Öne Çıkanlar Müfit Can Saçıntı ÇOSB Halil Aksu AB İKV BAŞKANI AYHAN ZEYTİNOĞLU Endüstri 4.0

'Firmalarımız Akkuyu NGS’den 6.5 milyar dolarlık pay alacaklar'

GİRAY DUDA

Nükleer enerji güç santrallerinin yıldızı yeniden parladı. Enerji sıkıntısı ciddi biçimde kendisini gösterince, çok yüksek miktarlarda enerji üreten nükleer güç santrallerine dönüş yapıldı. İstanbul’da Haziran ayı başında düzenlenen nükleer zirve ve fuara yerli ve yabancı çok sayıda şirket katıldı. Bu etkinliği düzenleyenlerden Nükleer Sanayi Derneği’nin Başkanı Alikaan Çiftçi ile nükleer alanındaki gelişmeleri ve sanayimizin bu alanda yaptığı ve yapabileceği çalışmaları Global Sanayici’ye anlattı.

- Sayın Çiftçi, derneğinizi bize kısaca tanıtır mısınız? Kuruluş amacınız nedir ve bugüne değin ne tür çalışmalar yürüttünüz?

- Nükleer Sanayi Derneği olarak kuruluş amacımız; Türkiyede ve yakın coğrafyada nükleer enerji alanında yatırım yapmak isteyen global firmalarla bu yatırımları iş fırsatı olarak gören ve bu sektörden pay almak isteyen yerel firmaları bir araya getirip yerlileştirme, teknoloji ve bilgi transferleri konularında sanayicilerimize fayda sağlamaktır.

Ülkemizde ilk nükleer santral projesinin temellerinin atılmasıyla birlikte, Türk firmalarının hem Akkuyu NGS hem de Ortadoğu ve Kuzey Afrikadaki projeler başta olmak üzere nükleer güç santrali projelerinde yer alabilmeleri için şemsiye kuruluş olarak çalışmalar yapmayı misyon edindik.

Dernek olarak, Türk sanayisinin nükleer enerji sektöründe aktif olması için sanayicilerimizi destekliyor ve çeşitli projeler ve etkinlikler geliştiriyoruz. Bu noktada, hükümet, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, ticaret ve sanayi odaları, organize sanayi bölgeleri gibi birçok paydaşımızla düzenli iletişim halindeyiz ve başta üyelerimiz olmak üzere yerli sanayicilerimizi ileriye taşıyacak girişimleri hayata geçiriyoruz.

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER PROGRAMI 60 YIL ÖNCE BAŞLADI

- Türkiyenin stratejik nükleer programı, perspektifi hakkında neler düşünüyorsunuz? Kamuda nükleer enerji santrallerine olan ilgi aynı biçimde sürüyor mu?

- Karbonsuzlaşma, iklim değişikliğiyle mücadele ve enerjide arz güvenliği tüm dünyanın olduğu gibi Türkiyenin de öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. TBMM tarafından Paris Anlaşması’nın onaylanması ve 2053 yılı için sıfır karbon taahhüdünde bulunmamızla birlikte Türkiyenin enerji politikasında çevreci kaynakların ön plana çıktığını değerlendiriyoruz. Bu kapsamda Türkiyenin, hızla artan enerji talebinin karşılanması ve sürdürülebilir kalkınmasının sağlanması için yenilenebilir enerji kaynakları, yerli doğalgaz ve nükleer enerji, ülkemizin enerji karmasının öncelikli oyuncuları arasında kabul ediliyor.

Bilindiği üzere Türkiyenin nükleer enerji yolculuğu bundan 60 yıl öncesine dayanıyor. Akkuyu Nükleer Güç Santralında hükümetin gösterdiği kararlı ve istikrarlı duruş ile 2023 yılında ülkemizin nükleer enerji üretimine başlaması planlanıyor. İkinci ve üçüncü nükleer santral projeleri için de hükümetin çalışmaları devam ettirdiğini biliyoruz. Nükleer enerji yılın 365 günü ve 24 saati durmaksızın elektrik üretebilen ve ihtiyaca göre kapasitesini artırabileceğiniz ve sera gazı salımı yapmayan yeşil bir enerji kaynağı. Bu kaynağı etkin ve verimli bir şekilde kullanabilen ülkelerin sıfır karbon hedefine ulaşmada ve enerjide dışa bağımlılığını azaltmada önemli bir avantaj sahibi olacağına inanıyoruz.

