Öne Çıkanlar KPMG Global Sanayici GİRAY DUDA Hilal Ünalmış Arakelyan

Spor endüstrisinin tek çıkar yolu kurumsallaşma

GİRAY DUDA

Gürdoğan Yurtsever, Türkiye İç Denetim Enstitüsü Başkanı (TİDE). İç ve dış denetime en çok ihtiyaç duyan sektörlerin başında da spor ya da futbol geliyor. Fenerbahçe’nin, zor günlerinden, başarılı bir kurumsal yapıya geçerek kurtulmasının öyküsünü kitap haline getirerek tüm spor dünyasına yol göstermek isteyen Gürdoğan Yurtsever ile spor endüstrisindeki iç ve dış sorunları konuştuk.

- Sayın Yurtsever, önce, son dönemde çok kullanılan bir kavram olan Spor endüstrisi ne demek onu ele alalım.

- Bilindiği üzere özellikle son 15-20 yılda tüm dünyada yaşanan küreselleşme, sporu ve özellikle futbolu büyük oranda etkiledi. Kulüplerin gelirleri arttı ve çeşitlendi. Geçmiş dönemlerde kulüplerin yalnızca bilet gelirleri varken, günümüzde yayın, sponsorluk ve ürün satışı gibi daha farklı gelirler ortaya çıktı. Kulüpler ticari alanda faaliyet gösteren şirketler kurdu. Halka açılmalar yaşandı. Yeni stadyumlar ve tesisler yapıldı. Kulüplerin bütçeleri devasa boyutlara yükseldi.

Bu gelişmeler sporu, medya, eğlence, eğitim, ulaşım, turizm, spor malzemeleri, bahis gibi sektör ve alt sektörleri doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren bir endüstri haline dönüştürdü.

KİMİ KULÜPLER İÇİN RİSK ARTTI

Spor alanındaki rekabetin yeni bir düzleme taşındığı ve ekonomik gücün belirleyici olduğu bu yeni döneme ayak uyduramayan ve gerekli dönüşümü sağlayamayan kulüpler rekabette geride kaldılar. Hatta sürdürülebilir olmayı başaramayan bazı kulüplerin kapanmak durumunda kaldığı görülüyor. Bu sürecin kulüplerin karşı karşıya bulunduğu riskleri arttırdığını, bunun da etkisiyle kulüplerin borçlarının ve zararlarının büyüdüğünü belirtmek gerekiyor.

FENERBAHÇE ‘ŞARTLAR OLUŞMADAN’ BAŞARI PEŞİNDE KOŞUYORDU

- İşte bu noktada, asıl olarak her spor kulübünün kurumsallaşması gerektiği kesinlikle ortaya çıkıyor. Siz, Türkiye’de, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün zor günleri aşarak önemli sıçramalar yapmasını sağlayan kurumsallaşma faaliyetlerini anlatan kitap yazarak tüm spor kulüplerine yol gösterdiniz. Fenerbahçe’nin eski dönemdeki ana sorunları nelerdi?

- Fenerbahçe’nin geleneksel problemlerinden birisini, “gerekli şartları oluşturmadan” “başarı” peşinde koşmak şeklinde ifade etmek yanlış olmayacak. Fenerbahçe, gelirleri yeterli değilken Avrupa’da şampiyon olmayı dillendirebilmiş, bütçesi imkan vermezken dünyanın en ünlü futbolcularını transfer etmeyi hayal etmiş, bütçesi kendisinden onlarca kat büyük kulüplerle yarışabileceğini düşünmüş, tesisleri yok veya yetersizken futbolcu yetiştirip başarılı olmasını ve A takıma yükselmesini beklemiştir uzun yıllar boyunca.

Fenerbahçe, üst yapı-altyapı seçeneğinde tercihini tarihinin büyük bölümünde “üst yapı”dan yana kullanmış, başarının yalnızca “iyi futbolcu” transfer edilerek sağlanabileceğine inanmıştır. Bu nedenle diğer büyük kulüplerin arasında tesis bakımından en “fakir” Fenerbahçe kalmış, istikrar sağlanamamış, başarı ve başarısızlık arasında sıkça gel-git’ler yaşanmış, Avrupa kupalarında başarı elde edilememiş, altyapıdan futbolcu yetişmemiş, kaynakların çoğunluğu transfere harcanmak zorunda kalınmış, bütçe büyütülememiş, gelirler artırılamamıştır.



