Öne Çıkanlar Proje bazlı teşvikler Av. Ferhan Arıkan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu Arçelik Üretim Koordinatörü Alp Karahasanoğlu Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım

Biyoteknoloji yatırımlarımız ithalata bağımlılığı azaltacak

ARİF ESEN

Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ender Koçak, “Çerkezköy’de yaptığımız biyoteknoloji yatırımı Türkiye’nin yüksek katma değerli teknolojik ilaçta ithalata bağımlılığını ve cari açığı önemli ölçüde azaltacak, daha da önemlisi ülkemizde biyoteknoloji kültür ve deneyiminin oluşmasına katkı sağlayacak ve yeni yatırımlara öncülük edecektir” dedi.

- “Öncelikli Yatırım Teşviki” alarak Çerkezköy OSB’de çok önemli bir yatırım gerçekleştiriyorsunuz. Yatırımınız hangi aşamada? Bu Biyoteknoloji yatırımınızın Türk İlaç ve sağlık sektörüne ne gibi katkıları olacak? Bu yatırım sektörün dışa bağımlılığını nasıl etkileyecek?

 

- İlaç sektöründe teknoloji çok hızla gelişiyor. Geleceğin ilaçları hücre ve gen tedavisine yönelik, biyoteknoloji ürünü akıllı moleküller olacaktır. Biyoteknoloji ürünü ilaçlar yenilikçi yapıları ve tedavi üstünlükleri nedeniyle pazar payını gittikçe artırmaktadır. Dünya biyoteknolojik ilaç pazarı 2015 yılında 200 milyar USD değere ve toplam ilaç pazarının yüzde 18’ine ulaşmıştır. İlaç sektörünün geleceğini oluşturan katma değeri ve ihracat olanakları yüksek biyoteknolojik ilaca Türkiye’nin kayıtsız kalması düşünülemez.

Ayrıca koruyucu tıbbın vazgeçilmezi olan ve günümüzde giderek çeşitlenen viral ve bakteriyal aşılar da koruyucu sağlığın güvencesi haline gelmiştir.

BİYOTEKNOLOJİ İLAÇLARINI AR-GE MERKEZİMİZDE GELİŞTİRİYORUZ

Bu düşüncelerle şirketimiz; Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde toplam 1.100.000.000 TL sabit yatırım teşviki kapsamında Biyoteknolojik ilaç üretim tesislerini kurmuş ve projenin önemli bir bölümünü realize etmiştir. Üretilecek ilaçların araştırma ve geliştirme çalışmaları Ar-Ge merkezimizde yürütülmektedir. Bu çalışmalar sonucu ileri teknoloji donanımlı biyoteknolojik ilaç tesislerinde Analog İnsülinler, Biyobenzer Monoklonal Antikorlar (mAb), Viral ve Bakteriyal Aşılar yerli üretilecektir. Stratejik önemi haiz bu yatırım Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda yüksek katma değerli teknolojik ilaçta ithalata bağımlılığını ve cari açığı önemli ölçüde azaltacak, daha da önemlisi ülkemizde biyoteknoloji kültür ve deneyiminin oluşmasına katkı sağlayacak ve yeni yatırımlara öncülük edecektir.



İTHALATA DAYALI İLAÇ TEDARİKİ SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

– İlaç üretiminde sayılı yerli, entegre üretim yapabilen bir firmasınız. Biyoteknolojik ilaç üretiminin sektöre ve hastalara sağlayacağı avantajlar nelerdir?

- Günümüzde bilinen hastalıkların yaklaşık üçte birini oluşturan 10 bininin tedavisi yapılabilmektedir. Yeni geliştirilen biyoteknolojik ilaçların kanser, diyabet, kalp hastalıkları, alzheimer ve romatoid artrit gibi birçok hastalığın tedavisinde kimyasal ve bitkisel ilaçlardan daha etkili olduğu görülmüştür. Biyoteknolojik ilaçların hekime ve hastaya sağladığı yeni tedavi seçenekleri nedeniyle pazar payı gittikçe artmaktadır. Sağlık sisteminin finansal devamlılığına katkıda bulunan biyoteknolojik ilaç rekabetine sektörün yabancı kalması ya da hastaların yeni tedavi olanaklarını değerlendirmemesi düşünülemez. Ülkemiz Biyoteknolojik ilaçların büyük bir kısmını ithal etmektedir. Biyoteknolojik ilaçların tedavideki yeri giderek arttığından, Türkiye’nin ithalata dayalı biyoteknolojik ilaç tedarik modeli sürdürülebilir değildir. Yerli üretim yapılmadıkça, sektörel cari açık ve dışa bağımlılık artacaktır. Oysa, global bir merkez konumunda olan Türkiye’nin yüksek katma değerli biyoteknolojik ilaç ihracıyla sektörel cari açığı yok ederek ilaçta dış ticaret dengesini negatiften pozitife çevirmesi mümkün olacaktır.

