Öne Çıkanlar GİRAY DUDA Arakelyan Türkonfed Orhan Turan Global Sanayici

İş güvenliğinde belirlenen süreler yeterli değil

GİRAY DUDA

2014 yılbaşına kadar birkaç yüz şirketi ilgilendiren iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma yükümlülüğü birden bire 1 milyon işyerini kapsama aldı. Bu arada yaygın medyada bir kapıcısı olan apartmanın da hekim, işyeri uzmanı ve yardımcı sağlık personeli çalıştırmak zorunda olduğu haberleri yayılınca tartışmalar büyüdü. İş sağlığı ve güvenliği konusunda yeni mevzuatın kimlere ne gibi yükümlülükler getirdiğini, İstanbul İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı Sadık İleri ile ayrıntılarıyla konuştuk.

- Derneğiniz oldukça yeni. Kuruluşundan biraz bahseder misiniz?

- Bizler internet üzerinden, sosyal medyada birbirini bulan, farklı noktalarda çalışan iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyiz. Çeşitli sosyal ortamlarda bir araya gelmek için organizasyonlar düzenledik. Hafta sonu kahvaltıları düzenleyip sorunlarımızı konuşuyorduk. Baktık ki 15-20 kişinin bir masada toplanması ile sorunlara çözüm bulunmuyor. Çözüm için sürekli bir çaba ve hareket lazım. Bunun yolunun dernekleşmede olduğunu gördük. 2012’nin sonunda dernekleşme kararı aldık.  2013’ün başında da dernek için resmi başvuruları yaptık. 29 Ocak 2013’te İstanbul İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği kuruldu.

ÜYELER BİRBİRİNE YAKIN OLMALI

- Sadece İstanbul’daki uzmanları mı kapsamasını düşündünüz?

- İkametgahının İstanbul’da olması gibi bir zorunluluğumuz yok. Bütün Türkiye’deki uzmanlara açığız. Evet, Adana’daki bir arkadaşımız bize üye olsun, buna karşı değiliz. Ama Adana’daki bir arkadaşın ayda bir kez bizimle birlikte olma şansı varken oradaki diğer arkadaşlarıyla çok daha kısa sürede toplanma olanağı bulabilirler. Bu nedenle biz, her ildeki uzmanlarımız derneklerini kursunlar, daha sonra dernekler bir araya gelsinler ve daha sağlıklı bir yapıya gidelim, bir üst çatı altında buluşalım istiyoruz.

Dernekçilik, fiziki olarak bir araya gelmekten geçiyor. Ben sizi göreceğim, konuşacağım, tartışacağım. Sadece iş değil her şeyi konuşmak gerekli. Biz İstanbul’da bile belli dönemlerde bir araya gelmekte sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü bir arkadaşım İkitelli’de, diğeri Tuzla’da bir başkası da Üsküdar’da. Bir de kentin trafiğini göz önüne alırsanız buluşmak oldukça zor. Bu dernek gönüllülük üstüne kurulu ve hepimiz fedakarlık yaparak bir araya geliyoruz.

TÜM İŞYERLERİNİ KAPSADI

- Yeni yılla birlikte iş güvenliği uzmanları için yeni bir dönem başladı. İşyerlerine uzman ve hekim bulundurma zorunluluğu getirildi. Daha önce nasıldı ve şimdi neler değişti?

- Biliyorsunuz, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 30 Haziran 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandı. Daha önce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. Bölümü iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümler içeriyordu. Oradaki sınır, 50 ve üstü çalışanı olan sanayi kuruluşları olarak belirlenmişti. Yani çok daha dar bir kapsam vardı.



Ama yeni kanun bu 50 sayısını ve ‘sanayi kuruluşları’ deyimini de ortadan kaldırdı. Bütün işyerlerini kapsama aldı. İşyeri sayısı şu anda 1 milyonu geçti.

- Eskiden kaç şirket için bu yükümlülük vardı?