PARTİLER NÜKLEER ENERJİYİ DESTEKLİYOR

- Siyasi partilerin nükleer enerji santralleri hakkındaki düşünceleri, program değerlendirmeleri nasıl?

- Ülkemizdeki önde gelen siyasi partiler, nükleer enerji teknolojisini destekliyor. Günümüzde ülkelerin enerji politikalarının siyaset üstü bakış açılarıyla değerlendirilmeleri son derece önemli. Sürdürülebilir büyümeye giden yolda yeşil kalkınma dönemine girildiğini düşünürsek yenilenebilir enerji ve nükleer enerji kaynaklarının temiz bir sayfa açmak için önemi zaten çok açık. Hem ekolojik boyutuyla hem de enerjide arz güvenliği boyutuyla baktığımızda nükleer enerji yatırımlarına tüm dünyada hız verildiğini görüyoruz.

ENERJİ KRİZİ NÜKLEERE İLGİYİ ARTIRDI

- Dünyada nükleer santrallere olan ilgi nasıl? Kaç santral aktif olarak kullanılıyor ve yakın zamanda yapılması planlanan nükleer santraller var mı?

- Uluslararası Enerji Ajansı’nın da belirttiği gibi tüm dünyada yaşanan enerji krizi, nükleer enerjiye olan ilgiyi yeniden ciddi oranda artırdı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın 2021 yılı verilerine göre dünyada 437 nükleer reaktör faaliyette, 56 nükleer reaktörün de inşaatı devam etmekte. Bunların yanı sıra nükleer enerjinin gündemine yeni giren küçük modüler reaktörler (SMR) ile mikro modüler reaktörlerin (MMR) nükleer enerji yatırımlarındaki payının artması bekleniyor. Şu an dünyada 70ten fazla SMR ve MMR geliştiriliyor. Nükleer endüstrinin inovatif teknolojisi kabul edilen SMR ve MMR yatırımlarına ilginin ekonomik, esnek ve gelişmiş güvenlik altyapısı nedeniyle artacağını öngörüyoruz. SMRlerin diğer çevreci teknolojiler olan yenilenebilir enerji kaynaklarıyla birlikte hibrit modellerle çalışabilmesi temiz enerji geçişinde kilit rol oynayacak bir teknoloji olduklarını da ortaya koyuyor. Bu teknolojilerin ülkemizde de gelişmesi ve yerli sanayimizin de bir parçası olacağı iş modelleri hedefleniyor.

AKKUYU’DA İŞLER HANGİ NOKTADA?
 

- Akkuyu Nükleer Güç Santrali hangi aşamada? Tamamlanması ve enerji üretimine başlaması ne zaman olabilecek? Diğer nükleer santral projeleri nasıl yürüyor?

- Akkuyu Nükleer Güç Santralinin ilk reaktörü 2023 yılında devreye alınacak. Cumhuriyetimizin 100. yılında ilk reaktörün devreye alınmasıyla, Türkiye de nükleer enerji sahibi ülkeler liginin bir parçası olacak.

Akkuyu NGSnin birinci güç ünitesinde inşaat çalışmalarının yüzde 80’i tamamlandı. İkinci ünite için ilgili ekipmanlar sahaya ulaştı ve kurulum için hazırlık çalışmaları devam ediyor. 3. ünitenin temeli Mart 2021de atıldı ve saha çalışmaları hızla ilerliyor. Bu yaz içinde Akkuyu’da hem 4. ünitenin temelinin atılması hem de 1. ünitenin kubbesinin kapatılarak kaba inşaat kısmının bitmesi hedefleniyor.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali, 4 ünitesiyle birlikte tam kapasite çalışmaya başladığında toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak ve yıllık 35 milyar kilovat/saat elektrik üreterek, ülkemizin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 10unu karşılayacak. Diğer bir deyişle İstanbulun elektrik talebinin yüzde 90’ını tek başına karşılayabilecek. Böylece ülkemizin yılda 35 milyon ton karbondioksit salımı da azalmış olacak.

