Öne Çıkanlar ÇOSB Habertürk Bakış programı Kültür Sokağı 3 Projsesi Arçelik Üretim Koordinatörü Alp Karahasanoğlu Hilal Ünalmış Dijital korsanlığın maliyeti 400 milyar dolar

İklimlendirme sektörü küresel oyuncularla iş yapabiliyor
GÖKÇEN PARLAR-SERAP DOĞAN
Doğa Sektörel Yayın Grubu-Tesisat Market Dergisi
Türkiye İklimlendirme Sektörü hem hızla gelişen iç pazar talebini karşılamada hem de küresel rekabetin yoğun olduğu uluslararası pazarlara artan ihracatı ile Türkiye ekonomisinin önemli bir oyuncusu haline gelmektedir. İklimlendirme sektörü, son sekiz yılda ihracat miktarını dört kattan fazla artırarak 2010 yılında 3.5 milyar dolara yakın bir rakama ulaştırmıştır. Sektöre ilişkin analizler göstermektedir ki eğer doğru stratejiler uygulanabilirse İklimlendirme Sektörü Türkiye’nin hem hızla artan iç talebinin karşılanmasında hem de ihracat hacminin artırılmasında ciddi katkılar sağlamaya adaydır. 
İklimlendirme, konfor, hijyen ve özel proses ihtiyaçlarının karşılanması için çevre şartlarının ısıl prosesler ve sistemler kullanılarak kontrol altına alınması ve insanlığın hizmetine sunulması bilimi olarak ifade edilebilir. Bu tanım dikkate alındığında, iklimlendirme sektörünün kapsamı; ısıtma, soğutma, havalandırma, hava şartlandırma (klima) sistem ve ekipmanlarını içermektedir.
►İHRACAT İTHALATI GEÇTİ
Isıtma ve Soğutma sektörlerinin ithalat ve ihracat rakamları analiz edildiğinde bu iki alt sektörün ihracat rakamlarının ithalat rakamlarının son yıllarda önüne geçtiğini görülmektedir (Şekil-1 ve Şekil-2). Şekil-1’de görüldüğü üzere ısıtma sektöründe 2006 yılının sonrasında kapanan cari açık 2009 yılında ilk kez artıya geçmiştir. Sektör her ne kadar küresel krizden

ciddi şekilde etkilenmiş olsa da ısıtma sektöründe cari fazla vermeye 2010 yılında da devam edilmiştir.
Soğutma sistem ve ekipmanları sektöründe 2006 yılından beri cari fazla veren sektörün ihracatı, 2008 yılında bir milyar sınırını geçse de küresel krizin etkisi ile 2009 yılında ciddi bir düşüş yaşamıştır (Şekil-2). Bununla birlikte 2010 yılında hızlı bir toparlanma ile, sektör yeniden bir milyar dolar sınırının üzerine çıkmayı başarmıştır. 
Havalandırma ve klima sektöründe Türkiye’nin ithalat ihracat dengesi 2007 yılında oldukça açılmıştır. Bununla birlikte 2008 yılında azalmaya başlayan cari açıktaki daralma kriz yılı 2009’da minimuma inmiştir. 2010 yılında cari açık hızla yeniden artmıştır (Şekil-3). Cari açıkta Güneydoğu Asya kökenli ithalat önemli bir yer tutmaktadır.
Özellikle Çin ve Güney Kore gibi klima üretiminde ölçek ekonomisinin imkanlarını kullanan üreticiler, Türk pazarında ciddi pazar payları elde etmişlerdir.
İklimlendirme sektörünün diğer önemli bir alt sektörü olan tesisat sistem ve elemanlarında Türkiye’nin sürekli cari açık verdiği gözlenmektedir (Şekil-4). Kriz etkisi görülen 2009 yılında da bu açık eğilimi azalarak devam etmiştir. 2010 yılında ithalat ihracat dengesinin Türkiye aleyhine daha da bozulduğu gözlenmektedir.
Küresel ekonomik krizin etkilerinin geçerek 2014 yılında İklimlendirme pazarındaki talebin 88 milyar dolara ulaşacağı tahmin edildiğinde¹, Türkiye İklimlendirme sektörünün dünya pazarından alabileceği payın artırılma potansiyelini de görebilmek mümkün olmaktadır.


►KÜRESEL BİLİNİR MARKA YOK
Yapılan araştırmalara göre sektörde küresel rekabetçiliğin önündeki engeller tespit edilmiş ve Tablo 1’de gösterilmiştir. Bunun dışında, markalaşma konusundaki yetersizlik ve tüketici bilincinin yeterli seviyede olmaması konuları da üzerinde dikkatle durulması gereken konular arasındadır. Türk İklimlendirme sektörünün henüz küresel bilinirliği olan bir markası yoktur. Bununla birlikte uluslararası pazarda bilinen bir marka olmak, başka ülkelerde yapılan ihalelere girebilmek açısında önemlidir. Firmalarımızın bu konudaki bilinç seviyesi oluşmuştur ve bu hedefe ulaşmak için ferdi stratejiler üretilmektedir. Bu konuda kamu destekleri de verilmeye başlanmıştır; bununla birlikte sektör, bu destekleri genellikle yetersiz olarak değerlendirmektedir.
Yurt içinde bina/daire alan son kullanıcı, mekanın iklimlendirilmesi konusunda genelde yeterli seviyede bilinçli değildir. Bir daire alırken binanın hangi sistemler ile iklimlendirildiği bir kriter olarak çoğu zaman hesaba katılmamaktadır. Dolayısıyla fiyatı en ucuz olan iklimlendirme sistemine doğru bir talep oluşmaktadır. Bu
durum, üreticiler üzerinde üründe farklılaşma yolunda iç pazardan bir baskı oluşturmamaktadır. Yerli tüketicinin iklimlendirme sektörü ürünlerini satın alırken dikkat ettiği beş kıstas önem sırasında göre 1. Fiyat, 2. Zamanında teslimat 3. Kalite 4. Servis ve hizmetin kalitesi ve yaygınlığı 5. Ürünün enerjiyi verimli kullanması olarak sıralanmıştır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner120

banner119

banner118

banner117

banner116

banner114