksek miktarlarda olmasını, hem de sürekliliğine katkı sağlıyor.

AFRİKA İHRACATI ARTARAK İLERLEYECEK

- İhracatçıların kendilerine seçtiği yeni hedeflerden beklentileriniz nasıldır. Örneğin, Afrika ülkeleri Türkiye ihracatı içinde kayda değer bir oranda mal alabilecekler midir?

- Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak en çok önem verdiğimiz konuların başında Pazar çeşitliliği gelmektedir. Her fırsatta ihracatçılarımıza farklı coğrafyalara açılmalarını tavsiye ediyor, bizden ne talep ediyorlarsa yapmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Bu kapsamda, ticaret heyetlerimiz için Pazar inceleme gezileri düzenliyoruz. Filipinler, Nijerya, ABD, Kamerun, İngiltere, Kırgızistan ve Macaristan’a ziyaretler düzenledik ve ekonomik ve ticari ilişkilerimizi güçlendirmek için çalıştık. Önümüzdeki günlerde ise Fransa, Rusya ve Çin’e gideceğiz. Hedefimiz dünyada Türk ihracatçısının ayak basmadığı bir yerin kalmaması. Hedeflediğimiz ülkelere giderken o ülkede ihracat potansiyeli olan sektörleri belirliyoruz ve heyetlerimizin yapısını buna göre belirliyoruz. Önümüzdeki dönemde bu çalışmalarımızı daha da artıracağız.

2017’DE 11.5 MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPTIK

Bu çalışmaların önemli bir parçasını da Afrika ülkeleri oluşturuyor. 2017 yılında Afrika’ya olan ihracatımız yüzde 2 artışla 11.5 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2018 yılı ilk dokuz ayında ise yüzde 24’lük bir artışla 10.1 milyar dolar ihracat rakamına ulaşıldı. En çok ihracat yaptığımız sektörlere baktığımızda, kimyevi maddelerde yüzde 21, çelik ürünlerinde yüzde 33 ve otomotivde yüzde 37 oranında ihracat artışı görüyoruz. Bu tablo bizleri Afrika’ya olan ihracatımızın geleceği konusunda oldukça iyimser kılıyor. Önümüzdeki yıllarda en önemli büyüme potansiyeli olan bölgelerden olan Afrika ile olan dış ticaretimizin artarak ilerleyeceğini düşünüyoruz.

ÇİN’E MADENCİLİK ÜRÜNLERİ SATIYORUZ

- Çin, Hindistan, Rusya ve Güney Amerika ülkelerine dönük ihracatın izlediği yön nedir? Önümüzdeki on yıllar için kalıcı, büyüyen, stratejik ihracat partneri olarak yer alabilecekler mi?

- Çin dünyanın en dikkat çeken, küresel ticarette ağırlığını giderek artıran bir ülke olmasının yanı sıra önemli bir ithalat ülkesi olarak öne çıkıyor. Çin’e olan ihracatımız 10 yıl öncesinde, 1 milyar dolar seviyesinde iken, 2017 yılında 2.9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. En çok ihracat yaptığımız ürün ise, 1.7 milyar dolar ile madencilik ürünleri. Önemli bir hammadde ithalatçısı olan Çin’e yönelik daha fazla maden ürünü ihrac edebileceğimizi görüyoruz. Ayrıca, kimyevi maddeler ve tekstil ürünlerinde de önemli potansiyelimiz bulunuyor. Kasım ayında iştirak edeceğimiz Çin İthalat fuarı ile girişimlerimizi artırarak devam edeceğiz.

HİNDİSTAN’A İHRACATI ARTIRMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Hindistan ise, 2007 yılında 348 milyon dolar ihracat yaparken 2017 yılında ihracatımızı 758 milyon dolara çıkardığımız bir ülke. En çok ihracatımızı madencilik, kimyevi maddeler ve savunma sanayii ürünlerinde yapıyoruz. 444 milyar dolarlık ithalat hacmi bulunan Hindistan’a yönelik ciddi bir ilerleme kaydedilebilir. Enerji ürünleri, madencilik ve elektrikli makinalar sektörlerinde büyük alımlar yapan Hindistan’a yönelik çalışmaların yoğunlaşması ciddi bir ihracat hacmini beraberinde getirecektir.