- Çok daha azdı tabii. Çünkü sadece 50 kişiden çok personel çalıştırması bir yana sanayi kuruluşu olması zorunluluğu da vardı. Kimi çağrı merkezleri vardı 50’den çok personeli olan ama onlar bu kapsama girmiyordu. Şimdi ise giriyorlar.

Bütün işyerleri kapsama girdi ama bütün işyerlerine aynı hizmet götürülmüyor. Çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre bir hizmet süresi belirlendi. Yani 4 kişinin çalıştığı bir kafe ile 120 kişinin çalıştığı bir tekstil atölyesi aynı hizmeti almıyor.

Kanun çıktığında işyeri sahipleri korkuya kapıldılar. Ben şimdi nasıl iş güvenliği uzmanı çalıştıracağım diye düşündüler. İki kişinin çalıştığı bir berber ne yapacağım diye kendi kendine sordu. Aslında yasadaki kasıt tam mesaisini orada geçirecek biçimde uzman çalıştırma anlamında değil.

YASA MİNİMUM SÜREYİ BELİRTİYOR

- Evet, kadrolu çalıştırılmıyor ama öngörülen süreler de bana çok kısa gibi geldi.

- Daha önceden de bizim görevlerimiz 10-15-20 dakika gibi sürelerle belirleniyordu. Fakat uzman sayısının da az olması nedeniyle süreleri yarı yarıya kadar düşürdüler. Bazı yerlerde bu süreler yeterli gibi gözükse de kimi yerlerde işinizi tam olarak yapmaya imkan vermiyor. O zaman işverene biz şunu anlatmaya çalışıyoruz. Bakın bu süreler minimum sözleşme yapılması gereken süreler. Ama yapılması gereken işler için burada daha fazla çalışmamız lazım.

Örneğin bir işyeri için, ‘ayda iki saat iş güvenliği uzmanı bulunmalı’ deniyor. Ama zaten temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi bile 4 saatten az olmuyor. Hatta 4 saatin katları olarak devam ediyor. Bunu süreç içerisinde tamamlıyorsunuz. Tehlikeli bir işyerinde, ‘çalışana önce 8 saatlik eğitim verilecek ve ondan sonra işe başlatılacak’ deniyor. Ayda iki saatlik bir mesai ile siz 4 ayda ancak eğitimi tamamlarsınız. Bunun risk analizi, saha gözetimi, rehberlik hizmetleri var. Onun için bunlar bizim işimizi tam yapmamız için yeterli olan süreler değil.

500 KİŞİYE BİR UZMAN

- Hiçbir işyerinde iş sağlığı uzmanlarının istihdam edilerek çalıştırılması zorunluluğu yok mu?

- Var. 500 kişinin çalıştığı çok tehlikeli işyerlerinde en az 1 uzman, 750 kişinin çalıştığı tehlikeli işyerlerinde bir uzman ve 1.000 kişinin çalıştığı az tehlikeli işyerlerinde en az bir uzman çalışması gerekiyor. Sayıları revize ettiler ve 500 kişiyi 1.000 kişiye, 1.000 kişiyi de 2.000 kişiye çıkardılar.

- Tam zamanlı uzman çalıştırmanın zorunlu olduğu yerlerde işyeri hekimi de çalıştırılacak değil mi?

- Evet, bir uzman ve bir işyeri hekiminden söz ediliyor. Bir de yardımcı sağlık personelinden söz ediliyor ama sürekli işyeri hekiminin çalıştığı yerde diğer sağlık personelinin çalışması zorunlu değil.

Türkiye’de ilginç bir alışkanlık var. Size bir asgari tavsiyede bulunulursa siz onu sınır değer olarak kabul ederek mutlaka onu yapmaya çalışıyorsunuz. Kişi başına 8 dakika minimum çalışmadan söz edilirse bu kesinlikle 8 dakika olarak belirlenir, 10 dakika olmaz.