ALTYAPI VE KURUMSALLIK BAŞARI GETİRDİ

Bununla birlikte, 2000’li yıllardan itibaren, tarihinin büyük bölümünde uzak kaldığı “altyapı”nın özellikle kurumsal boyutu ile ilgili olarak Fenerbahçe’de taraflı tarafsız herkesin “takdirini” kazanan büyük bir değişim ve gelişim yaşandığı görülüyor. Fenerbahçe, hem sporcuların en iyi imkanlarda çalışabilmesi, hem de izleyicilerin en iyi imkanlarda müsabakaları izleyebilmeleri için tesisleşme hamlesine girmiş, bir çok yeni tesis sahibi olmuş, eski tesislerini yenilemiş, yeni ve sürekli gelir kaynakları yaratmış, gelir kaynaklarını çeşitlendirmiş, marka değerini yükseltecek yatırımlara yönelmiştir. Ayrıca, yapılan tesislerin içlerinin de sporcuların bilimsel çalışmalar yapmalarına imkan tanıyacak modern teknik donanımlarla donatıldığı görülmektedir. Böylece her türlü sorunu ve sıkıntısı halledilmiş, en iyi imkanlarda çalışan, kendini işine veren sporcuların başarı kazanma olasılıkları artırılmış olmaktadır.

İSTİKRAR BAŞARIYI GETİRDİ

Aynı şekilde yapılan stadyum ve salonlar, izleyicilerin en iyi şartlarda müsabakaları izleyebilmeleri için çağdaş şekilde donatılmış, kaliteli ve çağdaş bir seyir ortamı sağlanmıştır. Ekonomik büyümenin etkisiyle elde edilen kaynakların tamamının yalnızca transferlere ayrılmadığı, önemli bir kısmının altyapı yatırımlarına ve altyapının hazırlanmasına ayrıldığı görülmektedir ki, bu yaklaşımla Fenerbahçe tarihinin yaklaşık 90 yıllık döneminde yapamadığı atılımları çok kısa bir sürede yapabilmiştir. Bütün bunlar sayesinde yaklaşık 15 yıllık bir dönemde Fenerbahçe’de hem kurumsal devamlılık, hem de kalıcı sportif başarılar için “altyapı” büyük oranda oluşturulmuş, sağlam temeller atılmış ve “sürdürülebilir” başarının gelmesinin önü açılmıştır. 2000’li yıllardan itibaren faaliyet gösterilen tüm branşlarda elde edilen sportif başarıların, geçmiş dönemlere göre kıyas götürmez bir biçimde artması ve başarılarda genel anlamda istikrar sağlanması, açık bir şekilde sağlanan bu altyapının bir sonucudur

AĞIR BORÇ YÜKÜ VE CEZALAR

- Kulüplerimizin karşı karşıya oldukları temel problemler olarak nelerden söz edebiliriz?

- Kulüplerimizin borçları, karşılaştıkları veya karşılaşabilecekleri cezalar maalesef ana gündem maddelerinden birisi haline geldi. Spor yönetimimizin yetkili kurumları ve organları bu konularda çeşitli çalışmalar yürütüyor, çıkış yolları üretmeye çalışıyorlar.

İşte bu noktada sıkı sıkıya sarılınması gereken en temel yaklaşımlardan birisinin de kurumsallaşma olduğu ortada. Spor ekonomisindeki gelişim kurumsallaşmayı da zorunlu hale getirdi.

Bunun yolu da şeffaf olmaktan, kamuoyu ile açık ve anlaşılır bilgi paylaşmaktan, uzun vadeli stratejiler ve planlar geliştirmekten, yasal düzenlemelere tam olarak uymaktan, sosyal sorumlulukları dikkate almaktan, hesap verebilir yönetim yapıları oluşturmaktan, tutarlı yönetsel kararlar ve uygulamalardan, profesyonel ve uzman kadro istihdam etmekten, riskleri yönetecek kontrol mekanizmalarını etkinleştirmekten ve kulüp içinde kurumsallaşma kültürü oluşturmaktan geçiyor. Bunun için de öncelikle zihniyet dönüşümü gerekiyor.



İSTİKRARLI GELECEK İÇİN KURUMSALLAŞMA

- Kurumsallaşma kulüplere temel olarak ne sağlayacak?