Ülkemizde planlanan diğer nükleer santral projeleri için ise saha seçim süreci ve müzakereler devam ediyor.

YERLİLEŞTİRME ORANIMIZ YÜZDE 40

- Nükleer santrallerde kullanılacak malzemelerin Türkiyedeki üreticilerden temin edilmesi üzerine yıllardan beri süren bir tartışma var. Şu andaki durum hakkında bizi aydınlatır mısınız? Yerli üreticilerden tedarik konusunda sözleşmelere konulmuş bir hüküm, şart var mı?

- Akkuyu Nükleer Güç Santralinin inşa süreçlerinde, hükümet tarafından uygulanmakta olan etkili yerlileştirme çalışmaları bulunuyor. Bu politika, yerli sanayicilerimize çok büyük yatırım imkânları sunuyor.

Bu etkili yerlileştirme politikalarının sonucu olarak Akkuyu NGS’de yerlileştirme hedefi 5.9 milyar dolardan 6.5 milyar dolara çıkartıldı. Akkuyu NGS’de yerlileştirme oranımız ise yüzde 40 seviyelerine çıktı. Bu rakamları yan sektörleri de düşündüğümüzde çarpan etkisi ile sadece yerelleştirme sayesinde Türkiye ekonomisine 20-25 milyar dolar katma değer sağladığını belirtebiliriz. Akkuyu NGSde yaklaşık 400’ün üzerinde yerli tedarikçi firmamız önemli roller üstleniyor. Yerli üreticilerimizin Akkuyu NGSden aldığı payın her geçen gün arttığını ve Türk nükleer sanayinin gelişmeye devam ettiğini görüyoruz. Nükleer Sanayi Derneği olarak, içinde üyelerimizin de bulunduğu girişimci ruha sahip şirketlerimizi sergiledikleri performans, ülke ekonomisi için de hem bugün hem de gelecek adına umutlandırıyor.

Bu ekonomik değerlerin yanı sıra işin bir de istihdam boyutu bulunuyor. Şu anda Akkuyu NGS inşa sahasında yüzde 85’i Türk olmak üzere 20 binden fazla kişi çalışıyor. Santralin işletiminde 4 bin çalışana ihtiyaç var.

FİRMALARIMIZ ZİRVEDE KENDİLERİNİ TANITTI

- Yeni nükleer santral projelerinde ve çevre ülkelerde yapılacak nükleer santrallerde Türk sanayisinin ürünlerinin kullanılması amaçlı nasıl çalışmalar yapıyorsunuz? Beklentileriniz neler?

- Türk sanayicilerini nükleer enerji alanındaki global oyuncularla buluşturmak, bu alandaki fırsatlarla tanıştırmak ve sektörün gündemindeki gelişmeler hakkında haberdar olmalarını sağlamak üzere Nükleer Santraller Fuarı ve Zirvesi - NPPESi hayata geçiriyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın destekleriyle Ankara Sanayi Odası (ASO) ile birlikte bu yıl dördüncü kez fuarımızı ve sekizinci kez zirvemizi gerçekleştirdik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız da NPPESe ve nükleer teknoloji çalışmalarına çok destek veriyor. Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’nın en kapsamlı nükleer etkinliği olan NPPES, bu yıl dünyanın birçok ülkesinden bin 950 ziyaretçiyi ve 149 firmayı ağırladı.

Nükleer enerji gibi kendi dinamikleri olan bir sektörde, ülkemiz sanayicilerinin bu alandaki global oyuncuların tedarik zincirlerinin bir parçası olması son derece önemli. NPPES kapsamında gerçekleşen ticari eşleştirme görüşmeleri, bu anlamda yerli firmalarımızın ürünlerini tanıtmalarına ve iş birliği anlaşmaları yapmalarına aracılık ediyor. Bu noktada NPPES’i önemli bir iş ağı platformu olarak görüyor ve her yıl kapsamını ve içeriğini zenginleştirmek için büyük bir çaba gösteriyoruz.