Tam zamanlı bir işyeri hekimi çalışıyorsa diğer yardımcı sağlık personeli çalışmak zorunda değildir diyor mevzuat ve tabii ki çalıştırılmıyor. Halbuki onu destek personeli gibi çalıştırmakta çok fayda var. Benim çalıştığım kimi işyerlerinde şöyle bir şey de karşıma çıkıyor. Henüz işyerinin iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu başlamamış ama işveren ‘ben şimdiden iş güvenliği konusunda hazırlık yapmak ve çalışanlarımın güvenliğini sağlamak istiyorum’ diyor. Yasa emretmese de biz gerekeni yapalım, diyor.

- Sözünü ettiğiniz dakikalar aylık süreler mi?

- Kişi başına aylık süreler.

UZMAN SIKINTISI AŞILIYOR

- Bu durumda işverenle çalışan sayısı üzerinden süreli sözleşme mi yapıyorsunuz?

- Evet, buna Kısmi Süreli Sözleşme deniyor. Örneğin iş güvenliği uzmanının ayda 30 saat çalışması gerektiği saptandı diyelim. Ayda dört günlük çalışma olarak sözleşme yapıyoruz. Ayda dört gün ben bu işyerinde bulunarak iş güvenliğini takip ediyorum, demek oluyor bu sözleşme.

- Doktorlar için de aynı uygulama mı var?

- Evet, doktorlar için de aynı çalışma yöntemi uygulanıyor.

- Yılbaşından itibaren kapsama giren işyeri sayısı 1 milyona ulaşınca herhalde en büyük sorun iş güvenliği uzmanı bulmakta yaşanmıştır değil mi? Yeterince uzman var mıydı? Uzman olmak için mutlaka sertifika almak gerekiyor mu?

- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çeşitli kurumlara sertifika eğitimi yapma  yetkisi verdi. Bu programa katılıp sertifika almaya hak kazananlar Çalışma Bakanlığı’nın sınavına girmeye hak kazanıyorlar.

SERTİFİKA ZORUNLU

Bu kurslara kimler katılabiliyor?

Mühendislik fakültelerinden, Mimarlık fakültelerinden, Fen-Edebiyat fakültelerinin fizik-kimya-biyoloji bölümlerinden, iş sağlığı ve güvenliği bölümlerinden mezun olanlar sertifika programlarına katılabiliyor. Programı bitirdikten sonra da bakanlığın sınavına girmeye hak kazanıyor. Yani bir işletme bölümünden ya da çalışma ekonomisinden mezun olan birisi bu sertifika programına gidemiyor. Gitse de sınava girme hakkı olmuyor.

Bakanlık, bu süreci tamamlayanlara Uzmanlık Yetki Belgesi veriyor. A, B ve C olarak üç ayrı sertifika var. Bunlar, çalışabileceğiniz tehlike sınıflarını gösteriyor.

Uzman sayısı 2013 yılı içerisinde azdı. Yeterli uzman yoktu. Bakanlığın bununla ilgili ciddi çalışmaları oldu. Normalde yılda iki sınav açılırken geçen sene 3 sınav açıldı. Yeni bölümler genişletildi. Eskiden sadece mimarlar girebilirken şimdi Mimarlık Fakültesi mezunları bu kapsama girdi. Biyologları da eklediler. Katılabilecek meslek yelpazesini genişlettiler. Ardından da sınav sayısını artırdılar. Şu anda ciddi sayıda uzman var.

- Türkiye’deki toplam uzman sayısı nedir?

-  21 Aralık’ta bir sınav yapıldı. Daha öncesinde toplam 45-50 bin dolayında uzman vardı. 21 Aralık sınavının sonuçları açıklandı. Kuvvetle muhtemel ki bu sayı şu anda 100 bine ulaşmıştır. Sınavlara 110 bin kişi katıldı ve bunların bir kısmı da sertifika düzeylerini yükseltmek için girdi. Yani nereden bakarsanız bakın 100 bin civarında iş güvenliği uzmanı vardır.

UZMANLARIN İLLERE GÖRE DAĞILIMI ÖNEMLİ

- Ne kadar uzman sayısının yeterli olacağına ilişkin tahmin var mı?