- Spor kulüplerinin mevcut ve artan risklerden korunmaları, organizasyon yapılarını güçlendirmeleri, varlıklarını gelecek nesillere güçlü bir şekilde taşıyarak sürdürülebilir olmaları, topluma daha faydalı olabilmeleri ve daha istikrarlı sportif başarılar kazanmaları için kurumsallaşmaları gerekiyor. Bunun ülkemizin daha büyük ve istikrarlı sportif başarılar elde etmesine de imkan sağlayacağına inanıyoruz.

Kurumsallaşma pek çok bileşenin bir araya gelmesiyle başarılabilecek bir olgudur. Bu kapsamda hem sporu düzenleyici kurumlara, hem de kulüplere düşen büyük sorumluluklar bulunmaktadır. Özellikle kulüplerin kendi risklerini yönetmeye imkan sağlayacak ve kurumsal yapılarını güçlendirecek bu yaklaşıma sahip çıkması, herhangi bir düzenlemeyi beklemeden bu yönde adımlar atması büyük önem taşımaktadır.

KULÜPLERİN SORUNLARINI İÇ DENETİMCİLER BİLİYOR

- Kurumsallaşmada iç denetimin de önemli, vazgeçilmez bir yeri var değil mi?

- Kulüplerin kurumsallaşmasına katkı sağlayabilecek en önemli faaliyetlerden birisi de iç denetimdir. Bir güvence ve danışmanlık faaliyeti olan ve tüm dünyada uygulanan iç denetim, operasyonların etkinliğinin sağlanması, kaynakların verimli kullanılması, risklerin neden olabileceği kayıpların azaltılması, hata, hile ve suistimallerin önlenmesi gibi faydalarının yanı sıra kulüplerimizin kurumsallaşmalarına da önemli katkılar sağlayabilir.

Bir kurumun faaliyet alanına giren tüm konularda denetim çalışmaları yapan iç denetçiler bu nedenle kurumu en iyi tanıyan profesyonellerin başında geliyorlar. Hazırladıkları raporlarla kurumdaki eksiklikleri ve aksaklıkları ortaya koyup, yöneticilerin bunları gidermesine imkan sağlıyorlar. Ayrıca kurumun faaliyetlerini geliştirmek için danışmanlık yapabiliyorlar.

GENEL KURULLAR DENETİM İŞLEVİ GÖRMÜYOR

Spor kulüpleri açısından da “iç denetim” önem verilmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Bilindiği üzere, ülkemizde spor kulüpleri “dernek” statüsünde faaliyet gösteriyor. Dernekler mevzuatında ise derneklerde iç denetimin esas olduğu belirtiliyor. Bunun yanı sıra tüm kulüplerde, en az 3 asil ve 3 yedek üyeden oluşan ve Genel Kurullar tarafından seçilen Denetim Kurulları bulunuyor. Bu kurullar kulübün tüzükte belirtilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediğini, hesap ve kayıtların mevzuata ve tüzüğe uygun tutulup tutulmadığını belirli aralıklarla denetleyerek Yönetim Kurulu ve Genel Kurul’a sunuyor.

Fakat bu kurulların, gerçek bir denetim işlevi göremediğini, şekli ve kısmi denetimler yapabildiğini belirtmek gerekiyor. Zaten yapıları itibarıyla, tam zamanlı çalışmayan ve fahri nitelikte üst kurullar olduğundan, bu kurullardan gerçek anlamda denetim yapmalarını beklemek de mümkün değildir. Bu nedenle kulüplerde denetimden beklenen faydayı elde etmek mümkün olamıyor. Bütçeleri giderek büyüyen kulüplerde uzman ve tam zamanlı görev yapan profesyonel iç denetçilerin görevlendirilmesi ve iç denetim birimlerinin kurulması büyük bir ihtiyaç haline geldi. Kontrol ve denetim yapısının güçlendirilmesi, kulübün geleceğe daha güçlü yürümesine imkan sağlayacaktır.