Dernek olarak nükleer enerjideki güncel teknolojileri ve gelişmeleri çok yakından izliyoruz. Bu noktada dünyanın gündeminde yer alan ve nükleer enerjide oyun değiştirici olacağına inandığımız yeni nesil reaktörler alanındaki fırsatları, üzerinde çalışmakta olduğumuz hibrit modeller ve uluslararası işbirlikleriyle realize etmeyi planlıyoruz.

NÜKLEER ENDÜSTRİNİN KATMA DEĞERİ ÇOK YÜKSEK

- Sanayi şirketlerimizde nükleer santraller için üretim yapma yolundaki çalışmalar arttı mı?
 

- Türk firmalarının nükleer endüstri gibi katma değeri son derece yüksek bir endüstriden pay alması son derece önemli. Bu konuda her yıl sanayicilerimizin de ilgisinin arttığını söyleyebilirim.

Yerlileştirme çalışmaları kapsamında Türk firmaları şu ana kadar Akkuyu NGSden 6.5 milyar dolarlık pay alacaklar. Özellikle inşaat, imalat, elektrik-elektronik ve makine sanayi altında faaliyet gösteren pek çok sektör temsilcimiz için önemli fırsatlar yer alıyor. Sadece Türkiyede değil başta Ortadoğu ve Afrika olmak üzere global alandaki projelerde de Türk firmaları tedarikçilerin tedarikçisi olabilecek yeterliliğe sahip.
 

UZAY ÇALIŞMALARINDA ÖNEMİ BÜYÜK

Buradaki önemli nokta; firmalarımızın uluslararası güvenlik standartları ve kalite yönetim sistemleriyle çalışma vizyonu kazanmalarını sağlamaları. Nükleer güç santrallerinde ihtiyaç duyulan ekipmanların yüksek teknolojiyle üretilmeleri ve performans testlerini geçerek sertifikasyonlarını tamamlamaları gerekiyor. Nükleer enerji alanındaki üretim kültürü ve felsefesinin yerli şirketlerimize sirayet etmeye başlaması ülkemiz için de çok önemli. Çünkü bu alana yönelen firmalarımızın kazanacakları tecrübelerin, sanayinin farklı alanlarına ve ülke ekonomisine katkısı da çok fazla olacak. Nükleer santrallere yönelik geliştirilecek kapasite enerji, uzay, savunma, denizcilik ve havacılık gibi katma değeri yüksek diğer sanayi kollarında da ülkemizi ileriye taşıyacak. Örneğin Satürn, Mars gibi gezegenlerin araştırılmasında nükleer teknolojinin ve gelişmiş endüstrilerin önemini görüyoruz. Nükleer teknolojiler yeni gelişmelerin önünü açıyor ve daha güvenli ve sürdürülebilir bir yaşama destek oluyor.

ZİRVEDE 168 TİCARİ EŞLEŞTİRME GÖRÜŞMESİ OLDU

- Nükleer Santraller Zirvesi ve Fuarı’na sanayi şirketlerinin katılımları nasıl? Önceki yıllarla karşılaştırırsanız neler söylersiniz?

- 4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesine bu yıl 149 firma katıldı. İspanya, Hindistan, Çin, Rusya, Güney Kore, İtalya, Danimarka, Bulgaristan, Almanya, Slovakya, Hırvatistan, Fransa, Kongo, Çek Cumhuriyetinden nükleer enerjinin önemli oyuncuları NPPESte yer aldı. Nükleer enerji sektöründe tedarikçi ve alt yüklenici olmak isteyen firmalar NPPES kapsamında 168 ticari eşleştirme görüşmesi gerçekleştirdi. Bu noktada NPPES yerli firmalarımızın ihtiyaç duydukları iş ağını kurmalarını sağlayan ve onları yurt dışındaki büyük oyuncularla bağlayan önemli bir platform. NPPESte bugüne kadar sayısız ticari işbirlikleri gerçekleşti. Bu yıl da oldukça verimli bir etkinlik geçirdik. Gerek kamunun, gerek sivil toplum ve üniversitelerin gerekse firmaların yoğun katılımı vardı. Geçen yıl pandemiden dolayı etkinliğimizi sanal olarak gerçekleştirmiştik; bu yıl nükleer endüstrinin oyuncularını yeniden İstanbulda bu kapsamda ağırlamaktan dolayı mutluyuz.