RUSYA BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Rusya ise, çok uzun zamandan beri önemli bir ticaret limanımız olarak öne çıkıyor. Yakın zamanda yaşanan kriz ihracatımızın gerilemesine sebep olurken, ikili ilişkilerin düzelmesi ile ihracatımız 2017 yılında 2.7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Özellikle en çok ihraç kalemimiz olan yaş meyve sebze sektöründe 2017 yılında yaşanan yüzde 92 oranındaki ve 2018 yılı ilk dokuz ayındaki yüzde 39’luk artış oldukça memnuniyet verici. Yine, 2017 yılında Rusya’ya en fazla ihracat yapılan sektörlerimizden olan otomotivdeki yüzde 39, kimyevi maddelerdeki yüzde 38 ve hazır giyim ürünlerindeki yüzde 60 oranındaki yükseliş ve bu eğilimin 2018 yılı ilk dokuz ayında da devam etmesi, Rusya ihracatımızın önümüzdeki dönemde güçleneceğini gösteriyor.

GÜNEY AMERİKA’NIN POTANSİYELİ YÜKSEK

Güney Amerika ülkelerine 10 yıl öncesinde 513 milyon dolarlık ihracatımız bulunuyordu. Bu rakam 2017 yılında 1.3 milyar dolar seviyesine ulaştı. 384 milyon dolar ihracatımız olan Brezilya, 254 milyon dolar olan Şili ve 184 milyon dolar ihracatımız olan Kolombiya başta gelen ihracat noktalarımız. Güney Amerika ülkelerinin ithalat potansiyeli göz önüne alındığında elektronik ürünler, otomotiv, makine ve enerji ürünlerinde ilerleme kaydedilebileceği gözlemleniyor. Özellikle Pazar çeşitliliği artışı konusunda önemli katkılar sunabileceğini düşündüğümüz güney Amerika ülkeleri için çalışmalarımız devam edecek.

TEMİNATLARDA KOLAYLIK İSTİYORUZ

- Eximbank kredileri ihracatçılara yeterli desteği verebiliyor mu? Desteklerin artması için kamudan beklediğiniz düzenlemeler var mı?

- İhracatın finansmanında önemli destekçimiz olan Eximbank 2017 yılsonunda geçen yıla göre yüzde 19’luk bir artışla toplam desteğini 39.3 milyar dolara çıkardı. Diğer bir ifade ile 2017 yılsonunda her 100 dolarlık ihracatın 25 dolarının finansmanında Türk Eximbank kaynağı bulunuyor. Kendilerine desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte finansal kaynağa ulaşmanın önemi bir kez daha ortaya çıktı. Bu sebeple tüm çabamız, ihracatçımıza daha fazla fon yaratılması. Eximbank’ın ihracatımıza daha fazla kaynak yaratması konusunda ve teminatlarda kolaylık sağlanması hususlarında taleplerimiz bulunuyor.

700 GİRİŞİMCİ YETİŞTİRDİK

- TİM-TEB Girişimci Evleri’nden beklediğiniz verimi alabildiniz mi? Girişimciler hangi ölçüde memnuniyet duyuyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin diğer büyük kentlerinde yeni Girişimci Evleri kurma düşünceniz var mı?

- On farklı ildeki Girişim Evlerimizde danışmanlık, eğitim, mentörlük ve ofis imkanları sunuyoruz. Bugüne kadar 700’e yakın girişimciyi yetiştirdik. Girişim Evleri bünyesinde yer alan girişimcilerimiz geçtiğimiz yıl 330 Milyon TL ciroya ulaştı. İhracatları ise, her geçen gün katlanarak artıyor. Böylece, TİM-TEB Girişim Evlerimizle tüm yaratıcı fikirleri değerlendiriyor, gençlerimizi yüreklendirerek, girişimci zihinler için gerekli ekosistemi yaratmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar yapılan çalışmaların oldukça faydalı olduğunu görüyoruz.