DENETİM KURULLARI İŞLEVLERİNİ YERİNE GETİRMİYOR

Bugüne kadar her hangi bir spor kulübünde denetleme kurulunun yönetim kurulunun bir işlemi hakkında kulübün zarara uğradığı yönünde bir tespitinin kamuoyuna yansımaması da denetim kurullarının işlevini gereği gibi yerine getiremediğini açıkça ortaya koyuyor. Denetleme Kurullarının gerek kulüp yönetimleri ile karşı karşıya kalmak istememeleri, gerekse de camia bünyesinde sevimsiz bir konuma sürüklenmek istememeleri gibi çeşitli nedenlerin buna etken olduğunu ifade etmek mümkün. Fakat, bütün bu yaklaşımlar kulüplerde bir çok olumsuzluğun sürmesine neden olarak, kulüplere önemli zararlar verdiğini ifade etmek yanlış olmayacak.

RİSKLER İYİ BİLİNMELİ

- Spor kulüplerinin iç denetimi için ayrı bir birim mi kurmaları gerekiyor?

- Günümüzde kulüplerin faaliyetlerini güvenli bir şekilde sürdürebilmesi, hedeflediği amaçları gerçekleştirebilmesi bakımından karşı karşıya kaldığı tüm riskleri bilmesi, ölçmesi, azaltması ve mevcut riskleri doğru bir şekilde yönetmesi çok önemli hale geldi. Bunu başarmanın yolu da kulüp bünyesinde olasılıklara ve senaryolara dayalı etkin bir “risk yönetimi sistemi”nin kurulmasından geçiyor. Risk yönetimi, belirsizliklerin azaltılması, geleceğe dönük daha sağlıklı kararlar alınması, kaynakların etkili ve verimli kullanılması, fırsatlardan yararlanılması ve kayıpların önlenmesi gibi faydaları bulunan çok önemli bir yönetim aracıdır.

İÇ KONTROL SİSTEMİ NEDİR?

“İç kontrol sistemi”; kulübün tümünü kapsayan, yönetim kurulundan en alt düzeydeki çalışana kadar kulübün tüm çalışanlarının sorumluluklarının bulunduğu, transferlerden ödemelere kadar tüm süreçlerdeki riskleri azaltmayı hedefleyen sistematik yapıyı ifade ediyor. Çalışanların ve birimlerin görev tanımlarının açık bir şekilde yapılması, her çalışanın ancak yetkisi bulunan bilgiye erişebilmesi, ödeme yapma ve muhasebeleştirme gibi görevlerin farklı personelin sorumluluğuna verilmesi, işlemlerde limit, onay ve çapraz kontrol mekanizmalarının oluşturulması gibi kontrol uygulamalarını bu sistemin yapı taşları olarak belirtmek mümkün. Bir kurumun operasyonlarının etkinlik ve verimliliği, üretilen mali raporların güvenilir olması ve faaliyetlerinin yasal düzenlemelere uyumlu bir şekilde yürütülmesi bakımından iç kontrol sistemi hayati önem taşır. İç kontrol sistemindeki yetersizlikler; hatalı kararlar alınmasına, gelir kayıplarına, zararlara ve suistimallere neden olabilir.

KÜÇÜK-BÜYÜK HER KULÜP İÇİN ZORUNLU

- Bu söyledikleriniz sadece büyükler için değil, küçük ve yerel kulüpler için de geçerli öyle mi?

- Büyük, küçük tüm kulüplerin iç denetimden yararlanmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle büyük bütçeli ve şirketleri olan kulüplerde iç denetim birimlerinin kurulması ve iç denetçi istihdamı önem taşıyor. Küçük bütçeli kulüplerin ise bu hizmeti dışarıdaki uzmanlardan almaları mümkün.

Aslında bu konulara ilgimiz yıllardan beri devam ediyor. Kongrelerimizde “Sporda kurumsallaşma ve denetim” üzerine oturumlar yaptık, İç Denetim Dergisi’nde bu konuda toplantılar yaptık ve yayınladık, “Sporda kurumsallaşma ve denetim üzerine görüş ve öneriler” adında bir rapor hazırlayarak TFF’ye sunduk. Görüştüğümüz birçok kişi kulüplerin durumlarının ortada olduğunu, böyle bir ortamda kulüplerin kurumsallaşmalarının mümkün olamayacağını ifade etti.