NÜKLEER ENERJİ GELİŞMELERİNİ PAYLAŞTIK

- Fuar boyunca ne tür faaliyetlerde bulundunuz? Ne tür anlaşma ve protokollere imza attınız?

- Nükleer Santraller Fuarı ve Zirvesi’nde bu yıl 6 özel sunu konusu ve 7 oturum ile nükleer enerji alanında hem Türkiye hem de dünyadaki önemli gelişmeler paylaşıldı. Ayrıca Novovoronezh NGS sanal turu gerçekleştirildi. NPPES’teki oturum konuları şunlar oldu: kleer Güç Santrallerinin İnşasında Modern Trendler ve Deneyimler, Nükleer Altyapı Geliştirme ve Düzenleyici Rejim, Akkuyu NGSdeki İnşaat Süreci, Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği (ACCNI) Özel Oturumu, Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Nükleer Pazarlarda SMR ve MMR Geliştirme Faaliyetleri, Akkuyu NGS Projesindeki Satın Alma Süreçleri, Akkuyu NGS Projesinin Ana Yüklenicisinin Faaliyetleri, İspanya Nükleer Uzmanlık Oturumu.

Nükleer endüstrisinin gelişmesinde kilit rol oynayan ticari işbirlikleri için NPPES’te bu yıl 5 önemli anlaşma gerçekleşti. Nükleer Sanayi Derneği olarak Rusyanın Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği (ACCNI) ile karşılıklı diyalog ve iş fırsatlarını geliştirmek amacıyla önemli bir anlaşmaya imza attık. İşbirliği protokolü kapsamında hem derneğimiz hem de ACCNI, Rusya, Türkiye ve yakın coğrafyada nükleer sanayi projeleri geliştirmek için ortak tedarik zinciri ve firma işbirlikleri oluşturma hedefiyle birlikte çalışacak. Anlaşma kapsamında; Türkiye ve Rusya’da seminer ve çalıştaylar düzenleyerek bilgi transferi yapacağız ve iş geliştirme fırsatlarını da değerlendireceğiz. Bu işbirliği anlaşmasının nükleer enerji gibi katma değeri çok yüksek olan bir sektörde sanayicilerimizin önünü açacağına inanıyoruz.

Bu anlaşmanın yanı sıra; Ankara Sanayi Odası, Rosatom Teknik Akademisi, Rusya Teknik Karar Grubu ve ileri mühendislik çözümleri sunan FİGES ile nükleer sanayinin gelişmesine aracılık edecek üç önemli işbirliği anlaşması imzaladı. Rusya Nükleer Sanayii İnşaat Kompleksi Kuruluşları Derneği ile Kongo Küresel İşbirliği Derneği arasında da 2 milyar dolarlık projelerde birlikte çalışma amacıyla NPPESte önemli iş birliği anlaşması imzalandı.

NÜKLEER ENERJİYE YATIRIM YAPIN

- Sanayi şirketlerine nükleer santraller için üretim yapma konusunda nasıl bir çağrıda bulunuyorsunuz?

- Türk sanayicilerine öncelikle nükleer enerjiye yatırım yapın çağrısında bulunmak istiyorum. Tüm dünyada iş yapma fırsatı sunan bu sektörün katma değeri oldukça yüksek. Ve unutmayalım ki nükleer teknoloji alanındaki çalışmalar birçok sektörde katma değeri yüksek yeni fırsatların da önünü açacak. Türk firmaları ve Türk mühendislerinin bu endüstrinin parçası olmaları halinde dünyanın her yerindeki mega projelerde çalışma fırsatı yakalayabilecek olmaları da son derece önemli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner102

banner101

banner100

banner99

banner98

banner96