- Biz dernek olarak bir çalışma yapmadık. Bakanlığın, şu tehlike sınıfına giren şu kadar sayıda işyeri var biçiminde bir veri sunması halinde biz bunu hesaplayabiliriz.

Ayrıca, uzmanların Türkiye’de homojen dağılıp dağılmadığına bakmamız lazım. İstanbul’da belki çok fazla sayıda uzman var. Diğer kentler ise uzman sıkıntısı yaşıyor olabilir. Sanayinin olduğu yerlerde daha fazla uzman olması elbette kolayca tahmin edilebilir.

Bizim genel olarak gördüğümüz şey uzman sayısının yeterli olduğu biçiminde. Ben uzman arıyorum deyip de bulamadığını söyleyen işyeri ile karşılaşmadım. 21 aralıktan önce olabilirdi ama zaten bakanlık da bu sebeple hizmet başlama süresini öteledi. 1 Ocak’tan itibaren başladı ama aslında 6 ay önce başlaması gerekiyordu.

FARKLI ÇALIŞMA BİÇİMLERİ VAR

- Bir çeşit serbest muhasebeciler gibi çalışıyorsunuz. Bir işyeri ile sözleşme yapıp o süreyi ona ayırıyorsunuz ve diğer zamanda da başka bir işyerine mesai veriyorsunuz.

- Evet. Bakanlığın yayınladığı yönetmeliğe göre, uzmanın bir işyerinde çalışabilmesi için oranın personeli olması lazım. Yani ben sadece buranın iş güvenliği uzmanıyım diyerek orada çalışamazsınız. Oranın çalışanı olmalısınız. Yani kısmi süreli de olsa orada çalışan gözükmelisiniz. Sigortası yapılmalı, bordrosu hazırlanmalı.

Eğer bu yapılmıyorsa alternatif bir yol daha var. O da Ortak Zamanlı Sağlık Güvenlik Birimi dediğimiz bakanlıkça yetkilendirilmiş, en az bir işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer yardımcı sağlık personelini tam zamanlı bulunduran bir şirketle sözleşme ile hizmet alınabiliyor. Bu durumda, işyerinde sigortalı personel çalıştırmanıza gerek kalmıyor. Hizmeti oradan alabiliyorsunuz.

NACE KODLARI

- Az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca belirleniyor değil mi?

- Bunları saptayan bazı kodlar var. Onlara NACE Kodu deniyor. Altı hanelidir. Örneğin mimarlık ofis hizmetleri 711101 gibi kodlanır. Biz bakanlığın yayınladığı tehlike sınıfı listesinde bu koda bakarak hangi tehlike sınıfına girdiğini görüyoruz. Buradan da hangi şartlarda ne kadar hizmet verileceğini hesaplıyoruz.

- Şükrü Kızılot hoca, gazetedeki makalesinde, kavuncunun, çekirdekçinin tehlikeli işyeri sınıfına girdiğini yazmıştı.

- Tehlike sınıflarının hangi mantıkla hazırlandığını bilmiyoruz ama genel mantıkla baktığımızda ofis çalışmaları,  kafeler, oteller, pastaneler gibi üretimin olmadığı yerler genellikle az tehlikeli olarak kabul ediliyor. Hafif üretimin yapıldığı yerler tehlikeli sınıfta ve ağır sanayinin, inşaatların, kaza olduğunda sonucunun ağır olabileceği, kimyasalların kullanıldığı işyerleri de çok tehlikeli işyerleri olarak kabul ediliyor. Buradan bir mantık yürütmek mümkün de, bazen ‘ben neden bu sınıftayım’ diye kendi kendine soran işverenler de olabiliyor. Örneğin, kimyasalları hiç görmediği halde, depodaki kimyasal ürünleri alıp satanların işyerleri de, ofis niteliğinde olsa bile çok tehlike sınıfa dahil edilmiş olabiliyor. Baktığınız zaman çok tehlikeli bir durum yokmuş gibi görünüyor ve işveren de bu bağlantıyı kurmakta zorlanıyor.