Fakat bu tür düşünceleri çok dikkate almadan,  mevcut olumsuzluklara takılı kalmadan ileriye bakmak ve çaba göstermek gerektiğini, kurumsallaşma yolunda atılan her adımın zamanla karşılık bulacağını düşünüyoruz. Bulunduğumuz bu olumsuz noktadan çıkış yolunun da bu yaklaşımlardan geçtiğine inanıyoruz. Spor kulüpleri yöneticilerinin ve spor yazarlarının gündemine bu konuların daha fazla girmesini arzu ediyoruz. Böyle bir gelişimin ülkemizdeki sportif iklimin normalleşmesine de katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

- Herkes olumsuz düşünce beyan ettiğine göre, futbol kulüplerinde kurumsallaşmaya karşı bir direnç var galiba. Sizce böyle bir dirençten söz edilebilir mi?

- Evet. Kulüplerimizde profesyonel yöneticilerin istihdam edilmemesinden de bu çok rahat görülüyor. Takip ettiğim divan kurullarında sürekli gördüğüm şey, özellikle eski üyelerden gelen, "Bunlara ne gerek var? Neden bu kadar para alıyor bunlar?" şeklindeki tepkiler. Bu tepkiler özellikle eski jenerasyon üyelerden geliyor. Kulüplerin üye sayıları artıyor. Yeni jenerasyon üyeler de çoğalıyor ve bu üyeler de daha yenilikçi. O yüzden gelecek adına ümitliyim.

FİNANSAL FAIR PLAY ÖNEMLİ

- Benim bir gözlemim var. Türkiye’de ekonomik ve sosyal pek çok önemli kurum, Avrupa Birliği, IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşların baskı ve istekleri sonucunda gerçekleştirildi. Spor kulüplerinin kendi yönetimlerinden beklenen davranışların gelmemesi ve denetimlerin yetersizliği göz önünde bulundurulduğunda UEFA’nın ‘Finansal Fair Play’ uygulamasının önemli bir rol oynayacağını söyleyebilir miyiz?

- Ben de bu tür dış etkilerin sonuç alıcı olduğuna inanıyorum. UEFA'nın Finansal Fair Play kuralları çok katı. Kulüplerin ona göre adım atması gerekiyor. Uygulanmaya başlandı. Kimi kulüpler buna uymadıkları için Avrupa kupalarına sokulmadı. Büyük kulüplerimize de çeşitli uyarılar yapıldı.

Bu, tamamen sportif rekabeti korumaya yönelik bir proje. Sınırsız bütçeyle, büyük kulüpler daha da büyür, daha küçüklerin sonu gelir. Sportif rekabet azalır, rekabet azalınca taraftar izlemez. Taraftarın ilgisi olmayınca da gelirler düşer. Rekabet hukuku çok uzun yıllardan beri ülkemizde de var. Ben bunu, gerekli, sağlıklı ve uygulanabilir görüyorum. Ama zihinsel bir değişim gerekiyor açıkçası. Buna uygun kurumsal dinamiklerin oluşturulması belli bir zaman alacak. Uygulama zorlukları uzun yıllar sürecek ama bu sektörü disipline etmesi açısından gerekli ve zorunlu.

SPOR YASASI ACİLEN ÇIKARILMALI

- Türkiye’deki büyük futbol kulüpleri halka açık, hisseleri borsada işlem görüyor. Yani binlerce kişi bu hisselere yatırım yapıyor? Bunların tüm verilerinin şeffaf olması gerekiyor. Ancak, genel kurullarda tartışmalı rakamlar açıklanıyor. Bir önceki bir sonrakinden farklı olabiliyor. Bu nasıl oluyor? 

- Evet. Türkiye'deki en temel problemlerden biri de Türkiye'de kulüplerin dernek statüsünde kurulması, Halka açık olarak kurdukları şirketleriyse sermaye piyasası mevzuatına tabi ve burada da sadece futbol faaliyeti halka açılıyor. Kulübün kalan asıl büyük kısmında denetim zorunluluğu yok. Böyle olunca bir tarafta dernekler yasası mevzuatı, diğer tarafta sermaye piyasası mevzuatı ve bunların örtüşmeyen pek çok yanı var. Artık bu çatı yeterli gelmiyor. Dernekler yasası mevzuatı yetersiz. Spor yasası çıkarılması gerekli. İç denetim hem dernek, hem A.Ş. tarafını kapsayan, yasalarla zorunlu kılınmış bir organizasyon olmalı. Bu anlamda spor yasasının çıkarılması gerekiyor. Kulüplerin bir şekilde dernekler mevzuatından çıkarılıp, farklı bir yasal düzenlemeye sokulması gerekiyor.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner98

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90