İLAÇ ÜRETİCİLERİ BİLGİ PAYLAŞACAK

- Koçak Farma olarak 18 ilaç üreticisiyle Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu’nu kurdunuz. Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu ne gibi çalışmalar yapacak? Bu platformdan beklentileriniz hakkında bilgi verir misiniz?

- Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu biyoteknoloji alanında endüstrinin yetkinliğini ve rekabet gücünü artırmak ve Türkiye’de bu alanın gelişimine katkı sağlamak amacıyla 18 ilaç üreticisi tarafından kurulmuştur. Koçak Farma platformun kurucu üyesidir. Biyoteknolojik ilaç üretimi Türkiye’nin 2023 hedefleri bakımından kanaatimce çok önemlidir. Koçak Farma biyoteknolojik ilaç üreticilerinin gerek bilgi paylaşımı ve gerekse rekabet gücü bakımından organize olması ve birbirini destekleyerek bu konuda Türkiye’nin daha fazla gecikmemesi gerektiğine inanmaktadır.

YERLİ SERUM ÜRETİMİ ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRIR

- Kısa bir süre önce Koçak Farma, Eczacıbaşı-Baxter serumu satın aldı. Bu satın almanın Türk ilaç sanayi açısından önemi nedir?

 

- Intravenöz serumların tedavideki yeri ve önemi tartışmasızdır. Serumun yerli üretimi halk sağlığının güvencesidir, ilaca erişimi kolaylaştırdığı gibi, ilacın kamu maliyesine yükünü de azaltır. Serum üretimi tam kapasite ile sürmektedir. Diğer yandan, beslenme ve diğer bazı solüsyonların kullanımı global ölçekte yükseliş trendine girmiştir. Serumda bayrağı Eczacıbaşı-Baxter’dan devir alan Koçak Farma, bu sorumluluğunu yeni yatırımlarla taçlandıracaktır.

AR-GE MERKEZİMİZDE YENİLİKÇİ ÜRÜN ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

- Kuruluşunuzdan başlayarak yerli ilaç üretiminde ilkleri gerçekleştirerek bugünlere geldiniz? Üretimde hangi ilkleri gerçekleştirdiniz? Çok verimli çalışan bir AR-GE departmanınız var. AR-GE çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

- Koçak Farma’nın yerli ilaç üretiminde gerçekleştirdiği önemli ilkler:

 

-          Koçak Farma birçok tüberkülöz ilacını, etken maddelerini ve bu bağlamda “Rifampicine” etken maddesini ve Rifampicine etken maddeli yerli ilacı Türkiye’de ilk kez üretmiştir.

-          Koçak Farma 85 çeşit kanser ilacını aynı çatı altında üretmeyi başaran dünyada ilk firmadır.

-          Türkiye’de ilk biyoteknolojik ürün üretim tesislerini kurmuştur.

-          2012 yılında “Enoksaparin Sodyum” etken maddeli kullanıma hazır enjeksiyon formunda Türkiye’nin ilk biyoteknolojik ilacını üretmiştir.

-          2017 yılında Türkiye’nin ilk yerli İnsülini olan “Glarjin” etken maddeli analog insülini “100 U/ml SC Kullanım İçin Enjeksiyonluk Çözelti İçeren Kalem” formunda üretmiştir.

 

Ar-Ge çalışmalarımız hakkındaki sorunuza gelince; ilaç sektöründe gelişmenin ön koşulu Ar-Ge çalışmasıdır. Gerek biyoteknolojik ilaçların, gerekse konvansiyonel ilaçların geliştirilmesi güçlü bir Ar-Ge çalışması ile mümkündür. Koçak Farma Ar-Ge merkezinde yaklaşık 70 bilim insanı ve uzman yıllardır yenilikçi ürün çalışmalarını sürdürmektedir. Üniversiteler ve bağımsız teknoloji kuruluşları ile yapılan işbirliği içinde yürütülen bu çalışmalarda özellikle biyoteknolojik ürünlerin ve aşıların yerli üretimi bağlamında başarılı sonuçlar alınmıştır.