Türkiye’de şöyle bir şey de var. İşyeri kurarken faaliyet alanları çok geniş olarak tutulup bildirim bu şekilde yapılınca sonuçta başka şeylerle karşılaşıyorsunuz.

UZMAN VE PRATİSYEN DOKTORLAR

- İşyeri hekimleri için de A, B, C gibi sınıflandırma var mı?

- Hayır, hekimler için sınıflandırma yok. İşyeri uzmanları gibi belirli bir süre bir sertifika programına gidiyorlar. Bu sertifika programının sonunda bakanlığın sınavına giriyorlar ve İşyeri Hekimi Belgesi alıyorlar.

Bunun için ayrı bir uzmanlık aranmıyor. Ama uzman hekimler de gidip bu sertifikayı alabilir. Örneğin bir nörolog da, pratisyen doktor da işyeri hekimi olabilir.

- Bir de çok konuşulan bir başka konu var. Kapıcısı olan apartman ve sitelerin iş güvenliği uzmanı çalıştırması. Burada uygulama ne zaman başlayacak?

- Apartmanlar az tehlikeli yerler olarak sınıflandırılmış durumda. Bu konuyu biraz açmakta fayda var. Çünkü herkes kapıcılara odaklanmış durumda. Geçen yıl, ‘siteler bu işi yapmazsa ağır para cezaları ile karşılaşabilir’ denildi. 6331 sayılı kanun, ‘çalışanı olan bütün işyerleri’ diyor. Yani sizin yanınızda bir sigortalı varsa orası bir işyeri oluyor ve siz de kanun kapsamına giriyorsunuz. Burası apartman da olsa manav da olsa böyle. Eğer orası bir işyeri ise siz çalışanın güvenliği için de çalışma yapmak zorundasınız, diyor kanun. Bu durumda bir kapıcının çalıştığı apartman da bu kapsama giriyor.

Kendi kendine çalışan ve yanında herhangi bir çalışanı bulunmayanlar bu kanun kapsamına girmiyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri, Polis Teşkilatı, Milli Güvenlik Teşkilatı gibi kimi yerler de özellikle belirtilerek kanun kapsamı dışında tutulmuş. Bunların fabrika gibi üretim yerleri de kanun kapsamına giriyor.

DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER

- Henüz bu uygulama yürürlüğe girmedi değil mi?

-  Kanun diyor ki her işyerinin belli yükümlülükleri vardır: Bir iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelini çalıştırmak. Bu profesyonelleri çalıştırmak zorundasınız. Ama işyerlerine hazırlık süreleri veriyorum. 50’nin üstündekiler için zorunluluklar 1 Ocak 2013’te başladı. Tehlikeli ve işyerleri için zorunluluklar 1 Ocak 2014’te başladı. Az tehlikeli işyerleri için de 1 Temmuz 2016’da başlayacak diyor yasa. Ama dediğimiz gibi çalışan sayısına göre değişen kısmi süreli bir hizmet var burada. Bu tarihler iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri çalıştırmak için saptanan süreler.

Bunun dışında işverenin başka yükümlülükleri var ve bunlar da çok önemli. Çünkü ertelendiği zaman ‘her şey ertelendi’ gibi bir algı oluştu. Doğru bir algı değil. Çalışanların karşı karşıya olduğu tehlikelerin belirlenmesi için risk değerlendirmesi raporu hazırlanması gerekiyor. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin tamamlanması ve acil durumlarla ilgili hazırlık ve eylem planlarının yapılması gerekiyor. Bu hazırlıkların 1 Ocak 2013’ten itibaren yapılması gerekiyor. Az ya da çok tehlikeli tüm işyerlerinin bunları hazırlamış olması gerekiyor. Bir kapıcısı olan apartman veya işyerinin de bunları yapmış olması ama iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin de 1 Temmuz 2016’dan sonra çalıştırılması gerekiyor.

  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90

banner89