Girişimcilerimizin sayısının artarak devam etmesi, bu proje için girişimci memnuniyetinin ve başarı beklentilerinin yüksek olduğunu gösteriyor. Bu doğrultuda, TİM-TEB girişim evlerinin sayısını artırmaya devam ediyoruz. Gebze ve İstanbul Levent bölgelerinde ilk etapta iki girişim evi daha açmayı planlıyoruz. Ayrıca, Sayın Ticaret Bakanımızın teşrifleriyle ilk defa düzenlediğimiz Türkiye’nin Girişimcileri Ödül Töreni’nde başarılı girişimcilerimizi ödüllendirdik. Katma değerli ve ihracata dönük girişimciliği desteklemeye her zaman devam edeceğiz.

İLERİ TEKNOLOJİ İHRACATIMIZ BÜYÜYOR

- İnovasyon Haftası organizasyonlarına katılım ve ilginin oldukça büyük olduğunu biliyoruz. İnovasyonda ileri adımlar atıldığına dair veriler var mı? Bu inovatif gelişmelerin ihracata da artış ve gelişme olarak yansıdığını söyleyebilir miyiz?

- TİM olarak en önem verdiğimiz hususlardan birisi hiç şüphesiz inovasyon. Şu ana kadar 4 kez düzenlediğimiz inovasyon haftasında binlerce inovasyon tutkunu ağırladık. İnovasyon konusunda başarılı olan firmalarımızı ödüllendirdik. Her yıl artarak devam eden inovasyon tutkusunun toplumda daha da genişlediğini görmek, girişimcilerimizin inovatif fikirler geliştirme hususlarındaki çalışmaları oldukça önemli. Küresel inovasyon endeksi rakamlarında da ülkemizin gelişimini görüyoruz. 2015 yılında 58. Sırada bulunduğumuz endekste, 2017 yılında 43. sıraya ulaştık. Hedefimiz üst basamaklara tırmanmak. Elbette bu eğilim ihracatımıza da destek veriyor. Özellikle yüksek ve orta-ileri teknoloji ihracatımızın payının 2017 yılında yüzde 37.8 iken bu yıl ilk dokuz ayında yüzde 39.7 olarak gerçekleşmesi bu eğilimi destekliyor.

KUR RİSKİNDEN KORUNMA İSTEĞİ YETERSİZ

- Kurda büyük dalgalanmaların ve belirsizliklerin yaşandığı uzun sayılabilecek bir dönemde, ihracatçıların kur riskinden korunması büyük önem taşıyor. İMKB ile yürüttüğünüz eğitim çalışmalarına yeterli talep var mı? İhracatçıların, kur riskinden korunmak için yeterli bilgiye sahip olduğuna inanıyor musunuz?

- İhracatçılarımızın kur riskinden korunması bizim de ağırlık verdiğimiz hususlardan birisi. Ancak, kur riskinden korunma hususunda istenen oranlarda olmadığımızı görüyoruz. Burada riskten korunma maliyetlerinin yüksek olmasının da etkisi bulunuyor. Bu anlamda, ihracatçılarımızı daha fazla bilgi sahibi olmaları ve hedge maliyetlerinin düşürülmesi için çalışmalarımız devam ediyor.

2018 YILINI REKORLA KAPATACAĞIZ

- 2018 yılı son ayları ve 2019 yıllarına ilişkin ihracat ve kur hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız?

- Ülke olarak amacımız, dış ticaret fazlası veren bir ekonomiye sahip olmak. Cari açığı azaltmak da, ancak ve ancak, ihracat odaklı büyümeyle mümkün. Eylül’de aylık bazda tüm zamanların en yüksek eylül ayı ihracatına ulaştık. Ekim ayında da çok iyi bir rakam açıkladık. Hem şimdiye kadarki en yüksek Ekim ihracatını, hem de şimdiye kadarki en yüksek aylık ihracat rakamlarından birini duyurduk. 2018 yılında 170 milyar dolarlık hedefi yakalayarak yıllık ihracat rekorunu kıracağımızı düşünüyoruz. Önümüzdeki yılda da ihracatımızın artarak süreceğini ve küresel ticaretten yüzde1.5 pay alma hedefimize bir adım daha yaklaşacağımızı değerlendiriyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner79

banner78

banner77

banner76

banner75

banner73