40 ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORUZ

- Üretim kapasiteniz, üretim çeşitliliğiniz hakkında da bilgi alabilir miyiz?

 

- Koçak Farma 1971 yılında kurulmuş ve beşeri ilaç üretimi ile faaliyetine başlamıştır. Kuruluşundan bugüne kadar geçen 46 yıllık süreçte 600’ü aşkın ilacı tıbbın hizmetine sunmuştur. Şirketimiz tıbbın tüm dallarında beşeri ilaç üretmektedir. İlaçlarımızın 85 çeşidi kanser ilaçlarıdır.

Çerkezköy üretim tesislerimizin üretim kapasitesi 200 milyon kutu/yıl, Ayazağa üretim tesislerimizin kapasitesi ise 80 milyon/ünite yıldır. Koçak Farma ürünlerini, Avrupa Birliği ülkeleri dahil dünyanın 40 ülkesine ihraç etmektedir. Koçak Farma kuruluşundan itibaren sürdürülebilir bir rekabet ve büyüme için teknoloji, yatırım ve üretime öncelik vermektedir.

İLKLERLE GELEN ÖDÜLLER

- AR-GE çalışmalarınız Koçak Farma’ya çok sayıda ödül getirdi. Bu ödüllerin en önemlilerini sıralayabilir misiniz?

 

Koçak Farma 2013 ve 2016 yıllarında kanser hastalarının tedavisine yaptığı katkılardan dolayı T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından iki kez “Onkolojide Yerli Yatırım Teşvik Ödülü”ne layık görülmüştür.

2011 yılında “Onkoloji İlaçları ve Hammaddelerinin Üretimi” projesiyle, 2012 yılında “Kanda Pıhtılaşmayı Önleyen Enoksaparin Sodyum Etken Maddesi ve Bitmiş Ürün Üretimi” projesiyle, 2013 yılında “Diyabet Tedavisinde Kullanılan Biyobenzer Ürün İnsülin’in Etken Madde ve Bitmiş Ürün Olarak Üretimi” projesiyle TÜBİTAK Teknoloji Ödülleri Büyük Ölçekli Firma kategorisinde finalist olmuştur.

Koçak Farma 2011 yılında “Onkoloji İlaçları ve Hammaddelerinin Üretimi” projesi ile 2012 yılında “Kanda Pıhtılaşmayı Önleyen Enoksaparin Sodyum Etken Maddesi ve Bitmiş Ürün Üretimi” projesiyle, 2013 yılında “Diyabet Tedavisinde Kullanılan Biyobenzer Ürün İnsülin’in Etken Madde ve Bitmiş Ürün Olarak Üretimi” projesiyle 2014 yılında “Akıllı Molekül Biyobenzer Ürün Rituximab’ın Etken Madde ve Bitmiş Ürün Olarak Üretimi” projesiyle üst üste 4 kez “Altın Havan Eczacılık Ödülü”nü almıştır.

Firmamız ve firmamızın Yönetim Kurulu Başkanı olarak ben “Tüberküloz ilaçlarının ülkemizde yerli üretimini gerçekleştirerek 45 yıldır halk sağlığına yaptığı katkılardan dolayı”, 2016 yılında Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu tarafından XXVIII.Ulusal Tüberküloz ve Göğüs Hastalıkları Kongresi’nde ayrı ayrı ödüllendirilmiştir.

10 BÜYÜK EKONOMİ İÇİNE GİRECEĞİZ

- Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin nasıl bir gelişim göstereceğini düşünüyorsunuz?

 

- Bilgi çağını yaşayan dünyamızda ulaşım ve iletişim alanındaki gelişmelerin etkisiyle ülkelerin  ekonomileri entegre hale gelmiştir. Artık ülke ekonomileri global ekonomik durumdan bağımsız düşünülemez. Genelde Dünya ekonomisinin yaşadığı durgunluk ve bazı komşu ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklar ekonomide olumsuzluk nedeni olabilmektedir.

Bununla birlikte Türkiye’nin, Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında global bir köprü ve merkez konumu, genç ve dinamik nüfusu, özellikle sahip olduğu doğal, kültürel zenginlikleri, teknolojik birikimi ve altyapı olanakları ile gelişme ve gelecek vadeden bir potansiyele sahiptir. Ülkemizin Vizyon 2023 hedefleri doğrultusunda 7 yıl içinde dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına gireceğini değerlendiriyor ve bu inançla yatırımlarımızı sürdürüyoruz.

  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner88

banner87

banner86

banner85

banner84

banner83